{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/820 <br>KARAR NO: 2025/923<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/04/2025<br>NUMARASI: 2024/379 Esas - 2025/253 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 46.947,20-TL bedelli akaryakıt sattığını, bu satım için 23/12/2014 tarihli fatura düzenlendiğini, davalının faturaya dayalı açık hesap borcunu ödemediğini, bu alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili; davacıya borcu olmadığını, davacının alacağının dava dışı  ... Ltd. Şti. aracılığıyla ödendiğini, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilen çek bedellerinin davalı tarafından garantör konumundaki dava dışı şirket ...'e ödendiğini, bu hususun gerek davacının tahsilat kayıtlarıyla gerekse dava dışı şirket yetkilisinin beyanlarıyla da sabit olduğunu, dolayısıyla davalının ticari ilişkiye konu edimini yerine getirmekle davacıya sorumluluğu kalmadığını, davacı ile davalı arasındaki ticari akaryakıt alım-satım işleminin doğrudan değil, dava dışı müflis şirket aracılığıyla gerçekleştirildiğini, davalının ödeme yaptığı tedarikçi firmanın iflas edeceğine ilişkin öngörüye sahip olmasının da hayatın olağan akışı içerisinde davalıdan beklenemeyeceği, dava dışı müflis şirketin, davalıdan aldığı ödemeleri davacı şirkete aktarıp aktarmadığı hususunda davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden toplanan delillere göre hazırlanan, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, esasen alacaklı alacağını tahsil edemediğinden, davalının garantöre ödeme yapmasının, borçluyu borcundan kurtarmadığını, davalı tarafından ...'e ödeme yapıldığı kabul edilse dahi müvekkili şirket tarafından dava dışı ...'e müvekkili şirket adına tahsilat yapma yetkisi verilmediğini, sözleşmede de bu yönde bir hüküm bulunmadığını, ürün temin eden müvekkili şirket alacaklarını tahsil edemediğini, alacağın dilerse borçludan dilerse garantörden tahsil edileceğini, davalının davacıdan teslim aldığı fatura karşılığının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,müflis şirket yetkilisinin beyanlarının kayıtların sunulmasından sarfınazar edilmiş olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalı savunmasını ispat edemediğinden davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, garantörün alacaklıya ödeme yapmaması halinde borçlu/davalı, bu durumun muhtemel risklerini üstleneceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE VE SÜREÇ: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Davanın reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi Dairemizin 2021/2178 Esas, 2024/734 karar sayılı ilami ile yapılmış olup; davacıya ait cari hesapta yer alan faturanın davalı tarafından alındığı,davacının cari hesap ekstresinin incelenmesinde, takibe ekli her bir fatura kaydedildikten sonra fatura bedelleri ile uyumlu çek kayıtları ile davalının davacıya olan borcunun sıfırlandığı, ancak 12/11/2016 tarihinde \"... cari hesap virmanlarının geri alınması\" açıklaması ile takibe konu fatura yönünden davacı lehine 46.947,20-TL alacak kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır.  Davacı vekili, istinafa cevap dilekçesinde ... firmasının davalı ile aralarında ticari ilişkide garantör olduğunu, davalıya satılan akaryakıt faturalarına karşılık ... tarafından müvekkili lehine çekler verildiğini, davalının borçlarını ödemek üzere keşide edilen çeklerin ödenemeyeceği için müvekkiline 892.967,05-TL bedelli 6 adet çek verildiğini, ancak çeklerin de karşılıksız çıkması üzerine davalı hesaplarında ters kayıtla düzeltme yapıldığını beyan etmiştir. Taraflar arasında üçlü ilişki olduğu, davalıya satılan akaryakıt bedelinin davacıya ... tarafından ödendiği, davalının ise ödemelerini ...'e yaptığı, ticari ilişkinin ... çekleri ile yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının satın aldığı akaryakıt karşılığında davacının defterlerinde kayıtlı olan çek bedellerinin davalı tarafından ...'e ödenmesi halinde davalının davacıya karşı sorumluluğu kalmayacağı, davalının ...'e ödeme yapması ile borcundan kurtulacağı kabul edilmelidir. Davacının davalıdan alacak talebinde bulunabilmesi için davalının fatura bedellerini ...'e ödememiş olması gerekir. Taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin işleyiş biçimi dikkate alındığında, ... şirketinin iflas ettiği anlaşılmakla iflas idaresinde bulunan ticari  defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu faturalar karşılığında davalının ... Ltd. Şti.'ye ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınmış bilirkişi raporunda sadece ...'in ne şekilde temin edildiği anlaşılmayan cari hesap ekstresi incelenmiş ise de, bu incelemenin yeterli olmadığı dikkate alınmadan ve ...'in ticari defterleri incelenmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. \"denilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece; iflas idaresinde araştırma yapılmış ise de uyuşmazlığın ait olduğu yıla ilişkin; ticari defterlere ulaşılamamış; müflis şirket yetkilisi, duruşmada dinlenilmiş; beyanında ...'in sözleşmeli bayisi olduğunu, tüm şirketler ve gerçek kişilerin akaryakıtı kendisinden satın aldığını, ödemeyi de ...'in aldığını, ödemeleri ...'e aktardığını, defter düzeni bu şekilde olduğunu, iflas etmeden önce bayilik aldığım dönemde ...'e verdiği teminat mektuplarının yeterli gelmediği için hem teminat mektuplarını yaktı, hem de benden akaryakıt alan kişileri ters hareket ile borçlandırdı, müflis şirketin defterlerinin şuan hangi dava dosyası arasında olduğunu bilmiyorum, zaten benim defter kayıtlarım ile tarafların defter kayıtları ile birbiri ile uyumlu olduğunu, ilgili faturaların ödendiği ve ters hareket ile yeniden borçlandırma sistemine girildiği ... kayıtlarında göründüğünü beyan etmiştir. Açıklanan nedenlerle, yapılan araştırmalarda müflisin kayıtlarına ulaşılamadığı, ... şirket yetkilisinin beyanından kendisinden teslim alınan akaryakıtların bedelinin ...'e ödendiği, üçüncü şahıslara teslim edilen akaryakıtlara karşılık ... çekleri ile ödeme yapıldığına göre; davacının ...'e ödeme alma yetkisi verdiğinin kabulü gerektiği gibi dosyaya sunulan cari hesap ekstresi de doğrulanmış olduğundan üçlü ilişkide üçüncü şahıslara adına fatura düzenlemekle birlikte; bedellerini ...'den tahsil ettiği, bu ilişkide ...'in verdiği çeklerin iflası üzerine yeniden ters kayıt yapılarak ödeme davacının yetkili bayisine yapılmasına rağmen yeniden satım ilişkisinin borçlusu davalı olduğundan bahisle davalıya başvurulamayacağının kabulü gerektiğinden davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;davacı şirketin üçüncü şahıslara ... aracılığıyla satış yapıp ; ... çekleri ile ödeme alması karşısında fiilen ...'e tahsilat yetkisi verdiği,Armarinin sadece garantör değil borçlu sıfatını haiz olduğu  anlaşıldığından aksi yönde ki istinaf nedenine  İstinaf nedeni yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7c60540e287667d","SID":"f6e070c401f3d32b"}}