{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO\t: 2025/981 <br>KARAR NO: 2025/1069<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/12/2024<br>ESAS NO: 2023/621<br>KARAR NO: 2024/1179<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/05/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:29/05/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve 2023/621 Esas 2024/1179 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin çalıştırdığı işçilerden ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimi çalışanlar, davalının tüzel kişiliğini sonlandırma kararı alması ve birden fazla kez belirli süreli yapılan iş sözleşmesinin sonucunun da 10/11/2022 tarihinde bitmesi sebebiyle iş akdinin feshedilmesi üzerine işçilik alacağı talebiyle müvekkili şirket ve davalı şirkete karşı arabuluculuğa başvurduklarını, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda davacının ihale ettiği ve davalı şirketin üstlendiği Çağrı Merkezi İşletimi Hizmet Alımı işinde çalışan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli çalışanların 01/02/2011-10/11/2022 tarihleri arasındaki çalışmalarından dolayı, çalıştığı dönemlere ilişkin davalının ve şirketlerinin müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu kıdem tazminatları 14/12/2022 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi gereğince net 765.987,60-TL olarak müvekkili şirket tarafından ilgili işçilere ödendiğini, davacı şirketin sorumlu olduğu işçilik alacaklarının tamamını ödediğini, davalı firmaya karşı 03/03/2023 tarihinde... yevmiye numaralı noter ihtarı ile rücu hakkını kullandığını, davalının bu ihtara olumsuz dönüş yaptığını ileri sürerek davacının adı geçen işçilere ödediği işçilik alacakları bedelinin kısmi dava olarak 1.000,00-TL'sinin müvekkili şirketin ödeme yaptığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten rücuan tahsilini, dava süresi boyunca davalı şirkete davacı şirketten alacağı tüm hak edişlere tedbir konulmasını dava ve talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"... taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin 12.1.5 maddelerine göre yüklenicinin sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna dair hüküm bulunduğu, bu nedenle davacı şirketin davalı şirketin personeline ödemiş olduğu kıdem tazminatı tutarlarını davalı şirkete rücu edebileceği, şayet sözleşmede hiç hüküm bulunmasa bile yüklenicinin bu ödemelerin tamamından sorumlu olduğunun Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin son dönem içtihatlarında kabul edildiği, ancak yapılan ödemelerin mahkeme kararına istinaden değil ihtiyari arabuluculuk tutanağına istinaden yapılması nedeniyle yeniden bilirkişiye hesaplatılması gerektiği, bu kapsamda işçilik alacakları alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek rapora göre davalı şirketteki hizmet sürelerine göre dava dışı işçilerden ...'in 58.114,95-TL, ...'ın 48.244,04-TL, ...'ın 59.883,48-TL, ...'nın 58.731,88-TL, ...'ın 53.906,10-TL, ...'ın 53.906,10-TL, ...'nın ise 39.332,81-TL kıdem tazminatına hak kazanacağı, adı geçen işçilerin... A.Ş'de geçen hizmet süreleri yönünden bu şirket ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu kanaatine varılması halinde hizmet süreleri artacağından her bir işçi yönünden seçenekli olarak ilave hesaplamanın yapıldığı, ancak ticaret sicil müdürlüğünden getirtilen kayıtların incelenmesinde şirketlerin yöneticilerinin ve ortaklarının farklı olması nedeniyle aralarında organik bir bağın bulunmadığı, bu nedenle işçilerin bu şirkette geçen hizmet sürelerinin hesaplamaya dahil edilemeyeceği kanaatine varılmakla bu şirkette geçen hizmet süreleri dışlanarak yapılan hesaba göre davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı davasını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00-TL üzerinden açmıştır. Dava dilekçesinin sonuç kısmında da davanın kısmi dava olarak açıldığı açıkça belirtilmiştir. Ancak davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmamış olup bu nedenle dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00-TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yasal faiz talep edildiğinden hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmıştır. Dava tarihinden evvel Kayseri 1. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi davalıya gönderilmiş olup 22/02/2023 tarihinde ilgili ihtarname davalıya tebliğ edilmiştir. İhtarnamede verilen 5 günlük süre de dikkate alındığında davalının 28/02/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmış olup bu tarihten itibaren faize hükmedilerek tesisi uygun görülmüştür. Davanın KABULÜ ile, 1-1.000,00-TL rücuen tazminatın temerrüt tarihi olan 28/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine...\"  dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkeme tarafından rücu taleplerinin kabul edildiğini ancak miktarın dava değeriyle sınırlı tutulduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının usul yönünden eksik ve hatalı olduğunu, alacaklarının davalı ... Firmasının organik bağının olup olmadığı husunun ortaya konulması halinde belirlenebilir olacağını, dosyada yer alan 25/09/2024 tarihli ek raporda davalı şirkette geçen hizmet süresine ve toplam hizmet süresine göre iki farklı kıdem tazminatı hesabı olduğundan alacaklarının miktarının kesin olarak belirlenmediğinden ıslah yapılmadığını, firmalar arasındaki hukuki bağın yeteri kadar araştırılmadığını, 6100 sayılı hukuk mahkemeleri kanunun 181. Maddesine göre 1 haftalık süre kanundan kaynaklanan süre olduğunu, mahkeme tarafından bu sürenin taraflarına verilmediğini, dosyanın henüz tekemmüle de ermediğini, araştırılacak hususların bitmediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının usule ilişkin itirazları neticesinde ortadan kaldırılmasını, davalı ile ... firması arasındaki hukuki ilişkiyi ispatlamayan ilgili delillerin toplandıktan sonra bu konuda araştırma yapmak üzere alanında uzman bir bilirkişinin incelenmesine başvurulmasını, aksi halde esasa ilişkin hükmün ortadan kaldırılmasını, müvekkilinin ... Aş bünyesindeki çağrı merkezi işletimi işi için ihaleye çıktığını, ihaleyi kazanan davalı ... A.ş ile ihale sözleşmesi imzaladığını, çağrı merkezi işletimi hizmet alımı işinde çalışan yedi işçinin 01/02/2011- 10/11/2022 tarihleri arasındaki birden fazla ihale dönemine ilişkin çalışmalarından dolayı hak kazandığı ve ihale makamı olan müvekkili şirketi ile yüklenici firmanın müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu  toplam net 765.987,60 TL kıdem tazminatının müvekkili şirket tarafından işçilere 16/12/2022 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketin ihale makamı olarak ödediği işçilik alacaklarının rücusunun müteselsil sorumluluk ilkeleri gereğince yüklenici firmadan dosyada yer alan Kayseri 1. Noterliğinin... yevmiye numaralı noter ihtarı ile talep ettiğini, ihtarın muhataba  22/02/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından işçilere belirli süreli işin süresi bitmesine rağmen başka bir işte çalışıp çalışmayacakları hususunda herhangi bir bildirim yapılmadığını, yerel mahkeme dosyasında bilirkişi incelemesi yapıldığını, ... firmasının sorumlu olduğu kıdem  tazminatı miktarlarının açık ve çelişkiye yer vermeyecek şekilde belirlenmediğini, ... ve... firmasının organik bağının olup olmadığının sadece Ticaret Sicil Müdürlüklerine müzekkere yazılması suretiyle araştırıldığını, İstanbul Ticaret Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre ... ve ... in ortaklık yapısının faaliyet alanı ve yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olduğunu, şirketler arasında organik bağ olup olmadığı faaliyet alanlarının hisse devirlerinin muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özelliklerinin gözetilerek tespit edilmesi gerektiğini, tüzel kişilik perdesi aralandığı takdirde ... ve ... in hisse yapılarının aynı olduğu faaliyet alanlarının aynı olduğu ve kesintisiz bir şekilde aynı işçileri çalıştırdıklarının görüleceğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın tüm alacakları yönünden kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.  <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, davacı şirket bünyesindeki birimlerde alt işveren işçisi olarak çalışan dava dışı  işçilere kıdem tazminatı alacaklarına yönelik olarak yapılan ödemelerin rücuan tahsiline yöneliktir.<br>Dosya kapsamında toplanan belgelere, mevcut delil durumuna ve davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri ile ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ve konusunda uzman  bilirkişi tarafından düzenlenen ana ve ek raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin ancak istisnai ve sınırlı hallerde uygulanabilecek olması, davaya konu olayda tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının (aynı ana şirkete bağlı şirketlerin alacaklısından mal kaçırmak veya sorumluluktan kurtulmak maksadıyla kötü niyetli  bir şekilde iki farklı tüzel kişilikmiş gibi kurulması halinin) oluştuğunun somut delillerle ispatlanamamasına (Yargıtay 3. HD. 06.01.2025, 2024/223Esas  2025/21Karar), HMK'nın 26. maddesi uyarınca Hakimin talepten fazlasına veya başkasına karar verilemeyecek olmasına ve bu kapsamda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ilk derece mahkemesince rücuen alacak davasının kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüş, davacının yukarıda yazılı  istinaf itirazlarının hiç birinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 2023/182 esas-2024/203 karar sayılı,04/12/2024 tarihli ve Resmi Gazetenin ... tarihli ... sayılı sayısında yayımlanan kararıyla, 6100 sayılı HMK na 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı kanunun 44. Md ile eklenen ek 1. Maddesinin (2) numaralı fıkrasında yeralan \"...341 inci ve 362 inci...\"  ibaresi ile \"....362 inci...\" ibaresinden sonra gelen \"...ve...\" kelimelerinin Anayasa aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmiş olması, Danıştay 12. Dairesinin emsal 2021/6033 esas-2021/5638 karar sayılı içtihadı ve yerleşmiş istikrarlı  içtihatları ile Anayasanın 153. Maddesinde yer alan Anayasa mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm birlikte gözetildiğinde ; Her ne kadar işbu iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmişse de, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecek olması nedeniyle, dairemizce verilen işbu istinaf karar ilamı yönünden dava tarihindeki kesinlik/temyiz sınırı dikkate alınmış ve bu sebeple de Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/12/2024 tarih ve 2023/621 E. - 2024/1179  sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın  taraflara tebliğinden itibarin iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22/05/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"912b66d49260a3f0","SID":"fe9c853e78ec0dab"}}