{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1992 <br>KARAR NO\t\t: 2025/869<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27.10.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/300 E. - 2022/888 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 30.05.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30.05.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.10.2022 tarih 2022/300 E. - 2022/888 K.sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta A.Ş.vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 30.06.2021 tarihinde davalı ...'a ait, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın park halindeki müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, ancak anlaşma  sağlanamadığından bahisle 6.495,84 Euro hasar bedelinin davalı şahıslarda kaza tarihi olan 30.06.2021 tarihinden, davalı sigorta şirketinden teminat limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince MB Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılı ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin ekspertiz ücreti olarak ödediği 1.060,05 Euro ve ekspertiz raporunun Türkçe'ye tercümesi için ödenen 791,35 Euro'nun yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP :Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafın müvekkili şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu olayda kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu'ndan tespitinin gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen davalılar tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, tüm dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının talep edebileceği maddi tazminat isteminin hasar nedeniyle 5.745,84 Euro ve değer kaybı nedeniyle 750,00 Euro olmak üzere  toplam 6.495,84 Euro olduğu  gerekçesiyle davanın  kabulüne, 5.745,84 Euro  araçtaki hasar bedeli ve 750,00 Euro araçtaki değer kaybına ilişkin olmak üzere toplam 6.495,84 Euro maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi 4.150,97 Euro'sundan sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihi olan 30.06.2021 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi açısından 14.03.2022 tarihinden itibaren) 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a  maddesi gereğince döviz faizi işletilmek kaydıyla fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Euro efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı sigorta şirketi vekili, yerel mahkeme kaza tarihi itibariyle 43.000,00 TL olan poliçe limitinin 4.150,97 Euro olduğu kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Almanya'da yapılan hasar tespitinin Türk mahkemelerini bağlamadığını, belirlenen hasarın fahiş olduğunu, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusura ilişkin değerlendirmenin ATK Trafik İhtisas Dairesince yapılması gerektiğini, değer kaybı tespit edilir iken, en azından davaya konu aracın piyasa rayiç bedellerinin araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda davaya konu aracın piyasa rayiç değerinin gerektiği gibi bir araştırılmadığını, değer kaybı hesabında aracın yetkili bir serviste orijinal parçalar kullanılarak onarılmış olması durumunda araçta değer kaybı yaşanmadığını, araçtaki değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, ayrıca değer kaybı hususunda bilirkişi tarafından dosyaya sunulan somut bir belge, emsal satış ilanı vs bulunmadığını, eksper raporu ücretinin müvekkil sigorta şirketine yükletilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, davacıya ait yabancı plakalı araçta oluştuğu iddia edilen hasar ve değer kaybı bedelinin  ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi ile sigortalı araç maliki ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )<br>\tDavacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir.  (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E - 2015/1745 K.) <br>\t6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.\t(Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un \"Yabancı para borcunda faiz\" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.<br>\tSigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikodan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin,  zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına sunulan deliller kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.<br>\tYerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu bulunup, davacı sürücünün ise kusurunun bulunmadığı, bu kaza nedeni ile Almanya'da aldırılan ekspertiz raporuyla belirlenen hususların kazanın oluşu ile uyumlu olduğu, aracın kayıtlı olduğu Almanya piyasa değerlerine göre araçtaki hasar ve değer kaybı miktarının hesaplandığı anlaşılmakla düzenlenen raporun dosya kapsamına ve kazanın oluşumuna uygun olduğu anlaşılmıştır. <br>\tDiğer taraftan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 - 017/5498 K. )<br>\tEkspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.-2019/9723 K) Buna göre yabancı para cinsinden talep edilmesi halinde ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki kura göre tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. (aynı yönde Dairemizin 10.02.2017 tarih ve 2017/72 E-2017/111 K sayılı kararı)<br>\tİstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. )<br>\t Somut olayda, kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin araç başına 43.000,00 TL olup, sorumluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu, mahkemece poliçe limitinin kaza tarihindeki kura çevrilmek suretiyle fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesinin hatalı olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu, bu yönüyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının haklı ve yerinde olduğu, öte yandan diğer davalılarca istinaf yoluna başvurulmamış olması nedeniyle davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın dikkate alınması gerektiği, ancak iş bu hususların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği değerlendirilerek, yerinde görülen istinaf itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar vermek gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.10.2022 tarih 2022/300 E. - 2022/888 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavanın KABULÜ ile; 5.745,84 Euro hasar bedeli ve 750,00 Euro değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 6.495,84 Euro maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin   sorumluluğunun 14.03.2022 tarihinden itibaren poliçe limiti olan 43.000 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) kaza tarihi olan 30.06.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 7.036,59 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 1.759,15 TL  harcın mahsubu ile bakiye 5.277,44 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bu miktarın 2.203,33 TL'lik kısmıyla sınırlı tutulmasına)<br>\tDavacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 1.851,35 TL harç, tebligat ve posta gideri 281,00 TL, bilirkişi ücreti 800,00 TL, 900,00 TL tercüme gideri olmak üzere toplam 3.832,35 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bu miktarın 1.600,00 TL'lik kısmıyla sınırlı tutulmasına)<br>\tDavacı  tarafça  talep edilen 1.065,05 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek \"TL\" karşılığının davalılardan (davalı sigorta şirketi 444,65 Euro'sundan sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine,<br>\t1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye irat kaydına,<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 16.451,46  TL (dava değeri 6.495,84 Euro x davanın açıldığı tarihte geçerli olan T.C.M.B. Efektif Satış Kuru 15,8578 TL = 103.009,73 TL) nispi vekalet ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 6.868,48 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla)  alınarak davacıya  verilmesine,<br>\tTaraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde  karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>\t3-Davalı sigorta şirket tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 220,70 TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 30.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3a1979f7595abd7","SID":"be2e967e3a0d9437"}}