{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:  <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:  <br>TARİHİ\t <br>NUMARASI\t\t: <br>DAVACI\t: <br>DAVALI \t   <br>BİRLEŞEN DOSYA<br>DAVACI \t: <br>DAVALI\t:  \t  <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası-Genel Kurul Kararının <br>\t\t   Hükümsüzlüğünün Tespiti<br>KARAR TARİHİ\t:  <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  <br>... Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih, .... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Asıl davada ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17/01/2012 tarihinde kurulmuş olan .... Ltd. Şti’nin  %30 oranda hissedarı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının da %30 hisse oranında müvekkilinin kardeşi ....... ve %40 hisse oranında ... olduğunu, ortaklardan...'nin 01/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile adı geçen şirketin 10 yıl süre ile müdürü olarak atandığını ve müdürlük yetkilerini kullanarak şirket faaliyetlerini takip ettiğini, yurt dışında yaşayan müvekkili ve kardeşinin şirket ortağı olarak şirket faaliyetlerinin nasıl ve ne durumda olduğu hususunda şirket müdüründen müteaddit defalar bilgi istediğini ancak adı geçen ortak müdür tarafından müvekkilinin sürekli oyalanarak bilgilendirme yapılmaktan kaçınıldığını, bunun üzerine müvekkilinin resmi kayıtlar üzerinde inceleme yaptığını ve şirkette bir takım usulsüz işlemler yapılmış olduğunu öğrendiğini, şirket müdürü olarak görev yapan .....'nin 09.08.2016 tarihinde, tek başına diğer ortaklara usulüne uygun tebligat yapmadan, 2012-2013-2014-2015 yılları faaliyetleri ile ilgili genel kurul toplantısı yaptığını, toplantıda da müdürün ibra edildiği ve şirketin faaliyetinin devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiyeye gidilmesi yönünde karar alındığını, müdür ...nin de tasfiye memuru olarak atandığını, toplantı hazirun cetvelinde de müvekkili ve kardeşi toplantıda olmadığı halde varmış gibi gösterilip  adlarına sahte imzalar atıldığını, keza şirket tasfiye sürecinde iken 30.09.2017 tarihinde yine ortak müdür ... tek başına, diğer ortaklara usulüne uygun tebligat yapmadan, 2016-2017 yılları faaliyetleri ile ilgili genel kurul toplantısı yapıldığını, toplantıda da müdürün ibra edildiğini, tasfiyenin tamamlandığını, son ve kesin kapanış bilançosunun onaylandığını ve tasfiye memurunun ibra edildiği vs. yönünde kararlar alındığını, toplantı hazirun cetvelinde de yine müvekkili ve kardeşi toplantı tarihinde yurt dışında olduğu ve toplantıda hazır olmadığı halde varmış gibi gösterilerek adlarına sahte imzalar atıldığını, müvekkilinin 2012 yılında kurulmuş olan dershane ve özel okul işletmeciliği gibi çok gelir getiren bir sektörde faaliyet göstermiş ve %30 hissesi bulunan bir şirketten hiçbir şekilde kar payı almadığını, şirketin geliri-gideri hakkında hiçbir şekilde bilgi sahibi olamadığını, müvekkilinin yokluğunda sahte imzalarla ve usulsüz işlemlerle şirketin tasfiye edildiğini ve müvekkilinin alacaklarını/ haklarını almasının engellendiğini, şirket ortakları haberdar edilmeden sahte imza ile düzenlenen evraklarla genel kurul toplantısı yapılarak şirketin tasfiyesine dair karar alınması ve şirketin tasfiye edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğundan müvekkilinin  ortağı olduğu şirketten haklarını talep edebilmesi için tasfiye işleminin iptali ile sicilden terkin edilmiş olan şirketin ihya edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin ortağı olduğu şirketle ilgili tasfiye kararı alınması ve şirketin tasfiye edilmesi işlemlerinin usulsüzlüğünün tespiti ile şirketin ihyası amacıyla mahkememize müracaat zarureti hâsıl olduğunu belirterek ....Ltd. Şti.’nin tasfiyesi ve tasfiyenin tamamlandığına ve müdürün ve tasfiye memurunun ibra edildiğine dair 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ile adı geçen şirketin ihyasına, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ..... vekili Cevap dilekçesi ile, ... sicil numarasında kayıtlı bulunan şirketin....Noterliği'nin 09/08/2016 tarih ve .... sayı ile tasdikli 01/08/2016 tarihli Genel Kurulu kararıyla verilen kararla tasfiye sürecine girdiğinin tespit edildiğini.  Bu hususun 17 Ağustos 2016  tarih ve 9139 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi 176. sayfasında ilan edildiğini, ayrıca ilgili şirketin tasfiye sürecine girdiğine ilişkin mevzuat uyarınca yapılması gerekli ilanların sırasıyla 1. ilan 18 Ağustos 2016 tarih ve 9140 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi 259. sayfasında, 2. ilan 26 Ağustos 2016 tarih ve 9145 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi 259. sayfasında ve 3. ilan 1 Eylül 2016 tarih ve 9149 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi 259. sayfasında yapıldığını, yine, ... sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde .........Ticaret Limited Şirketi'nin ...... Noterliği 03/10/2017 tarih 39312  yevmiye numarası ile noterlikçe onaylanan 30/09/2017 tarihli Genel Kurul Kararıyla terkin edildiği tespit edildiğini, bu itibarla şirketin sicilden 30/09/2017 tarihinde Genel Kurul Kararı nedeniyle terkin edildiğine ilişkin ilanın 17 Ekim 2017 tarih ve 9431 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 712. sayfasında yayınlandığını, müvekkil kurumun tüm süreç boyunca yasalara uygun hareket ettiğini,  davada yasal hasım konumunda olması nedeniyle  yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini  savunmuştur.<br>Birleşen Dosya Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, ihyası talep edilen şirketin tasfiye süreci mevzuata uygun olarak tamamlandığını, davalı ...'nin şirket müdürü olarak davacı ve diğer ortağa bilgi vermeden işleri yürüttüğünü, sahte imzalar ile kararlar aldığı yönündeki iddiaların asılsız ve kötüniyetli olduğunu, davacı ve kardeşinin ihyası talep edilen....Ticaret Ltd. Şti.'nin  kuruluşundan itibaren tüm faaliyetlerinden haberdar olduğunu, şirketin tasfiyesi aşamasında da gerek kendileri gerekse vekil tayin ettikleri kişiler vasıtasıyla tutanakları imzaladıklarını,davacının şikayeti üzerine başlatılan  soruşturma sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde, ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu, şirketin kapatılmasına karar verildikten sonra, çalışanların tazminatlarının ödenmesi ve mutat giderlerin karşılanması nedeniyle şirketin ancak borçsuz olarak kapanmasının mümkün olduğunu, kaldı ki kapanışta her bir ortağa kar payı olarak 40.000,00TL bedelli çek verildiğini, ayrıca 2016 yılında her bir ortak hesabına...Bankasından 20.000,00TL EFT yapıldığını, davacının dava dilekçesinde hiçbir kar payı almadıklarını iddia etmişse de, davacı ve kardeşi her biri 30.000,00TL sermaye koyarak ortak oldukları şirketten her biri 60.000,00TL para aldıklarını, davalı ....'nin ihyası talep edilen şirketin kapanışından sonra Özel .... unvanıyla özel okul kurduğunu ve eski şirketten ortakları olan davacı ve kardeşine 50.000,00TL karşılığında %5+%5 toplamda %10 hisse verdiğini, davacı ve kardeşinin yaklaşık 1,5 yıl sonra ortaklıktan ayrılmak istediklerinde %10 hisselerine karşılık ....'den toplam 1.000.000,00TL aldıklarını, davacının asılsız iddialar ile davalı ....hakkında şikayette bulunması ve şirketin ihyasını talep etmesinin nedeninin, davalının kurucusu olduğu ....ı'nın hızlı büyümesi nedeniyle, daha fazla maddi kazanç elde edebilmek olduğunu, davacı ve kardeşinin hisselerini devrettikten sonra, davalıdan fazladan ödeme yapmasını talep ettiklerini, karşılık bulamayınca da asılsız iddialarla dava yoluna gittiklerini, şirketin ihyasının, TTK 547. maddesinde \"ek tasfiye\" başlığı altında düzenlendiğini, yasal düzenleme gereğince ek tasfiye talep edilebilmesinin yasal dayanağının, ihya talep eden tarafın korunmaya değer bir menfaatinin olması ve bu menfaatin inandırıcı deliller ile ispatının gerekli olduğunu, ihyası talep edilen şirketin  defter ve kayıtlarının açık olduğunu, gelir giderlerinin belli olduğunu ve  hepsinin kayıtlı olduğunu, kayıt dışı veya davacının bilgisi olmadan hiç bir işlem yapılmadığını, davacı ve kardeşinin ihyası talep edilen şirketten hiç bir alacakları veya kar payları bulunmadığını, dolayısıyla davacının şirketin ihyasını talep etmekte korunmaya değer bir menfaati olmadığını  belirterek hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava dışı şirketin yeniden ihyası ile tüzel kişilik kazanması gerektiğinden iş bu dava ile  şirketin ihyası ile ticaret sicilinde yeniden tescil ve ilanınan iş bu ihya davasını açmakta hukuki yararın bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne,  ... ticaret sicil müdürlüğünün....... sicil numarasında kayıtlı iken 30/09/2017 tarihli genel kurul kararı ile terkin ve 11/10/2017 tarihli ticaret sicil kararı ile terkini tescil edilen dava dışı ........ Ltd. Şti.'nin tasfiye kararının iptali ile dava dilekçesine konu olan hususlarda tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının mutlak butlanla geçersizliği yönünden dava açılmak ve bu gaye ile sınırlı olmak kaydı ile tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ile ticaret sicilinde bu şekilde tescil ve ilanına, kararın niteliği gereği tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece Hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri yönünden itirazların dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda bu yöndeki itirazlar  hakkında hiç bir açıklamaya yer verilmediğini, Davalı ....hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet nedeniyle  ... Soruşturma sayılı dosyasının Yerel mahkeme tarafından bekletici mesele yapılmış iken, soruşturma tamamlanmadan ihya kararı verilmesinin usul yönünden hukuka aykırı olduğunu, Kanun ile dershanelerin kapatılmasına karar verilmesi  sonrasında, hiç bir ticari faaliyeti kalmayan  ... Ltd. Şti.'nin de tasfiyesi zorunlu hale geldiğini, şirketin hiçbir mal varlığı olmadığını, şirketin faaliyetleri ve kapanışın her aşamasından ortakların bilgisi bulunduğunu,  sahte imzalar ile karalar aldığı yönündeki iddiaların asılsız ve kötüniyetli olduğunu, Davacı ve kardeşinin şirketin tasfiyesi aşamasında da gerek kendileri gerekse vekil tayin ettikleri kişiler vasıtasıyla tutanakları imzaladıklarını,  ek tasfiyeyi düzenleyen 547. maddesi ile,”Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olup olmadığının anlaşılabilmesi  için savcılık soruşma dosyasının akıbetinin beklenmesi gerekltiğini, Dosyada yapılan imza incelemesi ve sunulan raporun ek tasfiye işlemi yapılmasının zorunlu olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığını, İhyasına karar verilen şirketin tasfiye sürecinin mevzuata uygun olarak tamamlandığını, TTK 547. Maddesi  gereğince ek tasfiye talep edilebilmesinin yasal dayanağının, ihya talep eden tarafın korunmaya değer bir menfaatinin olması ve bu menfaatin inandırıcı deliller ile ispatının gerekli olduğunu,  davacının şirketin ihyasını talep etmekte korunmaya değer bir menfaati  bulunmadığını,  belirterek yerel mahkeme kararlarının kaldırılmasına ve davaların reddine  veya .. Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ve 6102 sayılı TTK.547 madde kapsamında  tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; dava dışı  ... Ltd Şti’nin  %30 oranda hissedarının davacı İsmail Akbulut , %30 hisse oranında hissedarın ...  ve %40 hisse oranında hissedarın davalı  ... olduğu,  şirketin 01/08/2016  tarihli genel kurul toplantısında, şirketin faaliyetine devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiye haline girmesine , tasfiye memuru olarak ... nin atanmasına (100 payın toplantıda asaleten temsil edildiği belirtilerek ) dair oybirliği ile karar alındığı, 30/09/2017 tarihli  genel kurulda tasfiye süresi tamamlandığından tasfiyenin kapatılmasına, şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesine (100 payın toplantıda asaleten temsil edildiği belirtilerek) dair oybirliği ile karar alındığı, buna istinaden şirketin sicilden 11/10/2017 tarihinde tescil ile terkinin gerçekleştirildiği, terkin kararının 17/10/2017 tarihli... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı tasfiye kararının alındığı genel kurula kendisinin ve %30 hissedar kardeşi ......'un katılmadığını, hazirun cetvelindeki imzaların sahte olduğunu,  toplantıya çağırılmadıklarını bu suretle dava dışı şirketin tasfiyesinin hukuka uygun bir şekilde gerçekleşmediğini ileri sürerek 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ve TTK. 547/1 hükmü uyarınca söz konusu şirketin ihyasını talep etmiştir.<br>Mahkemece yargılama aşamasında ,davalı şirkete ait tasfiye başlangıcına ilişkin kararın alındığı 01/08/2016 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli ile tasfiye sonlanmasına ilişkin kararın alındığı 30/09/2017 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli üzerindeki imzaların aidiyeti yönünden inceleme yapılmasına esas olmak üzere davacı ... ile dava dışı ortak... imza asıllarının, genel kurul toplantı ve müzakere defteri aslının, incelemeye esas diğer belge asıllarının ...CBS'nin ...Soruşturma sayılı dosyasından celbine karar verilerek ,C.Bassavcılığı tarafından gönderilen belgeler ile  her iki genel kurul kararı ve eki hazirun cetvelinde yer alan imzaların davacı İsmail Akbulut ve dava dışı ortak .......t'a aidiyeti yönünden grafolog bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda;  “01/08/2016 Tarihinde Yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında Hazır Bulunanlar Listesi” ve “30/09/2017 tarihinde Yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Hazır Bulunanlar Listesi” başlıklı belgeler üzerlerinde “...” adına atılı bulunan mevcut imzaların, mevcut mukayese imzalarına istinaden, .... Eli Ürünü olmadığının değerlendirildiği, yine “01/08/2016 Tarihinde Yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında Hazır Bulunanlar Listesi” ve “30/09/2017 tarihinde Yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Hazır Bulunanlar Listesi” başlıklı belgeler üzerlerinde “...” adına atılı bulunan mevcut imzaların, mevcut mukayese imzalarına istinaden, .......Eli Ürünü olmadığının değerlendirildiği tespit edilmiştir.<br>Mahkemece hüküm de infazda tereddüt uyandıracak şekilde \"Bursa ticaret sicil müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı iken 30/09/2017 tarihli genel kurul kararı ile terkin ve 11/10/2017 tarihli ticaret sicil kararı ile terkini tescil edilen dava dışı ... LTD ŞTİ'nin tasfiye kararının iptali ile dava dilekçesine konu olan hususlarda tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının mutlak butlanla geçersizliği yönünden dava açılmak ve bu gaye ile sınırlı olmak kaydı ile tüzel kişiliğinin yeniden İHYASI\"na dair  karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira mahkemece tasfiye kararının iptaline mi karar verildiği yoksa iptal ile birlikte genel kurul kararının mutlak butlanla geçersizliği yönünden birlikte dava açılmak üzere mi ihya kararı verildiği anlaşılamamakta olup, infazda tereddüt oluşturmamak için hüküm fıkrasında hangi konuda ihya kararı verildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir. <br>Kabule göre de; Her ne kadar davacı tarafça ,  yokluğunda sahte imzalarla ve usulsüz işlemlerle şirketin tasfiye edildiğini ve müvekkilinin alacaklarını/ haklarını almasının engellendiğini, şirket ortakları haberdar edilmeden sahte imza ile düzenlenen evraklarla genel kurul toplantısı yapılarak şirketin tasfiyesine dair karar alınması ve şirketin tasfiye edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğundan müvekkilinin  ortağı olduğu şirketten haklarını talep edebilmesi için tasfiye işleminin iptali ile sicilden terkin edilmiş olan şirketin ihya edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin ortağı olduğu şirketle ilgili tasfiye kararı alınması ve şirketin tasfiye edilmesi işlemlerinin usulsüzlüğünün tespiti ile şirketin ihyası amacıyla mahkemeye müracaat zarureti hâsıl olduğunu belirterek ... Ltd Şti’nin tasfiyesi ve tasfiyenin tamamlandığına ve müdürün ve tasfiye memurunun ibra edildiğine dair 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitini talep etmiş ise de ; genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti yönünden , davanın  genel kurul kararlarını alan şirkete yöneltilmesi gerekmesi karşısında, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ve birleşen dosyadaki  şirket tasfiye memuru ....'nin  aleyhine açılan her iki dosyadaki 09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin dava yönünden, davalıların davalı olabilme yani pasif husumet ehliyetlerinin bulunmaması sebebiyle aleyhine açılan davanın reddi gerektiğinin düşünülmemesi ,(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/1052 E- 2023/3724 K, İstanbul BAM  43.H.D  2021/1128 E- 2022/1438 K)  isabetsiz olmuştur.<br>\t\tYine Kabule göre; TTK’nın 547. maddesine göre, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir ya da birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Her halükarda TTK'nın 547/2. maddesine göre şirketin ihyasına karar verilirse ek tasfiye memuru atanır. Karar tescil ve ilan edilir. Şirket ihyası, hangi konuda talepte bulunulmuşsa o olayla sınırlı olmak üzere yapılır. Yapılacak işlem kalmadıktan sonra şirket tekrar terkin edilir. Bu nedenle ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken kararın niteliği denilerek tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı Umut Gökçe vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kamu düzeni yönünden kararın kaldırılarak dairemizce hüküm kurulmasına karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>A-Birleşen dosyada davalı ......... vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,  ile;<br>b-Kamu düzeni yönünden kararın kaldırılarak dairemizce hüküm kurulmasına<br>c-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih, ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,<br>1-)Asıl Davada ve Birleşen davada ,  09/08/2016 ve 30/09/2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin davanın   pasif husumet ehliyeti yokluğundan REDDİNE, <br> 2-) Asıl davada ve birleşen davada şirketin ihyası davasının KABULÜ ile,... ticaret sicil müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 30/09/2017 tarihli genel kurul kararı ile terkin ve 11/10/2017 tarihli ticaret sicil kararı ile terkini tescil edilen dava dışı ...Ticaret LTD ŞTİ'nin tasfiye işleminin  iptali ve tasfiyeye ilişkin  genel Kurul Kararlarının hükümsüzlüğüne dair açılacak dava ile  sınırlı olmak kaydı ile tüzel kişiliğinin yeniden İHYASINA,<br>3-Tasfiye memuru olarak  ....T.C. Kimlik numaralı önceki tasfiye memuru  .....'nin  atanmasına,<br><br>4-) Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, <br>5-) Asıl dosyada karar tarihi itibariyle alınması gereken toplam 427,60TL harçtan, peşin alınan 54,40TL harç mahsup edildikten sonra bakiye 373,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>6-) Birleşen dosyada  karar tarihi itibariyle alınması gereken toplam 427,60TL harçtan, peşin alınan 59,30TL harç mahsup edildikten sonra bakiye 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>7-)Asıl dosyada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın mahiyeti gereğince kendi üzerinde bırakılmasına,<br>8-)Birleşen dosyada  yapılan 59,30TL harç ile  yargılama gideri olan 24,50TL olmak üzere toplam  83,80TL'nin   davalı Umut Gökçe'den alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına <br>9-)Asıl dosyada yasal hasım olan  ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne  vekalet ücreti yükletilmesine yer olmadığına, <br>10-) Birleşen dosyada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davalı ...' den  alınarak davacıya verilmesine, <br>11-)Tarflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde    iadesine, <br> İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;<br>1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70TL'nin mahsubu ile bakiye 346,9‬0TL harcın davalı ...)'den alınarak hazineye gelir kaydına, <br>2-Davalı (...) tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalı  (...) üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının davalıya iadesine, <br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2024 <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31a5a8b436fc2d60","SID":"7614233d3d4637fc"}}