{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:16/12/2021<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:09/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin unlu mamuller satışı yapmakta olup, davalı taraftan uzun süre un satın aldığını, davacının çoğunlukla aldığı malların parasını peşin ödediğini, bazen davalı adına pazarlama ve tahsilat işlerini yapan ...'ın yönlendirmesi ile (kampanya olduğu, zam geleceği vb.) ön ödeme yaparak un siparişi verdiğini, tüm bu yapılan alışverişlerde davalı çalışanı tarafından davalı şirkete logolu veya logosuz tahsilat makbuzları verildiğini, sadece 06/01/2016 tarihinde verilen 15.000,00TL karşılığında makbuz istendiğini ancak ... tarafından elimde makbuz kalmadı daha sonra geldiğimde getiririm denmesi üzerine ve yaklaşık on yıldır devam eden iş ilişkisine güvenilerek tamam denildiğini, ancak davalı ve ... arasında çıkan sorunlar nedeni ile söz konusu makbuzun verilmediğini, davacının vadeli çalışmayı hiç bir zaman istemediğini ve vadeli çalışmadığını, taraflar arasında 2016 yılı başlarına kadar bu çalışma sisteminin devam ettiğini ve herhangi bir sorun yaşanmadığını, davalı ve çalışanı ... arasında 2016 yılı Mart ayında sorunlar çıktığının öğrenilmesi üzerine, davacının davalı şirket merkezine giderek bilgi almak istediğini yapmış olduğu ödemelerin akıbeti, ön ödemelerine bağlı malzemelerin gönderilmesinde sorun yaşayıp yaşamayacağının sorulduğunu, şirket yetkilisi tarafından, davacı ve başkaca aynı durumda olan kişiler huzurunda hiç bir sorun olmadığı, aynı şekilde çalışmaya devam edileceği, kimsenin mağdur edilmeyeceği garantisinin verildiğini, bir süre sonra tekrar arandığında yine hesaplamaların devam ettiği sorun olmadığı söylenmişse de daha sonra davacı şirketin borçlu olduğundan bahisle Antalya 2.İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, peşin ödemelerine bağlı unların kendisine gönderilmesini bekleyen davacının bir de üstüne borçlu çıkarıldığını ve icra takibi baskısı ile karşılaştığını, söz konusu icra dosyasına yaptıkları itiraz üzerine, davalı tarafça itirazın iptali talepli açılan davanın Antalya 2. Asliye ... Mah. ... E.-... K.Sayılı İlamı ve \"Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Davacının ...'ı tahsilata yapmaya yetkilendirdiğinin açık olduğu, bu konuda davacı şirket yetkilisi ...'un Asliye Ceza mahkemesinin 05/07/2018 tarihli duruşmadaki ifadesi ile tahsilat yapma yetkisinin olduğunun sabit olduğunu, kendi yetkilendirdiği çalışanının yaptığı tahsilatları kendi kasasına girmediğinden bahisle davacıdan istemeye hakkı olmadığını, kendi çalışanına isnat ettiği fiil emniyeti su istimal ise de TBK'nın tesmil ile ilgili hükümleri çerçevesinde 3. Kişilere çalıştırdığı bu kişilerin verdiği zararlardan sorumlu olacağının da açık olduğunu, bu durumda hem çalışanı ...'ın tahsilatını yaptığını kabul ettiği makbuzların geçersiz olduğunu iddia etmek hem de ...'a tahsilat yapma yetkisi verdiğini kabul etmenin birbiriyle çelişkili olduğu gerekçesi ile reddedilmiş ve kötü niyet tazminatına hükmettiğini, davalı tarafça bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise Antalya BAM 11.Hukuk Dairesi ... E.-... K.Sayılı  ilamı ile kesin olarak reddedildiğini, davacı adına yapılan fazla ödemelerin iadesi için sözlü olarak davalıya başvurulmuş alınan olumsuz yanıt üzerine iş bu davanın açıldığını, bu sebeplerle, davanın kabulüne, 25.387,00TL 01/07/2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davaya karşı zamanaşımı ve görev yönünden itiraz ettiklerini yine derdestlik itirazları bulunduğunu, CMK'nın uzlaşma başlıklı bölümünün 253. Maddesinin 19.fıkrasında \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.\" hususunun belirtildiğini, bu hususu belirtme sebeplerinin davacı yanın dava dilekçesinde dayanmış olduğu davalı şirket yetkilisi ...'un Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi ...'deki ifadesi olduğunu, huzurdaki davanın ; hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma olup, iş bu davada Sanık ...'ın ceza aldığını, ancak burada unutulmaması gereken hususun davalı şirket yetkilisinin davayı öncesinde takip ettiğini ancak sonrasında uzlaşmanın sağlamış olduğunu, aynı zamanda; yine davacı yan tarafından ...'ın kendisi ile yaşanan sorunlar neticesinde Antalya 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...-E, ...-K. Say. Dosyası ile ceza almışsa da yargılama esnasında ... Tic. A.Ş. yetkilisi İle ...'ın uzlaştığını, eğer davacı yanın bahsettiği şekilde bir zararı ve alacağı varsa, bahse konu ceza dosyasında ... Tic. A.Ş.'yi temsilen dosyaya katılan şirket yetkilisi ...'in ... ile neden uzlaştığını, CMK'nın uzlaşma başlıklı bölümünün 253. Maddesinin 19.fıkrasında \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır\" hususunun belirtildiğini, davacı yanın sunduğu faturaların hepsinin sevk irsaliyesi olduğunu, bedel karşılığında malın teslim edildiğini göstermekte olduğunu, sevk irsaliyesinin satılmış ya da satılacak bir malın aynı işletmeye ait olan ya da olmayan iki adres arasında nakledilirken bu naklin; malın konusu, birimi ve malın kime ait olduğu bilgileri ile beraber kayıt altına alındığı belge olduğunu, sevk irsaliyesinin malın satış işleminden sonra verilen bir makbuz olduğunu, davalı şirketin un ve yem ticareti yapan bir şirket olduğunu, Akdeniz bölgesi ve çevresine dağıtım yapmakta olduğunu, davacı şirketin ise unlu mamul satışı yapmakta olduğunu, davalı şirket ile davacı şirketin birbiri ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, uzun yıllardır ... yapmakta olduklarını, davalı şirket halen alacaklı iken ; açılan haksız davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın yukarıda bahsi geçen ilgili icra dosyası sonucu yargılamaya konu olan işbu dava konusunu tekrar yargıya taşıması ve ayrıca yukarıda bahsi geçen ilgili kişi ... ile uzlaşma sağlamasına rağmen; yada açıkça bu durumu bilmesine rağmen işbu davayı ikame etmesinin TMK m.2 dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiğini, sayın mahkemece ayrıca bu durumun da göz önüne alınmasını dilediklerini, Türk Medeni Kanunu'nun Hukuki ilişkilerin kapsamı başlıklı bölüm, \"I. Dürüst davranma Madde 2 - Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.\" hükmünün haiz olduğunu, savunarak, haksız ve hukuka aykırı davanın zamanaşımı ve görev yönünden öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \" davacının ibraz ettiği tahsilat makbuzları ile aynı nitelikte, aynı kişinin imzasını içeren tahsilat makbuzlarının bir kısmının ticari kayıtlarda ödeme olarak yer alması karşısında davacının davalı çalışanı ...'a yaptığı ödemelerin geçerli olduğunun kabulü gerektiği, ... tarafından tahsilatların şirket hesaplarına aktarılmadığı yönündeki iddianın ise işveren işçi arasındaki iç ilişkide değerlendirilebilir nitelikte olduğu, davacının ibraz ettiği tahsilat makbuzlarına göre, takip konusu fatura bedellerini de kapsar şekilde davacının  44.237,00 TL fazla ödemesinin bulunduğu anlaşılmakla davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmış ve ıslahla miktarı  artırılan davanın kabulü\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı,  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere müvekkili ile çalışanı ... arasında 2016 mart ayında sorunlar çıktığını öğrendiğini, buna rağmen ...'a ödeme yapmaya devam ettiğini, bunun basiretli tacir kavramı ile uyuşmadığını, davacı şirket ile ... 'ın Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında uzlaştığını, CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrası uyarında bu suç nedeniyle artık tazminat davası açılamayacağını, Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının da bu yönde olduğunu, davacının davalı çalışanının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığı öğrenmesine rağmen bu şahsa ödeme yapmasının dürüstlük kuralı ile uyuşmadığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını  beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, alacak  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı şirket yetkilisinin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... uzlaştırma nolu dosyasında dava dışı ... ve davalı şirkete karşı alacak, tazminat, dava ve icra haklarını saklı tutmak kaydı ile uzlaşmış olmasına, 2016 mart ayı sonrasına ilişkin ... tarafından verilen bir tahsilat makbuzu olmamasına, ...'ın tahsilat yapmaya yetkili olduğunun ispat edilmiş olmasına göre karar  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.021,82 TL  nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 836,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.185,66 TL istinaf karar harcının  davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09fba4b0c6e19c0e","SID":"0a277fb5d19bd71f"}}