{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:11/01/2022<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:12/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili bankanın ..... Şubesi ile, ... Ltd. Şti. ile genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme kapsamında ... numaralı taksitli ticari kredi ( Kgf destekli ) kullandırıldığını, ayrıca ... Ltd. Şti., ... ve ...'ın da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeleri imzalandığını, ... Ltd. Şti. ile akdedilen kredi sözleşmelerinden doğan mükellefiyete dahil ödemelerini aksatması üzerine, hesap kat edilmek suretiyle borçlulara Manavgat 6. Noterliği'nin 22/05/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve muaccel hale gelen borcun ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, davalı/borçlular hakkında Antalya 14. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, iş bu takipte borca, faize ve tüm ferilere itiraz edildiğini, davalı borçluların hukuki sorumluluklarının devam ettiğini beyan ederek, davalıların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... vekili, davacı tarafça huzurdaki davanın, söz konusu itirazın iptali ile takibin devamına yönelik olarak, 29/01/2021 tarihinde ikame edildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde öngörülen kanuni süresi içerisinde açılmayan işbu davanın esasa girilmeksizin reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili ile davacı arasında kefalet sözleşmesi açısından bir yetki anlaşması yapılmadığını, yetkiye itiraz ettiklerini yetkili mahkemenin Manavgat Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, huzurdaki davada, davacı banka tarafından, müvekkili ...'a yapılan takibin, TBK'nın 586/I maddesi son cümledeki koşullar gerçekleşmeden yapılmış bir takip olup, geçici def'i hakkını kullandıklarını beyan ederek, davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ..., davacının taleplerinin haksız olup, hukuka uygun olmadığını, öncelikli olarak ... Ltd. Şti.'ye ait olan ... isimli teknenin, davacı şirket tarafından cebri icra yoluyla satıldığını, söz konusu satışın, yurt dışında olduğu bir zaman dilimine denk gelmiş olup, kendisine net olarak bu satış ile ilgili ve kalan hesap bakiyesi ile ilgili bilgilendirme yapılmadığını, yapılan tekne satışının, davacının iddia ettiği kredi borçlarına yeter miktarda olduğunu, takiplerin haksız olduğunu, mahkemeden, bu satış sonucunun ve satışın yapıldığı dönemki borç miktarının dosyaya celp edilerek karşılaştırılmasını ve buna göre karar verilmesini talep ettiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Ltd Şti ve davalı ... Ltd. Şti.'ye dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalıların davaya cevap vermediği bu sebeple HMK'nın 128. maddesi uyarınca, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Bankacı bilirkişi tarafından HGK'nın ... Esas - ... Karar sayılı kararı doğrultusunda, nakdi alacak yönünden yapılan hesaplamanın, yargı denetimine elverişli ve dosya mündericatı ile uyumlu olduğu belirlenmiş olmakla, bilirkişi raporuna itibar edilerek nakdi alacağa yönelik davanın kısmen kabulüne, takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce yapılan ödeme nedeniyle bilirkişi raporunda belirlenen 102.202,69 TL'lik alacak nedeniyle açılan davanın hukuki menfaat yokluğundan usulden reddine, davacının gayri nakdi alacak için açtığı davada; icra dosyasının tetkikinden, dosyada iki farklı ödeme emri olduğu, e-imzalı ödeme emrinde takip talebine aykırı olarak, gayri nakdi alacakların ödeme emrinde yer almadığı, dosyaya taralı olan ödeme emrinin takip talebi gibi düzenlendiği ancak bu ödeme emrinde de icra müdürünün ıslak imzası bulunmadığı, yine e-imza bulunmadığı, dolayısıyla davalılara hangi ödeme emrinin tebliğ edildiğinin belirlenemediği, bu alacak kalemi yönünden usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığı anlaşıldığından, bu davanın usulden reddine\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların Antalya 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, 509.188,44 TL asıl alacak, 268.749,66 TL işlemiş faiz ve 13.437,48 TL gider vergisi  olmak üzere toplam 791.375,58 TL alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, hüküm altına alınan alacak (791.375,58 TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %31,20 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, nakdi alacak için açılan davanın, 12.802,00 TL'lik kısmının esastan, 102.202,69 TL'lik kısmının hukuki menfaat yokluğundan usulden reddine, davacının gayri nakdi alacak için açtığı itirazın iptali davasının usulden reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hukuka aykırı verilen karar nedeniyle istinaf kanun yoluna başvuracağını, ancak maddi yetersizlikler nedeniyle nispi istinaf karar harcı ödemesinin yapılamayacağını, nispi istinaf karar harcı yüksekliği dikkate alınarak, adli yardım taleplerinin kabul edilmesini talep ettiklerini, davanın hak düşürücü süre geçtikten 2 yıl sonra açıldığını, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davacının yetki sözleşmesini asıl borçlu ile yaptığını, müvekkilinin borç ilişkisinde kefil konumunda olduğunu ve kefalet sözleşmesi açısından yetki anlaşmasının yapılmadığını, yetkili mahkemenin Manavgat Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetki itirazları dikkat alınmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, alacağın tahsil edilmesi için öncelikle asıl borçluya müracaat edilmesi gerektiğini, asıl borçluya gitmeden kefile karşı takip yapma şartının, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalmış olması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması halleri olduğunu, müvekkiline karşı icra takibi başlatıldığı sırada, asıl borçlunun donatını olduğu 11 adet gemi bulunduğunu, yani açık bir ödeme güçsüzlüğü halinin söz konusu olmadığını, borçlunun ifada gecikmesi ve aynı zamanda borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması şartının da gerçekleşmediğini, borçluya noter aracılığı ile gönderilen ihtarnamenin borçluya tebliğ edilmediğini, bu itirazlarının mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, bilirkişinin yetki sınırlarını aşarak davanın esası hakkında hukuki değerlendirmeler yaptığını, hakim tarafından değerlendirilmesi gereken hukuki konuların, hukuk alanında uzman olmayan bilirkişi tarafından değerlendirildiğini ve hükme esas alındığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DAVALININ ADLİ YARDIM TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Davalının adli yardım talepli olarak kararı istinaf ettiği, bu sebeple kararı istinaf ederken gerekli harç ve giderleri yatırmadığı görülmektedir. <br>Adli yardım, istinaf yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Bölge Adliye Mahkemesi'ne aittir.<br>Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre, gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.<br>Bu açıklamalar ışığında, adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken istinaf yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle dava kısmen kabul edilmiştir. <br>Genel kredi sözleşmesinde, uyuşmazlık halinde Antalya Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili kılındığı, sözleşmenin tacirler arasında yapılması sebebiyle kefaletin feriliği ve teselsül karinesi de dikkate alındığında, bu yetki şartının kefil olan davalıları bağlayacağı (aynı yönde emsal içtihat için bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2016 tarih, 2016/958 Esas - 2016/6749 Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla, davalının mahkemenin yetkisine ilişen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, borçlunun itirazının, alacaklıya tebliğ edilmemesi sebebiyle, davanın açılması için öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre başlamadığından, davanın süresinde olduğunun anlaşılmasına, davalının asıl borca müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunun anlaşılması karşısında, TBK'nın 586. maddesi uyarınca, alacaklı tarafça, takip öncesi borcun ödenmesine yönelik çekilen ihtarnamenin, kefillerin yanında asıl borçluya da gönderilmiş olması ve herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle, alacaklının, asıl borçlu ile birlikte kefile de aynı anda başvurabilmesinin mümkün olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, bilimsel verilere uygun ve denetlenebilir olmasına, davalı ...'ın \"istinaf başvuru dilekçesine ek beyanlarımızın sunulması\" konulu 21/10/2022 tarihli dilekçesinin istinaf başvuru süresi içerisinde verilmemesi sebebiyle dikkate alınamayacak olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 54.058,86 TL nispi istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"113432d9d19231d0","SID":"1446468b5d19a348"}}