{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/542 Esas  - 2025/515 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/542 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/515<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/60 Esas 2024/786 Karar<br>ASIL DAVADA\t<br><br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 31/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 09/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/05/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazin iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>ASIL DAVADA DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı banka ile dava dışı ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmeleri imzalanarak, dava dışı bu asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmelerde müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine tüm borçlulara Beşiktaş 17.Noterliğinin 19/10/2018 tarih ve 77980 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini ve usulüne uygun bir mehil verilerek borcun ödememesi halinde hakkında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, kendilerine verilen süre içerisinde borçlarını ödemeyen davalı borçlular hakkında Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10438 E. dosyasından ilamsız takibi başlatıldığını, davalı borçlular tarafından tüm borca itiraz edilerek, takibin durdurulması talebinde bulunulduğunu,  takip tarihi sonrasında ayrıntılı Banka alacağına ilişkin hesap özetinde yer alan gayri nakdi alacaklardan 31/05/2021 ve 31/01/2022 tarihlerinde toplam 18.345,19 TL'lik tutarın nakde dönüştüğünü, davalı borçluların takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının haricen öğrenilmesi üzerine Bankaca dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olmasına karşın, yapılan görüşmeler neticesinde uzlaşmaya varılamadığını, davalıların takibe itiraz etmekle haksız ve kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu itibarla, öncelikle haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, ayrıca %20'den az olmamak kaydıyla davalıların icra inkâr tazminatına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2020/10438 Esas sayılı icra takibine yaptığı usul ve yasaya aykırı haksız itirazının iptalini ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir. <br>ASIL DAVADA CEVAP<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalıların, dava dışı ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... tarafından 01/10/2018 tarihinde Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/701 esas sayılı dosya ile konkordato başvurusu yapıldığını, 01/10/2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini, davalılar hakkında 01/10/2018 tarihinde itibaren İİK m.294 gereği hiçbir takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin duracağını, İİK m. 295 gereği rehinli mallar bakımından muhafaza ve satış işlemi yapılamayacağını, İİK m. 296 gereği konkordato nedeniyle sözleşmenin feshedilemeyeceği ve konkordatonun muacceliyet sebebi teşkil etmeyeceğinin hüküm altına alındığını, 26/12/2018 tarihinde 2 ay süre ile ek geçici mühlet kararı; 28/02/2019 tarihinde 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verildiğini, 13/02/2020 tarihinde kesin mühlet süresinin 28/02/2020 tarihinden itibaren 3 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, Mahkeme tarafından bu sürelerin uzatıldığını, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2020 Tarih, 2018/701 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararı ile konkordato talebinin kabulüne karar verildiğini ve konkordato kesin mühletinin ve kesin mühlet sonuçlarının kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verildiğini,  davacı bankanın 12/10/2018 tarihli ihtarname ile ... Ltd. Şti'nin genel kredi sözleşmesini sonlandırdığını ve tüm nakit ve gayrinakit risklerin 1 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, davacı tarafın haricen davalının konkordato mühlet kararı aldığını öğrendiğini, her ne kadar o tarihte davalı şirket konkordato sürecini başlatmış olsa da hayatın olağan akışında bir tacirin 1 gün içinde o kadar yüksek meblağı ödeyemeyeceğinin belli olduğunu, gönderilen 18/10/2018 tarihli ihtarname cevabı ile, ... İnş Tur. Ltd. Şti hakkında konkordato mühlet kararı olduğu, tüm ödemelerin yapılandırıldığı, bu süreçte sözleşmelerin feshedilemeyeceği ve konkordatonun muacceleliyet sebebi teşkil edemeyeceği, davalı şirketin bu süreci atlatacağının bildirildiğini, ancak davacı tarafın Ankara 20. İcra Müdürlüğü 2020/10438 esas sayılı icra takibini başlattığını,  davalıların davacı bankaya 10/10/2018 tarihi itibari ile vadesi geldiğini ve ödenmeyen borcu ile birlikte faiz, teminat mektubu komisyonu vs. borcu bulunmadığını, buna rağmen davacı bankanın 10/10/2018 tarihinde davalılara ait kredi hesabını kat edip Genel Kredi Sözleşmesini sonlandırdığını, asıl borçluya yönelik feshedilmiş bir sözleşme ve muaccel hale gelmiş bir borç yok ise aynı sözleşmenin kefillerinden talepte bulunamayacağını,  %57 oranında temerrüt faizi oranının genel işlem koşulu olduğunu ve kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, sözleşmede böyle bir faiz oranının bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyetli olan davacının asıl alacağın %20'sinde aşağı olmamak üzere müvekkillerine tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki iddialarını tekrarla, aynı  sözleşmenin müteselsil kefillerden muris ...'un vefat etmiş olduğunun haricen öğrenilmesi üzerine Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/554 E, 2019/1419 K sayılı kararı gereği tek yasal mirasçısı olduğu anlaşılan ve yasal takip işlemleri mirasçı sıfıtaylı kendisine yönlendirilmiş bulunan davalı borçlu tarafından takip dosyasına sunulan dilekçe ile tüm borca itiraz ederek takibin durdurulması talebinde bulunduğunu, İcra dosyasına sunular itiraz hukuki dayanaktan yoksun bulunmakta olup, yalnızca icra takibinin durdurulması ve Banka alacaklarının tahsili sürecinin uzatılmasının amaçlandığını belirterek, icra takibine yapılan haksız itirazının iptaline, takip talebinde detayları yazılı koşullarla devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN  DAVADA CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalı Halk Bankasının konkordato sürecinde alacak bildiriminde bulunduğunu ve alacağın konkordato projesine dahil edildiğini, davacı bankanın konkordato projesindeki alacağının  2.112.753,25 TL olduğunu, alacaklı bankaya konkordato projesindeki alacağı 2.112.753,25 TL olmasına rağmen, 2.545.612,68 TL ödeme yapıldığını, Ankara Gayrimenkul Satış 2022/459 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin kefili olan dosya borçlusu ... adıma kayıtlı ... Parsel, 25 nolu bağımsız bölümlü taşınmaz müdürlük dosyasından 09/05/2023 tarihinde 3.500.000,00 TL bedelle satıldığını, ihalenin 13/07/2023 tarihinde kesinleştiğini,  sıra cetveli yapıldığını, birinci sırada gösterilen davacıya alacaklısı olduğu Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2022/2075 esas sayılı dosyasına: 2.500.000,00 TL'nin limit ipotek bedelinin ödenmesine karar verildiğini ve davacı bankaya 2.500.000,00 TL ve 45.612,68 TL olmak üzere 2.545.612,68 TL ödeme yapıldığını, müvekkili ...'un 01/10/2018 tarihinde Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/701 esas sayılı dosya ile konkordato başvurusu yaptığını, 01/10/2018 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini,  müvekkil hakkında 01/10/2018 tarihinde itibaren İİK m.294 gereği hiçbir takip yapılamayacağını ve evvelce başlamış takiplerin duracağını, İİK m. 296 gereği konkordato nedeniyle sözleşmenin feshedilemeyeceğini ve konkordatonun muacceliyet sebebi teşkil etmeyeceğini, geçici mühlet kararının uzatıldığını, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2020 Tarih, 2018/701 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararı ile konkordato talebinin kabulüne karar verildiğini ve konkordato kesin mühletinin ve kesin mühlet sonuçlarının kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verildiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/3383 Esas 2022/1604 Kararı ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararını onandığını, davacının kötü niyetli olduğunu, bu sebeple davanın reddine ve asıl alacağın %20'sinde aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti arasında düzenlenen kredi sözleşmelerine, asıl ve birleşen dosya davalılarının müeselsil kefil oldukları, kredi borcunun ödenmemesi sebebi ile hesabın davacı bankaca kat edildiği, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibinin yapıldığı, davalıların itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesindeki tespitlere göre  davalı kefilin kefaletinin usulüne uygun ve Türk Borçlar Kanunu'nun 586. Maddesinde yazılı yasal şartları taşıdığı, bilirkişi raporundaki temerrüt tarihinin ve akdi ve temerrüt faiz oranı tespitinin sözleşme ve yasal şartlar ile Yargıtay kararlarına uygun olduğu, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, davacı bankanın konkordato davasında mehil verilen 01/10/2018 tarihi itibari ile davacının dava dışı asıl borçlu şirketten alacaklı olduğu anlaşılmakla, açılan dava kısmen kabul edilerek, asıl dava yönünden davalıların Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2020/10438 Esas sayılı (Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2020/10438 Esas sayılı) dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin takip tarihi itibari ile; 3.230.677,43 TL Asıl Alacak,  3.491.900,29 TL İşlemiş faiz ve 174.595,01 TL BSMV  olmak üzere toplam 6.897.172,73 TL  üzerinden devamına, takip  tarihinden itibaren asıl alacağa  %56,42 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına, hükmolunan 6.897.172,73 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.379.434,55 TL icra inkâr tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden ise; Asıl dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere, davalının  aynı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin dava tarihi itibari ile; 3.230.677,43 TL Asıl Alacak,  6.985.199,89 TL İşlemiş faiz ve 349.259,99 TL BSMV  olmak üzere toplam 10.565.137,31 TL  üzerinden devamına, takip  tarihinden itibaren asıl alacağa  %56,42 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına, takip tarihi itibari ile hükmolunan 6.897.172,73 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.379.434,55 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiş, asıl ve birleşen dosya  davalılarının gayrinakdi alacaklarından sorumluluklarına yönelik açık düzenleme bulunmadığından depo talebine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerek asıl davada gerekse birleşen dava yönünden yerel mahkeme kararında asıl alacaklarına işletilmesi gereken temerrüt faiz oranı düşük belirlendiğini, eksik faiz oranı ile yapılan hesaplama nakdi alacaklarının eksikliğine neden olduğunu, yerel mahkeme kararında asıl alacaklarına takip tarihinden itibaren %56,42 oranında temerrüt faizi işleyeceği yönünde hukuki düzenlemelerden uzak temerrüt faiz oranının esas alınmasına ilişkin kısmın kaldırılması gerektiğini, takip tarihi itibariyle takibe konu edilen %57 temerrüt faiz oranının esas alınması ve artan oranlarda faiz uygulanmasının talep edilmiş olduğundan takip tarihi sonrasında artan oranlarda temerrüt faizi uygulanması yönünde hüküm tesisi gerektiğini, bankanın Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin konuya ilişkin Bankanın Hesapları Kesme, Muacceliyet Verme ve Sözleşmeyi Fesih Yetkisi başlıklı 4.1. maddesinin 3.bendinde \"...hallerinde Banka cari hesapları kesmek,...yükümlülükleri ile birlikte ödenmesini, teminat ve kefalet mektupları ile garanti mektuplarının iadesini veya bedellerinin Bankaya depo edilmesini istemek hak ve yetkilerine sahiptir.\" açık hükmünün bulunduğunu, aynı şekilde, KÇS'de yer alan kefalet sözleşmesi başlıklı bölümde ise 2.8.maddesinde \"kefiller müşteri ile Banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğunu, bu maddelerin kendilerine de aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt eder.\" açık ifadesi yer aldığını, bunun yanı sıra Kredi Sözleşmelerinin eki TL/YP teminat mektubu ve Harici Garanti İşlemleri Taahhütnamesinde ile Çek Taah. Kredisi Taahhütnamesi düzenlemeleri de kefillerin gayri nakdi kredilerden sorumlu tutulması yönünde düzenlemeler içerdiğini, mahkemece davalıların da gayri nakdi kredi borçlarından ve dolayısıyla depo talebinden sorumlu bulunduğu yönünde hüküm tesisini talep ettiğini, gayri nakdi alacaklarından 31/05/2021 ve 31/01/2022 tarihlerinde nakde dönen toplam 18.345,19 TL'lik tutarın da nakde dönmüş olduğu hususunun karara esas alınması gerektiğini, mahkemece birleşen davada karara esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihine göre yapılan hesaplamalarda dava tarihi 31/10/2023 olarak belirtilmesine rağmen hesaplamaların sehven 05/10/2023 günü baz alınarak 26 gün eksik yapıldığını ve bu hususun belirtilmiş olmasına karşın hesaplamada herhangi bir düzeltme yapılmaksızın hüküm kurulmuş olmasının kabul edilebilir olmadığını, bu nedenlerle asıl ve birleşen davada yerel mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmına karşı istinaf taleplerinin kabulü ile dilekçede detaylı şekilde izah edildiği üzere davanın reddine ilişkin kısımlarının (ve bu kısma ilişkin olarak aleyhlerine hükmedilen her türlü yargılama harç ve giderlerine dair kısımların)  kaldırılmasını ve davanın kabulü yönünde karar verilmesini, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline, yargılama ücreti ve yasal vekâlet ücretin davalıya yükletilmesine karar verilmesini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>Asıl davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı bankanın  ile dava dışı davalı asıl borçlu ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, davalılar  mezkur Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, bilirkişi raporunun son sayfasında Yargıtay içtihatlarına göre sözleşme kefilinin gayrinakdi riskin depo talebinden sorumlu tutulabilmesi için sözleşmede bu yönde açık bir hüküm bulunması gerekmekte olup akdedilen sözleşmede depo talebinden kefillerin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı tespit ettiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen hususlara göre davalı kefillerin depo talebinden sorumlu olmadığı bu sebeple hukuki dayanaktan yoksun davanın reddedilmesine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin taraflarınca anlaşılmadığını, davanın yasal süresi içerisinde açılmamasına rağmen yerel mahkeme bu hususu dikkate almadığını, İİK Madde 67'e göre alacaklı tarafından itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması zorunlu olduğunu, davacı davacısını hak düşürücü sürede açmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, genel kredi sözleşmesinin feshi ve tüm risklerin muaccel hale getirilmesi İİK M. 296'nın amir hükmüne göre mümkün olmadığını, asıl borçlu yönünden sözleşme devam ettiğinden ve konkordato muacceliyet sebebi sayılmayacağından, bu sözleşme nedeniyle kefilllere de takip başlatılamayacağını, davacı taraf, konkordato nedeniyle sözleşmeyi feshetmiş ve konkordatoyu muacceliyet sebebi sayığını, kanun koyucu İcra İflas Kanunu madde 296 madde ile bu durumu net olarak ifade ettiğini ve davacı gibi davranacak alacaklılara engel olduğunu, davacı tarafın, ... ile olan genel kredi sözleşmesini konkordato ilan ettiği için sonlandıramayacağını, tüm nakit ve gayrinakit riskleri muaccel hale getirip talep edemeyeceğini, asıl borçluya yönelik feshedilmiş bir sözleşme ve muaccel hale gelmiş bir borç yok ise aynı sözleşmenin kefillerinden talepte bulunamayacağını, davacının alacağı olan nakit riskler, konkordato projesi kapsamında olduğunu, gayrinakit riskin ödeme durumu zaten bulunmadığını, davacı bankaya kefil ... Adına 2.545.612,68 TL ödeme yapıldığını, Ankara Gayrimenkul Satış 2022/459 Esas sayılı dosyada davalı ...  adına kayıtlı  ... Parsel, 25 nolu bağımsız bölümlü taşınmaz müdürlük dosyasından 09/05/2023 tarihinde 3.500.000,00 TL bedelle satıldığını, ihale 13/07/2023 tarihinde kesinleştiğini, sıra cetveli yapıldığını, birinci sırada gösterilen (... A.Ş.ye) 1-2-3-4 sıra  ipotek alacaklısı Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2022/2075 esas sayılı dosyasına 2.500.000,00 TL'nin limit ipotek bedelinin ödenmesine karar verildiğini ve davacı bankaya 2.500.000,00 TL ve 45.612,68 TL olmak üzere 2.545.612,68 TL ödeme yapıldığını, yerel mahkeme davalı ... tarafından yapılan bu ödemeyi hesaplamaya dahil etmediğini, davacı banka  İİK madde 294 ve madde 295'e aykırı davrandığını, icra inkar tazminatı yanlış hesaplandığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı olarak bankanın başlattığı icra takibine, davalı/borçluların  yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavalılar vekili 24/03/2025 tarihli dilekçesinde özetle; birleşen ve asıl dava yönünden yapılan istinaf başvurularından, davacı banka ile yapılan anlaşma neticesinde  feragat ettiklerini, davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.<br>\tMahkemece, 10/04/2025 tarihli ek karar ile, davalılar vekilinin istinaf başvurusundan feragat ettiğinden HMK'nun 349/2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin talebine yönelik olarak davanın konusuz kalması halinde ek karar verileceğine dair yasal düzenleme olmadığından talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili 09/05/2025 tarihli dilekçesinde özetle; tüm davalılarca işbu dava konusu icra takip dosyasına yapmış oldukları tüm itirazlardan 24/03/2025 tarihi itibariyle feragat ettikleri dikkate alınarak, istinaf incelemesi neticesinde işbu davanın konusuz kaldığı yönünde hüküm kurulmasını ve bu yönde karar verilecek olması halinde Bankanın da karşı taraftan vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı talebi bulunmadığını beyan etmiştir.<br>\t\t6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde \" Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder\" düzenlemesi yer almaktadır.\tBuna göre davanın konusuz kalması halinde mahkemece, yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafın, yargılama giderlerine  mahkum edilmesi gerekir. <br>\tBu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça, davalıların Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10438 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebi eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça 24/03/2025 tarihinde icra takip dosyasına yapmış oldukları tüm itirazlardan feragat etmeleri nedeniyle davanın konusuz kaldığını, dava açıldıktan sonra davalı tarafça takibe konu itirazlardan feragat edildiğinin  taraflarca beyan edildiği, bu hali ile davanın konusuz kaldığı, davanın konusuz kalması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilip, o tarafın yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilmesi gerekeceği, HGK' nun 2005/125-187 Esas, 2005/240 sayılı kararı ve Yargıtayın yerleşmiş görüşlerinin bu yönde olduğu,  somut olayda, dava açıldıktan sonra davalı tarafın takibe konu itirazdan feragat ettikleri, bu bağlamda davacının dava açmakta haklı olup, lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerekir ise de, davacı tarafın yargılama gideri ve ücreti vekalet taleplerinin bulunmadığı  anlaşılmıştır.<br>\tTüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, davanın konusuz kalması nedeniyle esas talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraf vekillerinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, davacı taraf icra inkar tazminatı istemi olmadığından hükmedilmesine yer olmadığına, arabuluculuk ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar vermek  gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>\tA)1-Asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara  6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  26/12/2024  tarih ve 2023/60 Esas 2024/786 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davanın konusuz kalması nedeniyle asıl ve birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t2-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin talebi bulunmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,<br>\t3-Asıl davada alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 83.305,54 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 34.487,51 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 117.177,65‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde asıl ve birleşen davada davacıya iadesine,<br>\t4-Birleşen davada alınması gereken  615,40  TL harçtan peşin alınan  83.305,54 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 82.690,14‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde asıl ve birleşen davada davacıya iadesine,<br>5-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>6-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Asıl davada davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca asıl davada alınması gereken 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, <br>9-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca birleşen davada alınması gereken 3.20,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>10-Asıl ve birleşen davada kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>\t<br>\tC)1-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Asıl davada davalılar tarafından yatırılan harç bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Asıl davada davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin talebi dikkate alınarak asıl davada davalılar üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/05/2025<br><br>Başkan-              Üye -                  Üye -                      Zabıt Katibi <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1466720957466ec7","SID":"4fa216bfbc677527"}}