{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. BURSA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...) <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t:  <br>NUMARASI\t\t:  <br>KARAR TARİHİ\t:  <br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t <br>DAVALI\t: ...   -...\t <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: <br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafa mal teslim edilerek fatura tanzim edildiğini, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine borcun tahsili için Bursa .... İcra Müdürlüğünün ..........Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>Davalı vekili, arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, müvekkili ile davacı arasında 2016 yılında alım satım ilişkisi kurulmuş olup daha sonraki tarihlerde ticari ilişki kurulmadığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, 01/11/2016 tarihli faturaya konu borcun ödemiş olup durumun ticari defterler ile sabit olduğunu, müvekkilinin dava konusu faturaya istinaden davacı tarafa 30/09/2017 tarihli, 25.000 TL bedelli ... tarafından düzenlenmiş çeki verdiğini,  söz konusu çekin ödeme günü geldiğinde davacı tarafın çek ibraz etmiş olduğu bankadan geri çektiğini, müvekkilinden haricen tahsil edeceğini söyleyerek çek bedelini talep ettiğini, müvekkilinin elden ve nakit olarak davacı tarafa çek bedelini ödediğini, yapılan ödeme neticesinde davacı tarafın çeki müvekkiline iade ettiğini, bunun üzerine çek aslının da bankaya iade edildiğini, takibe konu faturanın bakiye 2.500 TL'sinin müşteri senedi ile  2.500 TL'sinin ise elden ödendiğini, davacı taraf ile yapılan karşılıklı mutabakat sonucu yapılan hesap düzeltme ile müvekkilinin davacı tarafa borcu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı  talebine ilişkin olduğu, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda (davalı tarafın 2016 yılına ait ticari defterlerin taşınma esnasında kaybolduğundan bahisle hazır edilmediği belirtilmekle), davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda taraflar arasında iki fatura dışında başka ticari ilişkinin olmadığı, tarafların 2016 yılı BA-BS formlarının birbirini teyit ettiği, davalı tarafın muavin dökümünün ve davacı şirketin ticari defterlerinin birbirlerini teyit ettiği, davacı şirketin davalı taraftan.........TL alacaklı olduğunun, davacı şirket tarafından.......... TL takip yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı tarafın Bursa ....İcra Müdürlüğünün ................Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan.......... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekili,  arabuluculuk sürecine müvekkilinin davet edilmediğini, anlaşamama tutanağında müvekkile ulaşılamadığı beyan edilmiş ise de müvekkilinin mernis adres sistemine kayıtlı adresinin açık olup bu adrese tebligat yapılmaksızın arabuluculuk sürecinin devam ettirilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin sadece fatura adresine tebligat yapıldığını ve başkaca hiçbir araştırma yapılmadığınından davanın usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazları hususunda ek rapor alınmadan eksik rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu, dava konusu alacağa istinaden davacı tarafa... ait ve ..tarafından düzenlenmiş 0010114 numaralı 30/09/2017 tarihli ve 25.000,00 TL bedelli çekin verildiğini,  müvekkilinin ve davacı tarafın ciro zincirinde  yer aldığını, çek bedelinin davacı tarafa ödendiğini, müvekkili tarafından söz konusu çekin geri alınmış olması ve çek aslının bankaya sunulmuş olmasının davacı tarafa çek bedelinin ödendiğini ispatı olduğunu, taraflar arasında başka ticari ilişki bulunmadığını, faturanın 2.500 TL'si ise müşteri senedi ile davacı tarafa ödendiğini, bakiye 2.500 TL'nin ise elden ödenmiş olup bu ödemenin yapıldığının tanıklar ile  ispatlanmak istendiği halde mahkemece tanıkların dinlenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalı tarafça ödeme yapıldığı savunulan çekin, bizatihi davalı tarafça sunulan kendi muavin defter dökümünde dahi kayıtlı olmadığını, davalı taraf ile müvekkili şirket kayıtlarının birbirini teyit ettiği netice itibariyle müvekkilinin davalından 30.794,79 TL alacaklı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; <br>Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. <br>Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davalı vekili arabuluculuk sürecine müvekkilinin davet edilmediğini, müvekkilinin mernis adresine tebligat yapılmaksızın arabuluculuk sürecinin devam ettirilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de; dava şartı olarak arabuluculukta zorunlu olan unsur arabuluculuğa başvurmak olup arabuluculuğa başvuran tarafın, arabulucunun araştırma ve davet yükümlülüğünü usulüne uygun olarak yerine getirmemesinin sonuçlarına katlanması beklenemeyeceğinden, arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması hâlinde dahi 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk dava şartı gerçekleşmiş sayılır (Bu yönde bkz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 26/04/2022 tarih, 2022/3398 Esas ve 2022/5294 Karar sayılı kararı).<br>Davacı taraf, takip konusu faturaya istinaden alacaklı olduğunu ileri sürmekte olup davalı taraf fatura bedelinin ödendiğini savunmaktadır. Bu savunma itibarı ile malların davalıya teslim edildiği ihtilaf konusu olmaktan çıkmıştır. Teslim aldığı malın bedelini davacıya ödediğini ispat yükü davalıdadır. <br> Yargılama aşamasında davacı tarafın ticari defterleri ile davalı tarafça ibraz edilen muavin defter dökümü uyarınca davalı tarafça davacıya 16/01/2017 keşide tarihli 15.000 TL bedelli ve 24/12/2016 keşide tarihli 10.000 TL bedelli çek verildiği, 24/09/2016 tarihli faturaya istinaden davalıya 25.024,83 TL bedelli mal teslim edildiği, 01/11/2016 tarihli faturaya istinaden ise 37.766,96 TL bedelli mal teslim edildiği, davalı tarafça 30/12/2016 keşide tarihli, 7.000 TL bedelli çek ile ödeme yaptığı ve davacının davalından bakiye 30.794,79 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş olup davalı tarafın davacı tarafa ödediğini savunduğu 30/09/2017 tarihli 25.000 TL bedelli çekin ve yine 2.500 TL bedelli ...'a ait müşteri senedinin davacı tarafın ticari kayıtlarında yer almadığı, davalı tarafın muavin dökümünde de kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.<br> Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı taraf  çek ve senetle ödeme yaptığı, çeki davacıya ciro ettiğini daha sonra davacı tarafça bankaya ibraz edilen çekin davacı tarafça bankadan iade alınarak ödeme karşılığı teslim edildiğini ve bu şekilde çek aslının bankaya iade edildiği, yine müşteriye ait senette tarafların cirolarının bulunduğunu savunmaktadır. <br>Davalı tarafça, 2.500 TL'nin müşteri senedi ile ödendiğini savunulmuş ise de, yargılama aşamasında söz konusu senet bilgilerinin ibraz edilmediği gibi bu hususta dosyaya herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. <br>Ancak davalı tarafın faturaya istinaden davacı tarafa ciro yoluyla devrettiği çeke ilişkin bilgileri ve çek fotokopisini ibraz ettiği anlaşılmaktadır.  Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen çek fotokopisinde ....... ait ... nolu, keşidecisi ......... olan 25.000 TL bedelli çekte davalı tarafın ve davacı tarafın cirosunun yer aldığı, davacı tarafça bankaya takas için verilen çekin ....... tarihinde kurum takasından çekilerek işlemsiz olarak davacıya iade edildiği görülmektedir. Davalı tarafça ibraz edilen çek fotokopisinde ise çekin üzerinin çizilerek iptal edildiği, banka tarafından 12/03/2018 tarihinde teslim alındığına dair banka yazının üzerinde banka kaşesi ve imzanın bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>Buna göre, davalı tarafın ödeme için davacı tarafa verdiği ..... ait .....nolu, keşidecisi ..... olan ..... TL bedelli çekin davacı tarafından iade edildiği, keşide tarihinin değiştirilerek yeniden tedavüle konulduğu ve banka tarafından çek aslının teslim alındığı anlaşılmakla, kambiyo senedinin davacı tarafça iadesi ödemeye karine teşkil etmekte olup söz konusu ödeme kaydının ticari defterlerde yer almaması borcun ödenmediği anlamına gelmez. Ödeme olgusunun ticari defter kayıtları dışında yazılı olarak ispatı mümkün olduğundan ve çekin davacı tarafça iade edildiği nazara alındığında bedelinin tahsil edildiğinin kabulü gerekmektedir. Yine davacı tarafça söz konusu çekin taraflar arasındaki başka bir borç ödemesi için verildiğine dair bir iddia da ileri sürülmediği anlaşılmakla, dava konusu fatura bedeli için verildiğini kabulü gerekmektedir. <br>Bu itibarla, davalı tarafça dava konusu fatura bedelinin bakiye 30.794,79 TL'sinin 10114 nolu,  25.000 TL bedelli çek ile ödendiğinin kabulü ile davanın 5.794,79 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>    I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;   <br>1-) Davanın kısmen KABULÜNE,  davalının Bursa..... İcra Müdürlüğünün..... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 5.794,79 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,<br>2-) Alacak likit olduğundan,asıl alacağın %20'si olan ..... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>3-) Alınması gerekli 427,60  TL harçtan peşin alınan  ...... TL'nin mahsubu ile bakiye ......TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>4-) Davacı tarafından yapılan 785,50 TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 259.21 TL ile 211,36 TL peşin harcın, 54,40 TL başvurma harcı, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 532,77 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-) 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk giderinin haklılık durumuna göre  435,60 TL ücretin davalıdan, 884,40TL ücretin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>6-) Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen  5.794,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-) Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen  11.705,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br><br>8-) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davalı tarafa iadesine, <br>II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davalıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>III-) İstinaf aşamasında davalı tarafça yapılan 162,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,  <br>IV-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>V-)\t6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/06/2024       <br> <br>\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imza <br>...<br>Üye -...<br> e-imza<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imza <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"637613de718a36c4","SID":"5ca7fa6a5936de78"}}