{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1655 <br>KARAR NO: 2025/800<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/01/2024<br>NUMARASI: 2023/218 Esas - 2024/51 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden )<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın, müvekkilinin oğlu olup engelli olduğunu, annesi, müvekkilinin eski eşi, ...'ın içerisinde bulunduğu ... plakalı aracın  17.06.2018 tarihinde kaza yaptığı ve ...'ın annesinin kazada vefat ettiğini, ...'ın 01.06.2010 doğumlu ve atipik otizmli olduğunu,  hem çok küçük yaşta olması hem de özel durumu sebebiyle en çok ihtiyacı olduğu zamanda annesini kaybettiğini, davalı şirkete, müvekkillerin destekten yoksun kalma ve manevi üzüntüleri nedeniyle sigorta doğrultusunda tazminat ödenmesi için 30.05.2019 tarihinde başvuru yapıldığını, 05.11.2019 tarihinde sigorta tarafından 27.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin çok cüzi bir miktar yatırılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, ...'ın, annesinin hem maddi hemde manevi desteğinden çok küçük yaşta yoksun kaldığını fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın, davalıdan olay tarihi olan 17/06/2018 tarihinden itibaren ödeme gününe kadar işleyecek kanuni faizleri ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı ıslah dilekçesi ile talebini  333.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zarar görenin arabuluculuk başvurusu yapmadan dava açamayacağından başvuru yapmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan dava yönünden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminattan sorumlu olmadığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını, uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; 188.073,22 TL maddi tazminatın 05/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'ın annesini kazada kaybetmesi sebebiyle desteğinden yoksun kaldığını, Mahkemenin müteveffa anne ...'ın anne babası ve ...'ın babası ... arasında garameten paylaşım yapma yoluna giderek karar vermesi hukuka ve kamu vicdanına aykırı olduğunu, zira dosyaya sunulan belgelerle de sabit olduğu üzere ... atipik otizmli olduğunu, özel bakıma ihtiyaç duyduğunu, dolayısıyla ...'ın babası ...'a hükmedilmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatı daha uzun süreli olması gerektiği de hesaba katılarak, müteveffanın anne babasına hükmedilmesi gerekenden çok daha fazla olması gerektiğini, ...'ın babası ...'ın tek başına hem hayatlarını idame ettirebilmek için çalışması ve hem de engelli çocuğunun bakımını tek başına üstlenmesi onun için büyük zorluk olduğunu, bu hususların hiçbiri dikkate alınmayarak tazminatta müteveffanın anne babasıyla garameten paylaşımı kabul edilemeyeceğini, Mahkemenin kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23/02/2023 tarih, 2022/2236 E. ve 2023/293 K. sayılı kararı ile \"...Tazminatın dayandığı kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. 17/06/2018 Kaza tarihi ile 09/03/2022 ıslah tarihi dikkate alındığında, ıslah tarihinde 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. ...Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan aktüerya raporunun yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplama yapıldığından usul ve yasaya aykırılık yoktur.  Ancak desteğin anne ve babasının da hayatta olup olmadığı araştırılmadan ve onların payı ayrılmadan ve  müteveffanın annesi ... için 14.02.2019 tarihinde 50.631,85 TL maddi tazminat ödemesi gerçekleştirildiği iddiası üzerinde durulmadan yapılan hesaplama yapılması  doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken, davalıya ait hasar dosyası getirtilerek davacınınn anne ve babasının da hayatta olup olmadığının araştırılması ile  anneye yapılan ödeme tespit edilmesi, gerektiğinde garameten paylaştırma yapılması için aktüerya bilirkişisinden hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle ek rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek  karar verilmesi olmalıdır.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 4. ve kapatılan 17. Hukuk Dairesinin kabul görmüş pay esasına göre \"çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edildiği; Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda  desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalı olduğu; Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak payların düşeceği, Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun paylarının destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılarak, anne ve babaya verilmeyeceği; Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payının artacağı; Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payının diğerine aktarılacağı, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminatın bu ilkelere göre hesaplanmasının\"  benimsenmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda bilirkişiden Yargıtay 4. ve kapatılan 17. Hukuk Dairesinin kabul görmüş pay esasına göre desteğin  ölümü ile destekten yoksun kalan davacı olan çocuğu ile dava dışı sağ olan anne ve babasına pay ayrılarak hesaplama yapılması için alınan ek rapora göre karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosya kapsamından hükme esas alınan ek aktüerya raporunun istinaf talep eden davacı vekiline  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde  davacı vekilinin ek rapora karşı itirazının olmadığını duruşmada beyan ettiği  anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde aktüerya raporunda ki hesaplama bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden ek aktüerya raporunda ki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye  187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4366046df966d58","SID":"4c5bbbea45a137ba"}}