{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1386 - 2025/493<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ          <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>    <br>ESAS NO\t: 2021/1386 <br>KARAR NO\t: 2025/493<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/02/2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2019/422 Esas-2021/130 Karar<br><br>\t\t     \t<br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili, müvekkilinin 31.08.2016 tarihinde davalı kooperatife (226) kayıt numarası ile üye olduğunu ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak maddi ve ailevi sorunları nedeniyle Kooperatifler Kanunu'nun 10. ve 13. maddeleri uyarınca üyelikten ayrılmak istediğini 16.05.2018 tarihli noter ihtarı ile davalıya bildirdiğini, ihtarın 18.05.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 26.06.2018 tarihli toplantıda müvekkilinin istifasının kabul edilip aidatların ödenmesine karar verdiğini ancak bugüne kadar müvekkilinin çıkma payı alacağının ödenmediğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili davasını toplam 17.437,77 TL'na yükselterek ıslah harcını tamamlamıştır. <br>Davalı vekili,  davacının arabuluculuk başvurusunun bilançonun kesinleşmesini izleyen (1) aylık süre geçmeden yapıldığını, bu nedenle davacının talep haklarının bulunmadığını, ayrıca davacıya ödeme yapılması hususunda Genel Kurul kararı alınmadığını, yönetim kurulunun davacıya diğer üyelerden farklı bir statüde ödeme yapacak şekilde taahhütte bulunma yetkisinin olmadığını, davacının 2018 yılı bilançosuna göre  hesaplanmış ve hesap edilebilir bir alacağının da bulunmadığını, davalı kooperatifin 2018 yılı genel kurulunda geri ödemelerin (3) yıl süre ile ertelenmesi hususunda karar alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"Dava, kooperatiften çıkma payı alacağı istemine ilişkindir.<br>Davalı taraf her ne kadar davacı tarafın zorunlu arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini ileri sürmüş ise de; dava konusu alacağın çıkma payı alacağı olup sözkonusu alacağın muacceliyet şartı olarak bilançonun kesinleşmesinden sonraki 1 aylık sürenin değerlendirilebileceği gözetildiğinde; dosyamızda davalının  işbu davadan önce zorunlu arabulculuk başvuru şartını yerine getirdiği anlaşılmakla; bahse konu itiraza itibar edilememiştir. <br>Dosyamız kapsamında toplanan delillere göre; davacının daha önce davalı kooperatifin üyesi olup Yenimahalle 1. Noterliği’nin 16/05/2018 tarih ve 15062 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek kendi isteği ile üyelikten istifa ettiği,  davalı kooperatif yönetim kurulunun 26/06/2018 tarihli kararı ile  istifayı  kabul ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu bağlamda, yargılama konusu uyuşmazlık, davacının kooperatiften çıkma payı alacağı olup olmadığı ve mevcut ise; miktarının  tespiti konusundadır.<br>Bilindiği üzere; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nda kooperatiflerin kuruluşu, üye yapısı, ilk genel kurul oluşumu, yönetim kurulu, denetim kurulu ve kooperatifler hukukuna hakim olan temel ilkeler ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kooperatifler Kanununun 10. Maddesinde ortaklığın sona ermesi ve ortaklıktan çıkma serbestisi ile tazminat hakkı düzenlenmiştir. 16. Maddede ortaklıktan çıkarılma esasları, 17. Madde de kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakla hesaplaşma sırası ve yükümlülükler düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca; kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. <br>Taraf delilleri toplandıktan sonra dosyamızda bilirkişi heyeti raporu aldırılmıştır. <br>Dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen bilirkişi raporunda özetle; davalı kooperatifin bilanço değerleri ile kooperatifin 1200 üyesinin mevcut olduğu ve ayrıca kooperatif inşaatlarının kat karşılığı yaptırılacağına yönelik kararlar birlikte değerlendirildiğinde; kooperatiften ayrılan veya ihraç edilen ortaklara yapılacak ödemelerin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmeyeceği ve bu konuda alınan genel kurul kararın davacı yönünden uygulanamayacağı belirtilerek ve davacının ortaklıktan ayrıldığı 2018 yılında kendisine isabet eden gider payı mahsup edilerek yapılan hesaplama sonucunda davacının davalıdan talep edebileceği muaccel nitelikteki aidat alacak miktarının 17.437,77-TL olduğu mütalaa edilmiştir. <br>Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;   davacının usulüne uygun şekilde kooperatiften istifa ettiği, istifa tarihine kadar yaptığı ödemeleri talep etmekte kooperatif ana sözleşmesi ve Yönetim kurulu kararı dikkate alındığında hukuken haklı olduğu, dava konusu kooperatif aidatlarının iade edilmemesi yönünde alınan davalı kooperatif genel kurulu kararının kooperatifin tespit edilen bilanço verileri ile üyesi sayısı birlikte dikkate alındığında davacı yönünden uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığı da gözetildiğinde; davanın açıklanan gerekçelerle kabulü  gerektiği kanaatine varılmakla; davanın ıslah talebi gözetilerek kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kooperatifin ortak sayısının 2018 yılında 70 kişi olup, bugün itibarıyle 41 kişi olduğunu, 1200 ortağın farazi olarak tespit edilen bir sayı olduğunu, müvekkili kooperatifin müteahhit sıfatıyla inşaat yaptığını, bilirkişi değerlendirmesinin gerçek duruma uymadığını, kooperatif hakkında icra takipleri bulunduğunu, banka kayıtları üzerinde tedbir işlemleri bulunduğunu, davacı alacağının muaccel olması gerektiğini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık;  davalı kooperatif üyesi olan davacının davalı kooperatiften istifa etmesi sonucu çıkma payı alacağı için açtığı işbu davanın yerinde olup olmadığı ve çıkma payının miktarı hususlarında toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Dava, kooperatiften çıkma payı alacağı istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;  davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/422E., 2021/130K. sayılı dava dosyasında verdiği 25/02/2021 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.191,17 TL istinaf harcından peşin alınan 298,00 TL'nın mahsubu ile bakiye 893,17 TL'nın davalıdan  tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı  tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>21/05/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin  (544.000,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  21/05/2025<br>\t\t\t\t<br>    <br>Başkan<br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fabc6e6f4454cad","SID":"885e7ff0dc7aaaa9"}}