{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/391 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/490<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 06/05/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\tDavacı vekili 06/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------- ile ------------ arasında yapılan Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi uyarınca gereken devir işlemlerin sağlanması için davacı ----------- 02.11.2021'de -------------- Esas sayılı dosyası ile ------------- ihyasını talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda --------- Ticaret Sicilinin ------------ numarasında kayıtlı iken tasfiye yolu ile terkin edilen ------------ TTK'nın 547. Maddesi gereğince, ----------- İli,----------- İlçesi, ----------- Mah. --------- Ada,--------- parsel sayılı taşınmazdaki kooperatif hissesinin davacı müvekkiline satış ve devir işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla ek tasfiye işlemleri sonuçlanıncaya kadar yeniden tescili suretiyle ihyasına karar verilmiştir. Bu karar 09.09.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Müvekkilinin----------- Esas sayılı dosyası ile ihya kararına güvenerek kooperatife ait gayrimenkulündeki taşınmazın kendi adına tescil ettirmek istediğinde; müvekkiline satış ve devir işlemleri ile sınırlı olarak verilen bu ihya kararına dayanarak, dava dışı ----------- tarafından tapuda usulsüz işlem yapılarak kooperatif taşınmaz hissesini kendi adına tapuda tescil ettirdiği  görülmüştür. TTK 547.maddesine göre; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Ek tasfiye ancak tasfiyenin kapanmasından sonra söz konusu olabilecek bir istisnai durumdur. Ek tasfiye; mahkemece verilen kararda işaret edilen ek tasfiye konusu iş ve kişi ile sınırlı olarak verilmektedir. Ancak mevcut durumda müvekkili tarafından açılan dava sonucunda davacı müvekkiline satış ve devir işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla ek tasfiye işlemleri sonuçlanıncaya kadar yeniden tescili suretiyle ihyasına karar verilen kooperatif taşınmaz hissesini dava dışı ---------- haksız ve hukuka aykırı olarak kendi üzerine geçirmiştir. ----------- Tapu Müdürlüğünde usulüne aykırı olarak dava dışı ------------ adına işlem yapılmasını sağlayan husus ---------- Asliye Hukuk Mahkemesinin -------- E. ---------- K. sayılı  kararıdır. Bu dava ile kooperatifin yokluğunda hukuka aykırı bir şekilde yargılama yapılmıştır. -------- --------- İli, ----------- İlçesi, -------- Mah. ---------- pafta --------- parseldeki taşınmazın 184/2400 hissesini ----------- Noterliğinin ----------- yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını beyan ederek -------- parsele komşu olan --------- parselinde kendine ait olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesi talep etmiştir. Bu davada kooperatife yapılan usulsüz tebligat sonucu kooperatifin haberi olmaksızın dava görülmüştür. ------------ sayılı dosyası içinde bulunan evrak incelendiğinde; -----------Ticaret Sicili Müdürlüğünce kooperatifin tasfiye halinde olduğu bildirilmesine rağmen dava dilekçesi ile tensip zaptı --------- ---------- Mah. ---------- Sok. No:--------- ---------- adresine gönderilmiş, bu tebligatın iade olması üzerine de usule aykırı olarak Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun olarak tasfiye memurlarına tebliğ edilmeden kooperatife yapılan tebligat usulsüz olup kooperatifin hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir. Yapılan bu yargılama neticesinde de ---------- ilçesi, ---------- Mah. eski -------, yeni ---------- parsel sayılı taşınmazda ----------- adına kayıtlı --------- hisseye denk gelen 283,00 m2 paydan dava konusu edilen 184/2400 hisseye denk gelen 253,00 m2'lik kısmına ait tapu kaydının iptali ile davalı ------------ adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Bu karar sonucunda müvekkiline ait ihya kararı ile de tapuda usule aykırı işlem yapılarak kendi adına tescil ettirmiştir. Usulüne aykırı olarak ----------- Tapu Müdürlüğünde ----------- lehine işlem tesis edilmesi sonucu ------------ Esas dosyası ile yapılan ihya amacı müvekkili nezdinde gerçekleşmemiş ve müvekkili alacağını kooperatiften alamamıştır. Yolsuz tescile esas alınan ------------ sayılı dosyası incelendiğinde kooperatife tebligatların usulsüz olarak yapıldığı görülmüş ve kooperatifin yokluğunda  karar verilmiştir. Bu nedenle de bu hükmün iptali gerekmektedir. Müvekkilinin alacağını tam alamamış olması sebebiyle mağdur duruma düşmüştür. Kooperatif ek tasfiye işlemleri bittiği gerekçesi ile kooperatifi yeniden tasfiye ederek kapatmışlardır. Ancak ihyaya konu müvekkilinin alacağı tam olarak ifa edilmemiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre, kooperatifin tüzel kişiliğinin sona ermiş sayılabilmesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerekmektedir. Ancak, kooperatifin taşınmaz üzerindeki tasfiye işlemleri tamamlanmadan sicilden silinmesi, hak kaybına yol açmaktadır. Bu nedenle, kooperatifin yeniden ihya edilerek, tasfiye işlemlerinin yürütülmesi ve müvekkile hisse satış devrinin tam ve eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Ancak kooperatif tarafından ihya kararı gereğince müvekkilim adına tescilinin yapılması gereken taşınmaz dava dışı ----------- adına tapuda tescil edilmiştir. Kooperatifin yokluğunda yapılan ----------- sayılı  kararı hukuka aykırı olup iptal edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle taraflarınca ----------- Asliye Hukuk Mahkemesinde hükmün iptali için dava açılmak istenirken sehven ------------ Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır. Bu davada karar verilmiştir ancak Kooperatif ticaret sicilden terkin edildiği için gerekçeli karar kooperatife tebliğ edilememiştir. Yargılamanın devam edebilmesi için ----------- Esas dosyası gerekçeli kararı kooperatife tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de kooperatifin yeniden tescili suretiyle ihyası karar verilmesini mahkemeden talep ettiklerini, müvekkilinin kooperatiften olan alacağının talep edilebilmesi için açılmış olan ve akabinde görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesine dosyanın gönderilmesinden sonra görülecek yargılamanın iadesi davasında kooperatifin de taraf sıfatına haiz olması gerektiğinden; kooperatifin tüzel kişiliğinin ihyası gerekmektedir. Tüm bu açıklanan nedenlerle işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğundan bahisle yukarıda açıklanan ve mahkemece resen belirlenecek sebeplerle; davanın kabulü ile; ---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün ----------- sicilinde kayıtlı ----------- tüzel kişiliğinin yeniden tescili suretiyle ihyasına, taşınmazın tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kooperatifin tüzel kişiliğinin yeniden tescil ve ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili 16/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle;  huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen ----------- ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe ve dava konusu kooperatifin üç tasfiye memurundan ikisine yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda 3. tasfiye memuru olan ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önem arz ettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı vereceğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu (6762 Sayılı TTK m. 224 ve 6102 sayılı TTK m. 285), mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarında olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağından bahisle müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Tasfiye memurları ... ve ... adına duruşma gününü bildirir dava dilekçesi ekli davetiyelerin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi vermedikleri görülmüştür. Davada taraf gösterilmeyen tasfiye memuru ...'in 02/11/2021 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Dava konusu ----------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacısının ..., davalılarının ---------, --------- ve -------- olduğu, davanın konusunun yargılamanın yenilenmesi olup 20/12/2024 tarihinde dava açıldığı ve mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliği nedeniyle açılan davanın usulden reddine kararı verildiği görülmüştür.------------- Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde, dava konusu kooperatifin tasfiyesinin sona erdiği 16.03.2018 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, yetkililerinin ..., ... ve ... olduğu görülmüştür. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen kooperatifin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, kooperatifin merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar kooperatifin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Kooperatifin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosyaya celp edilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde kooperatifin tasfiyesinin sona erdiği 16.03.2018 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten sonra 20/12/2024 tarihinde kooperatif aleyhine dava açıldığı, davanın karara çıktığı ancak kesinleşmediği, kesinleşme yapılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memurları sorumludur. Dava konusu kooperatifin tasfiyesinden sonra dava açıldığı anlaşıldığından tasfiye memurlarının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı gibi yasal hasım olan davalı ... Sicili Müdürlüğü'nün de yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı anlaşılmıştır.  TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile kooperatifin ihyasına, tasfiye memuru ... öldüğü için diğer tasfiye memurlarının ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davanın KABULÜ ile,<br>1---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün------------ sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan ---------- ------------- Esas sayılı dosyası ve gönderileceği Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca KOOPERATİFİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,<br>2-Son tasfiye memurları ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, <br>3-Kararın ------------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,<br>4-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırıldığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına, <br>5-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  <br>6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45ed2434e9b8a13f","SID":"9867f3c374a882bd"}}