{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/325 - Karar No:2025/593<br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2024/325 <br>KARAR NO\t: 2025/593<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/366 E-2023/792 K<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 20.05.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20.05.2025\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili özetle; davalıya fatura alacağını temlik eden ... tarafından yapılan alüminyum doğrama ve tabela imalatı ile cam malzemelerinin satıldığını, yapılan imalatlarla ilgili 15/10/2010 tarihli 23.617,70 TL ve 28/12/2010 tarihli 24.259,62 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, yapılan imalatlar için temlik eden yüklenici ...’ye davalıya ait 03/03/2011 keşide tarihli 47.876,72 bedelli çekin kargo yolu ile gönderildiğini, ancak gelen paketten çıkan çek incelendiğinde gönderilen çekte keşideci imzasının olmadığının fark edildiğini, bu konu ile ilgili olarak davalı şirket yetkilileri ile görüşüldüğünü, ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerine Samsun 8. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3578 Esas sayılı dosyasında faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/108 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, açılan dava devam ederken ... 'nün fatura alacağından kaynaklanan Samsun 8. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3578 Esas sayılı dosya alacağını müvekkili ...’yc Samsun 4. Noterliğinin 27/07/2011 tarih ve 17079 yevmiye numaralı Temliknamesi ile temlik ettiğini, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2011 tarih ve 2011/108 Esas- 2011/444 Karar sayılı kararı ile takibin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdiğini ve davanın reddedildiğini, bunun üzerine Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5123 Esas Sayılı dosyasında alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe de borcu bulunmadığı gerekçesi ile itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek; davalının Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5123 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın iptalini ayrıca % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/108 Esas saydı dosyasına verilen cevap ve diğer beyanlar ile sunulan delillerden de açıkça anlaşılacağı üzere, temlik eden ...’nün, müvekkiline iş yaptığını ve malzeme sattığını ileri sürdüğünü, ancak fatura dışında iddiasını ispata yarayacak hiçbir belgeyi dosyaya sunamadığını, temlik eden ... ile icra takibine konu ettiği faturaların düzenlenmesine neden olacak sözleşmesel bir ilişki kurulmadığını, faturada yapıldığı belirtilen imalatların yapılmadığını, teslim edildiği belirtilen malzemelerin de teslim edilmediğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.<br>\tİlk Derece Mahkemesince; davanın, satım bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan 14/05/2014 tarihli ön inceleme duruşma tutanağında uyuşmazlık, davacının temlik aldığı alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali şeklinde nitelendirildiği, yargılama sırasında dava dosyası kaybı ile gerekli usul işlemlerin tamamlandığı ve dosyanın yenilendiği, tarafların elinde bulunan belgelerin kazandırıldığı, dosya kapsamında davalı tarafından vergi dairesine bildirilen Ba-Bs formları ile bilirkişi raporunun dosyaya alındığı,  davacının dava konusu satım bedeli alacağını temlik aldığı ihtilaflı olmayıp dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporuna göre davacı alacaklı ... tarafınan Ankara 11. İcra Dairesinin 2013/5123 sayılı icra dosyası ile borçlu ... Grup... Ltd Şti aleyhine 47.877.32 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, 2 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu aynı zamanda faturaların vergi dairesine bildirildiği, buna karşılık ödeme belgesi sunulmadığı ve kayıtlı olmadığının belirtildiği, toplanan delillere göre davacının temlik aldığı iki adet satım bedeli konulu fatura alacağının 47.877,32 TL olduğu, davalı tarafından faturaların ticari defterine kaydedildiği ve vergi dairesine bildirildiği bu nedenle fatura konusu malları teslim aldığının kabulü gerektiği, buna karşılık davalının ödeme savunmasında bulunmadığı ve ödeme belgesi sunmadığı anlaşılmakla davacının dava konusu alacak tutarında alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne, hükmolunan alacak likid olmakla icra inkar tazminatına dair mahkemece 29/03/2019 tarihinde karar verildiği, verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkeme kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2023 tarih, 2022/420 Esas-2023/372 Karar sayılı ilamı ile        \"....Davalı vekilinin dosyanın usulüne uygun olarak ihya edilmediğine yönelik istinaf nedeninin incelenmesinde; Mahkemece, mahkeme dosyanın kaybolması nedeniyle ihyasına karar verilmiştir. 4473 Sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylap Veya Heyelan Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında Yapılacak Muamelelere Dair Kanun’un 10. Maddesine göre; dava, tahkikat veya muhakeme safhasına intikal etmişse, taraflardan afet tarihine kadar teati olunan layihaların ve ibraz olunan vesikaların suretlerinin istenmesi, gerek ibraz olunan vesikalar ve gerek afet tarihine kadar cereyan eden muameleler ve ittihaz olunan kararlar üzerinde tarafların ifadeleri birleşirse keyfiyetin zabıtla tespit olunarak taraflara imza ettirilerek ait olduğu mahkemeye verilmesi gerekirken, sadece davacı vekiline elinde bulunan bilgi ve belgeleri sunması için süre verilmesi, davalı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin istenmemesi, yine, Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ihya kararından önce yazı yazılarak istenen mahkemenin 2011/108 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak, bu mahkemece yazılan 26/12/2013 tarihli yazı cevabında, mahkemenin 2011/108 Esas -2011/444 Karar sayılı dosyasının fotokopisinin gönderildiği bildirilmiş olmakla, bu dosyanın fotokopisinin yeniden istenebileceği gözden kaçırılarak ihya işlemleri eksik bırakılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine, dava itirazın iptali davası olup, dayanağı olan icra dosyasına sıkı sıkıya bağlı olduğundan mahkemece 4473 sayılı Yasanın 18. maddesi uygulanarak icra dosyasının da ihyasına karar verilip icra dosyası da ihya edildikten sonra yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, icra dosyasının ihyasına karar verilmeden inceleme yapılması ve karar verilmesi de doğru olmamıştır. \" gerekçesi ile kesin olarak kaldırıldığı, istinaf incelemesi sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması neticesinde; Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/108 Esas, 2011/444 Karar sayılı dosyası ve Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2013/5123 Esas sayılı dosyalarının UYAP üzerinden temin edildiği, bahsi geçen dosyanın ihyasına yönelik davalı vekili duruşmada, daha önce ihyasına karar verilen dosyaya ilişkin bilgi ve belgeleri sunduklarını bu nedenle bu hususta dosyaya beyanda bulunmadıklarını belirttiği, bahsi geçen eksik hususların giderilmesi sonrası istinaf incelemesi öncesi yukarıda bahsi geçen mahkeme kararındaki gerekçeler ile davanın kabulüne, Ankara 11. İcra Dairesi’nin 2013/5123 Esas  sayılı icra takibinde takiben yapılan itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, takip konusu 47.877,32 TL'nin % 20 si oranında belirlenecek icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29.03.2023 tarih, 2022/420 Esas, 2023/372 Karar sayılı ilamı ile  usulden yaptığı inceleme neticesinde,  dosyanın usulüne uygun şekilde ihya edilmediği yönündeki istinaf taleplerini kabul ederek, dosyanın esasına girmeden, yerel mahkeme kararını kesin olarak kaldırdığı, kaldırma kararında;  “Davalının elinde bulunan bilgi ve belgelerin istenilmemesi ,  Samsun 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/108 E sayılı dosyasının fotokopisinin yeniden istenebileceği gözden kaçırılarak ihya işlemleri eksik bırakılmak suretiyle karar verilmesi, dava itirazın iptali davası olup , dayanağı olan icra dosyasına sıkı sıkıya bağlı olduğundan mahkemece 4473 sayılı yasanın 18. maddesi uygulanarak icra dosyasının da ihyasına karar verilip icra dosyası da ihya edildikten sonra yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken icra dosyasının ihyasına karar verilmeden inceleme yapılması ve karar verilmesi doğru olmamıştır.”  şeklinde üç farklı gerekçeyle mahkeme kararını  kaldırarak davanın yerinden görülmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi ilamı nedeniyle yerel mahkemenin; ilamda belirtilen eksiklikleri gidererek kendi dosyasını kanuna ve usulüne uygun şekilde yeniden ihya etmesi, görülmekte olan davanın itirazın iptali davası olup dayanağı olan icra dosyasına sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle icra dosyasının da 4473 Sayılı Yasanın 18. maddesi uygulanarak ihyasına karar vermesi gerekirken yerel mahkeme eksikleri giderip kendi dosyasının usulüne uygun şekilde ihyasına yönelik bir karar vermediği gibi kayıp olana icra dosyasının ihyasına da karar vermeden bir önceki kararındaki aynı gerekçelerle tekrar davanın kabulüne karar verildiği,  mahkemenin istinaf mahkemesinin kaldırma kararı gereğince işlem yapmamasının eylemli direnme anlamına geldiğinin tartışmasız olduğu, mahkemenin istinaf mahkemesinin kaldırma kararı gereği yapmak zorunda olduğu  hiçbir ihya işlemini yapmadan sadece taraflardan belge, icra dosyasından belge (fotokopi) isteyerek, icra dairesine  davanın dayanağı icra dosyasının var olup olmadığını dahi sorma ihtiyacı duymadan davayı kabul ile sonuçlandırmasının açıkça hukuka aykırılık teşkil  ettiği, dava dışı alacaklı ...’nün, müvekkil aleyhinde Samsun 8. İcra Müdürlüğünün 2011/3578 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı, yetkiye ve borca itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinde 2011/108 Esas ile açtığı itirazın iptali davasında mahkeme tarafından yetkisizlik karar verildiği ve dosyanın  Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği,  Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/715 Esas numarasını aldığı, bununla birlikte Samsun 8. İcra Müdürlüğünün 2011/3378 sayılı dosyasının da Ankara İcra Müdürlüğüne yetkisizlik nedeniyle gönderilerek  Ankara 11. İcra Müdürlüğünde 2013/5123 Esas numarasını aldığı, yargılama başlayıp tahkikat aşamasına geçildikten ve  dosyadan iki kez bilirkişi raporu alındıktan sonra  dava dosyasının tüm ekleri ile birlikte kaybolduğu,  4473 sayılı kanun ve Adalet Bakanlığı/Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 30.01.2006 tarih, 107 sayılı Genelgesi gereği ihya işlemlerinin başlatıldığı,  Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/715 Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan Samsun 8. İcra Müdürlüğünün 2011/3578, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin karara çıkmış 2011/108 Esas ve Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2013/5123 Esas sayılı dosyalarının da mevcut olmasına rağmen, ihya işlemlerinin sadece Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasına münhasır yapıldığı, diğer mahkeme ve icra dairelerine bilgi dahi verilmediği, bununla birlikte mahkeme tarafından sadece kendi dosyasına münhasır olarak yapılan ihya işlemlerinde bu eksikliğin yanında  kanun ve genelgenin aradığı şartlara da riayet edilmediği,  4473 sayılı kanun 10. maddesinde ; \"Madde 10 – Dava, tahkikat veya muhakeme safhasına intikal etmişse taraflardan afet tarihine kadar teati olunan layihaların ve ibraz olunan vesikaların suretleri istenir. Gerek ibraz olunan vesikalar ve gerek afet tarihine kadar cereyan eden muameleler ve ittihaz olunan kararlar üzerinde tarafların ifadeleri birleşirse keyfiyet zabıtla tesbit olunur ve taraflara imza ettirilerek ait olduğu mahkemeye verilir\"  düzenlemesinin mevcut olduğu halde taraflarından bu yönde bir irade beyanı açıklaması istenilmediği gibi taraflarınca da böyle bir irade açıklamasında da bulunulmadığı, mahkemenin, davacı taraftan temin edebildiği ve kendisinin bulabildiği aslı mevcut olmayan lahiya ve belge ve bilirkişi raporlarıyla ihya işlemlerini bitirerek, davanın dayanağını oluşturan İcra Dosyaları ve Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası ihya edilmeden,  yargılamaya yeniden başlandığı,  07.12.2018 tarihli duruşmada mahkemece davanın dayanağı Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5123 Esas sayılı dosyasının kendisine gönderilmesi talep edilerek duruşmanın 29.03.2019 tarihine ertelendiği,  Ankara 11. İcra müdürlüğü Mahkemenin 18.12.2018 tarihli, icra dosyasını talep eden yazısına \"icra müdürlüğü dosyasının 19.02.2014 tarihinde aynı esas sayılı dosyaya gönderildiğini\" beyan ederek dosyanın kendisinde bulunmadığını beyan ettiği, mahkemenin 29.03.2019 tarihli duruşmada, icra dosyasında kayıp olduğunu bildiği halde davanın kabulüne karar verildiği, dava dosyasının ihyası işlemlerinin 4473 sayılı Kanun ve bu kanuna dayanarak yayımlanan genelgeye aykırı olarak yapılmış olduğundan dosya hukuken henüz ihya edilmemiş durumda olduğu, bununla birlikte davanın dayanağını oluşturan icra dosyaları ile birlikte Ankara 4. Asliye Ticaret mahkemesindeki davanın açılmasına neden olan Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının da ihya edilmediği, İcra Daireleri ile Samsun Ticaret Mahkemesine dosyalarının kaybolduğunun dahi bildirilmediği, Ankara  4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/715 E sayılı dosyasının ihya edilmesinin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, esasa yönelik olarak da yargılamanın dayanağının, dava dışı ...'nün müvekkil aleyhinde \"fatura alacağı\" olduğu iddiasıyla yaptığı ve itirazımızla duran ilamsız icra takibi olduğu, takip talebine konu faturanın,  müvekkile teslim edildiği iddia edilen mallar nedeniyle düzenlendiği, dava dışı ...’nün davada  müvekkile mal sattığını ve teslim ettiğini, mal bedeli olarak ta kendisine keşidecinin yani müvekkilin  imzasının bulunmadığı bir adet çek verildiğini iddia ettiği, davalının ise  takibe konu faturadan bir borcu bulunmadığını, faturada tafsilatı belirtilen malları sipariş etmediği gibi malların  kendisine teslim de edilmediğini, ... ile yıllardır karşılıklı ticaret yaptıklarını, kendisine imzasız çek göndermelerinin mümkün olmadığını, böyle bir durumun hayatın olağan akışına ters olduğunu, durumun farkına varır varmaz iade faturası keserek söz konusu faturayı iade ettiklerini belirterek ...'ye borçları  olmadığını iddia ettiği, dava devam ederken  ...’nün alacağını ...'ye temlik ederek dava ile ilişkisini kestiği, ...’nün ticari işletmesini 25.01.2011 tarihinde kapattığı, söz konusu temliği ise 27.07.2011 tarihinde yaptığı, 16.10.2014 tarihli ilk bilirkişi raporu davacı tarafından kabul edilmiş ise de rapora taraflarınca  itiraz edildiği, itirazlarının mahkeme tarafından da haklı bulunarak dosyanın 28.11.2014  tarihli duruşmada, yerinde inceleme yetkisi de verilerek, ikinci kez bilirkişi incelemesine gönderildiği,  28.11.2014 tarihli duruşma tutanağında bilirkişiden; İsmail ünlünün defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, faturaların bedelinin ödenip ödenmediği, imzasız çek yaprağının ...'nün defterlerinde kaydının olup olmadığı, davalının iade faturasının ...'nün defterlerinde kaydının olup olmadığı, takibin dayanağı faturalardaki alacağın temliki nedeniyle ...'nün ...'ye  ödeme yapıp yapmadığının ve temlikin defterlerde kayıtlı olup olmadığı, faturalardaki malların davalı şirkete teslim edilip edilmediği, işin yapılıp yapılmadığın hususlarında bilirkişiden ayrıntılı rapor hazırlanmasının talep edildiği, mahkemenin talebi üzerine gelen 26.01.2015 tarihli ikinci raporda ; ...'ye ait Resmi Defterlerinin tasdiklerinin yapılmadığı gibi kapanış tastiklerinin de olmadığı, imzasız çek yaprağının ...'nün defterlerinde kaydının olmadığı, takibin dayanağı faturaların ...'nün defterlerinde  peşin tahsil edilmiş  şekliyle kayıt altına alındığı, faturalarda yazılı malların teslim edildiğine ve işin yapıldığını dair bir belgenin bulunmadığı, temliknameden çek bedelinin ... tarafından  ...'ye aynı bedelle temlik edildiği  ve bedelinin ... tarafından nakden ödendiği ancak bu durumun resmi defter kayıtlarına yansıtılmadığı, davalının düzenlediği 01.03.2011 tarihli iade faturasının , ...'ye ait işyerinin 25.01.2011 tarihinde kapatılmış olması nedeniyle resmi defter kayıtlarına alınamadığı, davacı ...'nün temlik karşılığı dava dışı ...'ye ödeme yaptığına dair resmi defterlerde bir kaydın olmadığının tespit edildiği,  akraba oldukları belli olan dava dışı ... ile ...'nün danışıklı bir şekilde temlik yaparak davalıdan para tahsil etmek cihetine gittiklerinin anlaşılmasına rağmen mahkeme resmi defter tasdiği ile birlikte kapanış tastiği de olmayan dava dışı ismail ünlünün defterlerinde takibin dayanağı faturaların kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği,  kapanış tasdikleri yapılmamış ticari defterlerin , defter sahibi lehine delil olmayacağı, somut olayda ise ...'nün  Resmi Defter ve belgelerinin defter tastikleri ve kapanış tastiklerinin yapılmadığının bilirkişi tarafından tespit edildiği; mahkeme ticari defter sıfatı taşımayan belgelerdeki kayıtları davacı lehine yorumlayarak davanın kabulüne karar verildiği, mahkemenin dava dışı ...'nün hiçbir tasdik ve onayı olmayan defterlerinde faturaların kayıtlı olmasının malların teslim edildiğini gösterdiğini kabul ettiği, raporda malların teslim edildiği ve işin yapıldığına dair bir kaydın olmadığı bilirkişi tarafından ayrıca  tespit edildiği halde , bu tespiti görmezden gelindiği,  Yargıtay Hukuk Daireleri içtihatlarında faturanın, usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerde kayıtlı olmasının, tek başına faturada gösterilen malların teslim edildiğini ispata yaramayacağı, mazeret sunarak hazır bulunmadıkları karar duruşmasında tahkikatın bittiğini bildirme zahmetine girmeden, sözlü yargılama yapmadan davanın kabulüne karar verildiği belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemesince, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle; Dairemiz kararı ile ihyası talep edilen Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5123 sayılı dosyasında itirazın iptali davası yönünden incelenmesi gerekli olan belgelerin UYAP üzerinden dosyasına kazandırılmış  bulunduğu, mahkemesince tensip zaptının  3 nolu bendinde davalıdan, elindeki belgelerin sunulmasının istendiği, tensip zaptının davalı vekiline 07.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği,  davalının dosyaya kazandırılan belgeler ve içeriğine açıkça itirazda bulunulmamış olduğu, davaya konu icra takibinin  dayanağı olan faturaların dava dışı temlik eden ve davalı tarafından BA-BS formlarının da bildirilmiş olduğu, Yargıtay'ın yerleşik ve kabul edilen son içtihatlarında bu durumun işin tesliminin kabulünü gerektirdiği ve  mahkemesince 14.05.2014 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında davalının faturaların davalı defterine kaydının ve vergi e-beyanname ile bildirilmesinin zuhulen olduğu, faturada belirtilen malların teslim edilmediği, işin yapılmadığı,  zuhulen deftere kaydının sonradan anlaşılması ile faturanın iade edildiği yönünde beyanda bulunup savunmanın malın teslim edilmediğine yönelik olduğunun anlaşılmasına göre  davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  3.270,02 TL istinaf karar harcından peşin alınan 818,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.452,02‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı  ile yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20.05.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t<br><br><br>     Başkan  ...                   Üye ...\t            Üye ...                 Katip ...\t<br>     e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b237952116cb5ae2","SID":"3e44cd26de124cde"}}