{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1676 Esas  - 2025/535 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1676 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/535<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 18/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/348 Esas 2022/611 Karar <br><br>DAVA\t: İstifanın tespiti ve tescili <br>DAVA TARİHİ\t: 16/05/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/05/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki istifanın tespiti ve tescili  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ... Savunma İletişim Gereçleri A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi olan davacının yönetim kurulu üyeliğinden 2010 yılında şirketin çalışanı ... isimli kişiye elden teslim ettiği istifa dilekçesi ile istifa ettiğini, 2010 veya 2011 yılında şirketin yönetim kurulu başkanının ikametine taşındığından şirketin iş ve işlemlerinden haberdar olmadığını, 2012 yılında şirketin prim borcu olduğu ve ödenmediği gerekçesiyle SGK tarafından hakkında takip yapılması ile istifa dilekçesinin işleme konulmadığı, ticaret siciline tescil ve ilan edilmediğini öğrendiğini, şirket çalışanı ...'ın yönetim kurulu başkanının verdiği vekaletname ile kurum ve kuruluşlardaki iş ve işlemleri o tarihte takibe yetkili olduğunu belirterek davacının davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden 2010 yılında istifa ettiğinin tespiti ile ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap verilmediği görülmüştür.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; istifa, muhatabının kabulüne bağlı olmayıp tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa; iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete tebliği ile sonuç doğuracak olup somut uyuşmazlıkta davacının davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifasını şirkete tebliğ ettiğine dair bir iddia ve ispat vasıtası sunmadığı, istifa dilekçesini 2010 yılında şirket çalışanına elden teslim ettiğini ileri sürdüğü anlaşılmakla davacı yönetim kurulu üyesi tarafından istifasının  davalı şirkete tebliğ edilmemiş olması nedeniyle davalı şirket yönünden bir sonuç doğurmayacağı,  dış ilişkide  istifanın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi ile sonuç doğurması karşısında; istifanın şirkete tebliği ile  yönetim kurulu üyeliği görevi son bulacak olmasına, görev son bulmadan da sicile tescil edilemeyecek olmasına göre  tescil talebi bu yönü ile  yerinde olmadığı gibi 3 kişilik yönetim kurulu üyelerinden biri olan davacının istifa talebinin şirkete tebliği ile tescil yönünde diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından TTK'nun 28. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22. maddesi gereğince sicile başvurmaları gerektiğinden davacı tarafından kendi istifasına yönelik  tescil talebinde bulunamayacağı gerekçeleriyle davacının yerinde görülmeyen 2010 yılında istifa ettiğinin tespit tescil ve ilanına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin istifa dilekçesini o tarihte şirkette çalışan ve Yönetim Kurulu Başkanı ile şirketin iş ve işlemlerini aldığı vekaletle takip eden ve bu konuda yetkili olan sigortalı çalışanı ...'a elden teslim ettiğini, bu tanığın dinlenilmesi ve vekalet yetkisi olduğuna dair belgelerin celbi halinde, şirkette çalışan olduğu ve tüm işlerinde yetkili olduğunun görüleceğini, müvekkilinin yaşı itibariyle şirkete gelip gidemeyen, teknolojik imkanları kullanımı kısıtlı olan davacının yazılı istifa dilekçesinin şirket çalışanı ve yetkilisine ulaştırılması ile görevinin sona erdiğini düşünmesi doğal ve yerinde olduğunu, tanığın dinlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama aşamasında, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün  01.06.2022 tarihli yazısında şirkete ait evrakların çıkan yangın sonucu yandığı ve sadece bilgisayar kayıtlarında bulunan sicil gazete örneğinin gönderildiği belirtilmiş ise de dava dilekçesinde açıklandığı üzere;  ... Savunma İletişim Gereçleri A.Ş.'nin Yönetim Kurulu üyesi olan davacı müvekkil, bu şirketteki yönetim kurulu üyeliği görevinden 2010 yılında şirketin çalışanı ... isimli kişiye elden teslim ettiği istifa dilekçesi ile istifa ettiğini, yönetim kurulu üyesinin istifası ile organsız kalan şirketin, istifayı işleme koymamış olması ihtimali var ise de bu hususun araştırılması gerektiğini, şirket kayıtlarının tanık  ... ifadesinin tespitinden sonra şirketten celbi ile incelenmesi ve gıyabında alınan kararlar var ise  kararlarda yer alan imzaların müvekkiline ait olup olmadığının tespiti ile hüküm kurulması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;   davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan davacının 2010 yılında yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tespiti ile ticaret siciline tescili  istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavalı  ... Savunma İletişim Gereçleri A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olan davacı yanca yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tespiti ile  ticaret sicilinde tescil ve ilanı istemiyle eldeki dava açılmıştır. <br>\tAnonim şirket yönetim kurulu üyesi, istifa yoluyla üyelikten çekilebilir. İstifa, tek taraflı, karşı tarafa varması gereken bir irade beyanıdır. Herhangi bir şekle tabi olmamakla birlikte ispat açısından yazılı verilmesi yerinde olur. İstifa edenin bu yoldaki irade  açıklamasının ortaklığa ulaşması ile sonuç doğuran tek taraflı bozucu ve yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir. İstifa, yönetim kuruluna veya yönetim kurulu başkanına yöneltilir. Yönetim kurulu tek kişiden oluşuyorsa veya yönetim kurulunun tamamı istifa ediyorsa o takdirde adres genel kuruldur. Yönetim kurulu üyesi istifa etmekle yönetim kurulu üyeliği düşer ve ortaklığın istifayı kabulü de söz konusu değildir. Ancak, istifanın üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için ticaret sicilinde ilan edilmesi gerekir (Doç. Dr. Necla Akdağ Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu, 2.Baskı, Sayfa 58-60). <br>\tYukarıda açıklandığı üzere istifa eden yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyesinin istifasının şirkete ulaştığını ispatlaması gerekir. Somut olayda ise davacı yanca istifa dilekçesinin davalı  ... Savunma İletişim Gereçleri A.Ş'nin çalışanı olan ... isimli kişiye elden teslim edildiği iddia edilmiş olup, davalı  ... Savunma İletişim Gereçleri A.Ş'ne istifa dilekçesinin tebliğ edildiğine dair iddia ve delil sunulmamış olması ve istifa  dilekçesinin şirkete ulaştığının ispatlanamamış olması karşısında davacının istifasının tescil ve ilan şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2025<br><br>Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br>...              ...                ...       ...<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2686bb8d85c9cfc","SID":"24c057bd3c224bd8"}}