{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                    <br><br>ESAS NO\t\t: 2020/664  <br>KARAR NO\t\t: 2021/503<br><br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 29/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 14/07/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan ... plakalı aracın yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, davacının bu kaza neticesinde tedaviler gördüğünü, kaza ile ilgili olarak kovuşturmanın devam ettiğini beyan ederek, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, kanunda öngörülen belgelerle müracaat edilmediğini, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, hesaplamanın aktüer niteliğine sahip bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, maluliyet hesabının yaptırılması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili, yargılama aşamalarında, ... tarihli dilekçesinde özetle; davalı ile sulh olduklarını, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.<br>Davalı vekili, ... tarihli beyan dilekçesinde özetle, davada sulh olunduğunu, sakatlık ödemesinin davacıya yapıldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı, taraf vekillerinin beyanları gereği, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurmak gerekmiştir. Taraflar yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiklerinden bu husus dikkate alınmıştır. Son olarak belirtmek gerekir ki; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekir. Dosyamızda arabuluculuğa, ... TL ücret ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı veya davalı vekilinin yargılama giderleri talep etmemelerine ilişkin beyanları, yaptıkları yargılama giderleri yönünden olabilir. Oysaki, zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekir. Bu bedele ilişkin vazgeçme hakları veya feragat etme hakları tarafların yoktur. Burada genel kuralı uygulamak gerekir. Kural olarak bir davada asıl talebin konusuz hale gelmesi durumunda, bunun fer-i (yan) niteliğindeki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek, bunlar hakkında da bir karar verilmesi gerekir. Davanın konusuz kalması halinde ise, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine (bu arada vekalet ücretine de) mahkum etmesi gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, İst. 2001, c.3, s.3030 vd., ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.150-151, Yarg. 14. HD. 03/03/2008, 1087-2645, 18. HD. 09/11/2006, 5557/8964, 13. HD. 02/06/2005, 3752-9494, 3. HD., 25/04/2006, 2465-4930). Bu açıklamalar ışığında, uyuşmazlığın dava açıldıktan sonra davalı tarafça yapılan ödeme nedeni ile sona erdiği, bu haliyle, davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu anlaşılmakla, zorunlu arabuluculuk ücreti yargılama giderinin davalıya yükletilmesi gerekmiştir. Yargıtay da buna benzer bir durum olan, trafik kazalarından doğan maddi tazminat davalarında dava sırasında ödeme nedeniyle davacı taraf feragat dilekçesi verse dahi bu durumda esasen ödeme nedeni ile uyuşmazlık son bulduğundan, hakkın özünden bir feragat olmadığından, vaki feragat nedeniyle, davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini içtihat etmektedir. Burada da kıyasen kısmen benzer bir yorum yapılmıştır.<br>HÜKÜM/ Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;  <br>1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>2-Davacı tarafça yatırılan harçların kendi üzerinde bırakılmasına, hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden,  kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- \"harç tahsil müzekkeresi\" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafça bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Taraflar lehine/aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın  hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>9-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep  ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,<br>Dair, davacı vekili ...'in  yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/07/2021          <br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır    <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69c53416fddd6781","SID":"ea70e1585f0b9ae2"}}