{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:06/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:25/04/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin akaryakıt taşıma işi ile ilgilendiğini, davalı ile varılan anlaşma ile çeşitli tarihlerde akaryakıt götürüldüğünü, en son 31.12.2013 tarihinde davalı yana akaryakıt nakli gerçekleştirildiğini ancak taşıma ücreti defalarca aranmasına rağmen ödenmediğini, Antalya 4. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla cari hesaba dayalı olarak 19.081,72 TL asıl alacak ve 15.602,44 TL işlemiş faiz toplamı 34.684,16 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, itirazın öğrenilmesi sonrası arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, itirazın iptalini, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, müvekkil böyle bir şahsı dahi tanımadığını, ne bir sözleşme ne de bir borç bakiyesi söz konusu olmadığını, iş bu davanın zaman aşımına uğradığını, davacı yanının başlatmış olduğu icra takibinin müvekkile tebliğ edildiği 11.02.2020 tarihinden önce faiz talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, 2013 yılında yapılan nakliye bedelleri çok küçük rakamlar olup be bedeller nakil esnasında karşı tarafa ödenmiş olduğunu, müvekkile ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde görülecektir ki 2013 yılına ait herhangi bir şekilde davacı yana bir bakiye veya devir söz konusu olmadığı bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, nakliyelerde akaryakıt karşılığı ödemelerde yapıldığından mazot fişleri de ödeme aracı olarak delil niteliğinde olduğunu, kötü niyetli takip nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Aldırılan bilirkişi raporu ile davacının 2011 - 2012 ve 2013 yılları defterlerinin davacı lehine delil teşkil etme vasfı bulunmadığı, usulüne uygun tutulmadığı, ancak aleyhine delil teşkil edebileceği, yine davalının 2011 yılı defterlerinin lehine delil olamayacağı, 2012 ve 2013 yılı defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu anlaşılmıştır. Bu bakımdan usulsüz defterlerin aleyhlerine delil teşkil edeceği anlaşılmakla davalının inkar ettiği ticari ilişkinin defterlerinde kayıtlı olması sebebiyle ispatlandığı,  davalının defterlerinde ödeme olarak görünen 40.000,00 TL yi ödediği hususunu ispatlayamadığı, ancak aleyhine delil teşkil etmesi sebebiyle davacıdan 40.000,00 TL lik mal alımı yaptığı hususunun kabul edilmesi gerektiği, yine davacının davacının defterlerinde bulunan  25.934,28TL lik ödemenin davacı aleyhine delil teşkil etmesi sebebiyle yapılan değerlendirmede dikkate alınması  gerektiği anlaşılmış, böylelikle davalının defterlerinde bulunan 40.000,00 TL lik malın davacının defterlerindeki 25.934,28 TL lik ödemeden düşülerek bakiye 14.165,72 TL' lik asıl alacağın ödendiği hususunun ispatlanamadığı  kabul edilmiştir. İİK 67 uyarınca ve alacak likit olmakla kabul edilen tutarın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hukuki dayanağı ve gerekçesi olmadığından davanın tümden reddi gerektiğini, müvekkili firmanın davacı tarafa her hangi bir şekilde hiç bir borcunun bulunmadığını, davacı yan ile müvekkili şirket arasında ne bir sözleşme ne bir borç bakiyesinin söz konusu olmadığını,  davacı yan alacaklı olduğunu yazılı belge ile ispata yükümlü olduğunu, bilirkişi raporunda davacı yanın 2011, 2012 ve 2013 yılları ticari defterlerinin bir bütün halinde sunmadığından davacı lehine delil vasfı niteliğine haiz olmadığının kanaatine varıldığının raporda açıkça gösterildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, sözleşmelere ilişkin  genel 10 yıllık zamanaşımı süresinin takip tarihi itibariyle geçmediğinin sabit olmasına, tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan 14.165.72 TL alacağının kaldığının ispatlanmış olmasına kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 967,66 TL  nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 242,00 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭725,66‬ TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72504424924060fc","SID":"1695cf4ebff3170d"}}