{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1865 <br>KARAR NO: 2025/801<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2024<br>NUMARASI: 2023/53 Esas - 2024/370 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı otomobiliyle 24.7.2011 tarihinde Malatya İli, Arguvan İlçesi, ... Köyünde kaza yaptığını ve  kazada malik sürücü ... ile birlikte araçta yolcu olarak bulunan müvekkiller ... ve ...’nin babası ...'nun  da vefat ettiğini, kaza yapan ... plakalı aracın  davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkillerinin  babası müteveffa ... araçta yolcu olması nedeniyle kendisine herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, kazadan sonraki aşamada 07.10.2011 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru üzerine davalı şirketin  22.12.2011 tarihinde 16.513,00 TL vefat tazminatı ödediğini, vefat eden ...’nun geriye bakmakla yükümlü olduğu 03.07.2001 doğumlu oğlu ... ile 1995 doğumlu ...'nin kaldığını, bu çocuklar babalarının vefatından dolayı desteğinden de yoksun kaldıklarını, çocuklardan ...'nun ... Üniversitesi Psikoloji Bölümünde, ... ise halen Handan Hayrettin Yelki Kanat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde okuduğunu, liseyi bitirince sağlığında babasının da istediği gibi üniversiteye devam edeceğini, bu durumda da 46 yaşında ölen, öğretmen babalarının desteğini 25 yaşına kadar alacaklarının kabul edilmesi gerektiğini, öğretmen olan babalarını kaybetmiş olmaları nedeniyle sadece annelerinin gücü ve desteğiyle yaşamlarını-eğitimlerini  sürdürdüklerini, müteveffa babanın, eşi, çocuklarının annesi ...'in boşandıklarını ve çocuklarının  velayetinin  babaya verildiğini, ...'nun vefatından sonra çocukların velayetinin anneleri ...'e verildiğini,  daha sonra davacı ...'nin  reşit olduğunu, müteveffa baba ...'nun, Maltepe İlçe Milli Eğitime bağlı Kadir Rezan Has ilköğretim Okulu’nda öğretmen olarak çalıştığını ayrıca maddi imkanlarını arttırmak için ek iş yaptığını, davanın belirsiz alacak olarak açıldığını, belirlenecek tazminata kaza tarihinden yasal faiz işletilmesini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketinin davacı ...’e 5.000,00 TL, ...’ye 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 3.000,00 TL defin gideri ödenmesine karar verilmesini  talep  etmiştir. Davalı  cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 48.560,05-TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 103.599,13-TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/12/2011 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacıların defin masrafı taleplerine ilişkin fazlaya dair istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi Genel İçtihatları ve TBK.M51-52 gereğince hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur ve %20 oranında hatır taşıması indirimi olmak üzere toplamda %40 indirim uygulanması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı ölenin ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini yine aktüerya hesaplamasında dikkat edilmesi gereken husus ölüm tarihi itibariyle müteveffanın yaşı olduğunu, müteveffanın gelir durumunun ispatı ise davacıya düşeceğini, bilirkişi raporunda müteveffanın geliri asgari ücretin 2,93 katı hesaplandığını ancak müteveffanın gelir durumunu gösteren somut deliller dosyada bulunmadığını, mahkemece gelir araştırması yapılmadan tutar belirlenmesi hakkaniyete uygun olmadığını, vergilendirilmiş gelire ilişkin dava dosyasına herhangi bir belge sunulmadığı için asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafın ıslah talepleri zamanaşımına uğradığını,  kabul anlamına gelmemek kaydı ile ıslah edilen miktarın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda şirketçe 27.10.2017 tarihinde yapılan ödeme dikkate alınırken ödemenin dava sonrası olması nedeniyle yalnızca ana parayı mahsup etmek gerektiğini belirterek hesaplama yapılması da hatalı olduğunu, raporda belirtilen tazminat miktarı da fahiş olduğunu, zira destekten yoksun kalma tazminatı varsayımlara dayanılarak belirlendiğini, bilirkişi raporunda bakiye ömür süresi TRH-2010 yaşam tablosuna göre ve prograsif rant sistemine göre hesaplama yapıldığını,  yine 1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca 20.06.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7327 sayılı Kanunla ilgili maddeler değiştirildiğini, davacıların destek süresi hatalı hesaplandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 17/11/2022  tarih, 2020/1955 Esas ve 2022/2049 Karar sayılı kararı ile \" ...Kaza sırasında araçtan fırlayan desteğin emniyet kemeri takmadığı anlaşılmakla  belirlenen tazminattan yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince %20 oranında indirim uygulayarak hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık  görülmemiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı aktüerya bilirkişi raporuna göre, müteveffanın kaza sırasında hayatta olduğu anlaşılan dava dışı annesi için de annesinin ölüm tarihine kadar destek tazminatından pay ayrılarak hesaplama  yapılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesi bulunmadığı,  davalı vekilince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde hatır taşıması ve müterafik kusur durumları dikkate alınarak tazminat miktarında indirim yapılması gerektiği ileri sürüldüğü, davacı vekilinin 13.11.2019 tarihli celsede hatır taşımacılığı olduğu yönündeki iddiaya bir diyeceğinin olmadığı ancak indirim talebine itiraz edildiği beyan edildiğinden, İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmıştır. Ancak davacı vekili tazminattan indirim yapılmasına itiraz ettiğine, açıkça hatır taşıması indirimi uygulanması talebini kabul etmemiş olmasına kaldı ki sürücü ve yolcu olan desteğin kardeş olduklarına yakın akraba olan kardeşler arasında  menfaate dayalı taşıma olmayacağına göre hatır indirimi yapılması doğru olmamıştır.Davacılar vekili dava dilekçesinde, belirlenecek tazminata kaza tarihinden faiz işletilmesini talep ettiği halde mahkemece faize karar verilmemiş olması da doğru olmamıştır. Sonuç olarak, davalı  Sigorta şirketi tarafından düzenlenen trafik poliçesine göre kaza tarihinde ölüm halinde kişi başı limit, 200.000,00 TL, kaza başı ise 1.000.000,00 TL'dir. Yine davadan önce kısmi ödeme de yapıldığı anlaşılmaktadır.  O halde açılan davada iki kişinin poliçe kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği anlaşıldığından  dava konusu kazayla ilgili olarak maddi tazminat teminatı kapsamında poliçe hükümlerine göre kişi başı limit ve kaza başı limit aşılmadan hak sahipleri yönünden oranlama (garame) yapılarak rapor tanzimi için  aktüer bilirkişiden ek rapor alınması  ( Müterafik kusur indirimi yapılarak ve davadan önce yapılan ödeme güncellenerek, dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler ise güncellenmeden düşülerek) ve usuli kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür. \" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda (Dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin tazminattan güncellenmeden düşülmesi gerektiği ve hatır indirimi yapılması doğru olmadığı) alınan ek bilirkişi raporunda;  Davacıların ilk rapor tarihi itibariyle hesaplanan zararlarından dava tarihinden önce yapılan ödemeler güncellenerek, dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler güncellenmeden düşüldükten sonra %20 müterafik kusur indirimi uygulanmış bakiye zararların, bakiye teminat limiti kapsamında garamaten paylaştırılması sonucu, davacı ve dava dışı paydaşların bakiye teminat limitine isabet eden tazminat miktarı  hesaplandığı,  kalan poliçe limiti belirlenirken yapılan asıl tazminat ödemelerinin düşülmesi ile (ferileri düşülmeden) kalan limitin belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin dava değeri artırım dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmadığı, kaldı ki, Dava dilekçesinde HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak tazminat talep edilmiş, HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak  artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  24.06.2019 tarih, 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı) anlaşılmakla zamanaşımına değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Kaldırma  öncesi verilen kararda hükme esas alınan aktüer raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmıştır. Yargıtay uygulaması bedensel zararın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle belirlenmesi şeklinde ise de daha az yaşam süresi öngören PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılmasına  davalı vekili TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre ve 1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğine ilişkin  istinaf başvurusunda bulunmadığından  bu durum davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğundan  TRH-2010 Yaşam Tablosu ve  1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğine ilişkin  istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Mahkemece zaten yasal faize hükmedildiği ve davalı tarafça dava açılmadan önce 21/12/2011 tarihinde kısmi  ödeme yapılmış olduğu görülmekle ödeme tarihinden itibaren faiz başlangıcının belirlenmesinde  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.393,99 TL harçtan peşin alınan 2.599,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.794,99‬ TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c8eb4b06981408e","SID":"909f127cda939bef"}}