{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/454 <br>KARAR NO\t\t: 2025/859<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/1029 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz ve Geçici Ödeme <br>KARAR TARİHİ \t: 29/05/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 29/05/2025<br>                    <br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2024 tarih 2024/1029 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz ve geçici ödeme isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu aracın karıştığı yaralanmalı trafik kazasını nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davada, alacağın tahsili için davalı işleten ile sürücü adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını ve TBK'nın md.76 kapsamında davalıların  zarar gören davacıya 100.000,00 TL geçici ödeme yapmasına talep etmiş, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ihtiyati haciz ve  geçici ödeme yapmasına isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, davaya dayanak olarak sunulan kayıtların içeriği, gerekse dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir şekilde yaklaşık ispat kurallarına uygun delillerin bu aşamada dosyada tespit edilemediği, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, beliritilerek; ihtiyati haciz istemi ve geçici ödeme talebinin reddine, karar verilmiştir.<br>Karara karşı ihtiyati haciz ve geçici ödeme isteyen davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ :  İhtiyati haciz ve geçici ödeme isteyen davacı vekili,  06/12/2023 tarihli trafik kazasında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki diğer davalı şirkete ait  plakalı aracın karşıdan karşıya geçmekte olan yaya davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu,  davacının kazadan kaynaklı % 12 oranında sürekli  engelliğinin oluştuğu, 180 gün geçici iş göremezlik ve 30 gün geçici bakım ihtiyacı süresinin bulunduğunu,  İzmir 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.06.2024 tarih ve 2024/516 E. - 2024/1336 K. Sayılı kararı ile davalı sürücü kaza esnasında hız kurallarına aykırı davranmasından ötürü kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini, davacının ailesinin geçimini günlük işlerde çalışarak tek başına sağladığını, davacının yaralanmasından sonra acze düştüğünü ihtiyati haciz ve geçici ödeme yapılması şartların gerçekleştiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Talep, ihtiyati haciz ve geçici ödeme yapılmasına ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.<br>1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.\tGeçici ödeme, haksız fiil sebebiyle meydana gelen zararın karşılanması için açılan tazminat davalarında hükmedilen ve yargılama sonucunda hükmedilecek zarara mahsuben yapılan bir ön ödemedir. Ön ödeme geçici bir karardır. Bu geçici ödemenin miktarı, geçici ödemeler ne HMK.’da düzenlenmiş olan ihtiyati tedbir niteliğindedir, ne de İİK.’nda düzenlenmiş olan ihtiyati haciz niteliğindedir. Tam tersine, aynı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi ayrı bir geçici hukuki koruma türüdür. Çünkü HMK’nın 389. maddesi gereğince ihtiyati tedbir, sadece dava konusu uyuşmazlıklar hakkında verilebilen bir geçici hukuki koruma türüdür. Dava konusunun para alacağı olması halinde ise kural olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.( Kuru/Arslan/Yılmaz (Usul), s. 580-581; Pekcanıtez/Özekes/Atalay (Usul), s. 711- 713.) Geçici ödemelerin Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan diğer geçici hukuki korumalardan biri olması sebebiyle, geçici ödeme kararları bir ara karar mahiyetindedir. Bu sebeple de mahkeme iş bu ara kararından yargılama sonuçlanmadan önce her zaman dönebilir. Çünkü mahkemenin vermiş olduğu ara kararlar ile kural olarak taraflardan birisi lehine herhangi bir usuli kazanılmış hak oluşmaz. Yine geçici ödeme ara kararı yargılamayı sona erdirmediği için bu karara karşı doğrudan kanun yoluna gidilmesi de mümkün değildir. Ancak asıl karar ile birlikte kanun yoluna gidilebilir.”  (Aynı mahiyette görüş için Bkz: Battal Şener, Türk Borçlar Hukukunda Geçici Ödemeler,  Makale,  D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Şeref ERTAŞ’a Armağan, C. 19, Özel Sayı-2017, s. 1623-1690sf ) Bu açıklamalar doğrultusunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 76. Maddesi kapsamında ilk derece mahkemesince verilen kararların, ara karar niteliğinde olması nedeniyle, uyuşmazlığı çözüme ulaştıran esas karar ile beraber istinafı kabil olduğu ve esas karardan bağımsız olarak istinafının mümkün değildir. (Yargıtay 10. HD'nin 15.11.2021 tarih ve 2021/9901 E. 2021/14123 K.)<br>3.\tİhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.  İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 tarih ve 2019/2300 E. - 2019/5531 K.)<br>4.\tGeçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.<br>5. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; somut olayda, dava dosyasının bulunduğu aşama itibariyle davacının varılığını ileri sürdüğü olguların varlığının tespiti yargılamaya muhtaç olup, bu aşmada dosyanın mevcut durumu itibariyle davalının sorumlu olduğu zarar tutarının miktarının ne olduğu hususlarının yargılamayı gerektirdiğinin anlaşılması karşısında, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yasanın aradığı yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf başvurusunun geçici ödeme yönünden kararın istinafı kabil olmadığından HMK'nın 341.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinin reddine, ihtiyati haciz yönünden ise istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacının geçici ödemeye yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341. maddesi uyarınca istinafı mümkün olmadığından, REDDİNE,<br>2-Davacının ihtiyati hacze yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>3-İhtiyati haciz isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'nin ihtiyati haciz isteyenden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyenin davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"488bc772141dbe82","SID":"f312059fd75ceb35"}}