{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: <br>TARİHİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br><br>DAVACI\t: .... <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>DAVALI\t: ... -   ... -  <br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t:  <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  <br>Bursa ..Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarih,... Esas,..Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin aslen mermer kesiminde kullanılan su jeti adı verilen bir makine üreticisi olduğunu ve bu makineden davalıya sattığını, ancak bu satış akabinde garanti dışı veya süresi dolmuş aksamlara verilen servisler ve parça değişimi nedeni davalıdan alacaklı olduğunu, bu ihtilaftan kaynaklı olarak taraflar arasında Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Esas nolu dosyasında itirazın iptali davasının görüldüğünü, ancak bu davadan sonra müvekkilinin mermer firmalarına hiçbir satış yapamadığını ve 2017 yılı boyunca hemen hemen hiçbir makine satışı gerçekleşmediğini, bu nedenle müvekkili imalatçı firmaların kendisinden neden makine almadığı hususunda araştırma yapma ihtiyacı duyduğunu, müvekkili firmanın bu yalan haber ve kötüleme eyleminden zarar gördüğünün çok açık olduğunu, ticari itibarın zedelendiğini ileri sürerek 100.000 TL manevi tazminatın davalının son haksız paylaşım yaptığı 15/10/2016  tarihinden bu yana işletilecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davacının manevi tazminata esas eylemlerin müvekkili tarafından yapılmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin davacıdan satın aldığı makineden mağdur olduğunu, bunula ilgili olarak taraflar arasında görülmekte olan davanın olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin herhangi bir eylemi ve kusurunun da olmadığını, dava konusu olayın da kimin tarafından yapıldığının tam olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından  whatsapp uygulaması ile mermerciler formunda paylaşımları sebebiyle zararın varlığı yönünden davacının ticari defterlerinin incelendiği, davalı tarafından whatsapp uygulamasında yapılan paylaşılan düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırında kaldığı, şirket tüzel kişiliğine yönelik ticari itibarını zedeler nitelikte bir saldırı ya da manevi tazminatı gerektirir bir husus bulunmadığı kaldı ki davacının ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının paylaşımı sebebiyle davacının karlılık oranında  açık bir azalma olmadığı ve  zararının bulunduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davalı firmanın  mermerciler whats up forumlarına ve mermerciler facebook forumlarına müvekkili ile ilgili yalan ve küçültücü, itibari zedeleyici haberler yazmış ve paylaşımlar yaptığını, müvekkilinin bu yalan haber ve kötüleme eyleminden zarar gördüğünü belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Dava, haksız rekabete dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut olayda; davacının mermer sektöründe kullanılan mermer kesme makinelerin üreticisi olduğu, davalıya satışı yapılan makineden dolayı davalıya verilen garanti dışı hizmet ve parça değişimlerinden dolayı taraflar arasında uyuşmazlık ortaya çıktığı, bu hususla ilgili olarak  Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas nolu dosyasında itirazın iptali davasının olduğu, davalı şirket çalışanı olan ve servis formlarında davalı adına yetkili olarak imza atan...... tarafından whatsapp uygulaması ile mermerciler formunda 06/09/2016 tarihinde yapmış olduğu paylaşımda; “Sevgili ....... olarak yaklaşık 2 yıl önce Bursa'da imal edilen mavijet firmasından waterjet aldık. Makinanın bir KMT kopyası olduğunu biliyorduk. Yerli ve bir Bursa firması olduğundan büyük oranda desteklemek amaçlı yabancı muadilleri ile hemen hemen aynı paralarla aldık makinayı. Getirdiler kurdular ve kuruş o kuruş. Makina almamış dert satın almışız. 2 yıldır makina 1 saat çalıştıysa 3 saat durdu parça bekledi arıza verdi, işlerimizi aksattı. Arkadaşlarımızın makinalarına 10 bin saati geçmesine rağmen daha anahtar değmemişken bizim makina daha  1000 saatte iki gömleği birden patlattı. Her ne hikmetse makinanın her yerine 2000 saat garanti veren firma gömleklere (intensifier) 1000 saat garanti vermiş. Bize tam 35.000 TL fatura çıkardılar. Öncesinde 7 yıllık waterjet tecrübemiz olmasa kullanım hatası diye yüklenecekler - ki denemesini de yaptılar - Bunun dışında CNC kısmında da arızalar oldu ve her seferinde paçayı temin ettikleri firmaları suçladılar. Düşünün bir araba alıyorsunuz diyelim Tofaş, karbüratör arıza yapıyor ve Tofaş da diyor ki biz üretmiyoruz karbüratörü Brezilya'dan alıyoruz. Sonuç olarak bu makinayı alarak ciddi maddi ve işgücü kaybımız oluştu. Şu an mahkemelik durumdayız ve bize 1 yıldan fazladır servis vermiyorlar. Almayı düşünürseniz 1000 kere düşünün. Satın alan firmaları arayın (onlar vermezse ben size veririm) sözleşmenizi bir avukata okutun vs” şeklinde paylaşımda bulunduğu dosya kapsamından sabittir.<br>Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Arkan, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2018, s. 350.).<br>Hem 6762 sayılı TTK’de hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6102 sayılı TTK) haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Olay ve dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nin 54. maddesinde haksız rekabete ilişkin amaç ve genel hükme yer verildikten sonra, aynı Kanun’un 6102 sayılı TTK’nin 55. maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350.).<br> Bu  anlamda,  uyuşmazlığın  kapsamı  itibariyle  6102  sayılı  TTK’nin  55/1-1 maddesinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır.<br>6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a) maddesi gereğince; “Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek” haksız rekabettir.  Buradaki “kötüleme” kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir. <br>Görüldüğü üzere kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bir beyanın (açıklamanın) olması; bu beyanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekir. <br>Yanlış beyan, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan,  mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Lüzumsuz yere incitici beyan ise içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır (Suluk, Cahit/Karasu, Rauf/Nal, Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2017, s. 428.). <br>TTK 57.maddede çalıştıranın sorumluluğu düzenlenmiştir. 1.fıkrada, haksız rekabet fiilinin hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmesi halinde 56.maddenin 1.fıkrasının a,b ve c bentlerinde yazılı davaların çalışanlara karşı da açılabileceği belirtilmiştir. Açılacak bu davalar dolayısıyla çalıştıran BK m.66’da öngörülen kurtuluş beyyinesinden yararlanamaz. Buna karşılık çalıştıran aleyhine açılacak tazminat davaları BK m.66’ya tabidir.  <br>Somut olaya gelince, davalı çalışanı tarafından  whatsapp uygulaması ile mermerciler formunda yapmış olduğu paylaşımlarında yer alan \"...Makina almamış dert satın almışız. 2 yıldır makina 1 saat çalıştıysa 3 saat durdu parça bekledi arıza verdi, işlerimizi aksattı...bizim makina daha  1000 saatte iki gömleği birden patlattı...Almayı düşünürseniz 1000 kere düşünün. Satın alan firmaları arayın (onlar vermezse ben size veririm) sözleşmenizi bir avukata okutun vs\" gibi ifadelerin TTK m. 55/1-a-l hükmü bağlamında \"..yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla \" kötüleyici nitelikte olup, kişilik haklarının ihlal edildiğinin  kabulü gerektiğinden davacı yararına muhik bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken bu istemin reddi doğru görülmediğinden ilk derece mahkemesinin kararının bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir. <br>Kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği göz önünde tutularak miktar belirlenmelidir. Yani, bu tazminatın miktarı, onun amacına göre belirlenmelidir.<br>Bu durumda, somut olayın özellikleri, tarafların statüsü, kusurun ağırlığı ve  tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, davacı yararına takdiren 10.000 TL manevi tazminatına, faiz türü açıkça gösterilmediğinden en son haksız paylaşımın yapıldığı tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir. <br><br>Açıklanan bu gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne ve HMK 353/1.b.2 md. uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>Davacı vekilinin  istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca   kabulü ile;<br>Bursa...Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarih,....... Esas, ...Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına;<br>1-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalının son haksız paylaşım yaptığı 15/10/2016  tarihinden bu yana işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 683,10 TL nispi karar harcından davanın açılışında peşin olarak alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.024,65‬‬ TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan 1.827,45 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 182,77 TL'si  ile 683,10 peşin harç toplamı 865,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davalı tarafından yapılan 73,90 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7,39 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti tarifesi'nin 10 ve  13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen manevi tazminat nedeniyle 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti tarifesi'nin 10 ve  13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen manevi tazminat nedeniyle 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,<br><br>İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;<br>1-İstinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>2-Davacı tarafından istinaf başvuru aşamasında yapılan 162,10 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 28/06/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>E-imzalıdır. <br>...<br>Üye<br>...<br>E-imzalıdır. <br>...<br>Üye*<br>...<br>E-imzalıdır. <br>...<br>Katip<br>...<br> E-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d70f259a51ceab3d","SID":"54b6948647fb0e7d"}}