{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1852 <br>KARAR NO: 2025/604<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2020/664 <br>KARAR NO: 2024/272<br>DAVA TARİHİ: 25/11/2020<br>KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 28/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası Anonim Şirketi'nin iflası neticesinde tasfiyenin İstanbul ... İflas Dairesinin ... sayılı dosyasıyla yürütüldüğünü, Müflis Banka'nın faaliyetini sürdürdüğü dönemde Müflis Banka iştiraki ile yurt dışında kurulan bir şirket aracılığıyla tedavüle çıkarılan ve müflis banka kayıtlarında ...'ın müşteri olarak göründüğü sukuk işlemleri kapsamında olmak üzere 4.350.000,00 USD nominal değerli Eurobondların, dava dışı 3. şahıs ... isimli şirket tarafından satın alındığını, bankanın iflasının açılmasıyla birlikte söz konusu Eurobondlardan kaynaklanan alacağın kayıt kabulü istemiyle dava dışı 3. şahıs ... isimli şirket tarafından iflas masasına ... kayıt numarasıyla başvuru yapıldığını, dava dışı ...'nin alacak kayıt başvurusuna ilişkin iflas idaresi tarafından henüz karar verilmediği dönemde söz konusu Eurobondların 4.150.000,00 USD nominal değerli kısmının, dava dışı ... isimli şirket ile ... A.Ş. arasındaki anlaşmaya istinaden 01/11/2018 tarihinde ... A.Ş.'ye geçtiğini, daha sonra 07/02/2019 tarihinde bu şirketten müvekkili ... A.Ş.'ye geçtiğini, ... kod numaralı 4.150.000,00 USD nominal değerli Eurobondların müvekkili şirket mülkiyetinde bulunduğunu, bu nedenle halefiyet gereği alacak taleplerinin de müvekkiline geçtiğini, söz konusu Eurobondlara ilişkin dava dışı ... vekili tarafından iflas idaresine yapılan başvurunun reddedildiğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 13/11/2020 ilan edilmesi üzerine işbu davanın açıldığını, iflas idaresinin dava dışı ...'nin alacak talebini reddetmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bankanın iflas tarihi olan 16/11/2017 tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte 4.150.000,00 USD nominal değerli Eurobondların karşılığının 16.336.190,75 TL olduğunu beyan ederek, 16.336.190,75 TL'nin iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava 15 günlük hak düşürücü sürede açılmamış ise öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, Davacı, ...'dan 4.150.000 USD tutarında Eurobond aldığını beyan ederek alacağının iflas masasına kaydedilmesini talep etmiş ise de ilgili alacak kayıt dosyasında (3621 no.lu) başvurucunun ... olduğunu, davacı ise farklı bir tüzel kişi olup aynı eurobonddan kaynaklı hak ileri sürme yetkisi bulunmadığından aktif husumet itirazlarının olduğunu, Ayrıca ...'nin alacak kayıt başvurusunun da haksız olup reddi gerektiğini, müvekkili müflis banka 28/03/2013 tarihinde ... (...) ... ile Katkı Sermayeye Dahil Edilebilir Global Sertifika Sözleşmesi imzalayarak 250.000.000,00 USD bedelli Eurobond ihraç ettiğini, Müvekkilinin iflası üzerine adı geçen kuruluşun 2293 no.lu alacak kayıt talebinde bulunarak bedelin kendisine ödenmesini talep ettiğini, müvekkili iflas idaresinin söz konusu sertifikalara ilişkin konuyu bu şekilde gündeme aldıktan sonra bu sefer aynı sertifikalar ile ilgili olarak ... tarafından 3621 no.lu mükerrer alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, davacının ise bu haksız talebin halefi olduğunu belirttiğini, dosyada mübrez sözleşmeden ve diğer protokollerden görüleceği üzere müvekkilinin bu konudaki muhatabının ... (...) .. olup, ... şirketi tarafından ileri sürülen aynı sebebe dayalı alacak iddiasının ve bununla bağlantılı olarak davacı tarafından açılan huzurdaki davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini,Yine dosyada mübrez global sertifika sözleşmesi, diğer protokoller ve BDDK'nın konuyla ilgili yazıları incelendiğinde, mezkur global sertifikanın ikincil sermaye benzeri kredi olduğu ve iflas masasına kaydedilemeyeceğinin açıklığa kavuştuğunu, zira  ... ihracı için sınırlı sorumlu olarak ... Limited unvanlı şirket kurulduğunu, kurulan bu şirket aracılığı ile sabit oranlı, katkı sermayeye dahil edilebilir 25.000.000,00 USD tutarında sukuk sertifikası ihraç edildiğini, ihraç edilen sukuk sertifikalarının getirilerinin %51,77’lık kısmı ... Bankası A.Ş.'nin portfoyünde bulunan leasing işlemleri, %48,23’lık kısmı ise emtia murahabasından (commodity murahabaa) oluştuğunu, İzahnamede (prospectus) sukuk sertifikalarına dayalı işlemin “katkı sermayeye dahil edilebilir” nitelikte olduğunun yazıldığını, Müflis ... Bankası A.Ş.’nin sukuk sertifikalarından kaynaklı yükümlülüklerinin ikincil ve teminatsız nitelikte olduğu, herhangi bir tasfiye işlemi halinde ikincil nitelikteki sukuk borçlarının (tier 2) ödemelerinin Müflis Bankanın diğer borçlarının tamamının ödenmesinden sonra yapılacağı, sukuk sertifikalarının ikincil ve teminatsız nitelikte olmaları nedeniyle yatırım kararı verirken yatırımcıların, yatırımlarının tamamını veya bir kısmını kaybedebileceği hususuna dikkat etmeleri gerektiğinin ifade edildiğini, sukuk sertifikalarından kaynaklı Müflis Banka borçlarının katkı sermaye olması nedeniyle ilave ana sermaye hesaplamasına dahil edilecek borçlanma araçlarından önce mevduat sahipleri ve diğer tüm alacaklılardan sonra ödeneceğini, bu nedenle İİK 206.maddesinde tanımlanan alacak türlerine girmediğini, sukuk sertifikalarının ödenebilmesi için 4.sıra dahil Müflis Bankanın borçlarının ödenmesi gerektiğini, sıra cetveline konu alacakların tamamının ödenmesinden sonra kalan bir tutar olması halinde sukuk alacaklılarına kendi içlerindeki payları oranında ödeme yapılacağını, bu nedenlerle iflas idaresince alacak kayıt talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; \"...Mahkememizce davacının iflas masasına başvuru dilekçesi ve ekleri, başvuruya ilişkin iflas idaresinin kararı, sıra cetveli, tebligat ve ilana ilişkin belgeler getirtilip incelenmiştir. Somut olayda İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/41 esas sayılı kararı ile ... Bankası Anonim Şirketi'nin 16/11/2017 tarihi itibari ile iflâsına karar verildiği, müflisin iflâs tasfiye işlemlerinin adi tasfiye olarak İstanbul ... İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacı vekilinin müflis şirketin iflas masasına ... kayıt numaralı dilekçe ile 4.150.000,00-USD karşılığı 19.039.037,37-₺'lik alacağın iflas masasına kaydının yapılması talebinin reddedildiği, ret kararının 18/11/2020 tarihinde alacaklı tarafa tebliğ edildiği, alacaklı tarafça masrafın yatırılmadığı, bu durumda iş bu davanın İİK md. 235 hükmüne göre 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve mahkememizin iş bu davada yetkili ve görevli olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda eurobonda (menkul kıymete) bağlı olarak hakkı elinde bulunduran, bu bağlamda maddi hak ile ilgili olan davacının genel usul prensiplerine göre aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, diğer yandan izahnamede açık olarak bir yatırımcının ...'ya dava açabilmesinin şartı olarak delegenin (temsilci) yükümlü olduğu makul süre içinde dava açmaması, talepte bulunmaması ve \"Bu kusur devam ederse yetkilidir\" ifadesinin mevcut olması, izahnamenin düzenlemelerinin, usul prensiplerine göre özel mahiyette olması, maddi hak sahibi olanların ...'ya doğrudan dava açamayacağını tanzim etmiş olması ve bu bağlamda ...'nın ... numaralı alacak kayıt talebinde bulunarak bedelin kendisine ödenmesini talep ettiği anlaşıldığından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir davada husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve re'sen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise davanın bu sebep ile reddi gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan bilirkişi raporu da değerlendirilmek kaydı ile somut olayda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaatine varılmakla HMK 114/1-d maddesi uyarınca davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur\" gerekçesiyle \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu Eurobondların 4.150.000-USD nominal bedelli kısmının ... şirketi ile ... A.Ş arasındaki anlaşmaya istinaden 01.11.2018 tarihinde ... A.Ş'ye, 07.02.2019 tarihinde de tüm hak ve vecaibi ile birlikte müvekkiline geçtiğini, söz konusu Sertifikaların halihazırda müvekkili Şirketin mülkiyetinde olduğunu, diğer taraftan ... (...) ..., sadece aracı kurum olup söz konusu Kira Sertifikalarının ihraççılara dağıtımında rol aldığını, asıl hak sahibinin halihazırda bunları elinde bulunduran malikler olduğunu, müvekkili şirketin malik sıfatıyla husumet ehliyetinin bulunduğunu, yerel mahkeme kararında da açıkça müvekkilinin eurobonda (menkul kıymete) bağlı olarak hakkı elinde bulundurduğu yani maddi hak sahibi olduğu tespit edilerek bu kapsamda genel usul prensiplerine göre aktif husumet ehliyetine haiz olduğu açıklanmasına rağmen izahname düzenlemelerini özel mahiyette nitelendirerek müvekkili şirketin alacak hakkını ortadan kaldırır biçimde davanın reddedildiğini, oysa taraf sıfatının maddi hukuk kurallarına göre belirlenmesi gerektiğini, ayrıca izahnamelerin sermaye piyasası araçlarının ihracında yatırımcıların bilgilendirilmesi amacı taşıyan ve esas işlevi yatırımcıların korunmasını sağlayan belgeler olduğunu, bu tür belgelerin hukuki niteliği göz önüne alındığında maddi hak sahibi müvekkilinin HMK m.53 uyarınca dava ehliyetini ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını, alacak kayıt talebinin reddi nedeniyle maddi anlamda müvekkilinin zarar gördüğünü, yerel mahkeme kararıyla açık biçimde müvekkilinin hak arama hürriyetinin ihlali edildiğini, ...'nın alacak kayıt talebine ilişkin başvurusunun reddedildiğini, red kararına karşı ikame edilen bir dava bulunup bulunmadığının belli olmadığını, ...'nın ... numaralı alacak kayıt talebinde bulunması nedeniyle izahnamenin 12.8 maddesinde yatırımcının doğrudan ...'ya karşı dava açması imkanını ortaya çıkaran \"...Ancak delege yükümlü olduğu makul süre içinde bunu yapmaz ve kusur devam ederse yetkilidir.\" ihtimalinin ortadan kalktığını, bu nedenle aktif husumet ehliyetinden söz edilemeyeceği yönündeki hükmün kabul edilemeyeceğini, ayrıca izahnamenin 12.8 maddesi yorumlanırken şekli bir yorumlama yapılmadan, işin esasında yatırımcının korunması gerektiğinin göz ardı edilemeyeceğini, ...'nın 2293 numaralı alacak kayıt talebinde bulunması, tek başına hak sahibi maliklerin hukuki yararlarının korunduğu sonucu doğurmadığını, nitekim söz konusu alacak kayıt talebi ile masaya kaydı istenen alacağın tamamının iflas idaresi tarafından reddedildiğini, izahnamenin 12.8. Maddesinde menkul kıymet sahiplerinin ...'ya doğrudan dava açamayacağı belirtilmişse de \"iflas dosyasına alacak kayıt talebinde bulunmak\" ve bu doğrultuda \"müflisin iflas idaresine karşı kayıt kabul davası açmak\" hususlarının bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. Öncelikle somut dava yönünden adli yargının mı yoksa idari yargının mı görevli olduğunun çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Dairemizin 04/11/2020 tarihli  2020/1951 E. 2020/203 K., 15/04/2021 tarihli 2021/416 E. 2021/417 K. 28/09/2022 tarihli 2020/1037 E. 2022/1026 K. sayılı kararlarında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 2019/840 E. 2020/372 K. sayılı 22/06/2020 tarihli, 2020/383 E. 2020/436 K. sayılı 13/07/2020 tarihli, 2020/457 E. 2020/562 K. sayılı 28/09/2020 tarihli kararlarına yer verildiği üzere bankanın iflası halinde yürütülecek prosedür açısından Fon'a bir kısım yetkiler verilmiş ise de, özünde tasfiye işlemleri İİK hükümleri gereğince yapılmakta olup, Fon'un yanında İflas Dairesinin de bir kısım yetkileri devam etmektedir. İİK'nın 235.maddesinde sıra cetveline itiraz davasının iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde açılacağı açıkça düzenlemiş ve Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararları ile yargı yolu görev uyuşmazlığında adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Yapılan açıklamalar uyarınca somut dava yönünden adli yargı görevlidir.Sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açma süresi, İİK 235.maddesi uyarınca 15 gündür ve özel dava şartı niteliğindedir. Bu süre iflas masasına başvurulduğu sırada tebliğ masrafının yatırılması halinde sıra cetvelinin tebliğ tarihinden aksi halde son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İşbu davada iflas idaresine alacak kayıt başvurusu dava dışı ... vekili tarafından yapılmıştır. 04/05/2018 tarihli ve ... kayıt no.lu dilekçede; ... nam ve hesabına ... A.Ş. tarafından satın alınan ve saklama bankası ... Bankası A.Ş. olan 4.350.000,00 USD nominal değerli Eurobond'ların 04/05/2018 dilekçe tarihli değeri olan 4.543.923,00 USD karşılığı 19.039.037,37 TL'nin iflas masasına kayıt kabulü talep edilmiştir. İstem \"...Müflis bankadan herhangi bir alacağının olmaması ve talebin sermaye benzeri kredi niteliğinde olması...\" gerekçesiyle reddedilmiştir. Dava dışı ... vekili tarafından iflas masasına başvuru sırasında 100,00 TL masraf yatırıldığı, sıra cetvelinin ... Gazetesinde 08/11/2020 tarihinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 13/11/2020 ilan edildiği ve dava dışı ... vekiline 18/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf ise, dava dışı ...'nin alacak kayıt başvurusuna ilişkin iflas idaresi tarafından henüz karar verilmediği dönemde söz konusu Eurobondların 4.150.000,00 USD nominal değerli kısmının, dava dışı ... isimli şirket ile ... A.Ş. arasındaki anlaşmaya istinaden 01/11/2018 tarihinde ... A.Ş.'ye geçtiğini, dava sonra 07/02/2019 tarihinde bu şirketten davacı ...Ş.'ye geçtiğini ve ... kod numaralı 4.150.000,00 USD nominal değerli Eurobondların davacı şirket mülkiyetinde bulunduğundan alacak talebinin davacıya ait olduğunu, söz konusu Eurobondlara ilişkin dava dışı ... vekili tarafından iflas idaresine yapılan başvurunun reddedildiğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 13/11/2020 ilan edilmesi üzerine işbu davanın açıldığını beyan etmiştir.Davacının işbu dava konusu talebine konu alacak ile dava dışı ... tarafından iflas masasına yapılan başvuruya konu alacak aynı olduğundan, dava dışı ... tarafından tebliğ masrafı yatırılarak karar 18/11/2020 tarihinde tebliğ alındığından, ayrıca en son ilan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 13/11/2020 tarihinde yapıldığından davanın 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Yine davalı vekilinin beyanları ve dosyaya ibraz edilen belgelere göre dava konusu aynı alacağa ilişkin olarak ... Limited vekili tarafından 06/02/2018 tarihinde ... kayıt numarası ile iflas masasına başvuru yapılmıştır. Dilekçede; \"..., ... tarafından ... Limited kanalı ile İrlanda Borsası'nda gerçekleştirilen 28 Mart 2023 vadeli ve ... Kodlu 250.000.000 ABD Doları (iki yüz elli milyon Amerikan Doları) tutarında katkı sermaye cinsinden sermaye benzeri kira sertifikası (Kira Sertifikası) ihracı sonucunda, bugünün tarihi itibariyle 250.000.000 ABD Doları (iki yüz elli milyon Amerikan Doları) nominal değerli Kira Sertifikasının sahibidir. Bahsi geçen Kira Sertifikası ihracı 26 Mart 2013 tarihli İngilizce dilindeki İzahname ile yapılmıştır... ... tarafından ... Limited kanalıyla gerçekleştirilen 28 Mart 2013 tarihli Kira Sertifikaları ihracı suretiyle sermaye benzeri kredi sınıfına giren borçlanma işlemi ve ...'nın bu işlemden doğmuş borcu, müflis bankaya ait ... Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından denetlenmiş olan 2013 ve 2014 yıllarına ait senelik ve 2015 yılına ait 30 Eylül 2015 tarihli konsolide finansal tablolarında açıkça yer almaktadır. Söz konusu finansal tabloların ilgili bölümlerinde (2013 - giriş ve 19. sayfa; 2014 - giriş, 18. ve 38. sayfa; 2015 - giriş, 20. ve 43. sayfa) ...'nin müflis bankanın konsolide edilen ortaklığı olduğu bilgisi yer almaktadır... İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/41 E. Sayılı ve 16 Kasım 2017 tarihli kararıyla müflis bankanın iflasına karar verilmesi ile 28 Mart 2023 vadeli itfa ödemesi muaccel hale gelmiştir. Müflis bankanın müvekkilimize olan toplam borcu, iflas tarihi itibariyle 250.000.000 ABD Doları (iki yüz elli milyon Amerikan Doları) olup, söz konusu alacağın Türk Lirası karşılığı 16 Kasım 2017 tarihli kur itibariyle (1 USD - 3,8657-TL) 966.425.000,00-TL'dir (dokuz yüz altmış altı milyon dört yüz yirmi beş bin Türk Lirası). Söz konusu alacak miktarı üzerine 28 Eylül 2017 tarihli kar payı ödemesinden iflas masası tarafından tasfiye sonucunda müvekkilimize yapılacak ödemeye kadar geçen süre boyunca işleyecek kar payı ve faiz de dahil, ancak bununla sınırlı olmamak üzere, işlemiş ancak ödenmemiş her türlü kar payı ödemeleri ve faiz ödemeleri ile ödeme tarihine kadar işleyecek her türlü faizin eklenmesini talep ederiz...\" şeklinde talepte bulunulmuştur. Bu talebinin iflas idaresi tarafından reddedilmesi üzerine kayıt kabul istemiyle İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış, anılan mahkemenin 18/07/2019 tarihli 2015/591 E. 2019/644 K. sayılı kararı ile uyuşmazlık yönünden idari yargının görevli olduğundan bahisle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı istinaf yoluna başvurulması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 12/03/2020 tarihli 2020/322 E. 2020/696 K. sayılı kararıyla istinaf istemi esastan reddedilmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/12/2020 tarihli 2020/1128 E. 2020/4205 K. sayılı kararıyla temyiz istemi reddedilerek karar onanmıştır.  2023'te Vadesi Gelen 250.000.000 ADB Doları Sabit Oranlı Tier 2 Sertifikaları başlıklı 26/03/2013 tarihli İzahname; \"... Limited Şirketinin (İhraççı) 2023'e kadar geçerli olacak 250.000.000 ADB Doları Sabit Faizli Sıfırlanabilir Tier 2 Sertifikaları (Sertifikalar) 28 Mart 2013 (Kapanış Tarihi) tarihinde veya bu tarih civarında bir güven beyanı (Güven Beyanı) ile oluşturulacaktır. İhraççı, Sertifika Sahipleri (Sertifika Sahipleri) adına Mütevelli (Mütevelli) sıfatıyla, ... Bankası A.Ş. (... veya ...) ve ... Limited (Temsilci) Güven Beyanı uyarınca, ... Varlıklarını elinde tutacağını beyan edecektir...\" İzahnamenin 12.8.maddesi;\"Sertifika Sahibi, İhraççıya, Mütevelli Heyetine, ...'ya veya başka herhangi bir tarafa karşı dava açmaya ancak Delege yükümlü olduğu makul bir süre içinde bunu yapmaz ve bu kusur devam ederse yetkilidir. Hiçbir koşulda Temsilci veya herhangi bir Sertifika Sahibi Güven Varlıklarından herhangi birinin (Satın Alma ve Varlık Portföyü Taahhüdü dışında) satışına veya başka bir şekilde elden çıkarılmasına neden olma hakkına sahip değildir ve Temsilcinin ve Sertifika Sahiplerinin İhraççıya, Mütevelli Heyeti, ... ve diğer herhangi bir tarafa karşı yegane hakkı, İşlem Belgeleri kapsamında yükümlülüklerini uygulatmaktır.\" şeklindedir. Ortak Lider Yöneticiler / Düzenleyiciler olarak ..., ..., ... ve ... bankaları tarafından 26/03/2013 tarihli izahname yayınlanmıştır. <br>Mahkemece Emekli Banka Müdürü ..., E. SPK Yöneticisi ve İşletme Mühendisi ..., MÜHF Medeni Hukuk ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 15/12/2021 tarihli raporda; \"...Toplam 4.150.000-USD nominal bedelli ... Limited'e ait “Eurobond'\"ların ... tarafından satın alındığı, 23.11.2020 tarihli makbuzu ile toplam 4.150.000-USD nominal bedelli ... Limited'e ait “Eurobond\"ların ... AŞ. hesaplarından ... AŞ. hesabına geçtiği ... AŞ. adına kaydedildiği, 07.02.2019 tarihli makbuz ile ... AŞ. Tarafından ... AŞ. adına toplam 4.150.000-USD nominal bedelli ... Limited'e ait “Eurobond\"ların kaydedildiği görülmekle, 08.02.2013 tarih 227 sayılı yazısı ile Sermaye Piyasası Kurulu - SPK “... Bankası AŞ.'nin 08.07.2011 tarihli yazısı ile yurtdışından uzun vadeli fon temin amacıyla Eylül 2011'de uluslararası piyasalarda 300.000.000-ABD Doları tutarında sukuk ihracına uygun görüş verilmesi ve Kurul kaydına alınmasını talep ettiği, ... Bankası AŞ.'nin 20.12.2012 tarih 1221 sayılı YK kararı ile 10 yıl vadeli 300.000.000-ABD Doları tutarında sukuk formatında sermaye benzeri kredi kullanılmasına karar verildiği, söz konusu sukuk ihracının Seri III, No.43 sayılı Kira Sertifikaları ve Varlık Kiralama Şirketlerine İlişkin Esaslar Tebliğine tabi olmaksızın yurtdışında kurulu özel amaçlı şirket üzerinden yurtdışı piyasalara gerçekleştirileceği” bildirildiği, 25.03.2013 tarih 7710 sayılı yazı ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu - BDDK “... Bankası AŞ.'nin 21.12.2012 tarih ve 31.12.2012 tarihli yazılar ile uluslararası piyasalardan sukuk formatında temin edilecek sermaye benzeri kredinin on yıl vadeli 300.000.000 USD'ye kadar olacağı, Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmeliğin 8. Maddesi kapsamında elde edilecek kaynağın özkaynak hesaplamasında ikincil sermaye benzeri borç olarak katkı sermaye hesabında dikkate alınması hususunda izin verilmesini talep edildiği, bahse konu sermaye benzeri borca ilişkin sözleşmelerin BDDK'ya gönderildiği, Kurumun elde edilecek kaynağın özkaynak hesaplamasında ikincil sermaye benzeri borç olarak katkı sermaye hesabında dikkate alınması hususunda izin verdiği” görülmüş, ... Bankası AŞ.nin 11.03.2013, 25.03.2013 ve 28.03.2013 tarihli KAP bildirimi ile \"250.000.000-US- bedelli SUKUK formatında ikincil sermaye benzeri kredi işlemi” gerçekleştirdiğinin ilan edildiği, ... Tarafından 28.03.2013 tarihli yazı ile ..., London Branch'a hitaben ... Limited'in 250.000.000-USD “Fixed Rate ResettableTier 2 CertificetesDue 2023\" 250.000.000-USD sabit oranlı sermaye benzeri sertifika ihracı yapıldığı, ... Limited'in ihraççı olduğu, sertifika bedeli 247.286.500-USD'nin ... Bankası AŞ. hesabına aktarıldığı, ... Bankası AŞ'nin “Connodity Murabaha Agreement” ile “trustee' olduğunun beyan edildiği, ... Limited'e ait 250.000.000-USD sabit oranlı sermaye benzeri sertifikanın incelenmesi ile sabit faiz oranına sahip “Katkı Sermayeye Dahil Edilebilir 250.000.000-USD Sertifika” olduğu, <br>26.03.2013 tarih ... Limited “Connodity Murabaha Agreement\", ihraç belgesinde 250.000.000-USD sabit oranlı sermaye benzeri sertifika ihracı yapıldığı, ... Limited'in ihraççı olduğu, ... Bankası AŞ. ve ... ile birlikte “trustee\" olduğunun beyan edildiği üzere iş bu ... kodlu iz oranına sahip “Katkı Sermayeye Dahil Edilebilir 250.000.000-USD Sertifika\" olduğu kanaati hasıl olmakla, SPKn Kira Sertifikası ve Varlık Kiralama Şirketleri başlıklı md.61/6 “Üçüncü fıkranın ikinci cümlesi ile dördüncü fıkra hükümleri, 5411 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilen ve katılım bankalarının fon kullanıcısı olduğu ilave ana sermaye ve katkı sermaye niteliğindeki kira sertifikası ihraçlarında uygulanmaz.” hükmünü içerdiği, iş bu ihraçların katkı sermaye niteliğinde olduğunun Kanun ile hüküm altına alındığı, 5411 SK md.44 “Özkaynak; ana sermaye ve katkı sarmeye toplamı ... sonucu bulunan tutarı ifade eder” ve BDDK 05.09.2013 tarihli Bankaların Öz kaynaklarına İlişkin Yönetmelik md.8 “Bankanın tasfiyesi halinde; sahibine alacak hakkını ilave ana sermaye hesaplamasına dahil edilecek borçlanma araçlarından önce, mevduat sahipleri ve diğer tüm alacaklılardan sonra tahsil etme yetkisi vermelidir.” hükmü çerçevesinde SPKn ve Bankacılık mevzuatı uyarınca kira sertifikası sahibi alacağını mevduat sahipleri ve diğer tüm alacaklılardan sonra ve fakat ilave ana sermaye hesaplamasına dahil edilecek borçlanma araçlarından önce tahsil edilebileceği, Aktif dava ehliyeti bakımından takdirin tamamen mahkemede olduğu...\" hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir. Aynı heyetten alınan 19/09/2022 tarihli ek raporda; \"...Somut olay bakımından eurobonda bağlı olarak (menkul kıymete) hakkı elinde bulunduran, bu bağlamda maddi hak ile ilgili olan davacının genel usul prensiplerine göre aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, ancak; izahnamede açık olarak, bir yatırımcının bank asyaya dava açabilmesinin şartı olarak delege (temsilci) yükümlü olduğu makul süre içinde bunu yapmaz (dava açmaz/talepte bulunmaz) ve bu kusur devam ederse yetkilidir ifadesinin mevcut olması, İzahnamenin düzenlemelerinin, usul prensiplerine göre özel mahiyette olması, maddi hak sahihi olanların (menkul kıymet sahiplerinin) bank asyaya doğrudan dava açamayacağını tanzim etmiş olması ve bu bağlamda, ... numaralı alacak kayıt talebinde bulunarak bedelin kendisine ödenmesini talep ettiği de anlaşıldığından (böylece izahnamenin 12.8 maddesinde yatırımcının doğrudan ...ya karşı dava açması imknanını ortaya çıkaran “...ancak delege yükümlü olduğu makul süre içinde bunu yapmaz ve bu kusur devam ederse yetkilidir” ihtimalin de ortadan kalkmış olması sebebi ile somut olay yönünden davacının aktif husumet ehliyetinden söz edilemeyeceği...\" şeklinde görüş belirtilmiştir. Müflis Bankanın, kira sertifikası ihracı amacıyla ... Limited isimli şirketi kurduğu, Müflis ... Bankası A.Ş.'nin 28/03/2012 tarihinde ... Limited kanalıyla, ... (...) ... ile \"Katkı Sermayeye Dahil Edilebilir Global Sertifika Sözleşmesi\" imzalayarak, ... kodlu sabit oranlı, katkı sermayeye dahil edilebilir nitelikte ve 250.000.000 ABD Doları kira sertifikası ihracı gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; dava konusu alacak yönünden talep hakkının dava dışı ... Limited'e mi yoksa dava dışı ...'ye mi ait olduğu ve bu bağlamda dava dışı ...'den alacağı devralan davacının işbu dava yönünden aktif husumetinin olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır. Sıfat davanın esasına yani maddi hukuka ilişkin bir kavram olup dava konusu talep bakımından kimin hak sahibi, kimin yükümlü olduğunu ifade eder. Davada davacı ve davalı olarak yer almakla taraf olarak gösterilenlerin, maddi hukuk bakımından gerçekten bu niteliği taşıyıp taşımamaları tümüyle birbirinden farklı kavramlardır. Sıfat, tarafın bir özelliği olmadığı gibi usule ilişkin bir kavram da değildir. Aksine sıfat, davanın taraflarının ihtilaflı maddi hukuk ilişkisinin gerçek süjesi olup olmadığı ile ilgilidir (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.I, s.607). Sıfat, nihai karar verildiğinde, davanın haklı veya haksız olduğunu ifade eder. Dava takip yetkisi ve sıfatın davadaki durumunu belirtmek bakımından, davanın yürütülmesi ve karara ulaşmasındaki sürecin dava takip yetkisini, bu sürecin sonunda maddi hukuka yönelik sonucun ise sıfatı karşıladığı söylenebilir (Pekcanıtez Usul, s.612). Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Mesela, bir alacak davasında davacı olma sıfatı, o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, (dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil) davacının davacı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir.(Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Prof. Dr. Baki Kuru, Av. Burak Aydın, Cilt.I, s.332). Taraf sıfatı dava şartı değildir. Çünkü sıfat, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (subjektif) hakkın özüne ilişkin, bir maddi hukuk sorunudur. Sıfat yokluğu, bir def'i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hakim kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir (Medeni Usul Hukuku El Kitabı, s.333, 334). 26/03/2013 tarihli İzahnamenin 12.8.maddesinde; Delege (... Limited) tarafından, ...'ya karşı makul süre içerisinde dava açılmaması halinde sertifika sahiplerinin dava açabilecekleri düzenlenmiştir. Somut olayda ... Limited tarafından iflas masasına başvuru yapıldığı, başvurunun reddedilmesi akabinde dava açıldığı yani izahnamenin 12.8.maddesinde yer alan şartın davacı yönünden gerçekleşmediği, işbu talep yönünden davacının aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9214f987e03f8732","SID":"cba43b2c24b3eda2"}}