{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2025/313 <br>KARAR NO: 2025/435<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/02/2024<br>NUMARASI: 2022/220 Esas, 2024/100 Karar<br>BİRLEŞEN  İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2013/385 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Banka teminat mektubunu İadesi<br>BİRLEŞEN  İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN<br>2014/673 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA: İtirazın İptali( Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/05/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/385 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, davalı iş sahibinin, taraflar arasındaki 05/01/2013 tarihli ... İnşaatı Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesine aykırı davranışları sebebiyle davacı yüklenicinin inşaat yapım işine devam edemediğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığının Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesince atanan uzman bilirkişi tarafından tespit edildiğini belirterek, bu kapsamda şimdilik 97.340,87 TL maddi zararının davalıdan tahsiline ve 53.000,00 TL'lik teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/673 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, 05/01/2013 tarihli sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafından yapılan işlere ilişkin bakiye iş bedeline ve ilk 5 hakedişten yapılan kesintilere ilişkin 62.187,12 TL'nin tahsili için Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyalar davalısı vekili cevaplarında, 05/01/2013 tarihli \"... İnşaatı Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi\" kapsamında,  davacı yüklenicinin bir takım sebeplerle yeni bir sözleşme yapılması aksi takdirde teminat mektubunun iade alınarak sözleşmenin feshedileceği ihtarı üzerine başlayan anlaşmazlık neticesinde, müvekkilinin yeni bir sözleşme yapmayı kabul etmemesi üzerine, davacının işleri tamamen durdurması nedeniyle müvekkilinin 18/09/2013 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiğini ve teminatı da irad kaydettiğini belirterek, birleşen davaların reddini talep etmiştir. Mahkemece 2021/166 Esas - 2021/464 Karar Sayılı kararla, birleşen davacının, birleşen 2013/385 Esas dosyasındaki 97.340,87 TL'lik tazminat talebi ile 53.000,00 TL'lik teminat mektubunun iadesi taleplerinin yerinde olduğu, birleşen 2014/673 Esas dosyasındaki bakiye iş bedeli alacağı talebinin ise, 5 hakedişten yapılan %5'lik kesintilere ilişkin 25.316,03 TL ile yüklenicinin iş sahibine gönderdiği uzlaşma konulu e-postada belirtilen KDV dahil 19.720,00 TL toplamı 45.036,03 TL bakımından yerinde olduğu, bu alacağın likit olduğu gerekçesiyle, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/673 esas sayılı davasının kabulüne, davalının Küçükçekmece/İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı takip dosyasına yapılan takibe itirazının kısmen iptali ile takibin asıl alacak 45.036,03 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20’si üzerinden 9.007,20 TL icra inkar tazminatının, davalı ... San Tic. Ltd. Şti.’den tahsili ile davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine;  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/385 esas sayılı davasının kabulüne, 97.340,87 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine, ... Bankası’nın 26/02/2013 tarih ve ... sayılı 53.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalı ... San Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine, Bakırköy 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/43 değişik iş 2014/24 karar numaralı kararından ihtiyati tedbir kararının %20 teminatla verildiği anlaşıldığından davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan %20 teminat bedelinin davacıya iadesine karar verilmiştir. Bu karara karşı birleşen dosyalar davalısı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin (İstanbul BAM 15. H.D.) 2022/324 E - 2022/378 K sayılı 23/02/2022 Tarihli kararıyla, \"...Birleşen davalara yönelik istinaf başvurusu değerlendirildiğinde ise; somut olayda taraflar arasındaki nakit bedel karşılığı düzenlenen sözleşmenin birleşen dosyalar davalısı iş sahibi tarafından geriye dönük olarak haksız bir şeklide feshedilmiş olduğunun dosya içeriği ile sabit olduğu, sözleşmeden dönülmesi halinde tarafların taleplerinin tasfiye kapsamında incelenip değerlendirilmesi gerektiği, karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, zira, sözleşmeden haksız olarak dönülmüş olması halinde yüklenicinin olumlu zarar kapsamında kar kaybı ile bunu aşan zararlarını genel hükümlere göre isteyebileceği, öncelikle yüklenicinin kar kaybı alacağının kesinti yöntemi uygulanarak belirlenmesi, varsa ve ispatlanmış olunması halinde bunu aşan zararların usulünce belirlenerek sonuca gidilmesi gerektiği, Mahkemece bu yol ve yönteme göre inceleme ve değerlendirme yapılmadan verilen kararın hatalı olduğu, yine birleşen dosyalar davacısı yüklenici 2014/673 esas sayılı birleşen davada, bakiye iş bedeli ile hakedişlerden yapılan kesintilerin iadesini istemiş ise de, sözleşme geriye dönük feshedildiğine göre yüklenicinin sözleşme kapsamında bulunan iş bedelini değil ancak davalı iş sahibi yararına olan ve aynen iadesi mümkün olmayan yaptığı imalatın bedelini (iş bedeli değil, imalat bedeli) isteyebileceği, imalat bedelinin de fesih iradesinin karşı tarafa ulaştığı tarihteki piyasa rayiçlerine göre belirleneceği, sözleşme tasfiye edileceğine göre davacı tarafından (iş sahibi) yapılan kesintilerin de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre idesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, yüklenici tarafından eksik ve kusurlu işler, sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle işin teminatı olarak iş sahibine verilen teminat mektupları da sözleşme feshedilmiş ve bu nedenle iş sahibi tarafından ifaya yönelik taleplerde bulunulamayacağından yine tasfiye kapsamında sözleşme hükümleri ve teminatın niteliği de gözetilerek yükleniciye iade edilmesi gerektiği\" gerekçesiyle, birleşen davalı vekilinin birleşen davalara yönelik istinaf talebinin kabulü ile bu kararların kaldırılmasına karar verilmiştir.Bu kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde istinafa konu kararla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2022/324 Esas-2022/378 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, taraflar arasındaki 05/01/2013 tarihli nakit bedel karşılığı düzenlenen sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından geriye dönük olarak haksız bir şeklide feshedilmiş olduğunun dosya içeriği ile sabit olduğu, kaldırma kararı sonrasında bilirkişi heyetinden alınan 04/04/2023 tarihli ek raporu doğrultusunda, taraflar arasında yapılan iş için bir uygulama projesinin bulunmadığı, işin toplamının belli olmadığı, mekanik işler ile ilgili  bir uygulama projesinin bulunmadığı, davaya konu yerde kalan işlerin tamamlanmış olması ve uygulama projesi bulunmaması göz önünde bulundurulduğunda kaldırma ilamında geçen kesinti yönteminin uygulanamayacağına kanaat getirildiği, dava konusu işin zamanında yapılmamasının birleşen davada davacı yüklenici kusurundan kaylanmadığı anlaşıldığından davalı-birleşen davacının birleşen 2013/385 Esas dosyasındaki 97.340,87 TL'lik tazminat talebi ile 53.000,00 TL'lik teminat mektubunun iadesi taleplerinin yerinde olduğu, birleşen 2014/673 Esas dosyasındaki bakiye iş bedeli alacağı talebinin ise, 5 hakedişten yapılan %5'lik kesintilere ilişkin 25.316,03 TL ile yüklenicinin iş sahibine gönderdiği uzlaşma konulu e-postada belirtilen KDV dahil 19.720,00 TL toplamı 45.036,03 TL bakımından yerinde olduğu, bu alacağın likit olduğu gerekçesiyle, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/673 Esas sayılı davasının kabulüne, davalının Küçükçekmece/İstanbul ... İcra Dairesi ... Sayılı takip dosyasında yapılan takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 45.036,03-TL’ye takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20’si üzerinden 9.007,20-TL icra inkar tazminatının davalı ... Ltd. Şti.’den tahsili ile davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/385 Esas sayılı davasının kabulüne, 97.340,87-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti.’den tahsili ile davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine, ... Bankası’nın 26/02/2013 tarih ve ... sayılı 53.000,00-TL bedelli teminat mektubunun davalı ... Tic. Ltd. Şti.den alınarak davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine, Bakırköy 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/43 değişik iş 2014/24 karar numaralı kararından ihtiyati tedbir kararının %20 teminatla verildiği anlaşıldığından davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan %20 teminat bedelinin davacıya iadesine, karar verilmiştir.Birleşen dosyalar davalısı vekili istinafında, cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki anlatımlarını tekrar etmiş, sözleşmenin 3.3.maddesindeki düzenleme gereğince birleşen davacı yüklenicinin işi gerçekleştirmesini gerektirecek proje, plan, alt yapı, teknik şartname ve birim fiyat tarifeleri dahil her türlü dokümanı görüp sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme metinde ruhsat alınıp işe başlanacağına dair hüküm bulunmadığını, bilirkişilerin birleşen davacı vekilinin dilekçeleriyle ve önceki raporlarla bağlı kalarak tek yanlı, gerçeğe uygun olmayan, taraflı rapor düzenlediklerini, sadece ruhsat üzerinde durduklarını, bunun mekanik tesisatın yapımına engel bir durum oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmediğini, birleşen davacı yüklenicinin 5 hakedişe konu işi yapıp bedelini almasının göz ardı edildiğini, birleşen davacının sözleşme hükmü gereğince ekstra ücret talep edemeyeceği için Temmuz ayında işi durdurma kararı aldığını, işi geciktirerek müvekkilini zor duruma sokmayı amaçladığını, 13/09/2013 tarihli mailinde yeni birim fiyattan bahsedilirken ruhsat olmaması sebebiyle işe devam edilemeyeceğinden bahsedilmediğini, onaylı proje olmamasının işi hiçbir zaman durdurmadığını, Belediye'nin buna dair bir mühürleme yapmadığını, sözleşmenin 3.2.maddesine göre ek bir imalat/inşaat yapılması veya değişiklik yapılması istendiği takdirde ekli listedeki birim fiyatların geçerli olacağı ve bu taleplerin reddedilemeyeceği, birleşen davacı yüklenicinin bu ve devamındaki sözleşme düzenlemesi nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshinin önüne geçebilmek için ruhsat yok  diyerek müvekkilinin edimlerini yerine getirmediğini ileri sürmesinin kötü niyetinin en büyük göstergesi olduğunu, birleşen davacının işi yarım bırakması nedeniyle kalan işlerin yeni bir şirkette anlaşılarak yaptırıldığını ve müvekkilinin hem maddi, hem zaman olarak zarara uğradığını (dava dilekçesindeki zarar kalem ve açıklamaları tekrar edilmiş), birleşen davacı tarafça fotoğraflarla yapıldığını gösterdiği işlerin; aslında bağlantı bölümlerinin tamamlanmadığını, yanlış imalat yapıldığını, bir kısmının yeniden sökülüp yapılması gerektiğini, bazı yerlerde yanlış montajdan dolayı diğer işlerin yapılmasını engellediğini, bunun gibi pek çok problemi fotoğraflardan görmenin mümkün olmadığını, ayrıca fotoğraflarda binanın hangi kısımlarında neyin gösterildiğinin belli  dahi olmadığını, bunlarla ilgili müvekkili tarafından gönderilen uyarı, tutanakların hiç değerlendirilmediğini, raporlarda hatalı imalattan dolayı bir karar verilmediğini, hatalı imalatlarla ilgili yapılan tadilatlara ilişkin ilgili işlerin ve tutarı belirten listenin sunulduğunu, bunlara dair detaylı iş dökümü ataşmanları ve faturasının bilirkişilerce göz ardı edildiğini, birleşen davacının 6.hakediş miktarı 44.556,00 TL'yi kabul edip müvekkili ile sulh ve ibra olmaya çalıştığını, buna ilişkin maillerin sunulduğunu, müvekkilinin hatalı imalattan kaynaklı zararları ve yeni bir şirketle anlaşması nedeniyle oluşacak zararları sebebiyle anlaşmaya yanaşmadığını, birleşen davacının iddia ettiği gibi personel, ev kirası, stopaj bedeli, maaş ve primleri, işçi gider adı altında, bilirkişiler tarafından doğruluğu tespit edilen 97.340,87 TL'lik zararı-alacağı olması durumunda müvekkili ile bu şeklide anlaşmaya yanaşmış olamayacağını, bilirkişi tarafından  doğruluğu tespit edilen bu masrafların bu inşaat sebebiyle yapıldığının dahi belli olmadığını, istenen bu miktarların hakedişlerin içerisinde olduğunu, davalı-birleşen davacının resmi sözleşme bitim tarihi (15/04/2013) ile feshettiği tarih (18/09/2013) arasındaki masrafları talep ettiğni, bu tarihler arasında çalışıp hakedişlerini ve parasını aldığını, bu paraları tekrar talep etmesinin mükerrer ödemeye sebep olduğunu, müvekkiline kesilen son fatura tarihinin 19/08/2013 olduğunu, bu tarihe kadar iş yapıp fatura kestiğini, zarar diye sunulan belgelerin Nisan ayı ile 8.ay arasına ilişkin oluğunu, 18/09/2015'de 6.hakedişin halen yapılmamış olduğunu, 6.hakedişle kalan masraflarını alacakken bu masrafları için ayrı bir hesaplama çıkarılmasının mümkün olmadığını, 6.hakediş icmalinin 19/09/2013 tarihli tutanakla teslim edildiğini ve faturasını da 09/10/2013'te kestiklerini, bu durumda talep ettikleri kalemlerin hepsinin ödenmiş bedeller olduğunu, bilirkişilerin ruhsat ile birlikte projede iş programı olmadığı sebebi ile de müvekkilini kusurlu adlettiklerini, ancak binada bir şantiye şefinin her zaman bulunup, ekiplerin organizasyonu ve iş programının gayet düzenli yapıldığını, bunun \"şantiye toplantı tutanakları\" adı altında tutanak halinde düzenlendiğini, bilirkişilerin bu bakımdan müvekkili şirketin sorumluluğunu neye göre belirlediklerinin anlaşılmadığını, yargılama sırasında alınan 04/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/673 Esas sayılı dosyasındaki alacak talebi ile birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/385 Esas sayılı dosyasındaki alacak talebinin aynı alacağa değil, farklı alacaklara ilişkin olduğu kanaatine varıldığını, istinaf dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere birleşen davacı yüklenici tarafından talep edilen kalemlerin hepsinin ödenmiş bedeller olup, yüklenici hakedişleri içinde olan bu kalemlerin mükerrer olarak ikinci kez tahsil edilmeye çalışıldığını, yargılama boyunca bilirkişi raporuna verilen itirazlarının giderilmediğini, yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin hep reddedilip kök raporu sunan heyetten ek raporlar alındığını ve tüm itirazlara rağmen kök raporu aynen tekrar eden heyet raporuna göre karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Birleşen dosyalar davacısı yüklenici, davalısı ise iş sahibidir. Birleşen davalar, birleşen davalı iş sahibinin sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle birleşen davacı yüklenicinin uğramış olduğu maddi zararlarının tazmini, sözleşme kapsamında verilen teminat mektubunun iadesi ve bakiye iş bedeline ilişkin olarak başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali taleplerine ilişkindir. İstinafa konu davaların birleştirildiği asıl dava olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/166 Esas (öncesi 2013/371 Esas) sayılı asıl davası, davalı yüklenicinin eser sözleşmesine konu işi haksız olarak durdurmasından dolayı davacı iş sahibinin sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL tazminat talebine ilişkin olup, bu davanın reddine dair verilen önceki karara karşı, davacı-birleşen davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu Dairemizin (İstanbul BAM 15. H.D.) 2022/324 E - 2022/378 K sayılı 23/02/2022 tarihi kararıyla kesin olarak reddedilmiş, ilk derece mahkemesince de bu doğrultuda 2021/166 Esas üzerinden yapılan 09/05/2023 tarihli kesinleşme şerhiyle 23/02/2022 tarihi itibariyle asıl davanın reddine dair verilen önceki kararın kesinleştirme işlemi yapılmış, istinafa konu yeni esas üzerinden de yargılama sadece birleşen 2 davaya ilişkin olarak yapılmış ve hüküm de sadece birleşen davalara ilişkin verilmiştir.Buna göre birleşen davalara ilişkin verilen istinafa konu karara dair istinaf incelemesi yapıldığında;Birleşen davacı yüklenici 2013/385 esas sayılı birleşen davada, sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kâr kaybı talebinde bulunmuş olup, mahkemece kaldırma kararı sonrası bilirkişi heyetinden alınan 04/04/2023 tarihli ek raporda kesinti yöntemine göre bir hesaplama yapılamayacağı belirtilmiştir. Söz konusu ek raporda açıklandığı üzere, fesih tarihi itibariyle yapılan imalat belirlenebilir durumda olmadığından, kesinti yönteminde fesih tarihi itibariyle yapılan imalatın belirlenebilir olması gerektiğinden, bu kabul yerindedir.Birleşen 2013/385 esas sayılı davada hükmedilen 97.340,87 TL'lik tazminat bakımından, işbu talep kalemler işin niteliği ve/veya sözleşmesel yükümlülükler içerisinde kabul edilmesi gereken iş ve işlemlerden olup, yüklenicinin talep edebileceği imalat bedeli kapsamında da göz önünde bulundurulması gereken hususlardan olduğundan bu kalemlere ayrıca zarar olarak hükmedilmesi doğru olmamıştır. Şayet kesinti yöntemi uygulanabilecek olasaydı, yani fesih tarihi itibariyle yüklenicinin yaptığı işler belirlenebiliyor olsaydı, bu talep kalemler de içinde olacak şekilde belirlenecek imalat bedeli içerisinde olacağından, kâr kaybı hesabında değerlendirilebileceğinden, bunlar da dikkate alınarak sonuçta kâr kaybı talebinin kabulüne veya reddine karar verilebileceği dikkate alındığında, bunlar kâr kaybı haricinde bir kalem olarak talep edilemez. Birleşen 2013/385 esas sayılı davada hükmedilen 53.000,00 TL'lik teminat mektubunun iadesi bakımından ise, kaldırma kararımızda da belirtildiği üzere, sözleşme feshedilmiş ve bu nedenle iş sahibi tarafından ifaya yönelik taleplerde bulunulamayacağından yine tasfiye kapsamında sözleşme hükümleri ve teminatın niteliği de gözetilerek söz konusu teminat mektubu yükleniciye iade edilmesi gerektiğinden, Mahkemece bu teminat mektubunun iadesine dair verilen karar yerinde bulunmaktadır.Birleşen 2014/673 esas sayılı davada hükmedilen toplam 25.316,03 TL'lik hakediş kesintisi bakımından, gerek birleşen bu dosyada, gerekse asıl dava dosyasında alınan bilirkişi heyeti raporların da benzer şekilde yapılan değerlendirmeler göz önünde bulundurulduğunda, birleşen davacı yüklenici tarafından birleşen 2014/673 Esas sayılı davada talep edilen, üzerinde uyuşmazlık bulunmayan ilk 5 hakedişden yapılan %5 nakdi teminat kesintilerinin, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre toplam 25.316,03 TL olarak belirlenmiş ve birleşen davacıya iadesine karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Birleşen 2014/673 esas sayılı davada talep edilen bakiye iş bedeli bakımından, kaldırma kararımızda da belirtildiği üzere, sözleşmenin geriye dönük feshi  halinde yüklenici iş bedeli değil, piyasa fiyatlarına göre belirlenmiş imalat bedelini isteyebilir. Hükme esas alınan rapora ve karara göre, yüklenicinin bir miktar imalat yaptığı kesin olup, yapılan imalat yapıldığı tarihteki piyasa rayiçleriyle fiyatlandırılıp belirlenmesi gerekirken, buna uygun bir yol ve yöntem izlenmemiştir. Bu nedenle, birleşen bu davadaki bakiye iş bedeli talebi bakımından 19.720,00 TL'ye yönelik mahkeme kabulü hatalı olmuştur. Yukarıda belirtilen yönteme göre hesaplama yapılarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, birleşen dosyalar davalısı vekilinin birleşen davalara yönelik istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Birleşen dosyalar davalısı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 20/02/2024 tarih, 2022/220 Esas, 2024/100 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Birleşen davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Birleşen davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69f3d7b8f382fcbd","SID":"a6d3c86b1c27cac4"}}