{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/726 <br>KARAR NO: 2025/791<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/02/2025<br>NUMARASI: 2024/299 Esas - 2025/106 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2025<br>İstinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle yapılan ön inceleme ve  müzakere sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisi sebebiyle müvekkili şirketin 668.004,28 TL asıl alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını,  davalı  şirketin haksız ve kötü niyetli olarak, zaman kazanmak, borcun tahsil sürecini uzatmak kastıyla borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile  davacı arasında herhangi bir  cari hesap sözleşmesi yapılmadığını, davacı taraf dosyaya cari hesap sözleşmesi sunmadığını, davacı taraf alacağın dayanağı olarak cari hesaba dayanmış olup, bir fatura sunmadığını, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında davacı tarafın alacağının bulunmadığı ticari defterler üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesiyle tespit edileceğini,  arz ve izah olunan nedenlerle açılan davanın reddini, davacı taraf kötü niyetli olduğundan %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... davacı tarafından düzenlenmiş olan tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş olup bu hali ile davacının davalı tarafa sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar uyarınca hizmeti verdiği ispat edilmiş edilmiş olup aksini ispat yükünün davalının üzerine geçmiş olduğu anlaşılmış, davalının cevap dilekçesinde davacıyla herhangi bir ticari- cari hesap ilişkisinin olmadığı beyan edilmiş ise de bu itirazlarına yönelik herhangi bir belge ibraz edememiş olması, defterlerinde tüm faturaların kayıtlı olması sebebiyle davalının savunmlarını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan 668.004,28 TL asıl alacak - cari hesap alacağının olduğu, işbu alacağa değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği, fazlaya dair faiz istemi bakımından taraflar arasında karşılaştırılmış herhangi bir faiz oranına ilişkin belgenin mahkememize ibraz edilmemiş olduğu görülmekle takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği kanaatine varılmıştır.Davacının takip talebindeki işlemiş faize yönelik istemi bakımından yapılan incelemede; taraflar arasında akdedilmiş olan yazılı bir sözleşmenin, kesin vadeye, ödemeye ilişkin yazılı bir belgenin ibraz edilmediği gibi davacı tarafından davadan önce davalının temerrüde düşürülmesine yönelik olarak noter kanalı ile çekilmiş herhangi bir ihtarnamenin de bulunmadığı, bu hali ile takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olduğu görülmekle takipteki işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte,  kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 668.004,28 TL 'nin %20'si oranında olan 133.600,86 TL'nin  icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere faiz ve masraflar hariç olmak üzere ve alacağın ferilerine ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava değeri 668.004,28 TL  olarak ikame edildiğini, ayrıca dava sürecinde de söz konusu miktara yönelik ıslah yoluna başvurulmadığını, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinin talep kısmına  ise sehven 700.837,15 TL yazılmış olup, söz konusu durum hakkında açıklama talep eden yerel mahkemeye gerekli açıklama yapılmasına rağmen yerel mahkemenin 700.837,15 TL  üzerinden hüküm kurduğunu, yerel mahkemeye 23.01.2025 tarihinde sunmuş oldukları beyan dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarının tekrar edildiğini ve icra takibine konu 668.004,28 TL'lik asıl borcun işlemiş faiz ile toplam 700.837,15 TL  olduğunu bildirip, bu tutara ilişkin tüm feriler, vekalet ücreti ve masraflarla devamına karar verilmesinin talep edildiğini, yerel mahkemenin söz konusu beyandan yola çıkarak dava değerinin 700.837,15 TL  olduğu kanaatine vardığını ancak beyanlarında  da açıkça belirtildiği üzere dava dilekçesindeki beyanların tekrar edildiğini ve ek olarak icra takibinin 700.837,15 TL olduğunun bildirildiğini, beyanın hiçbir yerinde taleplerinin 700.837,15 TL olduğuna ilişkin beyanat bulunmadığını, söz konusu miktarın işbu dilekçeler yoluyla ıslah edildiğini varsayılsa dahi,  ıslah harcının yatırılmaması halinde ıslah hiç vaki olmamış gibi asıl talebe göre nihai hüküm oluşturulması gerektiğini, asıl talebin  ise defaatle belirtildiği üzere  faiz ve masraflar hariç olmak üzere ve alacağın ferilerine ilişkin fazlaya ilişkin hakları  saklı kalmak kaydı ile 668.004,28 TL olduğunu beyanla istinaf istemlerinin kabulüne, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.02.2025 tarihli 2024/299 esas 2025/106 karar sayılı ilamının sadece davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden bozulmasına,<br> tüm yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, cari (açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 668.004,28 TL asıl alacak üzerinden, işbu asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek kaydıyla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasında \"cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak  668.004,28 TL asıl alacak  ve 32.832,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 700.837,15 TL alacağın tahsili istemiyle 17.04.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Somut olayda davacı tarafça faiz ve masraflar hariç - ferilere ilişkin fazlaya ilişkin hakları  saklı kalmak kaydı ile 668.004,28  TL üzerinden harç yatırılarak dava açılmış ise de dava dilekçesinin netice-i talep kısmında davalının itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına karar verilmesi talep edilmiştir. Yine davacı vekilince 07.10.2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takip açılışındaki asıl alacak olan 700.837,15 TL'nin  işlemiş faizi ile KDV dahil 1.202.404,28 TL vekalet ücreti ve tüm fer'ileri ile birlikte devamına karar verilmesinin talep edilmesi üzerine mahkemece davacı vekiline talep sonucunu açıklamak ve varsa eksik harcını yatırmak için süre verilmiş ve süresi içerisinde beyanda bulunulmaması, eksik harcın yatırılmaması halinde davacının davadaki talebinin asıl alacak üzerinden itirazın iptali istemine ilişkin olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunacağı ihtar olunmuştur. Davacı vekili 23.01.2025 tarihli beyan dilekçesinde, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla  icra takibine konu 668.004,28 TL'lik asıl borcun işlemiş faiz ile toplam 700.837,15 TL olduğunu bildirmiş ve dilekçenin netice kısmında davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptaline ve takibe konu asıl alacağın tüm ferileri ve vekalet ücretiyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.İtirazın iptali davalarında icra takip tutarının tamamı için değil de bir bölümü için dava açılması ancak netice-i talep kısmında icra takibinin devamına karar verilmesinin talep edilmesi halinde hakimin HMK'nın 31.maddesi uyarınca talep sonucunu davacıya açıklattırması yerinde ve gerekli olup, bu husus davanın kısmi dava olarak kabul edilmesini gerektirmediği gibi talep sonucuna göre eksik harcın yatırılması da davanın ıslah edildiği anlamına gelmez. Somut olayda her ne kadar dava değeri 668.004,28 TL gösterilerek dava açılmış ise de  21.01.2025 tarihli duruşmada takip tutarının tamamı üzerinden itirazın iptalinin talep edilmesi halinde 700.837,15 TL üzerinden harç yatırılması gerektiği belirtilerek davacı vekiline 4.064,89 TL eksik harcı yatırmak üzere gelecek celseye kadar kesin süre verilmesi üzerine 24.01.2025 tarihinde eksik harcın yatırıldığı gözetildiğinde dava değerinin 700.837,15 TL olduğunun kabulü gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, 2025 yılı için miktar ve değeri 40.000 TL geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Eldeki davada reddine karar verilen dava değeri 32.832,87 TL olup, reddedilen kısım yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Mahkemenin  istinaf incelemesine konu edilen kararı, karar tarihi itibarı ile HMK'nun 341/2. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında olup, ilk Derece Mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir.Her ne kadar İlk derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de miktar itibariyle hüküm tarihinde geçerli olan istinaf sınırını geçmeyen bu karara karşı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341-(2) ve 346-(1)maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından istinaf yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde iadesine, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 10/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a588737826469ff","SID":"51cf6f8bc6dde933"}}