{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/12/2024<br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:09/05/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;30.08.2023 tarihinde davacının kayden maliki olduğu ... plakalı araca, ... Sigorta A.Ş'nin zorunlu trafik mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan, ...'ın kayden maliki ve sürücüsünün olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu kaza meydana geldiğini belirterek 100,00 TL hasar bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihinden (30/08/2023) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (Sigorta şirketi açısından faizin başvuru tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işletilmiş limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .<br>Davacı vekili 07/11/2024 tarihli dilekçesi ile; 50.000,00TL hasar bedeli tazminatını kaza tarihinden itibaren (30.08.2023) işleyecek yasal faizi ile birlikte (Sigorta şirketi açısından faizin başvuru tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işletilmesine ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davalılardan müştereken  ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, 70.000,00 TL değer kaybı bedeli tazminatını kaza tarihinden itibaren (30.08.2023) işleyecek yasal faizi ile birlikte (Sigorta şirketi açısından faizin başvuru tarihi olan 17.10.2023 tarihinden itibaren işletilmesine ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davalılardan müştereken  ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, 13.000,00TL muadil araç bedeli tazminatını kaza tarihinden itibaren (30.08.2023) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının kazada kusurunun bulunmadığını, davalının sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada kusurun bulunmadığını, değer kaybının bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini, ikame araç bedeline yönelik taleplerinin ispatı gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;\" Davacının davasının KABULÜNE, 70.000,00TL değer kaybı tazminatının ve 50.000,00TL hasar bedeli tazminatının kaza tarihi olan 30/08/2023 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden ise 30/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,13.000,00TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihi olan  30/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı ... Sigorta A.ş vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Davaya konu kazanın davacı  tarafa ait aracın ters şeritte seyri nedeni ile  meydana geldiğini, bu nedenle sigortalılarının %100 kusurlu olduğu tespitinin kabulü mümkün olduğunu,  kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsü asli ve tam kusulu olup davanın reddini talep ettiklerini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84.Maddesinin (g) fıkrasında “şeride tecavüz etme” hüküm altına alındığını, Karayolları Trafik Kanunu 84/g maddesi gereği şeride tecavüz etme kuralını ihlal eden başvuran tarafa ait araç sürücüsü kazanın meydana gelmesine neden olduğundan asli ve tam kusurlu olduğunu, Bu nedenle sigortalılarının tali kusurlu olduğu davacı taraf ait araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu iddiasına itiraz etiklerini, Bu nedenle kusur tespiti yapıldığı iddiasına itiraz etiklerini, gerekli görülür ise kusur tespiti için İTÜ’den öğretim görevlisi bir bilirkişi atanmasını talep etiklerini, Onarım bedeli taleplerinde ise gerçek zarar olan müvekkilin sorumluluğu, Anayasa Mah. İptal kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere T.B.K. Haksız fiil hükümleri gereği açılan davada davacının malvarlığındaki azalma olup bu azalmanın kendisi olan servise ödenen ücretin davacıya iadesini sağlamaya yönelik bedelin ödenmesi kadar olduğunu, Dosya içeriğinden hangi parçaların onarıldığı, hangi parçaların değiştirildiği tespit edilemediği gibi hasarlı olduğu iddia edilen parçaların kaza ile bağlantısı olup olmadığı, kazadan önce orijinal olup olmadığı dahi belli olmadığını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi esas no: ... karar no: ... Sayılı İlamına atıfta bulunarak, dosyanın nasıl incelenmesi gerektiği net bir şekilde anlatıldığını, fakat, taraflarına  tebliğ olan raporda  tazminat tespiti yapılmışsa da tespite konu somut bir dayanağı bulunmadan, araç fiziken görülmeden sadece, resimler, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporu gibi evraklar doğrultusunda raporun hazırlandığı, yedek parçalar ve işçilik giderine ilişkin herhangi bir belge, fatura sunulmadığını, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olmadığını, davacı tarafından iddiaları somut deliller ile ispatlanamamış olduğundan davanın reddi gerektiğini, yerleşik Yargıtay kararları gereği onarımı yapılan araçlar için fatura kesilmesi zorunlu kabul edildiğinden, başvuran tarafından da aracın onarımı yapıldığı beyan edildiğinden eğer kdv ödenmiş ise faturaların dosyasına sunulması gerektiğini, faturalar dosyasına sunulmadan onarım bedelinin kdv'sinden müvekkili olduğu şirket sorumlu olmadığını, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 18.04.2005 tarihli, E...., K.... sayılı kararı “…davacı taraf fatura ibraz etmemiştir. Bu durumda, parça ve işçilik ücretlerine KDV eklenerek hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. Bilirkişiden parça ve işçilik konusunda KDV indirilmek suretiyle ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekir.” yönünde olduğunu, aracın kazadan önceki durumu bilinmeden kazadan önceki rayiç değeri tespiti yapılamayacağını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı ilamınada atafta bulunarak, önceki hasarın varlığı halinde hasar dosyası getirtilerek önceki hasarın değer kaybına etkisi araştırılması gerektiği üzerinde durulmuş ve aksi bozma sebebi sayıldığını, fakat başvuru dilekçesi ve eklerini incelediğinde başvuran tarafından aracın uyuşmazlık konusu kazasından önceki durumunu gösterir delillerin sunulmadığı görüldüğünü, başvuran tarafından geçmiş kazalarına konu onarım kapsamını gösteren detay bilgi yer almadığı, konu kazalara ait tutanak, hasar resmi, ekspertiz raporu sunulmadığınını dolayısıyla, ispat yükü başvuru sahibinde olup, başvuru sahibi tarafından detaylı hasar kaydı sunulmadığından, değer kaybına yönelik iddiasını ispat edemediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>G E R E K Ç E<br>Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan hasar bedeli, değer kaybının ve ikame araç bedelinin ödetilmesi istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.<br>Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.;Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Yerel Mahkemece Trafik bilirkişi ...'dan alınan ... tarihli kusur  raporun göre davaya konu kazada;<br>a- ... Plakalı  Beyaz renkli Otomobil  sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yazılı kusurlardan “57/a - c2” (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak, kontrolsüz kavşaklarda soldaki  aracın sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermemesi) kanun maddesini ihlal ettiği ve kusurlu olduğu,  <br>b- ...  Plakalı  Kırmızı  araç sürücüsü ...'nın kazanın  oluşumunda; 2918 sayılı Karayolları Trafik  Kanunu’nda yazılı herhangi bir kanun maddesini ihlal etmediği ve kusursuz olduğu rapor edilmiştir. <br>... bilirkişi ...'ın ... tarihli raporunda değer kaybının serbest piyasa koşullarına göre 70.000,00-TL olduğu, onarımının orijinal yedek parçalar ile yapılması halinde iskontosuz ve KDV dahil asgari 50.000,00-TL maliyetinin olduğu, makul onarım süresinin 20 takvim günü olduğu ve bu süre zarfında ikame araç maliyetinin piyasa araştırmasına göre 13.000,00-TL olduğu belirtilmiştir.<br>Mahkemece dosyada alınan kusur raporunun olayın oluşuna uygun olduğu, davacının aracında meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, aracın makul onarım süresinin  belirlenmesinde ve hesaplanmasında  bir isabetsizlik olmadığından davalının kusura, hasar bedeli tespitine, değer kaybının ve ikame araç bedelinin tespitine ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekir.<br>Buna göre;<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dosyada alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davalının istinaflarında belirttiği itirazlarının tümüyle yerinde olmamasına,  kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde  davalı ... Sigorta A.ş'nin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ... Sigorta A.ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 5.502,56 TL istinaf karar harcının peşin alınan  925,7‬0 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.126,86‬ TL'nin davalı ... Sigorta A.ş'den tahsili ile  Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... Sigorta A.ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 09/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.    <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"432596a68d980abc","SID":"4adbdd73333c00ed"}}