{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 13/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 10/11/2021<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 13/05/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  müvekkilinin davalı bankanın...-...-.../Antalya Şubesi nezdinde...no'lu kredili mevduat hesabı bulunduğu, 12.09.2019 tarihinde '...hediye kazandınız' içerikli kısa mesaj nedeni ile müşteri hizmetlerini arayarak 13.09.2019 tarihinde internet bankacılığı şifresini değiştirdiği, 16.09.2019 tarihinde telefonuna 'ön başvurunuz olumsuz değerlendirilmiştir' şeklinde kısa mesaj gelince internet şubesine girdiği, hesabını kontrol ettiğinde kmh hesabından 110.240,00 TL.'nin parçalı olarak, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında EFT yapıldığı, bu durum hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, bankaya da bildirimde bulunulduğu, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığı, zararın bankanın güvenlik açığından kaynaklandığı belirtilmiş olup müvekkilin ilgili işlem için borçlu olmadığının tespiti ile 110.240,00 TL.'nin en yüksek mevduat faizi ile davalı bankadan tahsiline, müvekklinden tahsil edilen 8.000,00 TL dönem faizinin istirdadına, tedbir konulmasına ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep edilmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  İnternet şubesine giriş yapabilmek için müşteri numarası ve parolası girildikten sonra kayıtlı telefona gelen tek kullanımlık şifrenin girilmesi gerektiği, davalı bankanın para transferlerinde 6 haneli SMS doğrulama şifresi uygulamasının zorunlu olduğu, ayrıca finansal işlemler için işlem sonunda bilgilendirme mesajı gönderildiği, davalı bankanın güvenlik önlemlerini gerektiği gibi uyguladığı, davacının  şifre ve parola bilgilerini gerektiği gibi koruyamadığı belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi, talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"... görevsiz mahkemedeki yargılama aşamasında bilirkişi raporu aldırılmıştır. 09/09/2021 tarihli bilirkişiler ...ve....tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı bankanın,  01:31'de başlayarak 08:01'de son bulan muhtemelen daha evvel hiç para transferi geçmişi bulunmayan toplam 15 kişi için peş peşe 63 adet ve 110.390,00 TL. tutarlı  para transferi işlemini şüpheli ve sıradışı olarak değerlendirmesi gerektiği, bu işlemler için ilave güvenlik önlemleri alması gerektiği, ancak işlemlerin davalı bankaca; şüpheli ve sıra dışı bulunmadığı, bu nedenle ek güvenlik önlemi uygulamadığından bir güven kurumu olarak objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, ayrıca cevap dilekçesinde belirtilmiş olmasına karşın her transfer işlemi öncesinde sms doğrulaması ve her transfer sonrasında kısa mesaj bilgilendirmesi yapıldığı ve internet şubesi giriş bilgileri ile tek kullanımlık şifre bilgilerinin davacı tarafından üçüncü şahıslar ile paylaşıldığı, hususlarında ispatta bulunulmadığı, hesabın ticari amaçla kullanıldığı bu nedenle davalı banka ile davaya konu hesap için bireysel tüketici sıfatıyla ilişki kurulmadığı,  davacının iddiasında yer alan ve davacıdan tahsil edildiği ifade edilen 8.000,00 TL. dönem faizi için herhangi bir hesap kaydı görülmediği belirtilmiştir. Süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde, yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır. Tarafların görevsiz mahkemede yaptıkları usul işlemleri görevli mahkemede de geçerlidir ancak kural olarak görevsiz mahkemenin yaptığı usul işlemleri geçersizdir. Fakat, görevli mahkeme, görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri, bunların tekrarlanması için bir sebep yoksa kararına esas alabilir.(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156) Mahkememizce tekrar değerlendirme yapılabilmesi ve hatta itirazların da değerlendirilebilmesi için mahkememizce tekrar başka bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiştir. 27/07/2021 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı bankanın,  01:31'de başlayarak 08:01'de son bulan muhtemelen daha evvel hiç para transferi geçmişi bulunmayan toplam 15 kişi için peş peşe 63 adet ve 110.390,00 TL. tutarlı  para transferi işlemini şüpheli ve sıradışı olarak değerlendirmesi gerektiği, bu işlemler için ilave güvenlik önlemleri alması gerektiği, ancak işlemlerin davalı bankaca; şüpheli ve sıra dışı bulunmadığı, bu nedenle ek güvenlik önlemi uygulamadığından bir güven kurumu olarak objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, ayrıca cevap dilekçesinde belirtilmiş olmasına karşın her transfer işlemi öncesinde sms doğrulaması ve her transfer sonrasında kısa mesaj bilgilendirmesi yapıldığı ve başkaca telefona mobil uygulama kurulmasında her hangi bir açıklayıcı sms arama gibi işlemlere başvurduğuna dair bir ispatta bulunmadığı, davacının da kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza etmeyerek sahte web siteleri vb portallar aracılığıyla şifresini girerek üçüncü kişilerin eline geçmesini ve dava konusu işlemlerin başlatıcı durumunda olmasından dolayı tarafların kusurlu oldukları belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).Bu hususlar doğrultusunda, ... tarihli bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Esasen mahkememizce aınan ... tarihli bilirkişi raporundaki temel tespitler, görevsiz mahkemece aldırılan bilirkişi raporundaki temel tesptilerle aynı yöndedir. Son dönemlerdeki yargı uygulaması gereği, kusur oranı tespiti teknik değil, hukuki bir konu olduğundan, bilirkişi raporlarında oransal anlamda bir tespit yapılmaması eksiklik olarak görülmemiştir.(Emsal olarak; Yargıtay17. Hukuk Dairesi, 2018/6414 E. ,  2020/4591 K.) Kusura dayanak temel belirlemeler mahkememizce dikkate alınmıştır. Raporlardaki, kusur oranına yönelik temel belirlemeler ışığında, davacının da raporda belirtildiği üzere; kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza etmeyerek sahte web siteleri vb portallar aracılığıyla şifresini girerek üçüncü kişilerin eline geçmesini ve dava konusu işlemlerin başlatıcı durumunda olması, davacının kabule göre müterafık kusurunu göstermektedir.  Banka, niteliği, yaptığı iş gereği söz konusu olayda kusurludur. Bilirkişi raporları, mahkememizin müterafık kusur değerlendirmesine esastır. Müterafık kusur kurumu hakkında kısaca açıklama yapmak gerekirse; Yargıtay HGK'nun 2017/3-1008 E,  2021/153  K sayılı emsal ilamında da açıkça belirtildiği üzere; Müterafik kusur\" (ortak kusur) esas itibariyle kusur sorumluluğunun geçerli olduğu haksız fiil hukukuna ait bir kavramdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52/1. maddesinde “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” kuralına yer verilmiştir.  Ancak aynı Kanun’un 114/2. maddesi uyarınca “Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.” denilmek suretiyle sözleşmesel ilişkide de müterafik kusur uygulamasına gidileceği ve haksız fiillerde uygulanan tazminatın tenkisi hâllerinin akde aykırılık durumlarında da uygulanacağı düzenlenmiştir.  Müterafık kusur, tazminat hesabında resen nazara alınır. Tazminattan indirim veya ret sebeplerini düzenleyen TBK’nın 52. maddesi daha çok zarar görenle ilgilidir. “Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı” yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hâl ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Zarar görenin kendi kusurunda, kişinin kendisine zarar veren bir hareket tarzı söz konusudur. Zarar görenin kendi kusuru, akıllıca iş gören, mantıklı bir kişinin, kendi yararı gereği zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçması gereken bir eylemi olarak nitelendirilmelidir. Zarar görenin kusuruna birlikte kusur, müterafik kusur da denilmektedir (Tandoğan, H.: Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara 1961, s. 318 vd)  Zarara uğrayan kimse normal bir insanın kendi menfaatlerini korumak için sakınması gerekli bir eylemde bulunmuşsa “birlikte (müterafik) kusur” söz konusudur (Reisoğlu, S.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 19. Baskı, İstanbul 2006, s. 187). Müterafık kusur konusunda yapılan bu genel açıklamalardan sonra tekrar dosyaya dönüldüğünde; tüm dosya kapsamı, ... tarihli bilirkişi raporu, aynı doğrultuda olan görevsiz mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun da takdiri hususları bir arada değerlendirilerek,  davalının söz konusu işlemlerde kusurunun olduğu anlaşılmakla, somut olayda davacının ise %30 oranında müterafık kusurunun olduğunun, bu oranın somut olay bakımından hakkaniyetli olduğunun, dava dilekçesinde geçen 8.000,00 TL'lik talep kısmı yönünden raporlarda böyle bir tespitin yapılmadığı, davacının buna yönelik iddiasını da ispat edemediği hususunun da kabulüne karar verilmiş ve davanın kısmen kabulü ile,  %30 oranında davacının müterafik kusuru da dikkate alınarak 77.168,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı,  taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; reddedilen kısım yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bahsi geçen işlemlerin kendisinin bilgisi ve onayı dahilinde olmadığını, giriş şifresinin kimseyle paylaşılmadığını, havale yapılan kişilerin müvekkilince bilinmediğini ve tanınmadığını, kısa bir süre içerisinde bu denli yoğun ve küçük miktarlı havalelerin hesaptan çıkarıldığını, zamanlama itibariyle geceleyin yapıldığını, küçük miktarlı havalelerle yüksek miktarlı bir para çıkışı olduğu durumda gerçekleştirilen işlemlerin şüpheli olduğu aşikar olduğunu, şüpheli işlemlerin yapıldığına dair müvekkilinin ne kısa mesaj ne arama yoluyla ne de elektronik posta yoluyla hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, şayet söz konusu olay müvekkiline gelen bu bilgilendirme mesajı yüzünden oldu ise, davalı bankanın müşteri hizmetleri aranmasına rağmen ve bu konuda birçok mağdur varken müvekkili için neden ek güvenlik protokollerinin uygulanmadığının açıklanamadığını, 13.09.2019 tarihinden  sonra müvekkilinin internet şubesi hesabını yeni şifresiyle kullanmaya devam ettiğini, yani bankacılık hesap numarasını ve parolasını girdikten sonra davalı banka tarafından gönderilen giriş şifresi ile internet şubesine giriş yaptığını, buna rağmen bu işlemlerin güvenlik protokollerini geçerek nasıl devamının sağlandığının davalı tarafından izah edilemediğini, tacir ve güven kurumu olan bankaların basiretli bir tacir gibi davranmasının zorunlu olduğunu, bunun sonucu olarak da müşterisine sanal olarak verilen hizmetin azami düzeyde güvenli olması, müşteri mahremiyetinin de azami düzeyde korunmasının esas olduğunu, müvekkilinin zararın gerçekleşmesinde bir kusurunun bulunmadığını, tam ve tek kusurlunun davalı banka olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu dolandırıcılık işleminin pıshıng (oltalama) yoluyla gerçekleştirildiğini, söz konusu olayın gerçekleşmesinde bankanın herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceğini, kusurun davacıda olduğunu, davacının dolandırıcılık amaçlı hazırlanan benzer bir yazılım/uygulama ile kendisine özel şifre ve kod içerikli bilgilerini, yine kendi iradesiyle vermek/girmek suretiyle, işlemler gerçekleştirdiğini, müşterilerin yeterli kontrolü sağlamadan giriş yaptıkları örnek sahte sitelerinwww........ www.... olduğunu, dolandırıcıların ele geçirdikleri bilgiler ile mağdur müşterilerin internet bankacılığı hesaplarına giriş yaptığını ve anlık olarak müşteri bilgisi dışında para transferi veya alışveriş işlemleri yaptığını, bankaca güvenlik önlemlerinin eksiksiz olarak alındığını, dava konusu bankacılık işleminin davacıya ait özel şifre/parola ve hesap bilgileri ve sair kişisel bilgilerin davacının özensiz, bilinçsiz, tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı sebebiyle üçüncü kişilerce bizzat davacının kendisinden elde edildiğini, davacının bu özel bilgilerin korunmasında yeterli özeni ve dikkati göstermediğini, davacı ile banka arasında akdedilen Elektronik Bankacılık Sözleşmesinde de; davacının şifre/parola ve özel bilgilerini korumak, üçüncü kişilerin eline geçmesini engellemek konusunda taahhütte bulunduğunu, dolayısıyla davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini de ihlal ettiğini, <br>güven ve itibar müessesesi ve basiretli bir tacir olan bankaca üzerine düşen yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi ve bankanın güvenlik önlemleri sebebiyle davacının kişisel bilgilerinin bankanın sisteminden ele geçirilmiş olmasının da mümkün bulunmadığını, dolayısıyla zarar doğuran işlemin bankanın bilgi işlem merkezindeki güvenlik açığından değil, tamamen davacının kusurlu davranışından kaynaklandığını, bir kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği hususları bir arada nazara alındığında, bankaya izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından davacı tarafça tazminat talebinde bulunulmak suretiyle bankaya sorumluluk yüklenmesinun yasa, usul ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil ettiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, kredili mevduat hesabından yapılan usulsüz işlemlere istinaden bankanın yasal sorumluluğu kapsamında meydana gelen zararın tahsili ve ödenen dönem faizlerinin istirdadı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda davacı tarafça, davalı banka nezdindeki kredili mevduat hesabından  bilgisi ve onayı dışında toplam 110.240,00 TL tutarında EFT yapıldığı, kendisinin bir kusuru bulunmadığı, zararın bankanın güvenlik açığından kaynaklandığı belirtilerek 110.240,00 TL.'nin davalı bankadan tahsili, tarafından tahsil edilen 8.000,00 TL dönem faizinin ise istirdadı talep edilmiş, davalı banka tarafından ise bankanın güvenlik önlemlerini gerektiği gibi uyguladığı, davacının şifre ve parola bilgilerini gerektiği gibi koruyamadığı savunulmuştur.<br>Yerel mahkemece bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmış, ... tarihli bilirkişi raporunda; Davalı bankanın sabaha karşı saatlerde başlayarak sabah mesaisi başlamadan son bulan muhtemelen daha evvel hiç para transferi geçmişi bulunmayan toplam 15 kişi için peş peşe 63 adet para transferi işlemini şüpheli ve sıra dışı olarak değerlendirmediği ve bu işlemler için ek güvenlik önlemleri sağlamadığı, davalı bankanın somut olayda uyguladığı güvenlik tedbirlerinin yeterli olduğuna dair bir kanaate varılamadığı, gerek savcılık dosyası ve gerekse dava dosyasında mevcut belgeler kapsamında dava konusu  olayda bankanın doğrudan kusurlu olduğunun da ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza etmeyerek sahte web siteleri v.b. portallar vasıtasıyla şifresini girerek 3. Kişilerin eline geçmesi ve dava konusu işlemlerin başlatıcı durumunda olmasından dolayı, dava konusu işlemlerde tarafların müterafik kusurlu oldukları belirtilmiş, mahkemece de bu rapora dayanılarak davacının müterafik kusurlu ( % 30 oranında ) olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Bilindiği üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka, ancak özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.<br>Ayrıca, internet bankacılığını/mobil bankacılığı müşterilere özendiren davalı banka, kendilerine emanet edilen mevduatı korumaya özen yükümlülüğü gereğince internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli alt yapıyı sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2022 Tarih ve 2021/4810 E.- 2022/485 K. Sayılı Kararı)<br>Mudinin de, kimlik bilgileri ile kendisine özel olarak üretilen şifreleri korumak ve üçüncü kişilerle paylaşmamak yükümlülüğü vardır.<br>Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu olayı aydınlatmaktan uzak ve görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporunun tekrarı niteliğinde olup hükme esas almaya elverişli değildir. Raporda davacının, kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza etmeyerek sahte web siteleri v.b. portallar vasıtasıyla şifresini girerek 3. Kişilerin eline geçmesine sebep olduğu, bu sebeple müterafik kusurlu olduğu belirtilmiş iken bu konuda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Hal böyle olunca yerel mahkemece, konusunda uzman bankacı, bilgisayar mühendisi ve bilişim uzmanı bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetten önceki bilirkişi raporları tekrar edilmeksizin, tarafların itirazlarını değerlendirir şekilde dosyaya taraflarca sunulan tüm hesap hareketleri, sms ve log kayıtları dikkate alınarak ve ayrıca dava konusu olayın oluş şekli açıklamalı bir şekilde anlatılarak bankacılık işlemlerinde davalı bankanın mobil bankacılık uygulamaları yönünden alması gereken bütün tedbirleri alıp almadığı, davacının kendisine ait bilgi ve şifreleri yeterince muhafaza edip etmediği, böylelikle tarafların davacı hesabındaki işlemler yönünden kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı, somut verilere dayanan ve gerekçeli bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya uygun olmayan, denetime ve hüküm vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiştir.<br>Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2021 tarih ve...Esas... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının  ilk derece mahkemesince talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan taraflara İADESİNE, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13/05/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0644b0425fd17139","SID":"edef2659860be4db"}}