{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  İ<br>TARİHİ\t\t:  <br><br>DAVACI\t: ... - ...\t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t   \t\t\t\t\t\t\t <br>DAVALI\t: 1 -... <br>\t <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI\t: 2 -...\t  <br>DAVALI\t: 3 -... - ...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: HMK M.305 Uyarınca Hükmün Tavzihi Talebi Hk.<br>KARAR TARİHİ\t:  <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  <br> Bursa .. Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2021 (Ara Karar) tarih, ..Esas sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TALEP\t:<br>Davacı  dava dilekçesinde özetle; Firması adına kullandığı çek karnesinden ... basımlı .. nolu çek yaprağının koçan dibinden koparılarak çalındığını, bu durumu şikayetçi ifade tutanığında da açıkladığını, çekin çalınması ve piyasaya sürülmesi ile ilgili olarak  çek yaprağının iptalini ve  çalıntı kaydıyla ödemenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ....Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi, ne davacı ne de diğer davalılar ve ... isimli kişileri tanımadığını, davalı şirketin bu kişiler ile herhangi bir ticari alışverişi olmadığını, çekin çalındığını ve ... isimli kişi tarafından .... Şubesine ibraz edildiğini, çekin üzerinde davalı  şirketinde cirosunun bulunduğunun davacı ... tarafından telefon ile aranılması sonucu haberdar olduğunu, bunun üzerine davalı şirket adına davacı ... diğer davalılar ... ile ... ile faili meçhul diğer kişiler aleyhine ...Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenle davanın davalı şirket bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı ... a dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya karşı cevap vermediği anlaşılmıştır.<br>Davalı ...'a tebligat yapılmadığı, davacı tarafça adres ve kimlik bilgilerinin tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;  Derdest davanın kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, Davacının dava konusu çekin boş olarak çalındığını ve sahte biçimde doldurulup piyasaya sürüldüğünü ileri sürdüğünü, Kural olarak ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, Davacı tarafın çek karnesinin çalındığını ve davaya konu çek yaprağının da bu kapsamda hileli biçimde doldurulduğunu, imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmesi gerektiği, ancak somut olayda özellikli bir durum söz konusu olduğu, davalıları arasında bulunan ve çekin lehdarı konumundaki ... Ltd. Şti.'nin davaya verdiği cevapta çekle bir ilgisi olmadığını, ne keşideciyi ne de kendisinden sonra gelen cirantaları tanımadığını, aralarında hiçbir alışveriş olmadığını, olay sebebiyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladığını, bu durumda davacı tarafın lehtara borçlu olmadığını ispat etmiş durumda olduğunu, esasen lehdar ve keşideci arasında gerçek bir çek alışverişinin bulunmamasının, çekin çalınıp gerçeğe aykırı biçimde doldurulduğu iddiasını doğruladığını, Davalılardan ... isimli kişinin hiçbir kimlik bilgisi bulunmadığı, Davacının bunu bilme imkanının da bulunmadığı, burada asıl sorumluluğun çeki beyaz ciro ile alan davalı ...’a ait olduğu, kendisinin üstündeki ciranta durumundaki şahsı tanıyor olmasının bekleneceği, zira çekin bu iki şahıs arasında tedavül ettiğine göre bir alışveriş ve hukuki ilişki bulunması gerektiği, buna karşın davalı ...'ın davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı, çekten dolayı alacaklı olduğunu ileri sürdüğü bir dava veya takibin de söz konusu olmadığı, çeki meçhul bir şahıstan beyaz ciro yoluyla alan ...'ın dilerse kendinden önceki cirantaya baş vurabileceği, ancak hırsızlık olayına ilişkin önceki ihbar ve şikayetler nazara alındığında çekin keşidecisi tarafından imzalanıp piyasaya sürülmediğinin sabit olduğu, ... isimli bir kişinin varlığının dahi meçhul olduğundan onun adına tebligat yapılmamış olmasının davanın sürmesine ve sonuçlanmasına engel görülmediği  belirtilerek; Davanın KABULÜ ile...Bankası ... şubesi nezdindeki hesaptan davacı ... tarafından 31/08/2019 tarihinde İzmir'de keşide edilmiş, lehtarı .... Ve Tic. Ltd. Şti. Olan 25.000,00 TL bedelli 2002400 numaralı çek sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.<br>TAVZİH TALEBİ  ; Davalı .... Tic. Ltd. Şti. vekili 18/12/2020 tarihli tavzih dilekçesi ile hükümde vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmın düzeltilmesini talep etmiştir.<br>Mahkeme .... tarihli ek karar ile \"Hüküm fırkasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hak ve borçların tavzih yolu ile düzeltilmesi mümkün olmadığından, karara yönelik istinaf ve/veya temyiz başvurusu yapılması gereken bir durumda tavzih yoluna başvuru yapılmamalıdır. Bu nedenle  HMK madde 305 uyarınca yapılan tavzih talebinin reddine,\" şeklinde karar vermiştir.<br>Kararına karşı davalı .... Ltd. Şti. vekili vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı....Ltd Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; ....Ticaret Mahkemesi'nde görülmüş olan davada davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 639,84TL yargılama gideri ile 3.750TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiğini,  oysa ki 21/07/2020 tarihli karar celsesinde davacı vekilinin \"Masraf ve vekalet ücreti talebimiz yoktur.\" şeklinde beyanda bulunduğunu, Mahkemece; kararda sehven davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer verildiğini, maddi hatanın düzeltilmesi için tavzih talebinde bulunulduğunu ancak 21/01/2021'de talebin  reddedildiğini, oysa istinaf süresi içinde yapılan tavzih talebinin istinaf talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği belirterek tavzih talebinin reddine dair 21/01/2021 tarihli kararın kaldırılmasını, 18/12/2020 tarihli dilekçenin istinaf başvurusu olarak kabul edilerek müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükümden kaldırılmasına karar verilmesi vekaleten talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dava, çalındığı iddia edilen çek nedeniyle  menfi tespit davasıdır.<br>Talep, hükmün karşı yan aleyhine takdir edilen vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının tavzih yolu ile düzeltilmesine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle tavzih talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda;Davacı çek koçanından kopartılarak çalındığını iddia ettiği çek nedeniyle menfi tespit talebinde bulunmuştur.  <br>İlk derece mahkemesince uyuşmazlığa yönelik olarak hüküm yerinde; \"Davanın kabulü ile ...Bankası ....şubesi nezdindeki hesaptan davacı ... tarafından 31/08/2019 tarihinde İzmir'de keşide edilmiş, lehtarı ....Ltd. Şti. Olan 25.000,00 TL bedelli 2002400 numaralı çek sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.707,75 TL harçtan başlangıçta alınan  426,94 TL peşin harcın mahsubu ile  bakiye 1.280,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan  471,34 TL harç, 168,50 TL yargılama gideri toplam   639,84 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.750,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İlk derece mahkemesince, uyuşmazlığa yönelik kurulan asıl hükme yönelik gerekçeli karar davacı vekiline ve davalı .... Ltd. Şti. vekiline 23/12/2020 tarihinde, davalı ...'a 31/12/2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen asıl hükme karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Bu nedenle, istinaf incelemesi sadece tavzih talebi ve bu talebin reddine yönelik ek karara karşı yapılan istinaf başvurusu yönüyle yapılmıştır. <br>Davalı.... Ltd. Şti. vekili tavzih talepli dilekçesi ile davacı vekilinin duruşmada \"masraf ve vekalet ücreti talebi olmadığını\" beyan ettiğini, hatalı olarak davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini, davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediğini, bu hükümlerin kaldırılmasını veya  davalı ... aleyhine kuruldu ise bunun açıkça yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesi talep edilmiştir.<br>6100 Sayılı HMK'nın \"Hükmün tavzihi\" başlıklı 305. maddesinde; Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. <br>Bu kapsamda, tavzih isteminin konusu hükmün fer'isi niteliğindeki vekalet ücreti ve yargılama giderleri olup vekalet ücretine yönelik hükümde belirsizlik veya çelişki olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının ileri sürdüğü hususlar asıl karara yönelik istinaf sebebi olup, asıl karara karşı da istinaf yoluna başvurulmadığından tavzih yolu ile giderilecek nitelikte değildir. Bu nedenle, mahkemece tavzih talebinin reddine dair ek kararda isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin ek karar yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği kabul edilmiştir. <br>Bununla birlikte davalı tarafın 18/12/2020 tarihli tavzih dilekçesinin istinaf başvurusu olarak kabul edilerek  hükmün kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmakta ise de; 18/12/2020 tarihli dilekçenin açıkça tavzih talebine ilişkin olduğu, istinaf itrazı yönünde her hangi terditli bir talebin de bulunmadığı, dilekçe tarihi itibariyle istinaf başvuru harcının da yatırılmadığı, buna göre dilekçenin istinaf dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. <br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 1.707,75TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30TL'nin mahsubu ile bakiye 1.648,45‬TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 25/06/2024<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d43bf848f901eab7","SID":"d9c7b2c33ce6adb5"}}