{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3307 <br>KARAR NO: 2025/1419<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/12/2023<br>NUMARASI: 2022/277 E - 2023/795 K<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 5.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN <br>2023/543 ESAS, 2023/591 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit/ İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin \"İstanbul, Sultangazi, ... Mah., ... Sok. No:...\" adresinde ütü paket işi yaptığını, ... A.Ş tarafından kaçak elektrik kullan- dığından bahisle müvekkili adına borç tahakkuk ettirildiğini, ancak kesilen cezanın haksız ve mes- netsiz, tutanağın ise usulsüz olduğunu, yanlış ve çelişkili tespitler ile teknik hatalar yapıldığını, oran- tısız bir cezanın söz konusu olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını beyanla, mü- vekkili hakkında icra takibi yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını veya müvekkili hakkında icra takibi başlatılması halinde icra takibinin de müvekkilinin haklı olması sebebi ile teminatsız olarak, mümkün görülmediği takdirde belirlenecek teminat karşılığında durdurulmasını, yargılama sonunda müvekkilinin tahakkuk edilen dava konusu alacak nedeniyle davalıya borçlu olma- dığının tespitini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kaçak elektrik kullanımının tespiti ve yaptırımları diğer davalı ... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğinden bu uyuş- mazlıkların müvekkili ... Satış A.Ş. ile ilgisi olmadığını, husumetin dağıtım şirketi olan ... A.Ş. ’ne yöneltilmesinin gerektiğini,  Dava konusu kaçak elektriğin kullanıldığı tesisata ait \"İstanbul Sultangazi, ... Mh. ... Sokak No:...\" adresindeki mahal \"mesken\" değil, \"işyeri\" olduğunu, elektrik tüketimi yapılan dava konusu adresin ticarethane ve müvekkili şirketin tacir olduğunu, sattığı enerjinin bedelini almak ve bunun için yürürlükteki mevzuatı çerçevesinde kendisine tanınan yetkileri kullanmak durumunda olduğunu, dağıtım hizmeti artık kamu tarafından yürütülmediğini beyanla davanın husumet yokluğu, görev ve arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeni ile usulden, ayrıca esastan reddine, yargılama gider- leri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ... ile davalı ...'ın ayrı tüzel kişiliklere haiz olduklarını, elektrik hizmetlerinin özelleştirilmesi sonrasında iletim, dağıtım ve satım ile pazarlama işleri birbirinden ayrıldığını ve farklı tüzel kişiliklerce yerine getirilmeye başlandığını, müvekkili şirket elektrik dağıtım işi ile iştigal etmekte iken davalı şirket elektrik satım işini yürüttüklerini, dolayısıyla faaliyet alanları bir birlerinden farklı olduğunu, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında iddia edildiği gibi zorunlu dava arkadaşlığı da  olmadığını, Dava konusu olay nedeniyle davacı tarafın davasını Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame ettiğini, davada gerek müvekkili şirketin, gerekse de davacı tarafın tacir  olduğunu,23/01/2013 tarihli kaçak elektrik tutanağında abone grubunun \"ticarethane\" olarak belirlendiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde davaya konu yerin ticari işletme olduğunun belirtildiğini,bu nedenle söz konusu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde;13.10.2020 tarihinde kaçak kontrol ekiplerince ... hizmet numaralı davacının işletiminde bulunan ... nolu sayacın  incelemesinde, kare buattan harici hat çekilerek sigorta vasıtası ile kaçak elektrik kullanıldı- ğının tespit edildiğini, iş bu tespitin akabinde davacı ... adına ... seri numaralı zabıt düzenlendiğini, tutanak ile harici hatta bağlı cihazların  gücünün 60.640W olduğu tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereğince ... seri numaralı kaçak elektrik zaptına istinaden harici hatta tespit edilen cihazların gücüne göre 13/10/2020-16.04.2020 tarihleri arasında 180 gün x 60,64 kWh x8 saat=87.321 kWh karşılığı 124.221,76 TL kaçak tahakkuku ve 16.04.2020 ile 19.10.2019 tarihleri arasında 180gün x 60,64kW x8saat= 87.321kWh karşılığı 82.473,86 TL kaçak ek tahakkuku hesap edilerek toplam 206.695,62TL tahakkuk ettirilerek fatura ettirildiğini, Kaçak elektrik kullanım tahakkukunun hesaplamasının Elektrik Piyasası Tüketici Hiz- metleri Yönetmeliği gereğince yapıldığını, davacının iddialarının gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücre- tinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalının kullanımında olan ... hizmet numaralı tesisatta kurum çalışanları tarafından 13.10.2020 tarihinde yapılan denetimler sonucu söz konusu mahalde \"kare buattan harici hat çekilerek sigorta vasıtası ile\" kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmekle davalı adına H/350018 seri numaralı tutanağın düzenlendiğini, iş bu tutanak gere- ğince 124.221,76 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku ve 82.573,86 TL kaçak elektrik ek tahakkuku yapıldığını, söz konusu faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle  davalı aleyhine  İstan- bul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya üzerinden takibe girişildiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, borçlunun iş bu davadan önce İstanbul 10. ATM'de 2022/727 E. Sayılı dosya ile menfi tespit davası açtığını beyanla; öncelikle alacağı teminen davalının taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m.257 gereğince ihtiyati haciz konulmasına, itirazın iptaline ilişkin iş bu dava ile  İstanbul 10. ATM'de görülün  2022/727 E. Sayılı  menfi tespit  davasının birleştirilmesine, yargılama sonunda itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın % 20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, birleştirme kararına itiraz ettiklerini, hem Gaziosmanpaşa 8.Asliye Ceza Mahke- mesi'nin 2022/298 esas sayılı dosyası, hem de iş bu dosya üzerinden alınan bilirkişi raporları ile davalının usulsüz şekilde tutanak düzenlendiği ve faturalandırma yaptığının tespit edildiğini beyanla  davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar  verilmesini istemiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce: 1-ASIL DAVADA, Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davalı ... tarafından 13.10.2020 tarih ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden davacı adına düzenlenen kaçak tahakkuk bedeli 27.10.2020 tarihli 124.221,76 TL tutarlı ... ve kaçak ek tahakkuk bedeli 27.10.2020 tarihli 82.473,86 TL tutarlı ... seri nolu faturalar sebebiyle davacının davalı (...) kuruma 84.722,55 TL miktarında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 1-a)Şartları oluşmadığından İİK 72/5 uyarınca davacı lehine kötüniyet tazminatı talebine hükmedilmesine yer olmadığına, 1-b)İİK 72/4 mad uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanmamış olması nedeniyle davalı lehine  kötüniyet tazminatı talebinin reddine,1-c)Davalı ... Satış A.Ş. Yönünden  davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-BİRLEŞEN 5.ATM'NİN 2023/543 ESAS 2023/591 KARAR sayılı dosyası yönünden, davacının davasının KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, davalı ...  tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, 121.973,07 TL asıl alacak, 1.370,11 TL işlemiş faiz ve 246,62 TL KDV olmak üzere toplam 123.589,80 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca hükmedilen asıl alacak bedeli olan 121.973,07 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 24.394,61-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: Hüküm ... ve ... tarafından istinaf edilmiştir. ... vekili istinaf dilekçesinde; birleşen dava yönünden her ne kadar dava açılması yönünden 1 yıllık hak düşürücü süre her ne kadar tebliğe bağlanmış ise de, davacının itirazın sunulmasından sonra dosyada adres sorgulaması yaptığın ve itirazdan haberdar oldu- ğunu, kaldı ki müvekkilinin itiraz dilekçesine tebliğ pulu ekleyip dilekçesinin tebliğini talep ettiğini, eldeki dava yönünden hak düşürücü sürenin geçirildiğini, müvekkili tarafından açılan menfi tespit davası ile ... tarafından açılan itirazın iptali davasının konusu, tarafları ve taleplerinin büyük oranda örtüştüğünü, ancak davaların nitelikleri ile yargılama sonucunda elde edilen sonucun farklı olduğunu, bu nedenle bu iki davanın birleştirilerek görülmesinin doğru olmadığını, dava konusu borca dayanak tutanağın usulsüz ve talep edilen alacağın haksız olduğunu, müvekkilinin kaçak kullanımının ve buna bağlı bir borcunun bulunmadığını, birleşen davada davanın ve icra inkar tazminatı talebinin  reddi ile müvekkili lehine kötü niyet tazminatı talep ettiklerini, ancak mahkemece bu taleplerinin dikkate alınmadığını, ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava konusu mahalde abonelik mevcut iken ayrı bir hat çek suretiyle kaçak elektrik kullandığı hususunun 13.10.2020 tarih ... seri nolu tutanak ve tüm dosya kapsamı ile tespit edildiğini, bu tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup borçlu tarafından aksi yönde delil sunulmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan tespit, tahakkuk ve faturalama işleminde bir hata bulunmadığını, hükümde hatalı asıl alacak tutarı üzerinden üstelik tür ve oranı gösterilmeden eksik faiz ve KDV hesabı yapıldığını, asıl davada müvek- kili lehin kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olması hatalı olduğu gibi birleşen davada hatalı olarak asıl alacak tutarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit, birleşen dava İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Her iki dava, borçlu hakkında düzenlenen ... seri nolu 13.10.2020 tarihli kaçak  elektrik kullanımı tespit tutanağı kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanmaktadır.<br>ASIL DAVADA; Davacı kaçak elektrik elektrik tüketimi nedeniyle tahakkuk olunan 27.10.2020 tarihli 124.221,76 TL tutarlı ... ve kaçak ek tahakkuk bedeli 27.10.2020 tarihli 82.473,86 TL tutarlı ... seri nolu faturalara itirazen , menfi tespit talebinde bulunmaktadır. Dava konu kaçak tespiti ,tahakkuk ve faturalama işlemi , sonrasında icra takibi dağıtım şirketi olan ... tarafından yapılmıştır.  Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen .... ise perakende satış/tedarik şirketi olup açılan davada pasif husumeti bulunmamaktadır. Ayrıca ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından, ...'ın \"davalı\" sıfatıyla davaya dahil edilmesi suretiyle yargılamaya devam olunması yasal olarak mümkün değildir.Neticede, ... hakkında usulen açılmış bir dava olmadığından ... yönünden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; Davacı ...'in  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md. gereğince reddine, Davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince , a.)Hakkında usulen açılmış bir dava bulunmayan ... yönünden karar tesisine yer olmadığına, b.)Davalı ... Satış A.Ş. Yönünden  davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar  verilmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA: 1.İtirazın iptali davası süresinde açılıp açılmadığı; 2004 sayılı İİK'nun  67/1 maddesinde; \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre itirazın iptali davası ile ilgili öngörülen süre hak düşürücü süre olup sürenin borçlu tarafından ibraz olunan itiraz dilekçesinin  takip alacaklısına tebliği ile başlayacağı açıktır. Davaya dayanak takip dosyası incelendiğinde, borçlunun ibraz ettiği 07.01.2021 tarihli dilekçeye tebligat pulu eklendiği belirtilmiş ise de, dosya kapsamında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığından hak düşürücü süre işlemeye başlamayacaktır. Alacaklı vekilinin dosyada takip işlemi yapmış olması da tebliğ yerine geçmeyeceğinden, borçlunun hak düşürücü süreye ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. 2.Davaların birleştirilmesi hususu: Eldeki davada da, borçlu  menfi tespit davası açtıktan sonra takip alacaklısı tarafından itirazın iptali davası açılmıştır. Her iki davanın tarafları, konusu, sebebi aynı olup sadece talep konusu farklıdır. Davalar arasında fiili ve hukuki bağlantı mev- cuttur. Menfi tespite ilişkin ilk davadaki tespitler itirazın iptali davasının sonucunu etkileyeceğinden mahkemece usul ekonomisi, etkin yargılama vs hususlar gözetilerek menfi tespit davasının bekletici mesele yapılması yapılması yerine davaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi yerinde olup borçlunun bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. 3. Kaçak Kullanım Olgusu; ... çalışanları tarafından borçlunun kullanımında bulunan \"İstanbul, Sultangazi, ... Mah., ... Sok. No:...\" adresindeki işyerinde 13.10.2020 tarihinde yapılan denetimler sonucu \"kare buattan harici hat çekilerek sigorta vasıtası ile kaçak elektrik kullanıldığı\" tespit edilmekle, borçlu ... adına ... seri numaralı tutanağın düzenlendiği, tespit anında borçlunun mahalde hazır bulunduğu, harici hatta bağlı cihazların adet, cins ve çektiği güce ilişkin dökümün yapıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  2022/7569E.- 2023/658  K. nolu 16.03.2023 tarihli ve  2021/4894 E., 2021/ 10580 K. Sayılı 21.10.2021 tarihli  ilamı  da  aynı yöndedir. Ancak borçlunun abonelik mevcut iken harici hat ile elektrik kullandığı olgusu kaçak tespit tutanağından başka, tespit anında kaydedilen  video görüntüsü ve tüm dosya içeriği ile sabittir. Tespit edilen harici hat ile elektrik kullanımı ise tutanak tarihinde yürürlükte bulunan 30.05.2018 tarihli EPTHY'nin 42/1-b md. deki kaçak tanımına uymaktadır. 2. Tahsili gereken asıl alacak miktarı: ... tarafından ... seri numaralı kaçak elektrik zaptına istinaden harici hatta tespit edilen cihazların gücüne göre 13.10.2020 - 16.04. 2020 tarihleri arasında 180 gün x 60,64 kWh x8 saat=87.321 kWh karşılığı 124.221,76 TL kaçak tahakkuku ve 16.04.2020 ile 19.10.2019 tarihleri arasında 180gün x 60,64kW x 8saat= 87.321 kWh karşılığı 82.473,86TL kaçak ek tahakkuku hesap edilerek toplam 206.695,62 TL fatura ettirilmiştir. Faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi üzerine 17.12.2020 tarihinde takibe giri- şilerek 206.695,62 TL asıl alacak + 4.519,75 TL işlemiş faiz + 813,56 TL faizin % 18 KDV'sinden ibaret toplam 212.028,93 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, borçlunun takibe, asıl alacağa ve tüm fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklı vekilince takip tutarı olan  212.028,93 TL üzerinden itirazın iptali ile borçlunun hükmolunacak alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep etmiştir. Mahkemece Elektrik Elektronik Mühendisi ...'dan keşfen yapılan inceleme ile  alınan 26.05.2023 tarihli raporda; A.) GÜÇ: EPTHY 44. md/ (3) hükmü gereği, tutanak içeriği harici hat çekerek elektrik kullanım içerikli olduğundan kaçak tahakkuk hesaplamasında sadece bu hat (harici hat) üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınmalıdır. Tutanakta harici hat üzerinde 60640 watt güç tespit edilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonrasında, davalı kurumca tespit edilen tüm cihazlarını harici hat ile kullanıldığının iddia edildiği anlaşılmaktadır. Oysa tutanak içeriğinden anlaşılacağı üzere sayaç üzerinde 1 kw güç tespit edilmiştir. Bu değer düşülmelidir. Yine güç hesaplamalarında 0.6 kullanma faktörünün dikkate alınmasının gerekeceği kanaatine varılmıştır. Çünkü davacının tutanak sonrasında (sayacının bağlantıları düzeltildikten sonraki) günlük tüketim ortalaması, davalı  ... tarafından iddia olunan  gücün çekildiğini desteklememektedir. Tutanak sonrasında davacının 98,92 Kwh/ gün tüketim ortalaması günlük 8 saatlik çalışma süresinde 98,92 kwh/gün /8 saat = 12,36 kwh güce isabet etmektedir. Ancak mevzuat gereğin ,kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarında, 60640 watt- 1000 watt (sayacın kayıt ettiği)= 59640 watt (harici hat üzerindeki güç)  x 0.6 (kullanma faktörü) = 35784 watt güç değeri dikkate alınmalıdır. Mahalde tespit edilen güç, her zaman cihazların günlük kullanım sürelerine tabidir. Yani iş potansiyeline göre değişiklik olabilir. Bu nedenle tutanak sonrasındaki 12,36 kwh güce göre hesaplama yapılmasına ilişkin itiraz olmaması beklenir. Öyle ki keşif mahallinde 18,06 kwh  güç tespit edilmiştir. Keşif mahallinde 18,06 kwh güç tespit edilmiştir. Bu değer 0.6 kullanma faktörü ile çarpılmış değerdir. Yani aslında 18,06 kwh/0.6 = 30,1 kwh 'dır. Bu nedenle tutanakta ... görevlilerince  tutanak tarihi itibariyle tespit edilen güce göre  kendisince yeniden belirlenen 35784 watt gücün dikkate alınabileceği kanaatine varılmıştır. <br>B.) SÜRE: Borçlunun dava konusu tutanaktan 2 yıl öncesindeki tüketimlerinin tutanak sonrası tüketimlerine nazaran dahi düşük olması nedeniyle, süre bakımından, yönetmeliğin 45-b md ile belirlenen en üst sınır olan 180 gün (kaçak tahakkuk süresi)+180 gün (kaçak ek tahakkuk süresi) toplamda 360 gün üzerinden tespit isteyen taraf kaçak ve eksik tüketim bedelleririden sorumlu tutulabilecektir.<br>C.) GÜNLÜK ÇALIŞMA SÜRESİ; yönetmeliğin 45/3. Maddesinde, borçlunun ticarethane abone grubu için günlük 8 saat kullanım süresi belirlenmiştir.Kaçak ve kaçak ek tahakkuk dönemlerinde ... tarafından 8 saatlik kullanım süresi esas alındığından bu uygulamanın mevzuata uygun olduğu değerlendirilmiştir.<br>SONUÇ OLARAK; Tutanak öncesi (harici hat çekilerek kullanıldığı iddia edilen dönem) günlük tüketim ortalaması (6.03 kwh/gün) ile tutanak sonrası sayaç bağlantıları düzeltildikten sonraki günlük tüketim ortalaması (98,92 kwh/gün) arasında bariz fark bulunmaktadır. Yine, tutanak öncesi günlük tüketim ortalaması (6,03 kwh/gün) ile tespit edilen güce göre mahalde tüketilebilecek elektrik miktarı (291,07 kwh/gün) arasında bariz fark bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, tutanak tarihi itibariyle harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı, borçlunun 180 gün kaçak + 180 gün kaçak ek tahakkukundan sorumlu olabileceği, borçlunun tutanak tarihinden 2 yıl önceki ortalama tüketimleri de düşük olmasına rağmen mevzuat gereğince ... tarafından  tutanak tarihinden geriye doğru 12 aydan daha fazla süre için hesaplama yapılamayacağı, Kendisi tarafından yapılan hesaplamaların ... tarafından yapılan hesaplamadan tek farkının kaçak ve kaçak ek tahakkukunda dikkate alınan güç değerinin düşürülmesinden kaynaklandığını, Yukarıda, davacının tüketimleri üzerinden güç tespiti değerlendirmeleri yapıldığı, en doğru sonucun bu olduğu, bu vesile ile şayet güç değerine itiraz bir makine varsa veya makine bulunmasına rağmen kullanmıyorum/ az kullanıyorum/çok kullanıyorum şeklindeki itirazların önüne geçildiği, Yukarıda mevzuat hükümleri, dava konu konusu kaçak ve kaçak ek tahakkukları için tek tek uygulanarak değerlendirme yapıldığı, Neticede; borçlunun; - 124.221,76 TL'lik kaçak tahakkukunun 73.304,45 TL'lik kısmı itibariyle , - 82.473,86 TL'lik kaçak ek tahakkukunun 48.668,62 TL'lik kısmı itibariyle borçlu olduğu, şeklinde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu içerdiği gerekçe ve teknik inceleme itibariyle dosyadaki delillere uygun, hükme ve yargısal denetime elverişli olup hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. 3. Faize ilişkin olarak; ...'ın takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacak 121.973,07 TL'dir. Alacak kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığına göre, dava konusu alacağa AATUHK'da belirtilen gecikme zammı değil tarafların sıfatına göre avans faizi ve hesaplanan faizin % 18'i oranında KDV eklenecektir. Mahkemece yapılan hesaplama da buna uygundur. 4. İcra inkar tazminatı/ kötü niyet tazminatı ve İİK 72/4 maddesine dayalı tazminat: A.)İcra İnkar Tazminatı: itirazın iptali talebine konu alacağın bir miktarı miktarı yönünden  borçlunun itirazında haksız olduğu anlaşılmakta ise, alacak haksız fiil mahiyetindeki kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin olup likit /belirlenebilir bir alacak olmadığından icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle icra inkar tazminatına ilişkin hüküm fıkrasının hükümden çıkarılması gerekir.Kabule göre de; icra inkar tazminatına ilişkin koşulların oluşması halinde, İİK 67/2 maddesi gereğince icra inkar tazminatının asıl alacak miktarı üzerinden değil kabul edilen  (toplam) alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Ancak eldeki davada icra inkar tazminatına ilişkin koşullar oluşmadığından  bu hususta sadece  eleştiri ile yetinmek gerekmiştir.<br>B.) Kötü niyet tazminatı: İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerek- lidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı (borçlu)nun üzerindedir. Somut olayda, davacı tarafın maddi hukuk kurallarına göre alacaklı olduğuna inanarak  takibe giriştiği anlaşılmış olup takipte kötü niyetli olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ...'nın birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin birleşen davaya ilişkin kararının kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde  karar vermek gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Asıl davada , a.) Davacı ...'nın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince esastan reddine, b.) ...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince  kabulüne, B- Birleşen davada davalı ...'nın istinaf başvurunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, kararın kaldırılarak  yeniden esas hakkında; <br>ASIL DAVADA; 1-a.) ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, b.) Hakkında usulen açılmış bir dava bulunmayan ... yönünden karar tesisine yer olmadığına, 2- Karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, dava açılırken alınan  3.529,84‬-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 2.914,44-TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, ...'ın bakiye karar harcı olarak  yatırdığı  2.257,55 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 3- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar veril- mesine yer olmadığına, 5- Davalı ... tarafı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00  TL maktu vekalet ücretinin  davacı ...'dan alınarak tahsili ile bu  davalıya  (...'a) ödenmesine, 7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a ödenmesine, 8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,<br>BİRLEŞEN DAVADA; 1- DAVANIN KISMEN KABULÜNE, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girilişilen borcun 121.973,07 TL asıl alacak + 1.370,11 TL işlemiş faiz +246,62 TL KDV'den ibaret 123.589,80 TL'lik kısmına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, <br>Yasal şartlar oluşmadığından icra-inkar tazminat takdirine yer olmadığına, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken toplam 8.442,41 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.560,79 TL harç düşüldükten sonra ,bakiye 5.881,62 TL harcın birleşen davalı ...'dan alınarak Hazine'ye irad kaydına, 3-  Davacı ... tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 2.560,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.830,64 TL harcın davalı ...'dan alınarak  davacı ,,,'a ödenmesine, 4- 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi  ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçe- sinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul /reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.818,62 TL'sinin ..'dan, 1.301,38 TL'sinin ..'dan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, 5- ... tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan  bilirkişi, keşif, tebligat, müzekkere gideri 2.945,80 TL yargılama giderinin kısmen kabul ve red oranına göre yapılan hesaplaması neticesinde 1.218,22 TL'sinin ...'tan tahsili ile ...'ya ödenmesine, 6-... tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan 170 TL yargılama giderinin kısmen kabul ve red oranına göre yapılan hesaplaması neticesinde 99,69 TL'sinin davacı-birleşen  davalıdan alınarak  davacı ...'a ödenmesine, 7-  Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T  göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin ...'tan alınarak davalıya verilmesine, 8-  Davacısı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T  göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin   davalı ...'dan alınarak birleşen dosya davacısı ...'a verilmesine, 9- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edenlere isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, ... asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin  bu taraftan  alınarak hazineye irat kaydına, ... Birleşen dava yönünden istinaf sebebiyle yapmış olduğu 40,00 TL istinaf yargılama giderinin ...'tan alınarak ... verilmesine, ...'ın istinaf sebebiyle yapmış olduğu 260,00 TL istinaf yargılama giderinin ...'nın alınarak ...'a verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  27/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e42e530467e7381e","SID":"5a2e8a93a482dec0"}}