{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 13/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 26/11/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 13/05/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; Davacı şirket, davalıdan ön ödeme yolu ile bej mermer blok almak amacıyla 18.11.2016 tarihinde 20.000 USD, 06.12.2016 tarihinde 86.000 USD ve 23.12.2016 tarihinde 22.000 USD olmak üzere davalının banka hesabına toplam 128.000 USD ön ödeme yapıldığını, yapılan ödemelere ilişkin 11.01.2017 tarihli faturaya istinaden 64.500 USD bedelle 430 ton, 19.02.2017 tarihli faturaya istinaden 56.220 USD bedelle 374,80 ton mermer blok sipariş edilmiş ve teslim alındığını, bu minvalde davacı 128.000 USD ödenmiş ancak 120.720 USD’lik mal alındığını, davacının 7.280 USD fazla ödeme yaptığını, davalı tarafından düzenlenen 11.01.2017 ve 19.02.2017 tarihli faturalarda her ne kadar KDV bedelleri belirtilmişse de, yapılan satışlar ihraç kayıtlı olduğundan, 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. Maddesinin C bendine istinaden %18 üzerinden hesaplanan KDV'ler tahsil edilmeyeceğini, bu nedenle hesaplamaya KDV bedelleri dahil edilmediğini, aradan geçen süre boyunca davalı, davacının fazladan ödemiş olduğu bedeli iade etmek yerine mal vermeyi teklif ettiğini, ancak davacının ihtiyacı olmadığından mal yerine nakit iade talep etmiş lakin bu paranın iade edilmediğini, sonuç olarak davacı şirket ile davalı arasında başkaca ticari ilişkinin gerçekleşmediğini, bu nedenle davacı şirketin ödemiş olduğu bedel ile satın almış ürünlerin bedeli arasındaki farkın iade edilmesi için Bursa 10. Noterliğinin 05.02.2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilmiş ve bu ihtarname muhataba 05.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtara rağmen ödemeyen yapmayan davalı hakkında Bursa 6. İcra Md.lüğü'nün...E. sayılı dosyası ile takip tarihi itibariyle 7.280 USD' ye tekabül eden 52.052,72 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından yapılan yetki itirazı nedeni ile dosya Antalya Genel İcra Md.lüğü'ne gönderildiğini, borçlu tarafından bu defa borca itiraz edilip takibin durdurulduğunu, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili;  davacının iddialarını ve davayı kabul etmediklerini, talepte bulunulan istemin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davalı şirketin, davacıya hiçbir şekilde ve şartta borcu bulunmadığını, ... yapıldığı belirtilen 20.000 USD'lik ödemeye ilişkin ödeme belgesinde ön ödemeye istinaden yapıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, yapılan havalenin mal siparişine yönelik avans olduğunun usulüne uygun delilerle kanıtlanması ve taraflar tacir olduğundan bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafından da yazılı delil sunulmadığından davanın reddini, %6 oranında Amerikan doları- Merkez Bankası azami mevduat faizi talep etmiş ise de davalının, davacıya bir borcu bulunmadığından faiz isteminin de reddini, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddini, mümkün olmadığı taktirde haksız ve mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve davacının %20 icra inkar tazminatı isteminin reddini talep ve cevap vermiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"... Davacı tarafın defterlerinin incelenmesi için Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı talimat ile alınan mali müşavir bilirkişinin ... tarihli raporunda; davacı şirket vekili tarafından, davalı şirkete Bursa 10.Noterliği 05.02.2021 tarih ... yevmiye no ile e-tebligat ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 05.02.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, fazladan ödenen 7.280 USD'nin tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesi ihtar edildiğini, davacı şirketin 2017, 2018, 2019 yılları ticari (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin açılış ve (yevmiye) defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığını, dava konusu faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı tarafından BA formu ile alış bildirildiğini, davalı  şirket tarafından BS formu ile satış bildirildiği, faturaların açık fatura olduğunu, dava konusu yapılan satışların ihraç kayıtlı olduğunu, KDV'lerin tahsil edilmeyeceğini, davacı şirket tarafından, davalı şirkete mal alımından önce yapılan USD ödemelerin 128.000 USD olduğunu, davalı şirket tarafından, davacı şirkete düzenlenen ihraç kayıtlı USD faturaların 120.720 USD olduğunu, davacı şirketin ticari defterlerine göre; bu işlemler dışında taraflar arasında başka bir ticari ilişkinin olmadığını, davacı şirket tarafından, davalı şirkete yapılan USD ödemeler 128.000 USD davalı şirket tarafından, davacı şirkete düzenlenen USD faturalar 120.720 USD davacı şirketin, davalı şirkete yaptığı fazla ödeme 7.280  USD davacı şirketin ticari defter ve belgelerine göre; davacı şirketin, davalı şirketten icra takip tarihinde yapılan fazla ödemeler nedeniyle 7.280 USD Alacaklı gözüktüğü rapor edilmiştir.Tarafların ticari defterlerine göre davacının 7.280,00 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği görülmekte olup, BA-BS formlarında da teslim edilen malların değerinin 120.780,00 USD olduğu bu durumda davalının bakiye malların teslim edilmediği hususu ticari defterleri ile sabit olduğundan davalıya yemin delili hatırlatılmış, yemin için davacı şirket temsilcisi Bursa 1.ATM'nde yemin etmiş olmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar tazminatı açısından ise; 2004 Sayılı İcrave İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca  İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine  itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır. Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın sözleşmeye dayalı faturalardan kaynaklandığı dikkate alınarak alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6098 Sayılı TBK'nın 82. Maddesinde; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiğini, davacının iddia ve beyanlarını kabul etmemek kaydıyla;dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gözetilerek davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, faturaların, karşı taraf davacıya tebliğ edilerek ticari kayıt ve defterlerine kaydedildiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte fatura tarihlerinden itibaren aradan geçen dört yıl gibi uzun bir süreç içerisinde herhangi bir talepte bulunulmadığı hususu değerlendirildiğinde zamanaşımı itirazlarına değer verilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... yapıldığı belirtilen 20.000 USD'lik ödemeye ilişkin ödeme belgesi incelendiğinde ön ödemeye istinaden yapıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığının görüldüğünü, bu durumda yapılan havalenin mal siparişine yönelik avans olduğunun usulüne uygun delillerle kanıtlanması ve taraflar tacir olduğundan bu iddianın da yazılı delille kanıtlanmasının gerektiğini, davacı ödeme emrinde; %6 oranında Amerikan Doları -Merkez Bankası Azami Mevduat faizi talep etmiş ise de müvekkili şirketin, karşı taraf davacıya borcu bulunmadığından faiz isteminin de reddine karar verilmesini talep etmekle birlikte davacının iddia ve taleplerini kabul etmemek ve zamanaşımı itirazlarını tekrar etmek kaydıyla istenilen faiz oranına da itiraz etmelerine rağmen mahkemece faize itiraz yönünden inceleme yapılmadan oldukça yüksek oranda faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiğini ve iddiaya konu alacağın likit olmaması  sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine değerlendirme neticesinde kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, taraflar arasındaki ticari alım-satım nedeniyle fazladan ödeme yapıldığı iddiasına ilişkin olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı, gerekçeli olmasına ve somut verilere dayanmasına, her iki tarafın ticari defterlerinin birbirini doğrulamasına, davacı tarafça yapılan 20.000 USD'lik ödemenin de ön ödeme olduğunun ispatlanmış olmasına, taraflar arasında başkaca ticari ilişki bulunmamasına, alacak likit olup icra inkar tazminatını yasal koşullarının oluşmuş olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre;  davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.<br>2- Davalı vekili  mahkemece yüksek oranda faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu da istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ....esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı şirket tarafından borçlu davalı şirket aleyhine 7.280,00 USD  (faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığı ile) tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vek.ücr. ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (7.280,00 USD yıllık %6,00 Amerikan Doları - Merkez Bankası Azami Mevduat Faiz Oranları (Kamu Bankalarınca Uygulanacağı Bildirilen),) faiz ile tahsili talebini içerir şekilde ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine açılan iş bu itirazın iptali davası neticesinde yerel mahkemece davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmiştir.<br>Davacı tarafça takip talebinde faiz oranı % 6 olarak sınırlandırılmış olup İlk Derece Mahkemesince davacının 7.280 USD alacak talebi yönünden hüküm kurulurken 3095 Sayılı Yasanın 4/A maddesine göre Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD hesabına uygulanan en yüksek faiz  ( taleple bağlı kalınarak % 6 yı geçmemek üzere ) üzerinden karar verilmesi gerekirken sadece takibin devamına hükmedilmesi hatalı olmuş olup, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip Dairemizce yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.<br>Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun (1) numaralı bentte yazılan nedenlerle ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun (2) numaralı bentte yazılan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2021 tarih ve ... Esas, .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın KABULÜ ile;<br>Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli en yüksek mevduata uyguladığı oranda faiz ( taleple bağlı kalınarak % 6 yı geçmemek üzere )  uygulanmasına, <br>Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'ne tekabül eden 10.300,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>b-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.555,72-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 888,94-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.666,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince düzenlenmesine, <br>Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/02/2022 tarih ... Esas... Karar ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 7.566,85-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 888,94-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.751,30-TL Bilirkişi, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.699,54TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>e-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>f-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan 1.320,00.TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği ‭davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,<br>4-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 888,94 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde  ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13/05/2025      <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"173d55493b396013","SID":"2b76a60486dbff3e"}}