{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)     <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  <br>TARİHİ\t: 07/04/2021<br>NUMARASI\t:  <br>DAVACI\t: ...  -...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t     <br>DAVALILAR\t: 1 -...  -..., ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...   <br>\t  Av. ...,\t  <br> \t: 2 -...  -...<br>\t  ...<br> \t: 3 -...  -... <br>\t  ...  <br>DAVA\t: Tapu İptali ve Tescil <br>DAVA TARİHİ\t:  <br>KARAR TARİHİ\t:  <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  <br><br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;\t    <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile;  müvekkilinin dava dışı  .... Ltd. Şti.\" nin % 34 ortağı olduğunu, davalı ....''ın şirketin % 33 ortağı ve müdürü  olduğunu ve şirket müdürünün müdürlük sıfatını kötüye kullanarak şirket adına kayıtlı taşınmaz ve taşınır malları ortaklar kurulu kararı almadan iş ve çıkar birliği içinde bulunduğu kişilerle birlikte kaçırarak şirketin içini boşalttığını, şirket adına kayıtlı bağımsız bölüm, zeytinlik ve .... plaka sayılı aracın  rayiç değerinin altında muvazaalı olarak davalı ...'a devrettiğini, dava konusu Zeytinliğin satışından iki ay sonra bu kez davalı Nazım İpek'e devredildiğini, davalı şirket müdürünün davalı ... Yılmaz ile  gönül ilişkisi bulunduğunu ve halen muvazalı satışa konu edilen bağımsız bölümde birlikte yaşadıklarını, diğer davalı Nazım İpek'in ise davalılar ve dava dışı şirket ortağı ile iş ve çıkar birliği yaparak şirketin demirbaş taşınmazlarından birini muvazaalı olarak üzerine geçiren kişi olduğunu, ayrıca şirketin satışa konu edilen aracının Nazım şirketin de kullanıldığını, iki hesap yılında beri hiçbir işi hesabı ve bilançosu açıklanmamış şirketin fiilen kapandığını mal ve hesapların tespiti için açılan dava muvazaalı işlemler ve şirketin içinin boşaltılmasının ortaya çıktığını,  söz konusu işlemler sebebiyle şirketin doğrudan müvekkilinin ise dolaylı zarara uğradığını belirterek dava konusu taşınmaz ve aracın kayıtlarının iptali ile dava dışı şirket adına kayıt ve tesciline iptallerin mümkün olmaması halinde 50.000,00TL. tazminatın, şirket mülkiyetinden çıkarılma tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, davacı hisselerini ve müdürlük görevini davalıya devrettikten sonra şirket ile ilgilenmemeye başladığını, şirkete haftada bir- iki gün uğradığını, 2016 yılı son aylarında şirkete uğramadığını ve şirket toplantılarına gelmediğini, 2017 yılı genel kurulunun yapılamadığını, şirketin iş yapamaz duruma geldiğini, bankalara ve piyasaya borçların ödenebilmesi için bir kısım şirket mal varlığının satılmak zorunda kalındığını, satış bedellerinin şirket banka hesabına yatırıldığını, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesi ile;  açılan davayı kabul etmediğini, dava konusu edilen satışların şirket mal varlığının kaçırılması maksadı ile olmayıp gerçek satış işlemleri olduğunu, ödemelerin şirket hesabına yapıldığını ve şahsi mal varlığından karşılandığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını belirterek  davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ...... cevap dilekçesi ile; açılan davayı kabul etmediğini, dava konusu edilen taşınmazı satın alan malikin ... olup, dava dışı şirketin durumunun toparlanması için davacı ile davalı ... ile görüştüğünü, ancak görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalı ...'ın, şirketin kredi riskini azaltmak, borçlarını yapılandırmak için şirkete ait bir kısım taşınır ve taşınmaz mallarını sattığını duyduğunu, önce dava konusu taşınmazı ...'ın aldığını daha sonra zeytinliği bedeli karşılığında satın aldığını, işlemin kanunun aradığı şekil şartlarına uygun gerçekleştirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, dosya kapsamı deliller, alınan bilirkişi raporları uyarınca; ..... ....Ada,...Parsel, 2.265,4lm2 yüzölçümlü konut nitelikli ana taşınmazın C Blok Bodrum ve Bağımsız bölüm No: 11 nolu daireye 31.12.2018 dava tarihi itibari ile 360.000.00-TL değer tespit edildiği halde, ...a 290.000.00-TL'ye, ...... Parsel, 11.194,87m2 yüzölçümlü zeytinliğin defterdeki değeri 10.540,86-TL olarak gösterilmesine karşılık tarlanın 31.12.2018 dava tarihine göre değerini 223.897,40 TL olarak belirlendiği ve   ......'a  20.000.00-TL karşılığında satıldığı,  fıat doblo cargo taşıtın  31.12.2018 dava tarihi itibarıyla kasko değeri 40.948.00 TL , piyasa rayiç değeri 40.000.00 TL olarak belirlenmesine karşılık , 35.056.87-TL bedel ile ...z'a piyasa rayiç değerlerinin altında satışı yapıldığı açıklığa kavuşturulduğundan, davalı ...'ın şirket yöneticisi olarak, şirket mal varlığına dahil olan taşınır ve taşınmazları gerçek değerinin altında  diğer ortak olan davacıdan mal kaçırmak kastı ile  satış yaparak şirketi zarara uğrattığı açıklığa kavuşturulmuştur. <br> Dava konusu edilen 115 ada 21 parsel taşınmazın gerçek değeri 223.897,40 TL iken 18/09/2018 tarihinde 20.000 TL bedelle davalı ...'a satıldığı ve satış tarihinden iki ay sonra 27/11/2018 tarihinde davalı ... tarafından diğer davalı ...'e 20.000 TL bedelle satıldığı , 217 ada 3 parsel sayılı taşınmazın gerçek değeri 360.000 TL iken 290.000 TL bedelle davalı ...'a satıldığı, Doblo marka aracın ise değeri 40.000 TL iken 35.056,87 TL bedelle davalı ...'a satıldığı anlaşılmıştır.<br>Satılan taşınmazlar ve aracın gerçek değerlerinin toplamı 618.954,27 TL iken 345.056,87  TL'ye  şirket yetkilisi olan davalı ...'in kız arkadaşına satılmıştır.<br>Satış bedelinin gerçek değerden oldukça düşük tutulması,satın alan kişinin satışı yapan şirket müdürünün kız arkadaşı olması ve taşınmazlardan birinin satın alınma tarihinden yaklaşık iki ay sonra tarafları tanıyan Nazım'a oldukça düşük bir bedelle satılması birlikte değerlendirildiğinde tarafların işbirliği içerisinde muvazza  yapmak suretiyle şirketin zararına hareket ettikleri yönünde mahkememizde kanaat oluşturmuştur.<br>Hernekadar SMM bilirkişi satış bedellerinin şirket kasasına girdiğini belirlemiş ise de,davalı ... ve şirket ortağı tanık .... beyanında belirtildiği üzere bu paraların şirketin banka borçlarının kapatılmasında kullanıldığı ıspatlanamamış,şirket defterlerinde belgesi olmayan harcamalar olarak kaydedilmiştir. Dolayısıyla bu paranın gerçekte harcanıp harcanmadığı veya nereye harcandığı da belli değildir. Bu durumda tarafların işbirliği içerisinde olduklarını göstermektedir.<br>Yine TTK 408/2-f bendi uyarınca önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.<br>Satışı yapılan iki adet taşınmaz ve araç şirketin kalan önemli miktarda sayılabilecek son malvarlığı olup bunların toptan satışı içinde genel kurul kararı gerektiğinden şirket yetkilisinin tek başına satış işlemi yapması geçersiz olduğundan ve tarafların işbirliği içerisinde hareket ettikleri anlaşıldığından bu gerekçeyle de tüm davalılar yönünden davanın kabulüne, 194065 sicil numaralı Üye Hakim'in davalı ....'in şirket aleyhine muvazaalı ve kötüniyetli hareket ettiğine yönelik somut delil bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği karşı oyuyla  karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davalı ... (YILMAZ) tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı .. istinaf dilekçesi ile;  yerel mahkemece satışa konu edilen taşınmaz ve araçların satış bedellerine yönelik gerçek satış değerlendirmesinin ayrı ayrı yapılması gerektiğini, bağımsız bölümün satış tarihindeki değerinin tespiti gerektiğini, dava ve satın alma değeri arasında 70.000,00 TL farkın olağan fark olduğunu gerçek değer altında satışı göstermeyeceğini, şirket mali durumu, bilirkişi raporunun satışın olağan olduğu tespiti ve 290.000,00 TL bedelin şirket hesabına yatırılması hususlarının gerçek satışı gösterdiğini, diğer davalı şirket müdürünün kız arkadaşı olmasının işlemi muvazaalı hale getirmeyeceğini, satışa konu edilen aracın satım bedelinin rayiç değerine uygun olduğunu, dava konusu taşınmaz ve araca ilişkin banka aracılığıyla yapılan ödemelerin iadesine karar verilmediğini, şirketin sebepsiz zenginleştiğini, ev için yapılan ödemenin kredi borcunun kapatılmasında kullanıldığını, TTK'nın 408/2 maddesinin limited şirketler için uygulanamayacağını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; istinaf aşamasında savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, fahiş derecedeki düşük bedelle satışların şirketin içini boşaltma işlemlerine destek olduğunu, davalının ... ile birlikte yaşarken dava süresince evlendiğini, muvazaanın çok açık olduğunu ve mahkemece de tespit edildiğini belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, şirkete ait araç ve taşınmazların şirketi zarara uğratma maksadıyla muvazaalı olarak devredildiğinden bahisle trafik ve tapu kayıtların iptaline olmadığı takdirde tazminat istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; davacı ..., davalı ...  ve dava dışı ...'ın ortaklıklarının bulunduğu ... Tic.Ltd.Şti'nin temsil ve ilzama yetkili müdürünün davalı ... olduğu, davacı ortak tarafından eldeki dava ile; dava dışı şirket adına kayıtlıyken ortaklar kurulu kararı alınmadan muvazaalı olarak devri geçekleşen araç ve taşınmazların şirket adına tesciline olmadığı takdirde bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşımaktadır.<br>Mahkemece her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm için yetersizdir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmaz.<br>Buna göre; <br>Davaya konu edilen 16 V 9755 plaka sayılı aracın davalı ...adına devredildiğinden bahisle dava bu kişiye karşı açılmış ve mahkemece dava konusu aracın trafik kayıtlarının iptali ile dava dışı şirket adına tesciline karar verilmiş ise de; dosyada alınan bilirkişi raporu ve 17/06/2019 tarihli adli kolluk evrak içeriğine göre, söz konusu aracın davalı adına kayıtlı olmadığı dava dışı NDK Turz. Ltd. Şti'ye devredildiği anlaşılmaktadır. <br>Bu hal karşısında, mahkemece dava konu aracın halihazırdaki sahiplik durumu ve davalı adına kayıtlı iken dava dışı şirkete yapılan devre yönelik kayıtların celbi ile aracın mülkiyet durumu, devir tarihi ve davacının istem sonuçları uyarınca uygulanacak usul hükümleri belirlenerek usuli işlemlerinin tamamlanması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken karar tarihi itibariyle davalı adına kayıtlı olmayan dava konusu araca yönelik yazıyı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>Öte yandan, kabule göre de;  motorlu araçların tescil işlemi idari bir işlem niteliğinde olup mahkemece trafik kaydına tescile karar verilmesi, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı bir karardır. Oysa adli yargı yerinde, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemez. Bu nedenle, davacı tarafından davaya konu araca ilişkin tescil kararı istenilmiş olmakla, çoğun içinde azın da olduğu ilkesinden hareketle, davaya konu aracın mülkiyetinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, trafik siciline tesciline yönelik karar verilmesi de doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan bu nedenle, davalı istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;<br>1-Davalı  ...'ın istinaf  başvurusunun  KABULÜ İLE; ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/04/2021 tarih......sayılı Kararının  KALDIRILMASINA,    <br>2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için DOSYANIN İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE,    <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça peşin olarak yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin  alınan istinaf karar harcının  yatırana iadesine,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.28/06/2024 <br> <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br> <br>   \t <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"033d8898b0ca2b89","SID":"c2b11a3d75bb4c61"}}