{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1625 <br>KARAR NO: 2025/744<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>NUMARASI: 2023/456 Esas - 2024/261 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/04/2013 tarihinde kaldırımda servis aracı bekleyen davacıya, davalı ....'ın maliki olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarparak ağır yaralanmasına neden olduğunu, aracın emniyet şeridinde ters istikamette seyretmekte iken müvekkiline çarptığını, bir an için olayın davalı ...'un iddia ettiği gibi plakası tespit edilemeyen bir aracın kendisine çarpması nedeniyle meydana geldiği varsayılırsa bu takdirde 5684 sayılı SK m.14 f.2/a ve G.H.Yön. m.9 f.1/a hükümleri gereğince davalılardan ...nın sorumluluğunun doğacağını, olay nedeniyle başlatılan soruşturma neticesinde Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/808 Esas sayılı dosyası ile yapılan kovuşturmada davalı ...'un kusuru ve suçu sabit görülerek taksirle yaralamaya sebebiyet vermekten cezalandırılmasına karar verildiğini, davacı müvekkilinin kaza tarihinde aldığı en son aylık ücretin net 1.400,00TL/ay (Brüt 1.958,29TL/Ay) olduğunu, davacı müvekkilinin tedavi gördüğü süre boyunca çalışamadığını,  bir ay yatağa bağlı yaşadığını,  uzun süre tedavi gördüğünü ve vücudunda kalıcı sakatlık oluştuğunu belirterek  davalılardan ... ve ... Sigorta A.Ş, poliçe azami teminat bedelleri ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla, 3.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere103.000,00 TL tazminatın davacı ...'a, 50.000,00 TL manevi tazminatın davacı ...'a miktarın belirlenmesi davacıdan beklenebilecek nitelikte olmadığından ve ancak bilirkişi hesaplaması neticesinde belirlenebileceğinden fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 153.000TLnin   olay tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili  ıslah dilekçesi ile talebini   298.308,48  TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev ve husumet itirazında bulunduğunu, kısmi dava açılamayacağını, dava konusu kazaya sebep olan aracın poliçesinin mevcut olması nedeniyle yeni yasa kapsamında müvekkili kurumun sorumluluğunun sona erdiğini  belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev ve yetki yönünden itiraz ettiklerini, belirlenebilir kalemler sebebiyle kısmi dava açılamayacağını, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, müvekkili ...'un olayda tamamen kusursuz olduğunu, plakası tespit edilemeyen ve hatalı, kusurlu ve ani olarak sağa girişi yasak yere giriş yapmaya çalışan araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu, davacının aylık gelirinin SGK'dan sorulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalı davalının kusuru oranında limitlerinin sınırlı olduğunu, kazaya ilişkin kusur tespiti ve davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik talebine ve tedavi giderleri talebine ilişkin itirazlarının bulunduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafından ispatı gerektiğini, dosya kapsamında kazanın plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir araç nedeni ile meydana geldiğine ilişkin davacı ifadesinden başkaca herhangi bir belge bulunmadığını, ıslah tarihi itibari ile zamanaşımına uğrayan taleplerinin reddi gerektiğini, davacıya yapılan geçici iş göremezlik tazminatı ödemesinin güncel değeri hesaplanmadan tenzil edilmesi çıkarılması hatalı olduğunu, davacı yan dava dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talep etmemiş olmakla talep edilmiş olsaydı dahi; geçici iş göremezlik tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olabileceğini yine kazanın meydana geliş şekli ve zamanı kazanın bir iş kazası olduğunu açık şekilde gösterdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"1-Davacının ..., ..., ... Sigorta A.Ş. ve ...na yönelik açtığı maddi tazminat davasının ... tarafından yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kısmen kabulü ile; 2.078,42-TL geçici iş göremezlik zararı ve 216.215,82 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 218.294,24‬ TL 'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 30.04.2013 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden (sigorta poliçesi teminat miktarı olan 500.000 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 03.02.2015 tarihinden itibaren , davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden (sigorta poliçesi teminat miktarı olan 500.000 TL ile sınırlı olmak üzere) 15.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı ...’un yapmış olduğu ödemelerin infaz aşamasında gözetilmesinde 1-Davacı ...'ın davalılar ... ve ...'a yönelik açmış olduğu manevi tazminat davasının ... tarafından yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı ...'ın davalılar ... ve ...'a yönelik açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, \" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usuli Müktesep hak oluşmadığını, hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerektiğini, tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması hatalı olduğunu, öte yandan kaldırma sonrası yapılan yargılamada müvekkilinin ücreti gerçek ücretin altında SGK kayıtları baz alınarak yalnızca asgari ücret aldığı kabulü ile hesaplama yapıldığını, bu hesaplama da hatalı olduğunu, bu sebeple mahkemece tanık deliline dayanılmasına rağmen tanıklarının dinlenmeden karar verildiğini, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömür hesabı hatalı olduğunu, pasif dönem hesabında asgari ücretten gelir vergisi tenzil edilerek hesaplama yapılmış olması da hatalı olduğunu, davalılar ... ve ... ilk kararı istinaf etmemiş olmasına rağmen lehe hükümler uygulanmadığını, bu sebeple ilk karar ile davalılar aleyhine toplamda 298.308,48 TL maddi tazminat ödemesine hükmedildiğini, son karar ile de bu rakam davalılar lehine 218.294,24 TL olacak şekilde hüküm kurulduğunu, bu yönüyle de karar yasa ve usule aykırı olduğunu, alacak kalemlerine yasal faiz işletilmiş olması hatalı olduğunu, avans faizi işletilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin kısmen ret edilmiş olması hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu,kusur raporu ile sigortalı araç sürücüsünün %30 kusurlu olduğu sabit olmasına rağmen, kusuru oranında sınırlı tutulmamış olması nedeniyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, hüküm kısmında \"davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi limitleriyle sınırlı olarak\" sorumluluğuna hükmedildiği belirtilmişse de müvekkil şirketin tarafından tanzim edilen 04.06.2012 - 04.06.2013 vadeli ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesine göre teminat limiti 250.000,00 TL olduğunu, bu bağlamda müvekkil şirketin sorumlu olabileceği tutar 250.000,00 TL ve buna bağlı feriler olduğunu, Yerel mahkeme tarafından hükümde teminat limitinin TL karşılığına yanlış yer verilmiş olması ve ferilerinin poliçe teminat limiti dikkate alınarak belirlenmemiş olması hatalı olduğunu, ilamın icra edilmesi aşamasında karışıklığa yol açarak müvekkilinin teminat limitinin çok üzerinde tazminat ödemesi yapmak zorunda kaldığını, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemenin 2015/96 Esas - 2018/1154 Karar sayılı ilk verilen hükmün  davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2019/675 Esas ve 2021/553 Karar sayılı kararı ile \" ...  davalı ... vekilinin maluliyet raporuna, davalı sigorta şirketlerinin geçici iş göremezlik tazminatı yönünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığına,  davalı  ... vekilinin geçici  iş göremezlik tazminat talebi bulunmadığına, tazminat miktarının yanlış yazıldığına, manevi tazminat miktarına,  faizin türüne ve  faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazlarının reddine,...  Dava dilekçesinde davacının tekstil ustası olarak çalıştığı ve işyerinden istenen bordrolar ve SGKya yatırılan primlerden asgari ücret üzerinden yatırıldığı halde, 25 yıllık çalışan olduğu bu nedenle emsal ücret araştırmalarının ortalaması alınarak asgari ücretin 1.46 katı oranına göre hesaplama yapılması ve hükme esas alınması doğru olmamıştır. ...\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin  2021/374 Esas - 2022/646 Karar sayılı ikinci verilen hükmün  davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine Dairemizin  2022/2366 Esas ve 2023/658 Karar sayılı ilamı ile: \"Dairemiz kararı doğrultusunda gelirin  asgari ücret üzerinden hesaplama  yapılmış olması doğru  ise de, ilk kararda hükme esas alınan 02.08.2018 tarihli aktüerya rapor tarihindeki  asgari ücrete ilişkin veriler dikkate alınması yerine  güncel asgari ücrete ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrün  belirlenerek  yapılan hesaplamadaki tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. O halde,  İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılması gereken, usuli kazanılmış hak kuralı gereğince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda güncel hesaplama yapılmış olmasının usuli müktesep hak ilkesine aykırı olup kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi rapor tarihinde geçerli  asgari ücret üzerinden ve bakiye ömür süresinin de PMF 1931 yaşam tablosuna göre  hesaplama  yapılması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek  karar verilmesi olmalıdır. Kabule göre, İlk Derece Mahkemesince kurulan  hükümde davalı  sigorta şirketinin ve davalı ...nın  poliçe limiti ile sorumlu olduğu yazılı olmakla birlikte poliçe limitinin açıkça gösterilmemiş olması, yine sigorta limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre  harç ve yargılama giderinin hesaplanmamış olması, avukatlık ücretinin de poliçe limiti üzerinden hesaplanmamış olması ve karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre vekalet ücreti belirlenmemiş  olması  doğru  olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince davalı ...’un yapmış olduğu ödemelerin infaz aşamasında gözetilmesine karar verildiği ancak yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kabulüne  karar verilmesi gerektiğinin  gözetilmemiş olması da doğru olmamıştır. \"gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda alınan aktüerya bilirkişi ek raporunda ilk hükme esas  rapor/hesap tarihi kabul edilerek, 02.08.2018 tarihi, asgari ücret üzerinden gelir ve PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant yöntemine göre, aktif dönemlerde AGİ dahil pasif dönemde dahil edilmeden hesaplama yapılmış olmasına göre davacı vekilinin aktüerya  raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. İlk kararı maddi tazminat miktarı bakımından istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yönde) hususu dikkate alındığında, istinaf kaldırma kararından önceki rapor tarihi verileriyle hesaplanan tazminata hükmedilmesin Yine mahkemenin ikinci kararına davalılar ... ve ... vekili'nin istinaf başvurusu bulunduğundan davacı vekilinin usuli kazanılmış hak gereği  298.308,48 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir. Dairemizce verilen kararda; manevi tazminat, maluliyet raporu ve faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine, asgari ücrete ve yine davalı ... vekilinin zamanaşımına  ilişkin  istinaf itirazları değerlendirilerek karar verildiğinden  yeniden aynı sebeplere dayanan istinaf itirazları  yerinde görülmemiştir.  Dosya kapsamından kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun ve%70 oranında kusurlu  olduğu ispat edildiğinden aksi yöndeki davalı ... vekilinin  istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Dairemiz kararında, davacı vekilinin 19.10.2018 tarihli ıslah dilekçesinde maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen talep edildiğinden bu şekilde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediğine ilişkin karar verildiğinden kusur oranında tazminata karar verilmesi gerektiğine ilişkin davalı ... sigorta vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ve geçici iş göremezlik tedavi gideri kapsamında değerlendirilemeyeceğine  ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin   2019/5147 E. ve   2020/7081 K., 2020/1864 E. ve  2020/6061  sayılı kararı). Kabule göre, İlk Derece Mahkemesince kurulan  hükümde davalı  sigorta şirketinin ve davalı ...nın  poliçe limiti ile sorumlu olduğu yazılı olmakla birlikte poliçe limitinin kaza tarihine göre 250.000 TL olmasına karşın  500.000 TL olarak limit belirtilmesi doğru olmamış, İlk Derece Mahkemesi kararı sigorta şirketlerinin poliçe limit miktarı  yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. Ancak limit belirlenirken işlemiş faiz, vekalet ücreti yargılama giderleri dahil edilemeyeceğinden bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Bu nedenle; davacılar vekili, davalı ...nın istinaf başvurusunun reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine,Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: A-1-Davacının ..., ..., ... Sigorta A.Ş. ve ...na yönelik açtığı maddi tazminat davasının ... tarafından yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜ ile; 2.078,42-TL geçici iş göremezlik zararı ve 216.215,82 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 218.294,24‬ TL 'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 30.04.2013 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden (sigorta poliçesi teminat miktarı olan 250.000 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 03.02.2015 tarihinden itibaren , davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden (sigorta poliçesi teminat miktarı olan 250.000 TL ile sınırlı olmak üzere) 15.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davalı ...’un yapmış olduğu ödemelerin infaz aşamasında gözetilmesinde B-1-Davacı ...'ın davalılar ... ve ...'a yönelik açmış olduğu manevi tazminat davasının ... tarafından yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KISMEN KABULÜ ile; 40.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacı ...'ın davalılar ... ve ...'a yönelik açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 10.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 18.327,18-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 523,24-TL peşin harç ve 1.968,12 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 15.835,82-TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 27,70-TL başvurma harcı, 523,24 TL peşin harç ve 1.968,12 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,5-Davacı ... tarafından yapılan toplam 3.625,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.169,77-TL'sının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına6-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan toplam 400,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 160,62-TL'sının davacılardan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, bakiye kısmın davalı ... Sigorta A.Ş. üzerinde bırakılmasına,7-Davalı ... tarafından yapılan toplam 214,50-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 86,13-TL'sının davacılardan tahsili ile davalı ...'na verilmesine, bakiye kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına,8-Davalı ... tarafından yapılan toplam 50,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 20,08-TL'sının davacılardan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, bakiye kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat yönünden; 9-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 34.744,14-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,10-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Manevi tazminat yönünden; 11-Davacı ... taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,12-Davacı ... taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 13-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,14-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ya verilmesine, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, c-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 18.327,18 TL harçtan peşin alınan 4.581,8‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.745,38‬ TL harcın davalı ...ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacılar ile davalı ...nın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2433bc90b383acdc","SID":"85ab71425ff550f8"}}