{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/434 <br>KARAR NO\t: 2025/650<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/699 Esas 2022/730 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 15.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20.05.2025<br>\t<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.01.2020 tarihinde davalı ... şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi ve maluliyet yönünden rapor alınması gerektiğini, davalının poliçe limiti ile sınırlı şekilde sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü tarafından tanzim edilen rapora göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %8, tıbbi iyileşme süresinin 120 gün olduğu, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karar karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat yönünden daha önce açılmış bir dava olduğunu, manevi tazminatın bölünemeyeceğini, o dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, cevap dilekçelerinin mahkemece incelenip irdelenmeden karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. \t<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı, iyileşme süresi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı ... ... tarafından, eldeki davayı açmadan önce, sigortalı aracın sürücüsü ... ve aracın işleteni ...’e karşı, manevi tazminat istemi ile dava açtığı, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/374 Esas 2022/581 Karar sayılı dosyasında görülen davada, davanın kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Bahse konu dosyanın davalıları olan araç işleteni ve sürücüsünün, eldeki davanın davalısı olan sigorta şirketi ile birlikte davacının manevi zararından müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle, eldeki davada, hükmedilen manevi tazminatın davalı ... şirketinden tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, açıklanan husus yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre;<br>1-Davanın kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/374 Esas 2022/581 Karar sayılı dosyasında hükmedilen tazminat ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>2- Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.366,20 TL harçtan 85,39 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.280,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 1.056,00 TL sinin davalıdan 264,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacı tarafından yapılan 31,50 TL posta ve tebligat giderinin kabul oranı üzerinden (% 80 kabul) 25,20 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacının dava açarken ödediği 144,69 TL peşin ve başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>6-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davalı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talebi halinde  iadesine,<br> 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvurma harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>3-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,\t\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c1e0c04a7c11956","SID":"8a18f318581ae42d"}}