{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:   <br>TARİHİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br>DAVACI\t: \t\t\t\t\t\t         <br>DAVALI\t:  <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t:  <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  <br>. .. Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2020 tarih, ...Esas ve ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekilli ile davalının mail yoluyla iletişime geçerek 110 kap-2400 kg ürünü Moldova'ya taşınması konusunda mail yolu ile görüştüklerini, davalı tarafın mail yoluyla cevabında her hafta düzenli olarak ...'ya sevkiyatlarının olduğunu belirttiğini, iki tarafın taşıma ücreti konusunda 450 EURO'da anlaştığını, 14/04/2017 tarihinde taşımaya konu olan ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğini,  malların davalı şirkete tesliminden itibaren 10 gün geçmesine rağmen teslimatın yapılmaması üzerine müvekkilinin ticaret yaptığı 3. şahıs olan firma karşısında zor duruma düştüğünü, malların 28/04/2017 tarihinde yola çıktığını ve ancak 05/05/2017 tarihinde teslim edildiğini, taşımanın CMR hükümlerine göre yapıldığını, malların sevkiyatının geç yapılmış olmasından dolayı 3.şahıs firmanın müvekkiline 2.740 USD ceza kestiğini belirterek malların taşınmasının geç yapılmasından dolayı müvekkiline kesilen 2.740 USD'nin dava açılış tarihi itibariyle kur üzerinden hesaplanan 9.479,85 TL TL'nin dava tarihinden itibaren mevduattaki en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müvekkilinin uğradığı mağduriyet ve ticari itibarinin zedelenmesinden ötürü müvekkili lehine 10.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, usulsüz tebligat nedeniyle eski hale getirme talebinde bulunduklarını,  ayrıca, davacı tarafça ileri sürülen iddiaların hiçbiri doğru olmayıp gerçek dışı olduğunu, davacı tarafça iş karşılığı olan ücretin ödenmediğini, kendilerini borçtan kurtarmak için böyle bir  yola girildiğini, taraflar arasında herhangi  bir yazılı sözleşme bulunmadığını, müvekkili ile davacı tarafça davaya konu malların..'ya taşınması için 450 EURO üzerinde anlaşıldığını, belirtilen süre içerisinde malların müvekkili tarafından derhal yola çıkartıldığını, taraflar aralarında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığını, teslim tarihinin kararlaştırılmadığını, Moldova ve işbu ülkeye gidiş olan ulaşım güzergahının kar yağışı nedeniyle kapandığını, müvekkilinden kaynaklanmayan hukuka uygun neden olan kar yağışı nedeniyle yolların kapanması mücbir sebebinden dolayı hiçbir aracın belli süre hareket edemediğini, müvekkilinden kaynaklı herhangi bir gecikme, kusur bulunmadığını, tamamen doğal olaylardan kaynaklı olduğunu, hava koşulları ve yolların durumu ile trafiği gösterir resimlerin davacı tarafa gönderildiğini,  dava konu malların  süresi içerisinde teslim edildiğini ve ücretinin davacı tarafça ödenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 'Taşıma ilişkisinin ülkemizin de taraf olduğu Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesine tabi olduğu, CMR Konvansiyon'unun 4. maddesine göre taşıma ilişkisinin taraflar arasında kurulduğu ve  taşıma için malların davalı yana teslim edildiği konusunda çekişme bulunmadığı, Taşımanın parsiyel taşıma olacağı konusunda tarafların anlaştığı, ancak taraflar her ne kadar kesin bir teslim süresinde anlaşmaya varmamış iseler de; kararlaştırılmış bir taşıma süresinin olmadığı durumlarda CMR Konvansiyonu'nun 17/1 maddesi ve bilhassa 19. maddesi gözetildiğinde bu alanda makul süre aşılırsa, taşımada gecikmenin olduğu sonucuna varılması gerektiği, Parsiyel taşımalarda, Moldova için, bahar aylarında taşımanın 8 gün civarında alıcıya teslimi, olağan taşıma süresinde teslim olarak düzenlendiği, Parsiyel olmayan (komple) taşımalar için bu sürenin 4 gün olarak belirlendiği, bu durumlarda taşınan eşyanın teslim tarihi gözetildiğinde 13 günlük bir gecikme söz konusu olup, davalı mücbir sebep savunmasında bulunmuş ise de buna dair dosya içerisinde bilgi ve belge sunamadığı,  ancak taşımada gecikme kendi başına bir tazminat doğum sebebi olmamak ile birlikte taşıtanın gecikme sebebiyle uğradığı zararı da ispat etmesi gerektiği, Davacının  bu amaçla, dava dışı alıcının kendine kestiği faturalara dayanmış ise de; bunlar bir yargı kararına veya bir idari karara müstenit olmayıp, gecikme halinde bu yolda [...davacının dava dışı 3. kişi ile olan ilişkisine nazaran...) işlem yapılacağı da bidayette/taşıma ilişkisi kurulurken davalıya bildirilerek o alanda mutabakat sağlanamadığı,  bu nedenle piyasada meri olabilen fiyata göre ve ticari teamülden hareketle 600 TL/gün X 13 = 7.800,00TL maddi tazminatın davalı yanca davacıya ödenmesi konusunda hüküm kurularak kısmen kabulüne karar verildiği. <br> Öte yandan CMR Konvansiyonunun 23/5. maddesinin somut olayda uygulanması  bu durumda, davacının talep edebileceği azami maddi tazminat, tasıma ücreti olarak kararlaştırılan bedel kadar olması gerekeceği göz önüne alındığında mahkemece kısmen kabulü ile 3.500,00TL manevi tazminat hükmedilmesi yoluna gidildiği belirtilerek  \"-Davanın kısmen kabulüne,  Davacının davalı ....Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik davasının kısmen kabulü ile 7.800,00TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek mevduattaki en yüksek ticari  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile Davacının davalı ...Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik davasının kısmen kabulü ile 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine \" kararı verilmiştir.<br>Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gecikmeye bağlı kanıtlanmış mücbir sebep olmayıp, müvekkili davacının itibarına ve iş disiplinine kasten zarar verme saikiyle oluşan zararın giderilmesi gerektiğini, davada davalı tarafın, davacı müvekkiline verdiği zararın haksız fiil kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, zira haksız fiilde zarar, kusur, illiyet bağı mevcut ve kanıtlanmış olduğunu, dava dışı 3. kişi tarafından müvekkile reklamosyon faturası düzenlendiğini, bu tutarın müvekkili tarafından ödendiğini, defter incelemesi yapılması durumunda belirtilen hususların ispat olunacağını, davacı müvekkilinin zararını (gecikme sebebiyle ödediği ceza bedeli) ispatlamış olsa da, Yerel Mahkemenin davayı kısmen kabul etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, oluşan zararın aynen telafi edilmesi gerektiğini, ayrıca davacı müvekkilinin itibarının uğradığı zarar bakımından, talep ettiği manevi tazminat talebinin kısmen değil tamamen kabul edilmesi gerektiğini, Prestij sahibi ve çalışma disiplini ile yıllardır faaliyet gösteren bir şirketin, teslimat tarihi belirlenmesine rağmen, gecikme olması ve davacı müvekkilimizin müşterilerine karşı mahçup olmasında tamamen davalı tarafın kusurunun bulunduğunu Yerel Mahkemenin lehe olan deliller üzerinde tam inceleme yapmayarak hakkaniyete aykırı şekilde aleyhlerine karar verdiğini, belirterek kararın maddi-manevi tazminat talebi yönünden istinaf incelemesi neticesinde tamamen kabulünü, talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>Dosyada; müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olup eski hale getirme talebi bulunmasına rağmen  mahkemece dikkate alınmadığını, bu hususla ilgili  herhangi bir karar da verilmediğini, tebligat memurunca yapılan tebligatların usulüne göre  olmadığını, yeterli araştırma yapılıp tebligatın neden yapılamadığı denetime elverişli bir şekilde belirtilip sebebin yeterli ve açık gösterilmemesi usulsüzlük nedeni olduğunu, usulsüz tebligat nedeniyle eski hale getirme talebinin kabul edilerek dilekçesinin cevap dilekçesi olarak kabulü gerektiğini, buna göre savunma ve beyanlar ile delilleri dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, gerekçeli kararda bu hususa hiç değinilmediğini, <br>Ayrıca; davacı tarafça ileri sürülen iddiaların hiçbiri doğru olmayıp gerçek dışı olduğunu, davacı tarafça iş karşılığı olan ücretin de ödenmediğini, kendilerini borçtan kurtarmak için böyle bir  yola girdiklerini, taraflar arasında herhangi  bir yazılı sözleşme bulunmadığını malların teslimi için derhal yola çıkartıldığını, yine UYAP sisteminden gönderilen dosyada yer alan ve davacı tarafa da durumu gösterir resimlerin mail yoluyla  gönderildiğini, mail konuşmalarında ve fotoğraflarda görüleceği üzere müvekkilinin elinde olmayan mücbir sebep olarak kabul edilecek olan aşırı kar yağışı nedeniyle araçların beklenildiğini, hava açıldıktan sonra malların yerine ulaştırıldığını, herhangi bir gecikme  söz konusu olmadığını, teslim tarihinin de kararlaştırılmadığını, davacının taşıma bedelini de ödemediğini, müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurun kesinlikle söz konusu olmadığını belirterek kararın  kaldırılarak,  davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dava, CMR Konvansiyonu'na tabi taşıma sözleşmesinden ve geciken teslimden kaynaklanan zararın tahsili ve ticari itibarin zedelendiğinden bahisle manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davaya konu taşıma Türkiye Moldova arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir.   <br>Somut olayda; davacı, taşıma işine konu edilen kumaş emtiasının Türkiye’den Moldova’ya taşınması için davalıya 14/04/2017 tarihinde teslim edildiğini, davalının teslimattan sonra 10 gün geçtiği halde halen sevkiyatın yapılmadığını belirttiğini, malların 28/04/2017 tarihinde yola çıktığını,  davalının emtiayı 05/05/2017 tarihinde gecikmeli teslim ettiğini, malları alacak olan müşterisinin geç teslim nedeniyle baskı yaptığını ve geç teslim ve davalının ayıplı hizmeti nedeniyle kendilerine (dava dilekçesinde sehven 2.740 USD yazılmış ise de) 8.000 USD reklamasyon faturası düzenlediğini, malların teslimatının geç yapılmasından doğan zararlardan taşıyıcı şirketin sorumlu olduğunu belirterek gecikmeden kaynaklanan zararın tahsilini ve ticari itibarın zedelenmesinden dolayı manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, taraflar arasında taşıma anlaşmasının yapıldığını, ancak anlaşmanın yazılı olmadığını, teslim süresinin belirtilmediğini, malların derhal yola çıkarıldığını, ancak aşırı kar yağışı nedeniyle yolların kapanması nedeniyle mücbir sebeplerle ve müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle mal tesliminin gerçekleştiğini, ayrıca davacının taşıma ücretini de ödemediğini  belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince; yukarıdaki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın 199. maddesinde ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu kanuna göre belgedir.'' düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenleme ile mail ve whatsapp mesajları  belge olarak kabul edilmiştir. HMK'nın 202. maddesinde de, ''(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” şeklinde düzenleme getirilerek bu tür belgeler delil başlangıcı olarak kabul edilmiştir (Emsal: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 08.11.2022 gün, 2021/2427 Esas, 2022/7925 Karar,Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 12/06/2018 tarihli 2016/507 E., 2018/3649 K. sayılı  sayılı ilamı ).<br>Somut olayda; gecikmenin bildirimine dair yazılı delil sunulmamış ise de; dosya kapsamındaki inkar edilmeyen mail, yazışmaları ile bunların hukuki nitelikleri, bilirkişi raporu, taraf iddia ve savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davaya konu emtianın taşınması hususunda davacı ve davalının mail görüşmeleri üzerine anlaştıkları, davalının 30 mart 2017 tarihli mail de  teslim fiyatını bildirdiği ve \" ...ana hattımız olup, her hafta düzenli çıkımız mevcuttur\" şeklinde bilgi verildiği, Emtia tesliminin 14/04/2017 tarihinde yapıldığı, davacının sevkiyat çıkış ve varış bilgileri için davalıya 20/04/2017  tarihli mail gönderdiği, davalı tarafın 24/04/2017 tarihli mail ile malzemelerin teslimatının henüz yapılmadığını, kötü hava şartlarından araçların yürüyemediklerini bildirdiği görülmüştür.<br>CMR Konvansiyonu; <br>17. 1. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. <br>2. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.<br>3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur. <br>4. Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. <br>a) Kullanılmasında anlaşmaya varılmış ve sevk mektubunda açıkça belirtilmiş olduğu üzere, madeni levha ile kaplanmamış açık taşıtlar kullanılması, <br>b) Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması, <br>c) Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması, <br>d) Özellikle kırılma, paslanma, çürüme, kuruma, normal fire yahut da güve ve haşerattan kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliği, <br>e) Sandık veya paketlerin üzerindeki marka veya numaraların yetersiz veya hatalı oluşu,<br>f) Canlı hayvan nakli, <br>5. Kayıp, hasar ve gecikmeye neden olan faktörlerden bazıları bakımından bu maddeye göre sorumlu olduğu faktörlerin kayıp, hasar ve gecikmeye yaptıkları katkı oranında sorumlu olacaktır. <br> 18. 1. Kayıp hasar ve gecikmenin madde 17 paragraf 2 de öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. <br>2. Taşımacı, durumun koşulları bakımından kayıp veya hasarın madde 17 paragraf 4 de öngörülen özel risklerin bir veya daha fazlasına atfedilebildiğini belirlendiğinde, bunların bu nedenlerden ileri geldiği kabul edilir. Hak iddia eden kimse, kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlamak hakkına sahiptir.<br> 3. Anormal bir noksanlık veya sandık yahut paketlerde bir kaybolma olduğunda, kayıp veya hasarın Madde 17 paragraf 4 (a) da belirtilen durumlardan ileri geldiği varsayımına dayanan hüküm uygulanmaz. <br>4. Eğer taşıma malın sıcağa, soğuğa, ısı derecesindeki değişmelere ve rutubete karşı koruyacak şekilde donatılmış taşıtlarla yapılıyorsa, taşımacı Madde 17 paragraf 4 (d) deki avantajdan faydalanmayı talep edemez. Ancak, bu tür donanım seçilmesi ve kullanılması ile ilgili olarak kendisine düşen önlemleri aldığını ve verilen özel talimata uyduğunu kanıtlarsa böyle bir istemde bulunabilir. <br>5. Taşımacı kendisine düşen bütün önlemleri aldığını ve verilen özel talimata uyduğunu kanıtladıkça Madde 17 paragraf 4 (f) deki avantajdan yararlanmayı isteyemez.<br> 23. 1. Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. <br>2. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. <br>3. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. <br>4. Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez.<br>5. Gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder. <br>Mahkemece bilirkişi heyetinden aldırılan rapora göre \"Taşımanın parsiyel taşıma olacağı konusunda tarafların mutabık oldukları, taraflar her ne kadar kesin bir teslim süresinde mutabakata varmamış iseler de, kararlaştırılmış bir taşıma süresinin olmadığı hallerde CMR Konvansiyonu'nun 17/1 maddesi ve bilhassa 19. maddesi gözetildiğinde bu alanda makul süre aşılırsa, taşımada gecikmenin olduğu sonucuna varılmak gerektiği,  Parsiyel taşımalarda, Moldova için, bahar aylarında taşımanın 8 gün civarında alıcıya teslimi, olağan taşıma süresinde teslim olarak tavsif edilebileceği, Parsiyel olmayan (komple) taşımalar için bu sürenin 4 gün olacağı, bu durumda, taşınan eşyanın teslim tarihi gözetildiğinde, 13 günlük bir gecikme olduğu,  Davalı mücbir sebep savunmasında ise de bunu tevsik eden donelerin dosyaya sunulmadığı, Ancak, taşımada gecikmenin kendi başına bir tazminat doğum sebebi olmadığı, (Y. 11. HD. 19.6.2000 tarih ve 2000/4859 E. ve 5755 K. sayılı kararı). Taşıtanın gecikme sebebiyle uğradığı zararı da ispat etmesi gerektiği, Davacı yanın, bu amaçla, dava dışı alıcının kendine kestiği faturalara dayanmış ise de, bunlar bir yargı kararına veya bir idari karara müstenit olmayıp, gecikme halinde bu yolda [...davacının dava dışı 3. kişi ile olan ilişkisine nazaran...) işlem yapılacağı da bidayette/taşıma ilişkisi kurulurken davalıya bildirilmiş/o alanda mutabakat sağlanmadığı, Bu sebeple, Mahkemece, davacı yanın giderim istemi yerinde görülürse, ilgili tarihte piyasada meri olabilen fiyata göre ve ticari teamülden hareketle 600 TL/gün X 13 = 7.800,00TL maddi tazminatın hesaplandığı,  Öte yandan. CMR Konvansiyonu'nun 23/5, maddesinin somut olavda uygulanması gereği Mahkemece benimsenecek olursa, bu durumda, davacının talep edebileceği azami maddi tazminatın, tasıma ücreti olarak kararlaştırılan bedel kadar olması gerekeceğinin\" beyan ve mütalaa edildiği, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak 13 günlük gecikme nedeniyle piyasa fiyatı ve teamüle göre 600TL günlük üzerinden 13 günlük gecikmeden kaynaklı zararın 7.800,00TL alacağın tahsiline karar verilmiştir<br>Davacı taraf her ne kadar müşterisinin düzenlediği reklamasyon faturasında belirtilen tutarı müvekkilinin ödediğini ve zararın ispatlandığını belirterek kısmen kabul kararı verilmesi nedeniyle istinaf talebinde bulunmuş ise de; kısmen reddedilen zarar miktarının 1.679,85TL olduğu, bu miktarın ise kararın verildiği 2020 yılı için kesinlik sınırının altında kaldığı nazara alınarak bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir.<br>Davacı vekili her ne kadar manevi tazminatın reddedilen kısmı nedeniyle istinaf talebinde bulunmuşsa da; toplanan delillere ve dosya kapsamına göre verilen kararın isabetli olduğu değerlendirilmiş, bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>Yine davalı vekilinin tebligatın usulsuz olduğu ve eski hale getirme talebine ilişkin istinaf itirazında bulunduğu anlaşılmış olup, mahkemece davalının eski hale getirme talebi yönünden bir karar verilmemiş ise de, dava dilekçesinin ve tensip tutanağı tebliğinin, davalının Ticaret Sicilde kayıtlı adresine yapıldığı, PTT görevlisinin böyle bir adres bulunmadığı belirtilerek tebligatın iade edilmesi üzerine Ticaret Sicil Müdürlüğünden bildirilen adrese (aynı adrese) bu kez 35. Maddeye göre tebliğ yapıldığı, yapılan işlemde usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla ve davalının mücbir sebep iddiasının inandırıcı delillerle ispatlanamaması karşısında bu yöndeki  istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 193,00TL'nin mahsubu ile bakiye 234,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3- Alınması gerekli 771,90TL istinaf karar harcından peşin alınan 193,00TL'nin mahsubu ile bakiye 578,9‬TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacı ve davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,   <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 25/06/2024<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"438426ab60b3285f","SID":"c7c89a8ccbab3f99"}}