{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1090 <br>KARAR NO: 2025/1025<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/02/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2025/100 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ:  04/06/2025<br>Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan,  dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ve davalı şirket arasında 2022 yılının ekim ayında komisyon akdi tanzim olunduğunu, işbu komisyon akdi uyarınca müvekkili şirketin;  İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkinde vaki ve kain tapunun ... parselinde bulunan toplamı yaklaşık 17924.26 m2 büyüklüğündeki konut alanının arsa malikleri ile inşaat firması (davalı şirket) arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmasını sağlamak amacıyla gayrimenkulleri gösterip gezdirmek, gerekli bilgileri vermek suretiyle taraflar arasında aracılık (simsarlık) yapma görevini üstlenmeyi kabul ettiğini, mamafih, komisyon akdi uyarınca taraflar müvekkili şirketin ediminin karşılığında 1.800.000 TL tutarında komisyon bedeli ödenmesini kararlaştırıldığını, söz konusu komisyon akdi doğrultusunda 1.800.000 TL komisyon bedelinin 1/2'si arsa malikleri ile davalı inşaat firmasının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı tarihte kalan 1/2'lik bakiye ise yapının ruhsata bağlandığı tarihte ödeneceği kararlaştırıldığını, T.c. Bakırköy ... Noterliğinin 15/09/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa malikleri ..., ..., ..., ... ile davalı şirket koşul ve şartlarda anlaşarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini noter huzurunda tanzim ettiklerini, binaenaleyh müvekkili şirketin komisyon bedeline 15/09/2023 tarihinde hak kazandığını, tarafların ikili görüşmeleri bugüne değin sürdüğünü ve müvekkili şirketin komisyon bedelinin hak kazanılan 1/2 lik kısmını talep etmişse de davalı şirket tarafından bu bedelin yalnızca 400.000 TL'sinin müvekkiline kısmi olarak ödendiğini, ilk taksitin kalan 500.000 TL tutarının ise müvekkili şirkete halen ödenmediğini, taraflar 2024 yılı temmuz ayında tekrar müzakere ederek komisyoncu müvekkilinin zarara uğramaması ve aradaki ticari ilişki açısından zeval doğmaması için komisyon bedelini 2.500.000 TL olarak güncellendiğini, her ne kadar bu bedel güncellense de davalı şirket tarafından komisyon bedelinin müvekkiline ödenmediğini ve müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara  uğratıldığını, Bakırköy ... İcra Dairesi ... numaralı icra dosyası ile takibe girişilmişse de davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz edildiğini, davalı şirketin itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini davalı/borçlu olan  ...nin T.C. Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesini, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli davalının lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini, teminatsız olarak borçlunun menkul ve gayrimenkul malları, üçüncü kişilerdeki alacak ve istihkakları ile bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; \"...1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin REDDİNE,..\"  karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki iddialarını tekrarla, \"...dava dilekçesi ve ekleri kül halinde değerlendirildiğinde yukarıda anılan ihtiyati haciz için gerekli şartların gerçekleştiği açıktır. Muaccel hale gelmiş para borcunun alacaklısı müvekkil tarafından talep hakkı doğmuştur, öte yandan muacceliyet göz önüne alınmamış olsa dahi aldığımız bilgilere göre borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mal kaçırdığı ve hileli işlemlerde bulunmaktadır.  Öte yandan  borçlunun belirli bir yerleşim yeri de mevcut değildir. Nitekim bu hususta borçlular tarafından verilen kolluk ifadeleri, dosyaya sunmuş olduğumuz ses kaydı çözümlemeleri ile yaklaşık ispat ölçüsünün de gerçekleştiği açıktır.Hülasa, yukarıda açıklanan sebepler ve sunulan deliller ışığında T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/100 Esas numaralı dosyasının  05/02/2025 tarihli 'İhtiyati Haciz Talebinin Reddine' ilişkin ara kararın istinaf incelemesi sonunda kaldırılmasını talep etmekteyiz....\" şeklindeki beyanlarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin İDM kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İDM'nce \"...İİK.'nın 258. Maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olacağına ilişkin hükmün değerlendirilmesinde, sunulan belgeler kapsamında alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispat koşuluyla  ispatlanamadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında edimlerin ifa edilip edilmediğinin ve dolayısıyla davacının alacaklı olup olmadığının yapılacak yargılama neticesinde belirlenebileceği, bu halde ihtiyati haciz koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....\" şeklindeki gerekçeyle davacının ihtiyati haciz talebi reddedilmiş, bu karara karşı yukarıda belirtili sebeplerle davacı istinaf talep etmiştir.İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. Alacaklı taraf esas alınarak yazılmış olan İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: \"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Somut olayda, yukarıda da ifade edildiği üzere; İİK.'nun 257-(1) maddesi anlamında muaccel hale gelmiş bir para borcunun varlığının ihtiyatı haciz talep edilenle ilgili yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla İDM kararının yerinde olduğu kanaatine varmak gerekmiştir.Bu değerlendirmeler ve yasal düzenlemeler uyarınca, davacının HMK m. 353/1-b-1 uyarınca istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86509aebdd6ec7da","SID":"7d7ee58ba7a49346"}}