{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1901 <br>KARAR NO\t\t: 2025/853<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16.03.2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/990 E. - 2022/250 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 29.05.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29.05.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.03.2022 tarih 2018/990 E. - 2022/250 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacı şirketin davalı ... A.Ş.'den ciro ile gelen çekten dolayı 200.000-TL alacaklı olduğunu, bu davalının ticareti terk ederek ödemelerini tatil ettiğini, gayri faal durumda olup adresinin sürekli kapalı olduğunu,  02.01.2017 tarihli devir protokolü ile uyarınca diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin cari alacağına karşılık borçlu davalı ... A.Ş.'nin ticari işletmesini devraldığını, devralan davalının devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu, davalı ... Ltd.Şti.'nin burada yazılı olmayan birçok kalemi de faturalar ile devraldığını, davalı ... Ltd. Şti.'nin diğer davalı ... A.Ş. ile önceden doğmuş cari hesabını fatura bedeli olarak gösterdiğini, her iki davalı şirket arasındaki İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1567 E. sayılı icra takip dosyasının da muvazaalı şekilde açılmış İhracat Ltd. Şti.'ne 11.229.000,00-TL tutarında borçlandırıldığını, belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve dava tarihinden itibaren en yüksek ticari mevduat faizi işlemek kaydıyla, icra takip dosyası alacağının işleyecek faizleri ile bu aşamada 1.000,00-TL nin her iki davalıdan da müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı şirketin diğer davalı borçlu ve dava dışı çek cirantası borçlu ... A.Ş.'nin taşınmazlarına davalı şirketinin icra takibinden önce haciz uygulanarak satış talebinde bulunulmasına rağmen satıştan vazgeçildiğini, diğer davalı ... isimli şirketin ticareti terk ettiğine dair bir kayıt sunulmadığını, davacının tariflediği hiçbir konunun bir ticari işletme devrinin varlığına işaret etmediğini, davacının alacağının işletmenin devri tarihinden önce doğmuş olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından iddia edildiğinin aksine firmanın yahut işletmenin tamamı değil işletmeye ait bazı unsurlar devir alındığını, devir alınan bu unsurların bir kısmı fiziken ve bir kısmı da hukuken davalıya teslim edilmediğini, davalılar arasında yapılan tasarrufa ilişkin İzmir 7 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/286 E. Sayılı dosyasıyla görülen tasarrufun iptali davalarının bekletici mesele yapılmasını gerektiğini, davacının alcağının gerçek bir alacak olmadığını, borçlu ile davacı arasındaki alacağın gerçek olup olmadığı alacağın muaccel hale gelip gelmediği ve şimdiye kadar tahsil talep edilmediği araştırılması gerektiğini, davacı tarafça diğer davalı borçluyu  davalıya olan borcundan kurtarma amacında olduklarını, işletme devri hakkında bu yüzden nedense tasarrufun iptali talebinde bulunmadıklarını, davalıya yapılan emtia devrinin diğer davalının işlerinin mahiyetini engeller nitelikte tasarruflar  olmadığını,, belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın taraflar arasında davacının davalı ... A.Ş'den  çeke dayalı olarak alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise davalılar arasında işletme devri bulunup bulunmadığı, davacının bu alacağını davalı ... Ltd Şti'den de talep edip edemeyeceği hususunda olduğu, davacının alacağının dayanağını ... Bankası A.Ş Balçova şubesine ait keşidecesi ... Ltd Şti,  lehtar ve cirantası ... A.Ş, ve hamili ... Şti, olan 13/01/2017 keşide tarihli, keşide yeri İzmir bedeli 200.000,00-TL olan ve 13/01/2017 tarihinde karşılıksızdır işlemi yapılan çekin oluşturduğu,  söz konusu çekin davacı defterlerinde yer almadığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydedilmeden de  alacaklının kambiyo senedinden kaynaklanan hak ve alacağını ticari defterlerine dayanmaksızın talep edebileceği, davalı ... Ltd Şti'nin 2016 yılı Ağustos ayında tür değişikliği yaptığı ve Anonim şirkete dönüştüğü, dava tarihi itibariyle faal olduğu ve ticaret siciline kayıtlı olduğu, davalı ... A.Ş ile diğer davalı ... Ltd Şti arasında Çipura ve Levrek Yetiştiricilik Çiftliği Proje ve Tesislerin devrine ilişkin 02/09/2016 ve 30/11/2016 tarihli devir sözleşmesi ve protokollerin olduğu, davacı bu protokollere istinaden  davalı ... A.Ş'nin işletmesinin diğer davalıya devredildiğini ve diğer davalının işletme devri hükümleri uyarınca kendisinin alacağından sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de davacının kambiyo senedinden kaynaklanan  alacağının çekin keşide tarihi olan 13/01/2017 tarihi itibariyle ciro yoluyla doğduğu, buna göre gerçekleştiği iddia olunan işletme devrinden sonra davalı ... A.Ş ile davacı şirket arasında gerçekleşen ticari işlemlerden diğer davalı ... Ltd Şti'nin sorumlu tutulamayacağı, davacının söz konusu çeke istinaden davalı ... A.Ş hakkında iş bu dava öncesinde takip yaptığı, bu davada ... A.Ş'nin yasal hasım konumunda olduğu, dosya kapsamı itibariyle davacının gerçekleştiği ileri sürülen işletme devrinden önce alacağının doğduğunu ve davalıların yasal olarak söz konusu alacaktan sorumlu olduğunu ispatlayamadığı, iddianın ileri sürülüş biçimi ile dosya kapsamına göre başka araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı ve ayrıca dava dışı üçüncü kişiler tarafından davalı şirketler aleyhinde İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tasarrufun iptali ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan alacak davalarının sonuçlanmasının beklenmesinin de yargılamaya katkı sağlamayacağı, belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı şirketin davalılardan ... Ltd. Şti. nin keşideci (daha sonra unvan değişikliği ile ... A.Ş.),  dava dışı ... A.Ş.nin ciranta olduğu 13.01.2017 keşide tarihli  200.000-TL bedelli çek nedeniyle alacaklı olduğunu, çekin davacı trafından bankaya ibrazında karşılıksız olduğunun anlaşılması nedeniyle çek bedelinin tahsil edilemediğini, davalı ... Ltd. Şti'nin anılan protokol uyarınca  keşidecci ... A.Ş nin ticari işletmesini devraldığını, işletmeyi devir alan davalının devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu, davalıl ... A.Ş.'nin ticareti terk ve ödemelerini tatil ederken uyulması gereken zorunlulukları yerine getirmediğini,  02/01/2017 tarihli devir protokolünden görüleceği üzere davalılardan ... Ltd. Şti.’nin, davalı ... A.Ş.'nin ticari işletmesine ait menkul ve gayrimenkullerden; ... , ... , ... adlı üretim tesislerini,..., ..., ..., ..., ... adlı gemileri,5.185.000 adet balığı, 20 ila 34 mt arasında değişen, toplamda 95 adet balık muhafaza ağlarını, 20, 24 ve 30 mt çaplı toplamda 30 adet balık üretim kafesini, 660 Lt balık hasat tankını,Balık aşı boylamasına yarayan 6 adet banyoyu, 600 Ltlik 6 çıkışlı kompresör dairesini,Urla Demircili’de kain 6.648 m2 tarlayı satın aldığını, protokolde belirtilen projelere ait Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığının 28.042016 tarih 1634-35-36 sayılı ön izinleri, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığının 14-10-2016 tarihli 4434 karar numarası ile verilen ÇED raporu ile İzmir ili Urla ilçesi Sığacık körfezine taşınmazı ile oluşan ... projelerinin doğmuş ve doğacak tüm hakları davalıya devredildiğini, tüm bu devir işlemlerinin Ticari İşletme devri niteliğinde olduğunu, bunun dışında burada yazılı olmayan bir çok kalemi de yine faturalar ile devraldığını, somut olayda devredilen malvarlığı ile ticari işletmenin devamı mümkün olduğunu,  borçlu ile devralan arasındaki ticari ilişkinin işletmenin devri hükmünde olup devralan davalı şirketin işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu, kanunun öngördüğü koşullar yerine getirilmeden yapılan şirket devrinin alacaklının haklarını etkilemeyeceği ve devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olacağını, iş yerinin devri halinde, ticareti terk edenlerin uyması gereken kurallar uyarınca işlem yapılmamışsa, alacaklının hakları devirden etkilenmeyeceğini, davalıların muvazalı işlemler ile ticari işletme devrini gerçekleştirdiklerini, devir işleminin bedelini ödenmiş gibi göstermek maksadıyla geçmiş dönemde aralarında bulunan ticari işlemlere dair ödemeleri bu sözleşme için yapılmış gibi gösterdiklerini, bir başka deyişle davalı ... Ltd. Şti., davalı ... A.Ş. ile önceden doğmuş cari hesabını fatura bedeli olarak gösterdiğini, bunlara ilave olarak davalılar arasında İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2017/1567 E.. sayılı icra takip dosyası, muvazaalı şekilde açılmış ve borçlu şirket ... A.Ş., diğer davalı ... Ltd. Şti.’ne 11.229.000,00-TL borçlandırıldığını, mahkemece davanın reddinin davacının alacağının işletmenin devri işleminden sonra doğduğu gerekçesine dayandırıldığını, kambiyo senedine dayalı borç \"mücerret/soyut\" bir borç ise de bu durum, soyut ilişki gerisinde maddi gerçeklere dayanan bir temel borç ilişkisi olduğu gerçeğini  değiştirmeyeceğini, davacının yetkili hamil olduğu dava konusu çekin  dava dışı ciranta ... Tic. A.Ş'ne sattığı taşınmazın satış bedelinin karşılığı olarak alıcı şirketin cirosu ile davacıya verilmiş ve keşidecisi ... Ltd Şti tarafından ileri tarihli olarak düzenlenmiş  4 adet çekten biri olduğunu, bu çeklerden 09.011.2016 keşide tarihli 150.000,00-TL ve 200.000,00-TL ve 12.12.2016 keşide tarihli 200.000,00-TL tutarındaki üç adet çekin davacı tarafından tahsil edilerek defter kayıtlarına işlendiğini ancak dava konusu çekin tahsil edilemediğini, dava konusu çekin keşide tarihi 13.01.2017 olarak görünse de gerçekte bu çek ileri tarihli olarak taşınmaz satışından önceki bir tarihte ve henüz unvan değişikliği yapmadan önce .... Şti. unvanı ile keşide edilmiş bir çek olduğunu, zira çek üzerinde keşide tarihi olarak görünen 13.01.2017 tarihinde keşidecisi şirketin mevcut olmadığını, bu hususun dahi tek başına dava konusu çekin keşide tarihi olarak görünen tarihten önceki bir tarihte ve ileri tarihli bir çek olarak düzenlenmiş olduğunu kanıtladığını, davaya konu çek nedeniyle  İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2017/949 E sayı ile keşideci ... Şti.  ve ciranta ... A.Ş.aleyhine yapılan takip kesinleştirilerek borçluların taşınır ve taşınmazlarına haciz konulup satış talebinde bulunulmuş ise de  gelen tapu kayıtlarının tamamında her iki borçlunun taşınmazları üzerinde çok  yüksek meblağları içeren banka  ipotekleri, araçlar üzerinde de banka rehinleri olduğu görülmüş, satışlardan bir sonuç alınmasının mümkün olmadığının anlaşılmasıyla satış talebinden vaz geçildiğini,  davacı dışındaki üçüncü kişilerin aynı borçlular aleyhine yaptığı icra takipleri de sonuçsuz kaldığını, davalılar arasında gerçekleşen işletme devir işlemi nedeni ile mağdur olan üçüncü kişiler tarafından davalılar aleyhine açılan tasarrufun iptali davalarında İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/286 E-2018/649 K. sayılı dosyasında birleşen dosyaların tamamında davalılar arasında ticari işletmenin devrinin gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile, davalıların alacaklılarından mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yaptığı ve bu nedenle  birleşen tüm davalar yönünden tasarrufun iptaline 25.12.2018 tarihinde karar verildiği; davalıların istinaf yoluna başvurmaları üzerine, İzmir BAM 5. Hukukuk Dairesinin 08.07.2020 tarih ve 2019/700 E-2020/725 K.sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi ile aynı yönde karar verildiği, temyiz üzerine üzerine kararının bazı yönlerden bozulmasına karar verildiği, işbu davanın karar tarihinde İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı henüz kesinleşmediği, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, yine devri sözleşmenin içinde olduğu İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1272 E.sayılı  sonucununda bekelenmesi gerektiğini,  belirterek; karaın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, ticari işletmenin devri kapsamında çeke dayalı alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının alacağının davalılardan ... Ltd. Şti. nin keşideci dava dışı ... A.Ş.nin ciranta olduğu 13.01.2017 keşide tarihli 200.000-TL bedelli çekten kaynaklanmasına, söz konsu çekin davacı ile cirantanın ticari defterlerinde yer almadığının tespit edilmesine, her ne kadar davacı tarafından işletmenin devri nedeniyle davalı ... Ltd. Şti'nin çek borcundan keşideci ile birlikte sorumlu olduğu ileri sürülmüş ise de davacının dayandığı delillerin ileri sürdüğü iddiaları kanıtlamaya yeterli olmamasına, davacı tarafından dava dilekçesinde alacağın kaynağı olan temel ilişkiye dayanılmadığından istinaf aşamasında alacağın kaynağının taşınmaz satışı olduğunun HMK'nın 357/1. maddesi gereğince ileri sürülmeyecek olmasına, bekletici mesele yapılması yapılan talep edilen dava dosyalarının kesinleşmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e2e1ac201d3f125","SID":"e9532d6ac70722d3"}}