{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                   SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/246 <br>KARAR NO \t: 2025/301<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/968 2024/1441<br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVALI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 28/06/2016 tarihinde dava dışı ....'a ait .... plaka sayılı motosiklet ile ikamet ettiğinde ..... ilçesi, .... kavşağına geldiği sırada aynı köyde ikamet eden dava dışı .... motosikletine aldığını, köy yolunda seyir ederken karşından gelmekte olan plakası ve işleteni tespit edilemeyen .... tipi aracın birden bire durması ve geri geri gitme manevrası yaptığı sırada müvekkili ...'nin şeridini ihlal ederek çarptığını ve çarpmanın etkisi ile .... ve diğerlerinin yere düşerek yaralandıklarını, müvekkilinin kaza sebebiyle %100 oranında malul kalacak şekilde felç olduğunu, kaza sebebiyle Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 310.000TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı gideri talebi yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkilinin birlikte yaşadığı anne babasının fiili desteği olmadan şifa olarak kendisine verilen egzersizleri yerine getiremediğini, kimliği ve işleteni belli olmayan araç sürücüsünün sebep olduğu davacının %100 malul kalmasına neden olan bu gerekçe ile yasadan doğan sorumluluğu gereği davalı ....nın kaza tarihinde yürürlükte olan 310.000TL tedavi giderleri teminatından karşılanmak üzere bakıcı gideri tazminatının 03/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından 28/06/2016 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kazaya, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen bir aracın sebep olduğu hususunun somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın sürekli sakatlık teminatına ilişkin taleplerinin tamamının Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında verilen karar neticesinde 09/04/2020 tarihinde ödendiğini, söz konusu kazada davacının tam ve asli kusurlu olduğunun aşikar olduğunu, davacının kaza esnasında gerekli emniyet önlemlerini aldığına ilişkin olarak bir bilgi ve belge bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili güvence hesabına tazminat istemiyle başvuru yapıldığı ve müvekkili tarafından davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu gerekçesiyle talebin reddedildiğini, davacının kazanın oluşumunda tek ve asli kusurlu olması sebebiyle kendisine ödeme yapılmadığını, taraflar tacir olmadığından ve taraflar arasında ticari bir iş de bulunmadığından davacı tarafın avans faiz oranı ile hesap yapılması talebinin de reddi gerektiğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, talebin zaman aşımına uğradığını, meydana gelen kazada plakası ve sürücüsü belirlenemeyen bir aracın sebep olduğu hususunun somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ispat edilemeyen talebin reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın sürekli sakatlık teminatına ilişkin taleplerinin tamınını 09.04.2020 tarihinde ödendiğini, davacının bu talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacının tam ve asli kusurlu olduğunu, kusur, maluliyet ve aktüerya incelemesi yönünden alınan bilirkişi raporunda eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, şahsın trafik kazasından kaynaklanan zararlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, bakıcı gideri, müvekkili sigorta şirketi sorumluluğunda olmadığını, dolayısıyla müvekkili ...nın herhangi bir temerrütü bulunmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>DELİLLER \t\t:<br>Tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Yerel mahkemece davanın  kabulüne dair verilen karar  davalı tarafından istinaf  edilmiştir. <br>Davalı tarafın zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf başvurusu da bulunduğundan, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla zamanaşımı süresi de dahil, süreler yönünden düzenleme yapılmıştır.<br> 26/03/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7226 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası; “a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,(...) itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmünü içermekte olup, salgının devam etmesi üzerine 30/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 29/04/2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca; 7226 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi,  01/05/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Dolayısı ile belirtilen süreler 13/03/2020 ila 15/06/2020 tarihleri arasında durmuştur<br>Uyuşmazlığın çözümü için “delil”, “kesin hüküm” , \"kesin delil\" ve “kuvvetli (güçlü) delil” kavramlarının kısaca açıklamasında yarar vardır.<br>  Medeni usul hukukunda deliller, kesin deliller ve takdiri deliller olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hukukumuzda kesin deliller, ikrar (HMK m. 188), senet (HMK m. 199 vd.), yemin (HMK m. 225 vd.) ve kesin hüküm (HMK m. 303) olmak üzere dört tanedir. Takdiri deliller ise tanık (HMK m.240 vd.), bilirkişi (HMK m. 266 vd.), keşif (HMK m.288 vd.) ve kanunda düzenlenmemiş diğer deliller (HMK m. 192) olarak sayılmaktadır. Takdiri deliller yönünden delil türlerinin sınırlı olarak sayılmadığı kabul edilmektedir ....: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2017, s. 389-390). Bu açıdan kuvvetli (güçlü) delil takdiri bir delil türü olarak nitelendirilebilir.<br>  Kesin hükme gelince, kesin hüküm HMK'nın 303. maddesinde düzenlenmiş olup şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere olarak ikiye ayrılır. Verilen bir hükme karşı kanun yolları kapalı ise veya kanun yolları açık olsa bile süresinde gidilmemişse veya tüm kanun yolları tükenmişse hüküm şeklen kesinlik kazanmıştır.<br>  Maddi anlamda kesin hükümde ise; dava sebebinin (maddi vakıaların), taraflarının ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.<br>  Önemle vurgulanmadır ki maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrası için söz konusudur. Hüküm fıkrası, davada (veya karşı davada) istenen hususlar (talep sonucu) hakkında mahkemece verilen kararı (hükmü) gösterir. Hükmün gerekçesinin kesin hüküm gücü bulunmamaktadır. Bununla beraber gerekçe maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış da değildir.<br> Maddi anlamda kesin hükmün amacı da bu hâli ile mahkeme kararlarına güvenilmesini ve uyulmasını sağlamak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kararın maddi anlamda kesinleştiği andan itibaren geleceğe yönelik olarak sona erdirmek ve nihayet çelişkili kararlar verilmesini önleyerek toplum hayatında hukukî istikrar ve güvenliği tesis etmektir.<br>  İspat bakımından değerlendirmek gerekir ise; HMK'nın 204. maddesinin birinci fıkrasına göre ilamlar kesin delil sayılmaktadır.<br>  Birinci davada verilmiş olan hüküm, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak aynı konuya ilişkin olarak açılan ikinci davada, kesin hükme bağlanmış olan husus yönünden kesin delil teşkil eder (HMK m.303/1,2).<br>  Aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak ve aynı hukukî ilişki hakkında açılan ikinci davanın konusu, birinci davadakinden farklı olsa bile, iki davanın da temelini oluşturan aynı hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığı hakkında (birinci davada) verilmiş olan (kesin) hüküm, ikinci davada kesin delil teşkil eder. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  .... karar sayılı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin   ....karar sayılı ilamı)    <br>Somut olayda;  aynı taraflar arasındaki, aynı kaza nedeniyle, sürekli iş göremezlik ve kazanç kaybına yönelik Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/03/2020 tarih, .... Esas, ....karar sayılı ilamında; maddi olayın, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen .... marka aracın geri manevra yapmasıyla davacının kullanımıyla motorsiklete temas sonucu kazanın meydana geldiği,  davacının kazada %20 oranında, tespit edilemeyen aracın sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacının Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği, kaza nedeniyle iş göremezlik belirlenmesi yönünden aldırılan raporda davacının 28/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanmasına göre sürekli maluliyetinin %100 olduğunun tespit edildiği, işbu maluliyet oranının hükme esas alındığı, zararın belirlenmesi için aktüer bilirkişiden 10/02/2020 tarihli rapor alındığı, rapor çerçevesinde 310.000,00 TL  sürekli iş göremezlik ve kazanç kaybı bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, bakıcı gideri zararının 1.047.527,27 TL olarak hesaplandığı, bakıcı gideri yönünden takipsiz bırakılması nedeni ile açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde;  Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, 2918 s. KTK'nın 109. maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 72.maddesi gereğince olayda 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla hazırlanan 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1'inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince zaman aşımı süresinin  13/03/2020 ila 15/06/2020 tarihleri arasında durduğu, kaza tarihi olan 28/06/2016 tarihi ile dava tarihi 01/08/2024 tarihi arasında, covid-19 salgını nedeniyle duran süreler de dikkate alındığında 8 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, davalının zamanaşımına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, aynı taraflar arasındaki, aynı kaza nedeniyle kesinleşen Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/03/2020 tarih, .... Esas, .... karar sayılı ilamında belirtilen maddi olayın, kusur durumunun, maluliyet oranının ve aktüerya hesabının bu dosya açısından \"kesin delil\" teşkil ettiği ve davalıyı bağladığı da nazara alındığında, ilk dosyadaki maddi olay, kusur durumu ve hesaplanan bakıcı gideri poliçe limiti dikkate alınarak davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2.Davalı taraftan alınması gerekli 21.176,10 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.058,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.177,30 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. <br>3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.<br>Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/02/2025<br><br>....<br>Başkan<br>....<br> ¸e-imza  <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Üye<br>....<br>  ¸e-imza <br>....<br>Katip<br>....<br>  ¸e-imza <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 17/02/2025<br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa3930a637f5144c","SID":"68e6ed95d803f7e6"}}