{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/927 <br>KARAR NO: 2025/812<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20.01.2025 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2025/4 E.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında  ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara  karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı arasında bir takım ticari malların kara yollarıyla taşınması hususunda anlaşıldığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacı tarafından söz konusu nakliyatların eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiğini, buna istinaden taraflar arasındaki anlaşmaya da uygun bir şekilde, davalı borçlu şirkete bir takım faturalar düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalı borçlu şirkete gönderilerek müvekkil şirket ticari kayıtlarına kaydedildiğini, davalı yanca faturalara itiraz edilmediği gibi ödeme hususunda müvekkilinin sürekli oyalandığını,  davacının  tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen bakiye cari hesap alacağının tahsil edilemediğini tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ve tarafların ilgili Vergi Dairesi'ne bildirdiği Ba Bs formları ile alacağın  sabit hale geleceğini, mail yazışmaları (Davalı şirket ekte sunulan mail yazışmalarında borcu kabul etmektedir) ve bilahare sunulacak CMR belgeleri ve celpedilecek gümrük, transit ve uluslararası hamula senetleri ve benzeri belgelerde de  alacağın varlığının  ispatlanacağını,  alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı  tarafça haksız olarak icra takibine itiraz edildiğini, takip durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca, davalı borçlu şirketin ikametgahını değiştirme ve mallarını kaçırma işlemine başladığının haricen öğrenildiğini,  normal takibin ve huzurdaki davanın sonuçsuz kalma ihtimalinin  yüksek olduğunu, mahkemece davalı borçlu şirkete ait BA formları ve müvekkili şirkete ait BS formlarının ilgili vergi dairesinden temin edilmesiyle alacağın  yaklaşık ispat koşulunun da sağlanacağını, dolayısıyla, ilgili eksikliklerin tamamlanması akabinde müvekkili davacının söz konusu cari hesaptan kaynaklanan toplamda 4.000 Euro alacağı için   icra dosyasına esas davalı borçlunun borcuna yetecek miktarda menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 20.01.2025 tarihli ara kararında; \" ..Talep, ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İİK'nun 257/1. Maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmü bulunmakta olup; Aynı Kanunun 258. Maddesinde; \"... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.\" denilmektedir. Buna göre ihtiyati haciz talep eden, talebini yaklaşık ispat derecesinde ispatlamalı ve buna ilişkin belgeleri dosyaya ibraz etmesi gerekmektedir. İİK 258. maddesine göre, ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.İİK 257 md ve dosya kapsamı nazara alındığında alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden yapılacak yargılama sonunda tespit edileceği anlaşılmakla yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı kanaati ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.\"  gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; alacağın varlığına kanaat edinilmiş  olmasının yeterli olduğunu, yaklaşık ispat için delil sunulmasının  yeterli olup alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesinin aranmadığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için “alacağın yargılamayı gerektirmemesi” şeklinde bir koşulun da Kanun'da öngörülmediğini, davalı borçlu şirketin ikametgahını değiştirme ve mallarını kaçırma işlemine başladığının haricen öğrenildiğini,  normal takibin ve huzurdaki davanın sonuçsuz kalma ihtimalinin yüksek olduğunu, cari hesabı oluşturan ve icra takip tarihi itibariyle vadeleri gelmiş faturalara ilişkin alacağın varlığına yönelik yaklaşık ispat koşulunun  davalı borçlu şirkete ait BA formları ve müvekkili şirkete ait BS formlarının ilgili vergi dairesinden temin edilmesiyle sağlanacağını,  ilgili vergi dairelerinden temin edilecek BA/BS formlarının yaklaşık ispat koşulunu sağlayacağının içtihatlar ile de kabul edildiğini, ilk derece mahkemesince  söz konusu belgeler temin edilmeden, bir başka deyişle yaklaşık ispat koşulunu sağlamalarına  rağmen eksik inceleme ile ihtiyati haciz talebinin  reddine karar verildiğini,  ilgili vergi dairelerinden celp edilecek Ba Bs formlarının temini akabinde yaklaşık ispat koşulu da sağlanacağından ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini gerektiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz verilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma ilişkisinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan  ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca  iptali istemine;  istinaf,  ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş;  bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili; davalı ile davacı arasında bir kısım ticari malların karayoluyla taşınması konusunda anlaşmaya varıldığını,  davacının malları  anlaşmaya uygun şekilde taşıdığını,  bu sebeple davalıya düzenlenen faturaların  davalı yanca kaydedildiğini, itiraz edilmediğini, ancak davalının cari hesapta  görünen borcunu ödemediğini ileri sürerek, takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmış, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yaklaşık ispatın sağlanamadığı, alacağın varlığı ve muacceliyetinin yargılamayı gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK'nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafça alacağın varlığına dair ve ihtiyati haciz kararı verilmesini sağlayacak kanaat verici delil sunulamadığı, mevcut delillerin yaklaşık ispata yeterli olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, tarafların ilgili vergi dairesinden istenecek BA/BS formlarının temin edilmesi halinde alacağın yaklaşık olarak ispat edileceğini  ileri sürmüş, dava dilekçesinde  bu formlara delil olarak da dayanmıştır.  Ancak dosya UYAP sisteminden yapılan incelenmesinde tarafların BA/BS formlarının bulunmadığı görülmektedir.  Bu aşamada ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmakta olup  yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında bu aşamada dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler yaklaşık ispat için yeterli kabul edilecek nitelikte olmayıp ilk derece mahkemesince verilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Buna göre  davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir.Her ne kadar mahkemece, ''talebin yargılamayı gerektidiği '' şeklinde yasada yer almayan bir gerekçeyle talep reddedilmiş ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.   Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen  tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair  aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 20.01.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.05.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c36295dfc75e98c","SID":"90b23b70290cc0d0"}}