{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                     T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       5. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/68 <br>KARAR NO \t: 2025/654<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN                                      : ...\t               <br>ÜYE\t                        : ...                                   <br>ÜYE\t                        : ...       <br>KATİP\t                        : ...\t           <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t                             : 08/10/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/1245 ESAS- 2024/1167 KARAR  <br>DAVACILAR\t\t:  ... <br>VEKİLİ\t                            :  ...<br>İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN<br>DAVALI\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVA\t\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ          \t: 22/05/2025<br>KARARIN YAZ. TARİH    \t: 22/05/2025<br><br>Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu ....'nın 23.10.2015 tarihinde demiryolu sahası içinde bulunan vagon üzerindeki kabloya dokunması sonucu elektrik akımına kapılarak vefat ettiğini, olaya ilişkin olarak ceza yargılamasında alınan raporlara göre davalı işletenin kusurlu olduğunu, evlatlarını kaybeden müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak müvekkilleri için ayrı ayrı 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 23.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkemece, \"Dava, TBK 53 ve 56 maddelerine dayanan maddi tazminat talebine ilişkindir. <br>Tüm dosya kapsamından; davacıların murisinin Çerkezköy ilçesindeki demiryolu sahasına girerek vagon üzerindeki kabloya dokunması sonucu elektrik akımına kapıldığı,  davacıların oğlu olan murisin vefatı üzerine davacıların maddi tazminat talebi ile iş bu davayı açtıkları anlaşılmıştır. <br>Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikle kabul edilen davalar olmak üzere üç guruba ayrılır. Mutlak ticari davalar; tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın, ticari sayılan davalar olup, TTK 4/1 maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında bir kısım özel kanunlardan doğan ticari davalarda bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK 4/1 bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. <br>Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf içinde ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmez.<br>Üçüncü gurup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu tür davalarda havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması yeterli görülmektedir. <br>Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nun 19/2. Fıkrası gereğince; taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. <br>6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5. Maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri aralarındaki ilişki artık iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisi haline dönüşmüştür. Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan her aşamada re'sen gözetilmelidir. <br>Bu kuralın tek istisnası; 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/4. Fıkrasında düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerinde açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararının verilmesini gerektirmeyecektir. <br>Somut olayda; uyuşmazlık,  haksız fiil esasına dayanmakta olup bu nevi davaların mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.<br>Bu durumda; davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın tacir ve işin ticari işletmesi ile ilgili olması gerekmekte olup davacıların Gib sorgularına göre tacir olmadıkları, kaldı ki davanın davacılar yönünden ticari nitelik arz etmediği ve davanın sigorta sözleşmesinden değil,  davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmaktadır ve uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gereklidir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 31/03/2016 tarih ve .... E, .... K., Yargıtay (Kapatılan) 17. HD.nin 09/06/2020 tarih ve 1635/3293 sk.nda ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin  07/02/2017tarih ve  .... karar sk.)<br>Bu sebeplerle, mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.  <br>Davacının, davanın ticari dava olduğu kabulü ile hareket ettiği ve davayı mahkememizin yargı çevresinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli 608 K. sayılı kararı ile Samsun ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiş olmasını nazara alarak mahkememizde ikame ettiği anlaşılmaktadır. Yoksa, davacıların yerleşim yeri Alaçam'dır. Bu sebeplerle ve usul ekonomisi gözetilerek, görevli mahkemenin Samsun Asliye Hukuk Mahkemesi değil Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu değerlendirilmiştir (Bkz; Yargıtay 11. HD'nin .... E., .... K. Sayılı ilamı).\" şeklindeki gerekçe ile,  6100 sayılı HMK'nın 114(1)-c), 115/(2), 138(1) maddeleri gereğince davacının dava dilekçesinin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE ve davaya bakmakta görevli mahkemenin Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dilekçeler teatisi tamamlanmadan yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilemeyeceğini, öte yandan haksız fiilden kaynaklanan davalarda yetkinin seçimlik yetki olduğunu, olayın Çerkezköy'de meydana geldiğini, ceza yargılamasının da Çerkezköy'de yapıldığını, dolayısıyla yargılamanın HMK'nun 30. maddesi gereğince Çerkezköy ilçesi sınırlarında yapılması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek  inceleme yapılmıştır.<br>Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>Bu itibarla, dosyadaki belgeler ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sebebiyle alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi gereğince işbu kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/05/2025<br><br>     Başkan ...\t           Üye ...\t              Üye ...\t                       Katip ...<br>   ¸e-imzalıdır           ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır                  ¸e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bad88dce86f2b0a","SID":"1199c670cab8cf74"}}