{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:21/12/2021<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:25/04/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, ... San. Ve Tic. Ltd Şti adına davalı taraftan çok sayıda ... marka yol aracı niteliğinde, tır (dorse/çekici) satın alındığını, bu alımlar sırasında davalı tarafın yönlendirmesiyle iş makinesi niteliğinde yani yol arabası şeklindeki tırların dışında daha güçlü, taş ocakları gibi alanlarda çalıştırılması için üretilmiş araçlarının olduğunun beyan edildiğini, bunun üzerine davacının ortaklarına ait diğer bir şirket olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin yedi adet ... ... tipi , ... ticari adlı, ... araç sınıfında ... model, yük nakli için çekici 2018 yılı içinde satın alındığını, satın alınan araçların tamamının davacı şirket tarafından kiralandığını, araçlarda satın alındığı tarihten bu yana sürekli olarak difransiyelin dağılmasının söz konusu olduğunu ve aracı kiracı sıfatıyla kullanan davacının gerek işlerinin yarıda kalması ve taahhütlerini zamanında yetiştirmekte zorlanması, gerekse yedek parça ile tamir masrafları yönünden zarar gördüğünü, dilekçede belirtilen araçların difransiyelinin önce karşı tarafça garantiden değiştirildiğini, sonrasında müşteri memnuniyeti kapsamında denilerek fatura bedelinin yaklaşık 1/3 ü karşı tarafça ödendiğini, kalanının davacıya fatura edildiğini, davacı şirketin iş yerinde araçlara ihtiyacının olmasından dolayı, öncelikle amacının aracın bir an önce tamir edilerek çalıştırılmaya başlanması olduğunu, bu nedenle davalının kısmi fatura edileceğine dair taleplerini kabul etmese de aracın teslim alınarak çalıştırılması için bir kısım fatura bedelini ödemek zorunda bırakıldığını, difransiyelin değişim maliyetinin yaklaşık 30.000,00 TL civarında olduğunu, davalının son zamanlarda değişimi kabul etmemesi ve maliyetin artmasından dolayı bir kısım araçların aynı şekilde arızalanması sonrasında, davacının elinde bulunan ... marka başka araçların sağlam durumdaki difransiyelleri ile değişiminin sağlandığını belirterek, davalıdan satın alınmış olan tüm araçların iş bu dava konusu etmedikleri diğer arızalanmalarından dolayı uğradığı zararlar ile grup şirketi olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin değer kaybına dair tazminat hakları ayrıca kira sözleşmesi gereği üstlendiği tamirat giderlerinin tamamını ödeyen tamirat süresince de araçları kullanamadığı için zarara uğrayan davacı şirket adına dava konusu ettikleri tazminatlara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere, ...-...-...- ...- ...- ...- ... plakalı araçların taraflarınca yapılan tamirat işlemleri nedeniyle uğradıkları zarara karşılık şimdilik 10.000,00 TL yedek parça ve 5.000,00 TL tamir masrafı zararı, ...-...-...- ...- ...- ...- ... plakalı araçların tamirat işlemleri sırasında kullanamadıklarından dolayı uğradıkları zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere şimdilik 5.000,00 TL işten kalma zararı, alacaklarının tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tespit dosyalarında yaptıkları masraflar ile birlikte işbu davada yapılacak masraflar ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... Pazarlama A.Ş. vekili, husumet, hak  düşürücü süre yönünden ve zamanaşımı yönünden itirazda bulunmuş ayrıca davacı yanın açıklayamadığı ve belgelendirilmemiş sadece iddiadan ibaret olan zarar iddialarına karşı ilişkin tazminat taleplerinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ve davanın reddini gerektirdiğini , Denizli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı tespit dosyası ve dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunun işbu davada hükme esas teşkil etmediğini, kaldı ki davacının anılan tespit dosyasında taraf dahi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. <br>Davalı ... ... A.Ş. vekili, husumet, zamanaşımı itirazında bulunmuş, ayrıca davacı tarafından yaptırılan tespit işleminin geçersiz olduğunu, ayıp ihbarının süresinde olmadığını, dava hakkının makul sürede kullanılmadığını, dava dilekçesinde her bir aracın geçirdiği işlemler, gördüğü onarım, onarımın kaç gün sürdüğü ve bunların sebeplerinin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, davacıya ait yetkili servise diferansiyel şikayeti ile getirilen araçlarda üretimden üründen kaynaklı herhangi bir ayıp/hata bulunmadığını, davacının şikayetlerinin kullanıcı kaynaklı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...davacının satın aldığı araçlardaki arızanın üretimden kaynaklı ayıplı ürün olduğu hususunun ispat edilemediği, Mahkememizce hükme esas alınan heyet bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, hasarın üzerinden geçen süre göz önüne alındığında dava konusu parçaların incelenerek hasara neden olan hatanın tespitinin dava dosyasında yer alan evraklar ile oldukça zor olduğu, davacı tarafın süresinde ayıba ilişkin gerekli inceleme ve tespitleri yaptırmadığı, delil olarak dayanılan delil tespiti raporunda tek bir aracın incelendiği, başkaca araçlara ilişkin inceleme bulunmadığı, yine delil olarak dayanılan başka şirketlere satılan araçlarda da aynı arızanın meydana geldiği iddiasının ispatlanamadığı, bu durumda mevcut deliller itibariyle davaya konu araçlarda üretimden kaynaklanan ayıp bulunduğundan bahsedilemeyeceği, ispat edilemeyen davanın reddine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, davalıdan satın alınan araçlarda satın alındığı tarihten bu yana sürekli diferansiyelin dağıldığını, müvekkilinin diferansiyelin dağılması sonucunda maddi zararlarının olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosyaya kazandırılan makine mühendisi bilirkişi ...'ten alınan ... havale tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu arızaların kullanıcı kaynaklı olduğunun, imalattan kaynaklı olmadığının tespit edilmesine,  makine mühendisi bilirkişiler ..., ... ve ...'dan alınan ... havale tarihli bilirkişi heyet raporunun da  ...'ten alınan ... havale  tarihli bilirkişi raporundaki tespitleri teyit etmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun  bilimsel yöntemlere ve oluşa  uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacının dava konusu araçlardaki sorunların imalattan kaynaklı olduğu iddiasını ispat edememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı  vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭534,7‬0 TL istinaf karar harcının davacı  taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"726931d8b9bdb1b0","SID":"ca4b0922e0bf4c8a"}}