{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1655 Esas<br>KARAR NO: 2025/768<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2021<br>NUMARASI: 2019/101 Esas, 2021/244 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” adıyla tasarım hakkı müvekkiline ait ters bir ev şeklinde dizayn edilmiş tasarımlarla hizmet  sunduğunu, dava konusu edilen tasarımların ... ve ... no ile tescil ettirildiği, her iki davalının da dava konusu tasarımların müvekkiline ait olduğunu bildikleri, buna tağmen hukuka aykırı olarak müvekkilinin tescitli tasartımlarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde tasarımların davalılarca kullanıldığı,  talepleri doğrultusunda delil tespiti işlemi yapıldığı, müvekkiline ait ... tescil no'lu tasarımın davalılarca kullanıldığı ve ticaret alanına çıkarıldığı, böylelikle davalıların  eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarım hakkına tecavüz  ve haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve menine, müvekkilin tescilli tasarımlarına yönelik tecavüzün  tespitine, men'ine ve ref'ine, şimdilik 1.000-TL maddi tazminat ile 50.000-TL manevi  tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... “Ev (...) ve ... “...” tescil numaralı tasarımlarının  yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığını, bu doğrultuda müvekkili tasarımlarının davacı tasarımlarına tecavüz teşkil etmesinin mümkün olmadığını, zira bir evin ters şekilde yapılması ve inşa edilmesinin evrensel bir tasarımın ürünü olduğu, tasarımların tek ortak yönünün evlerin ters şekilde oturtulması olduğu, bunun dışında çatı, kapı ve pencere gibi evin önemli unsurlarının hepsinin birbirinden farklı olduğu, diğer davalı ... yetkilisi ...'in de TürkPatent nezdinde ... tescil numaralı “...” isimli tasarımı bulunduğunu,  müvekkilinin  davacının tazminat taleplerine dair bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... vekilinin 24/06/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle;    tescilin kötü niyetli olduğu durumlarda dahi tescilin devam ettiği sürece tecavüzün ve haksız rekabetin varlığından  söz edilemeyeceğini, gerçek hak sahipliği ilkesi gereğince müvekkilinin asıl mağdur konumunda olduğunu, davaya konu evin tasarımının çalınmış olduğunu, davacının müvekkilinin eski arkadaşı olduğundan müvekkilinin fikirlerini çalıp  kötü niyetli olarak başvurduğu ve haksız yere mağdur edildiğini, müvekkilinin tescili ile aynı özellikler olduğu iddia edilen ... tescille ilgili 13 ayrı farklılığın bulunduğu,  davacının ... tasarımının buluş olmadığı, müvekkilinin TTK m.55 gereğince haksız rekabete ilişkin bir  eyleminin bulunmadığı nı savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bilirkişilerce yapılan tasarım karşılaştırması neticesinde, davalı ... yetkilisi ... adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın, davacı adına tescilli ... ve ... numaralı tasarımlan karşısında pencere, çatı, kapı, merdiven, tente gibi öğelerin biçimleri, oranları ve yüzey özellikleri ile farklılaşıp ayırt edici nitelik kazandığı belirtildiğinden, taraf tasarımlarının farklı olduğunun anlaşılmdığı, davalılar eylemlerinin davacının tasanın hakkına tecavüz oluşturmadığı,  toplanan deliller, hükme esas alınan 30/12/2020 tarihli bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraf tasarımlarının birbirinden farklı olduğu davalılar eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturmadığı, taraf tasarımlarının birbirinden farklı olduğu tespit edildiğinden haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve beyanlarını tekrar ederek; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan 30.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişilerin müvekkiline ait iki farklı tescilli tasarım için de yapmış oldukları değerlendirmelerin de hatalı ve yanlış olduğunu, dava dışı ters konsept evler gösterilerek tasarımcının seçenek özgürlüğü olduğundan bahsetmelerinin de hatalı ve yanlış olduğunu, müvekkile ait tescilli tasarım ile davalının tescilli tasarımı arasında benzerlik olup olmadığı hususunda olduğunu, davalı ile müvekkilin tescilli tasarımının basit benzerliğin çok daha ötesinde olduğunu, davalıların müvekkilin kullandığı karpuz tenteye kadar tasarımı birebir kopya ettiklerini,  ilk derece mahkemesi kararında belirtilenin aksine davalının eylemlerinini müvekkilin tasarım hakkına tecavüz oluşturtuğunu, bilirkişilerin yanlış değerlendirmelerine devam ederek haksız rekabet konusunda da hatalı sonuca ulaştıklarını, kök rapora itirazlarının hiç biri irdelenmemiş olmakla birlikte birbirinden bağımsız ve hatalı iki farklı rapor ortaya çıktığını, bu nedenle yeni bir heyetten yeni bir rapor alınması taleplerinin, mahkeme tarafından bu talebimiz reddedildiğini  ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, tasarım hakkına tecavüzün  ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi  tazminat   talebine ilişkindir.İ nceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar  davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi kök raporunda,  tasarım karşılaştırması yapılmadığından davaya konu olayda tasarım tecavüzü ve haksız rekabetin söz konusu olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğinin belirtildiği, 30/12/2020 tarihli bilirkişi ek  raporunda, davacı tarafa ait 2017/03476 numaralı ve 2018/07802  numaralı tasarım tescili ile davalı ... yetkilisi ...e ait  ... numaralı tasarım tescili bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları yönünde görüş bildirildiği, ek raporunun 6-7-8.sayfasında tasarımlar arsındaki farklılıkların tek tek gösterildiği,  ek raporun 9.sayfasında gösterilen ters ters evler ile seçenek özgürlüğünün örneklendirildiği, ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kök raporda   tasarım tecavüzü ve haksız rekabetin söz konusu olup olmadığı hususunun değerlendirilme yapılmadığı için kök ve ek rapor arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği,  taraf tasarımlarının birbirinden farklı olduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin   yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cf43287113d0316","SID":"c57aefe331e4d37f"}}