{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/781 <br>KARAR NO: 2025/886<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/04/2025<br>NUMARASI: 2023/851 Esas - 2025/224 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin yangın söndürme ve güvenlik aparatları imalatı ve ticareti yaptıklarını, 14.01.2020 tarihli  ... seri nolu fatura ile fatura içeriği emtiayı davalının 15.01.2020 tarihinde teslim aldıklarını, karşılığında 10.03.2020 vadeli 35.000-TL bedelli çeki verdiklerini, 1.080 Kg. aleminyum profil (ekoseli) 15.01.2020 tarihinde teslim alındığını ancak müvekkiline ayıplı ürün satıldığından kullanılamadığını, ayıplı emtia sebebiyle davalıya ödenen 35.000-TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili tarafından dava konusu profilin  15.01.2020 tarihinde ... Nolu sevk irsaliyesi ile teslim ettiklerini, davacıdan da 35.000- TL bedelli çekin alındığını ve bedelinin tahsil edildiğini, davacının açık ayıp olmadığını bildirdiğini,  emtianın belirtilen vasıf ve ölçülerde kendilerine teslim edildiğini, üretim hatasının söz konusu olmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ: Mahkemenin 30/12/2022 tarih 2020/337 esas - 2020/884 karar sayılı kararı ile verilen karar Dairemizin 2021/837 Esas - 2023/1958 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle HMK nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. Kaldırma kararından sonra mahkemece; alınan bilirkişi raporlarında tarafların TTK 18-2 maddesi gereğince basiretli tacir gibi davranmadığı anlaşılmış bilirkişi raporu ile de üründeki ayıp hususunda hem davalı hem de davacının kusuru tespit edildiğinden tarafların  eşit kusurlu kabul edilmiş, davacının davaya konu ürünler sebebi ile davalıya ödediği 35.000-TL'nin yarısı olan 17.500-TL'yi davalıdan geri alabileceğini ve davacının ödemeyi 10/03/2023 vade tarihli çek ile yaptığını ve davalı tarafa çekin keşide tarihi olan 10/03/2020 tarihi ile bedel ödemesi yaptığı anlaşıldığından 17.500-TL'nin 10/03/2020 tarihinden işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili;  davacı şirketin, yangın söndürme ve güvenlik aparatları imalatı ve ticareti sebebiyle alüminyum sektöründe faaliyet gösterdiğini, alüminyum boruların 15.01.2020 tarihinde davalıya teslim edildiğini, davacının ayıp ihbarının müvekkiline 24.01.2020 tarihinde tebliğ olduğunu, TTK nın  23/1(c) düzenlemesi gereğince  gizli ayıp bakımından ise 8 günlük ihbar süresi olduğunu,müvekkilinin verilen sipariş nedeniyle eloksal uygulamalı boru teslim ettiğini,  verilen sipariş ile teslim edilen ürünün uygun olduğunu, uyuşmazlığın yanlış siparişden kaynaklandığı tespit edildiğini bilirkişi raporunda termik ısıl işlem yapıldıktan sonra yüzey sertliği değişmiş ve malzemenin bükülmesi işleminde kırılmaların  kaçınılmaz olduğunun tesbit edildiğini  davacının \"eloksal\" işlemini talep ettiği belirtildiğini, davacının \"borular güzel görünsün\" talebi ve \"malzeme detayı ve özelliklerinin\" müvekkili şirkete bırakılması talebi üzerine eloksal işlemi uygulanarak renklendirilmiş boruların teslim edildiğini, davacının ilk parti ürünlerde ne gibi işlemler yaptığı, yeni boruların üzerinde ne gibi bir işlem uygulayacağı konusunda müvekkili şirketin ayrıca bir araştırma yapmasına gerek bulunmadığını, davacının bükülebilir boru satın almaya niyet etmesi durumunda bu durumu verilen siparişte müvekkili şirkete açıkça belirtmesi gerektiğini ileri sürerek  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava ayıplı ürün nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.Davacının 14.1.2020 tarihli fatura muhteviyatı ürünleri 15.1.2020 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim aldığı anlaşılmaktadır.Davacı 22.1.2020 tarihli ihtarnamesi ile aliminyum boruların bükülemediğini bildirerek ödediği bedelin iadesini talep ettiği , dış görünüm itibariyle anlaşılan bir ayıp olmadığından TTK nın 23(1)-c maddesi uyarınca 8 gün içinde ihbar yapıldığından  ayıp ihbarı süresindedir. Kaldırma kararından sonra dosya metalurji mühendisi bilirkişiden alınan  rapor ve ek  raporda tarafların örnek büküm işlemi yapılmış bir parça üzerinde birebir aynı boyutlarda ve aynı performansı sergileyecek ürün üzerinde anlaştıkları,malzeme evsafının davalıya bırakıldığı, davacı taraf ilk siparişinde eloksal uygulaması olmadan birlikte çalıştıkları ,daha sonra davacının ikinci partide aliminyum boruları boyalı istediği ,davalı tarafından  eloksal uygulaması yapıldığı,bu uygulamanın yüzeyde sert bir tabaka oluşturduğundan  davacının  hatayı başlattığı ,davacı tarafından ikinci siparişde “...” işlemi talebi ve davalı tarafından “termik” işlemi uygulanması ürünün hatalı olmasına yol açtığı,davacının ilk siparişinde fiziki bükülmüş numune vererek gerçekleştirdiği, ikinci siparişini numune vermeden yaptığı, ilk siparişte eloksal işlemi  olmadığından ikinci siparişte eloksal uygulamalı sipariş vermiş olsa bile yüzey sertliği oluşacağını bilerek bükme işlemi yapılamayacak boru teslim etmesi bakımından  kusurlu olduğu,ilk siparişte verilen numuneye (eloksal dışında) kullanım yerinde aynı performansı sergileyecek şekilde muadil bir malzeme kullanılmasında anlaşıldığı, ilk siparişte örnek bükülmüş numuneyi davalı tarafa vererek teknik destek istemiş, davalı taraf eloksal kaplamanın büküme elverişli olmadığı hususunda davacıyı yönlendirmesi gerektiği yolunda kanaat bildirilmiştir. Mahkemece kaldırma kararından sonra yaptırılan bilirkişi incelemesi ve toplanan tüm delillerden; davacının ürettiği yangın dolaplarında kullanılmak üzere bükülmüş numune  verilerek davalıdan belli ebatta bir parti boyanmamış  aliminyum boru satın aldığı, ikinci partide ise genel görünüm için \"eloksal\" edilmiş boyalı ürün talep edildiği; davacının bu eloksalli ürünü de ilk parti siparişi ile aynı amaçla kullanılmak üzere sipariş verdiği; ancak eloksal uygulaması  nedeniyle  boru yüzeyinde meydana gelen sertleşme nedeniyle ilk siparişe ki gibi bükülüp kullanılamadığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında siparişe ilişkin yazılı belge olmadığı, ancak davalının daha evvel verilen siparişde teslim edilen numune nedeniyle borunun hangi amaçla kullanılacağı bilgisi dahilindedir.Satıcının eloksal işleminin sonuçları ,eloksalli ürünün bükülmeyeceği  konusunda davacı alıcıyı uyarmadığı ,uyarması gerekmediği savunmasından belirlenmektedir.Davacının hatalı siparişinin zararına sebebiyet verdiği açık ise de davalı da; ilk parti ürünü numune ile  satması nedeniyle davacının boruları nerede kullanacağından bilgisi bulunmaktadır. Konunun daha uzman tarafı olarak davacıya uyarması gerektiği halde borulara eloksal işlemi uygulayarak ayıplı ürün sattığı anlaşılmakla ayıplı ürün teslimine her iki tarafın müşterek kusuru sebep olduğundan eşit kusur ile zararın yarı yarıya paylaştırılması hakkaniyete uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacının ayıplı ürün nedeniyle zarara uğradığı, somut olayın özelliklerine göre ayıbın meydana gelmesinde müşterek ve eşit kusurlu olduklarının kabulü ile davacı ödemesinin yarı oranında ödenen bedelin iadesine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, davalı vekilinin davalı müvekkilinin ayıpta hiç kusuru bulunmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamış başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.195,42-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 580,02‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1018983059b0d10","SID":"4ca50ac60acf8607"}}