{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  <br>TARİHİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br><br>DAVACI\t:  <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br><br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 11.06.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.06.2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 19/03/2007 ile 25/09/2007 tarihleri arasında dava dışı ...  Ltd, Şti.'nin ortağı olduğunu, bu tarihlerde ortağı oldukları şirketi temsilen ve kendileri asaleten ........ A.Ş. İle genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden kullanılan kredi borçlarının ödendiğini, akabinde, müvekkili ile dava dışı ortağın 25/09/2007 tarihinde ortağı oldukları şirket paylarını devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, yeni ortakların banka ile imzaladıkları genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun ödenmediğini, bunun üzerinde bankaca eski ve yeni ortaklar ile asıl borçlu hakkında takip yapıldığını, ancak söz konusu borçtan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin üzerinde imzası bulunmayan sözleşmeden kaynaklanan ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine, müvekkilinin maaşından yapılan ve yapılacak tüm kesinti bedellerinin istirdatına, davalı aleyhine  %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile; davaya konu takibin Bursa.... İcra Müdürlüğü'nün  .. Esas sayılı dosyasının yenilenerek ..Esas sayılı numarasını aldığını ve icra takip işlemlerine devam edildiğini, davacı taraf ilgili icra dosyasının takibe konu olan borcun ödendiğini söylese de .........A.Ş.'na ödeme yapıldığı tarihi ve belgeleri sunmadığını, müvekkili şirketin ilgili icra dosyasının tüm hak ve alacaklarını .. A.Ş.'den devraldığını, ilgili icra dosyasına temlik alınan tarihten önce hiç bir haricen ödeme bildirimi olmadığını,  dolayısıyla müvekkili şirketin maaş haczinden yapılan ödemeler ve harici ödemelerin hukuka uygun ve hakkı olan bir miktar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, dosya kapsamı deliller, alınan bilirkişi raporu uyarınca; kefelet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan  818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. Maddesi \"Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır.\" şeklinde olup, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılmasını ve sorumlu olunacak miktarın belirlenmesini sıhhat şartı olduğunu, davaya konu sözleşme incelendiğinde, davacının kefalet sözleşmesinde yalnızca imzasının ve isminin bulunduğu, azami miktar belirtilmediği, dolayısıyla davacının kefaletinin geçersiz olduğu, davacının dava tarihine kadar maaşından kesilen tutar için ayrıca bilirkişi incelemesine gerek görülmeyerek icra dosyası içerisindeki tahsilat makbuzlarından ve tahsilat tarihlerinden hareketle tespit edilen  18/12/2019 tarihli 867,07.-TL’nin ve 17/01/2020 tarihli 980,04.-TL'nin istirdatına dava tarihinden sonraki tutar için hesaplama yapılmayarak davacının borçlu olmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemece kefilin sorumlu olduğu azami miktar belirtilmediği gerekçe yapılmış ise de; kredi sözlemesinde faiz oranlarına dair bilgilendirme yapıldığını, davacının imzasının bulunduğu sözleşmede doğmuş doğacak borçların kefalet kapsamında olduğunun belirtildiğini, miktar olmamasının kefalet olmadığı anlamına gelmeyeceğini, ortaklık değişiminden bankanın haberdar edilmediğini maddi hata içeren bilirkişi raporuna yönelik itirazları hususunda rapor alınmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, genel kredi sözleşmesine kefalet nedenli yapılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile yapılan ödemenin istirdatı istemine yöneliktir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın  kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda; Bursa .. İcra Müdürlüğünün .......... esas sayılı takip dosyası üzerinden dava dışı asıl borçlu şirket ile imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağının tahsiline yönelik asıl borçlu ve davacının da içinde yer aldığı gerçek kişilerin kefaletine dayalı icra takibi yapıldığı, davacı, asıl borçlu şirketteki hisselerinin devri sonrası imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediye kefaletinin bulunmadığı nedenli eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporu uyarınca; temlik eden banka ile dava dışı şirket arasında 22/03/2007 ve 22/10/2007 tarihli kredi sözleşmelerinin bulunduğu, takibe konu alacağın 22/10/2017 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklandığı, davacının söz konusu kredi sözleşmesine kefaletinin bulunmadığı, öte yandan davacının 22/03/2007 tarihli kredi sözleşmesinin müteselsil kefil hanesinde ise isim ve imzasının bulunduğu, ancak sözleşme içeriğinde ve kefalet hanesinde miktara dair herhangi bir kaydın yer almadığı anlaşılmaktadır. <br>Kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesine göre; kefaletin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın gösterilmesine bağlıdır. Kefalet limiti, sözleşmede belirtilmemiş olmakla birlikte sözleşme içeriğinden kefilin sorumlu olduğu azami miktar anlaşılabiliyorsa, kefaletin geçerli olacağı 12/04/1944 tarih 14/13 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile kabul edilmiştir.<br>Bu itibarla, takibe konu borcun davacının kefil olarak imzası bulunmayan sözleşmeden dolayı kullandırılan kredilerin ödenmemesinden kaynaklanması, davacının kefaletinin bulunduğu sözleşmede sorumluluğa dair azami miktarın yer almaması, sözleşme içeriğinden de azami miktarın anlaşılamaması karşısında davacının takibe konu borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla yerel mahkeme bu yönlü kabulünün isabetli olduğu davalı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. <br>Ancak İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/6. maddesi uyarınca menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması yahut ihtiyati tedbir kararının kaldırılması nedeniyle, dava sırasında borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davası kanunun açık hükmü gereği (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür. Bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder, davacının talep sonucunu değiştirmesi için ıslah yoluna başvurmasına ya da karşı tarafın (alacaklının) muvafakati gerekmez. <br>Bu halde; dava ve takip konusu borcun dava sırasında maaştan yapılan kesinti ile ödenen miktarının tamamının kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceği, dolayısıyla dava tarihinden sonraki ödemelerin de istirdatına karar verilmesi gerekirken, dava tarihi ile sınırlı istirdat hükmü kurulması ve bu yönde gerekçe oluşturulması doğru değil ise de; istinaf edenin sıfatı itibariyle bu husus kaldırma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.  <br>Açıklanan bu nedenlerle davalı .... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>1-Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.601,39 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.542,09 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Karar harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 11/06/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imza <br>...<br>Üye -...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imza <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a62cc4e51e5d7c06","SID":"80f4851f5a3bb5b0"}}