{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br>KARAR TARİHİ\t:  <br><br>DAVACI\t:  <br>DAVALI\t: <br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 06/06/2024   <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/06/2024  <br> <br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen ticari mal alışverişi neticesinde davalıdan olan alacağının tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibini başlatıldığını, davalı tarafça haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz edilmek suretiyle takibin durdurulduğu, alacağın taraflara ait ticari defterlerde kayıtlı olup yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazının iptaline, icra takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 08/11/2017-05/04/2019 tarihleri arasında davacıya ait yağ ürünlerinin satın alınması ile ilgili başladığını ve sona erdiğini, müvekkilinin davacıya 05/04/2019 tarihinden itibaren yağ alımını keseceklerini beyan etmesi üzerine  davacının iskontolu ürün verdiğini, yağ alımını kesmesi halinde geçmişe dönük olarak toplam iskonto tutarını iade etmesi gerektiği beyan ettiğini, müvekkilinin faturada belirtilen ürün veya cihazları (lift, yağlama sistemi, pompa,tabanca,makara) satın almadığını, davacı tarafça düzenlenen faturaya süresi içinde itiraz edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>          <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın, itirazın iptali davası olduğu, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkin 2017 yılı içerisinde başlayıp 2019 yılları arasında devam ettiği ve taraflar arasında yağ alım satımı konusunda anlaşma bulunduğu, davacı tarafça faturalandırılan ürünlerin davalı tarafça ödendiği esasen taraflar arasında bu konularda ihtilaf bulunmadığı ancak ticari ilişkinin başlangıcında davacı tarafça davalıya sevk irsaliyesi karşılığında teslim edilen 2 adet araç yağlama sistemleri ile 1 adet lifte ilişkin olarak ve ticari ilişkinin sona ermesi üzerine bu malların davacıya iadesi gerekip gerekmediği ya da bedelinin ödenip ödenmeyeceği konularında toplandığı, taraflar arasında makinelerin başlangıçta davalıya bila bedel/bedelsiz olarak teslim edildiği, anılan tarih itibariyle kesilen herhangi bir faturasının ya da karşılığında yapılan ödemesinin söz konusu olmadığı da taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp taraflar arasındaki ticari defterlerde de aksine bir kayıt bulunmadığı, ticari ilişkinin sonlanması üzerine ise 15/05/2019 tarihinde 25.000,00 TL olarak faturalandırıldığı, faturanın davalı yana gönderildiği davalı yanca ise faturanın kabul edilmeyerek noter ihtarnamesi ile iade edildiği, taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcında ya da devamında yani en geç sonlanmasına kadar başlangıç ya da bedelinin fatura edilerek ödeneceği veyahut davalının belli bir miktar yağ alımı ya da davacı ile belirli bir süre çalışması karşılığında bu malların mülkiyetini edinebileceği, bu koşulların gerçekleşmemesi halinde ise iadesinin gerekeceği yönünde de taraflar arasında yapılmış bir yazılı anlaşma bulunmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin bir kez kurulduktan sonra sözleşme koşullarının ne olduğu konusunda tanık dinlenmesi mümkün olduğu, mahkemece dinlenen tanık beyanları uyarınca sözleşmenin belirli bir süre devamı ya da belirli bir miktar yağ alımı karşılığında dava konusu makinelerin verildiğine aksi halde iadesi ya da bedelinin ödenmesi gerektiğine dair hususların davacı tarafça ispat edilemediği, aksine davalı taraf tanıkları aynı sektörde çalışan ve davacı firma ile aynı şartlarla çalışmış tanıklar olup davalı tanıklarının anlatımlarına ve davacı tanıklarının da buna uygun düşen anlatımlarına  itibar olunarak davalının davacıdan çalışılan dönem ile ilgili gerekli alımları yaptığı ve bedelini ödediği, çalışma süresi ile ilgili herhangi bir taahhüdünün bulunmadığı, ticari ilişkinin bitiminde ise başlangıçta bedelsiz olarak verilen makine ürünlerinin iade edileceğine dair bir anlaşmalarının bulunmadığı anlaşılmakla makinelerin iadesi gerektiğinden söz edilemeyeceğinden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, davalının faturayı iade etmiş olmasının faturanın geçersiz olduğu sonucunu doğurmadığını, müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olup davalı şirketten alacaklı olduğunun sabit olduğunu, fatura konusu ürünlerin davalında olduğunun sabit olup davalının önce malları satın almadığını iddia ettiğini daha sonra ise malların hediye edildiğini ileri sürdüğünü, fatura konusu yağlama sistemi ve araç kaldırma lifinin davalıya hediye olarak değil, yapılan işin karşılığı olarak kullanım amaçlı verildiğini, işin sona ermesi ile iadesi kararlaştırılan ürünlerin iade edilmemesi üzerine fatura kesilerek bedellerinin talep edildiğini, davalı tanıklarının mahkemeyi yanıltma kastı ile gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, tarafların ticari defterlerinin yasaya uygun tutmuş olsalar bile iki tarafın defterleri birbirine aykırı ise ticari defterlerin delil vasfı kazanmayacağını, ilgili ürünlerin satın alınmadığını beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İtirazın iptaline konu Bursa.... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı 25.000,00 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı,  takibin yasal süresi içerisinde davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine durduğu, hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. <br>Davacı taraf, davalı taraf ile 2017 yılı Kasım ayından itibaren 5 yıl boyunca bayisi olduğu Rexoil Madeni Yağlarının satın alınması konusunda anlaşma yaptıklarını ve anlaşma uyarınca davalıya faturaya konu 1 adet lift ve 2 adet yağlama sistemlerinin teslim edildiğini, ticaretin 5 yıldan önce kesmesi durumunda söz konusu lift ve yağlama sistemlerinin geri verileceği veya fatura edileceği konusunda anlaştıklarını,  2019 yılı Mart ayında davalı tarafın  kendileri ile çalışmayacaklarını bildirdiğini, akabinde anlaşma gereği lift ve yağlama makinesinin davalı taraftan iadesinin talep edildiğini ancak iade etmeyeceklerini beyan etmeleri üzerine söz konusu makinelerin fatura edildiğini ileri sürmektedir. <br>Davalı taraf ise davacı tarafından satılan yağ ürünlerinin 5 yıl süre ile satın alınacağına dair aralarında herhangi bir sözleşme olmadığını, bu nedenle de müvekkilinin davacıya herhangi bir iade yükümlülüğü ya da cezai şart ödeme borcu bulunmadığı aksine taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davacının elinde buluna eşantiyon ürünleri bilabedel teslim ettiğini savunmaktadır. <br> Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).   <br>Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu konusunda ve dava konusu faturada yer alan ürünlerin davalının elinde bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup davacı taraf, ürünlerin davalıya ticari ilişkinin 5 yıl boyunca sürmesi karşılığında verildiğini, 5 yıldan önce ticari ilişkinin sona ermesi durumunda lift ve yağlama sistemlerinin iade edileceği veya fatura edileceği konusunda tarafların anlaştıklarını ileri sürmekte ise de; davalı tarafça bu husus inkar edilmekte olup davalının ürünlerin bila bedel verildiği savunması vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) niteliğinde olduğundan ispat yükü davacı tarafa aittir. Diğer yandan dava konusu faturanın miktarı nazara alındığında bu iddianın HMK'nın 200 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği senetle ispat olunması gerekir. <br>Davacı tarafça düzenlenen satım faturasının davalı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için HMK'nın 222/3. maddesinde aranan koşulların somut olayda mevcut olmadığı, bu suretle davacının ticari defterlerin lehine delil teşkil etmediği anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, dosya kapsamı uyarınca, davacı taraf, iddiasını yazılı deliller  veya yemin, ikrar ve ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispat edememiş olup her ne kadar mahkemece gerekçeli kararda tanık deliline de itibar edilmiş ise de, davacı tarafın iddia ettiği vakıayı yazılı şekilde ispat edemediği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.   <br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.     <br><br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,     <br>2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,      <br>3-)\tİstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-)\tİstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 06/06/2024       <br>\t\t\t\t\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imza <br>...<br>Üye -...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imza <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24cc8ac81fd9bbe5","SID":"1ff38ca5adaad33a"}}