{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/692 <br>KARAR NO: 2025/789<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/03/2025<br>NUMARASI: 2024/740 Esas -  2025/162 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile ..., ..., Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi arasında Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) konusunda Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/658 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, yapılan yargılama sürecinde ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin  tasfiye olduğu ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kaydının silindiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak ve atanacak tasfiye memurunu bildirmek için kendilerine mehil verildiğini belirterek; 31.12.2019 Tarihinde Terkin edilen ...nün sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye süresinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu olduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi  ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerinin, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nce tespit edilmesinin mümkün olmadığının, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapılmış, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkil Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın niteliği gereği  ”Yasal hasım” konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini ve yargılıma giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin ihyası istenen şirketin tasfiye memuru olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri layıkıyla yerine getirdiğini, fesih tarihi itibariyle tasfiye olunmuş şirkete, davacı tarafından yöneltilmiş bir alacak talebi bulunmadığını, ne şirket aleyhine açılmış bir dava ne de kesinleşmiş bir alacak olduğunu, tasfiye işlemlerinde tasfiye memurunun kusurunun olmadığını, müvekkilinin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi ve sair amir hükümleri uyarınca, tasfiyesi tamamlanmış şirketlerin ihyasının 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, şirketin ihyası talepli açılacak davaların ayrıca 10 yıllık genel zaman aşımı süresine tabi olduğunu, somut olayda ise bahse konu 5 yıllık ve 10 yıllık zaman aşımı süreleri çoktan geçmiş olduğunu, derdest davanın öncelikle zamanaşımına uğramış olması nedeniyle zamanaşımından reddi gerektiğini belirterek; davanın öncelikle usulden akabinde esastan reddine, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece; Davanın Kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil no'su ile kayıtlı Tasfiye halinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/658 Esas sayılı dosyasın münhasır olmak üzere terkin kaydının iptali ile ihyasına sicile kayıt tescil ve ilanına, Tasfiye memuru olarak (T.C. ...) ...'ın atanmasına ücret takdirine yer olmadığına, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davacı lehine olabilecek bütün ihtimalleri değerlendirirken mevzuat hükümlerini göz ardı ettiğini, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre dolayısı ile reddi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \"şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran   fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan  ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin  28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Sanayi Ve Ticaret  Ltd.Şti'nin tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının 31/12/2019   tarihinde terkin edildiği , ihyası talep edilen şirket aleyhine  adına tapuya kayıt ve tescili talepli terditli olarak  taşınmaz bedellerinin  şirket adına ödenmesi talepli davacı tarafından açılan  Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/658  Esas   sayılı dava  dosyasının  derdest olduğu  anlaşılmıştır. Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584),  tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir dava bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Buna göre  tasfiye sürecinden sorumlu olan  tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında usulsüzlük bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle   HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı  tasfiye memurunun  yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı Tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Tasfiye memuru  ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Tasfiye memuru ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karardan sonra davacı yan gider avansından karşılanan 260,00 TL posta masrafının davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya verilmesine,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  10/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2574d5f6804bd620","SID":"b650d7bfe1edd41f"}}