{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/203 - Karar No:2025/563<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/203 <br>KARAR NO\t: 2025/563<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/304 E-2022/666 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/05/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili;  davalı ... İnşaat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili firma arasında 09/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesinin akdedildiğini, iş bu sözleşme ile DSİ 18. Bölge Müdürlüğü tarafından davalı/borçlu şirkete ihalesi yapılan Afyon Çay Karamık Göleti ikmal inşaatı işi muhteviyatındaki tüm enjeksiyon işleri için gerekli sondaj makinesi ve enjeksiyon seti kiralaması ve sözleşme ile kararlaştırılan birim fiyat üzerinden gerekli sondaj ve enjeksiyon işlerinin yapılmasının  müvekkili şirkete verildiğini, taraflar arasında akdedilen 09/06/2017 tarihli sözleşme ile yapılacak işlerin birim fiyatının KDV hariç; 1 mt Enjeksiyon delgisi için makine kira bedeli 100,00 TL. 1 M3 enjeksiyon basılması için enjeksiyon seti bedeli 100,00 TL. 1 Adet BST 120 TL., 1 Adet Karotlu kuyu açılması için kira bedeli 120 TL olarak kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında davalı şirkete ihalesi yapılan Afyon Çay Karamık Göleti İkmal İnşaatı işinde müvekkil şirket tarafından sondaj makinesi ve enjeksiyon setleri  kullanılarak sondaj ve enjeksiyon imalatları yapıldığını ve üstlendiği edimin eksiksiz ve tam olarak ifa edildiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen Afyon Karamık Göleti İkmal İnşaatı sondaj seti makine kira bedeli ve 813 m3 enjeksiyon deliği açılması ile 995 m3 enjeksiyon yapılması işi için 18/11/2017 tarih A seri 419367 sıra nolu 180.889,00 +%18 KDV= 213.449.02 TL bedelli faturanın keşide edildiğini, Konya 9. Noterliği'nin 08/01/2018 tarihli 00993 yevmiye numaralı ihtarı ile söz konusu fatura nedeni ile ödenmeyen 87.949,02 TL'nin ihtarın tebliğinden itibaren 7(yedi) gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ihtara da cevap verilmediğini, davalı şirketin borcun bakiyesini ödememesi üzerine; müvekkili şirket tarafından Afyon Karamık Göleti ikmal inşaatı sondaj seti Makine kira bedeli olarak, 25/01/2018 tarih A seri 419372 sıra nolu 59.217,00 TL. + % 18 KDV= 69.876,06 TL. bedelli faturanın keşide  edildiğini, her iki fatura da eklenerek Konya 9. Noterliğinin 26/01/2018 tarih ve 3456 yevmiye numaralı ihtarı ile davalı şirkete gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen davalı/borçlu şirket tarafından bakiye fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/1758 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı şirkete 10/02/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu şirket tarafından ödeme emrine süresinde itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile likit olan toplam alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; davalı ... İnşaat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin, DSİ 18.Bölge Müdürlüğü tarafından ihale edilen Afyon-Çay Karamık Göleti ikmal inşaatında  Göletin tüm enjeksiyon işleri için gerekli, sondaj makinası ve enjeksiyon seti kiralanması işinin  davacı ... Müh. Sondaj inş.ve Tic. Ltd. Şti.ne verildiğini, DSİ'den alınan işin, hatalı tünel imalatından dolayı göletteki suyun tutulamaması nedeniyle daha önceki yüklenicinin işi bırakmasıyla, idare tarafından yeniden ihale edilen ikmal inşaatı işi olduğunu, taraflar arasında önce sözlü yapılan, sonrasında yazılı hale getirilen sözleşme uyarınca, gölette yapılacak enjeksiyon ve sondaj için gerekli olan tüm malzemenin davalı şirket tarafından sağlanacağını, davacının sondaj ve enjeksiyon seti olarak bilinen makinalarının kiralık olarak kullanılacağını, yapılacak ve idarece kabul edilecek işin miktarına göre kararlaştırılan kira bedelinin davacıya ödeneceğini, davacı şirketin sözlü sözleşme gereğince işe başladığında ihtiyaç talebi nedeniyle kiralık makinaların kullanım bedellerine mahsuben 09.06.2017 tarihinden itibaren iş avansları şirket sahibi ...'na imzalı makbuzları karşılığı ödendiğini, yine yapılan iş karşılıklarının çeşitli aralıklarla banka havale ödemeleriyle gerçekleştirildiğini, enjeksiyon yapılması işleriyle ilerleyen süreçte Kasım 2017 tarihine gelindiğinde, şirket sahibi ...'nun, Vergi Dairesinin kendilerinden yazılı sözleşme ibrazını istediğini belirttiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan yazılı sözleşmeye, davacı şirket tarafından düzenleme tarihi olarak 09.06.2018 tarihi yazılmışsa da, gerçekte sözleşmenin Kasım 2017 tarihinde düzenlendiğini, davacı tarafından sözleşmeye uygun gerçekleştirilen iş miktarına göre düzenlenecek belge adedi ve miktarı hakkında mutabakat sağlanması amacıyla, müvekkil şirket tarafından 1 adet belge ile KDV hariç 180.889,00 TL. miktarlı fatura düzenlenmesi için davacı şirkete gönderilen elektronik postaya, davacı şirket ortağı ve temsilcisi ... imzası ile verilen mutabakatla onay sağlandığını, bu mutabakat kapsamında 180.889,00 TL.+ 32.560,02 KDV = 213.449,02 TL. miktarlı ve 18.11.2017 tarihli, Seri A Sıra NO: 419367 numaralı faturanın, davacı şirket adına ortak ve yetkili ... tarafından düzenlenerek imzalandığını ve müvekkili şirkete gönderildiğini, düzenlenen hakkedişler kapsamına giren yapılan iş karşılığının DSİ tarafından kabul gördüğünü ve fatura miktarı olan 213.449,02 TL. bir örneği ekli muavin defterinde de belirtildiği üzere avanslarla birlikte 3.139,98 TL. fazlasıyla davacı şirkete ödendiğini ve budurumun Ankara 33.Noterliği'nin  17/01/2018 tarihli ve 01109 yevmiye nolu cevabi ihtarname ile bildirildiğini, davacının  26 Ocak 2018 tarihli ve 03456 yevmiye nolu ihtarnamesiyle, kalan ve tamamlandığı iddia edilen işleriyle ilgili olarak ilave 25.01.2018 tarihli, 419372 numaralı ve 59.217 TL+KDV miktarlı fatura düzenlediklerini, eski bakiye ile birlikte toplamda 157.825,08 TL alacaklı olduklarını belirterek alacağın ödenmesini talep ettiğini,  06 Şubat 2018 tarihli cevabi ihtarname ile , sözleşme hükümlerine aykırılıkları nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattıklarından, 18.11.2017 tarihi itibariyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmiş olduğunu ve 18.11.2018 tarihinden sonra bu sözleşmeye atıfta bulunularak taraflarınca düzenlenen hiçbir belgenin geçerli kabul edilmeyip iade edileceğinin belirtildiğini ve faturanın iade edildiğini, zira  davacı tarafından yapılan imalata rağmen Göletin su tutmadığının DSİ. tarafından iddia edilip, davacının fatura düzenleyerek yaptım dediği ve müvekkilinin idareye verdiği 20. hakediş içerisinde yer alacak olan imalatları ile geçmiş imalatları da DSİ tarafından yeterli görülmediğinden, Gölet sahasına DSİ.nin envanterinde kayıtlı idareye ait Karot makinalarının getirildiğini ve DSİ'nin teknik elemanlarınca sahada karot alınmaya başlanıp, davacının yapmakta olan işi fiilen durdurulduğundan daha fazla zarar doğmaması için davacının sözleşmesinin müvekkili tarafından sonlandırıldığını ve davacının sahadan ayrıldığını, davacı tarafından düzenlenen 25.01.2018 tarihli 419372 numaralı ve 59.217 TL+KDV tutarlı faturanın dayanağı imalatın DSİ tarafından ayıplı görüldüğünün ve buna dair müvekkilininin idareye verdiği hakedişin onaylanmadığının düşünüldüğünü, müvekkilinin zarara uğradığını,  sözleşmenin 20. Maddesinde Uyuşmazlığın hallinde Müteahhit 'in ticari defter ve kayıtları her iki taraf içinde kesin delil teşkil edeceğinin belirtildiğini, davacı şirketin açtığı iş bu dava ile şirketlerinin % 50 hisseli ortağı ve aynı zamanda yetkili, vekili olan ...'nun müvekkiliyle vardığı mutabakat belgesindeki imzasını ve kısmen ödenmediğini iddia ettiği 213.449 02 TL miktarlı faturası altındaki imzasını kabul ettiği halde, makbuz karşılığı davalı şirket tarafından ...'na ödenen miktarlardan haberi yokmuş gibi davrandığını, mutabakata varılmayan fatura bedelinin henüz muaccel hale gelmediğini,  taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesine göre henüz borç doğmadığını, işin durması başlıklı 15.maddesine göre işin idarece hakedişin onaylanmaması ve inceleme aşaması nedeniyle fiilen durdurulduğundan, anılan madde uyarınca davacının talepte bulunma hakkının olmadığını savunarak,  davanın reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet   tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece, somut olayda, mübrez deliller ve tüm dosya kapsamına göre;  davalı yüklenici ile asıl iş sahibi idare arasında Afyon Karamık Göleti İkmal İnşaatı İşinin yapımının davalı asıl yüklenici tarafından üstlenildiği, ikmal inşaatı bünyesinde göletteki su kaçağının (sızıntının) önlenmesi için enjeksiyon imalatlarının birim fiyat tarifleri ve teknik şartnameye uygun olarak yapımına ilişkin sözleşmenin davacının alt yüklenici tarafından Haziran 2017, davalı tarafından Kasım 2017'de düzenlendiğinin belirtildiği ancak ../05/2017 tarihli alt yüklenici (taşeron) sözleşmesi ile üstlenildiği, öte yandan davalı tarafından 06/11/2018 tarihli ihtarname ile 18.11.2017 tarihi itibariyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmiş olduğunun belirtildiği, mevcut sözleşmedeki tarih ve mübrez delillere göre taşeron sözleşmesinde yüklenici ile idare arasında akdedilen ana sözleşme ve eklerinin sözleşme ekleri arasında yer aldığı, sözleşmenin 6.maddesinde; birim fiyatlar belirtildikten sonra taşeron hakedişleri imzalandığında, hakediş tarihine kadar yapılan işler için yapılan ölçümler ve ödemelere karşılık taşeron müteahhidi ölçümler ve ödemeler tutarında ibra edeceği, taşeron hakedişi, projede belirtilen delgi derinlikleri ve sahada enjeksiyonu yapılan iş miktarı esas alınarak yapılacağı, sahaya gelen çimento miktarının esas alınacağı, yapılan enjeksiyon miktarının idarenin onayladığı karışım hesabı dikkate alınarak hesaplanacağı ve taşeron hakedişine aynen yansıtılacağının belirtildiği, karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığının kabul edildiği, yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği, teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği, davaya konu olayda geçici kabul yapılmadığından kesin hakedişin düzenlenmemiş olduğu, çalışma süresine göre tespit edilen delillere göre idarece tasdiklenmeyen, yapı denetim görevlisince imzalanmayan ve hakedişe girmeyen metrajlara itibar edilmediği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin \"Birim Fiyatlar\" başlıklı 6. maddesi ve DSİ 18. Bölge Md.'nün belirtilen yazıları ve 11.06.2018 tarihli 95826243-114.02.01-419897 sayılı yazısı ekindeki Karot ve Enjeksiyon Metrajları dikkate alındığında, KDV dahil toplam imalat tutarının ve davacı şirketin tamamladığı iş bedelinin 284.971,89 TL (-) davalı şirketin yaptığı ödemelerin 198.500,00 TL(-) teminat kesintisinin 18.089,00 TL olup, bakiye  alacak miktarının 68.382,89 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1758 sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin  68.382,89 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişik oranlı ticari faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından ve yargılama gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı taraf icra takibinde kısmen de olsa haklı olduğundan yasal koşulları oluşmayan ve davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, taraflar arasında imzalanan 09/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen sondaj ve enjeksiyon imalat işleri neticesinde keşide edilen faturalardan kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine; davalı şirket aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1758 sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/ borçlu şirketin borca itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında davanın tam kabulü gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkemece yargılamada müvekkili şirketin yazılı delil ile ispatlanan alacağına ilişkin davanın kabul edilmeyen kısmına dair tesis edilen kararın, dosya muhteviyatına, usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan 09/06/2017 tarihli sözleşmeye istinaden gerçekleştirilen sondaj ve enjeksiyon imalatları nedeniyle müvekkili şirket tarafından 18/11/2017 tarih A seri 419367 sıra nolu 180.889,00 + %18 KDV = 213.449,02 TL bedelli ve  25/01/2018 tarih A seri 419372 sıra nolu 59.217,00 TL+ %18 KDV= 69.876,06 TL bedelli olmak üzere toplam 240.106 TL + KDV = 283.325,08 TL bedelli iki adet faturanın keşide edilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı tarafça -dava ve takip tarihleri öncesinde gerçekleştirilen ödemeler düşüldükten sonra- faturalara istinaden 157.825,08 TL bakiye alacağın hiçbir haklı neden bildirilmeksizin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını,  dava dosyası muhteviyatı ile müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen \"sondaj\" ve \"enjeksiyon\" imalat miktarlarının keşide edilen faturalara uygun olduğunu ve müvekkili şirketin davalı şirketten taraflar arasındaki sözleşme ve faturalar nedeniyle alacaklı olduğunun yazılı delil ile ispatlandığını, sözleşme kapsamında müvekkilince her m³ sondaj ve enjeksiyon imalatları karşılığında sözleşmede kararlaştırılan tutar üzerinden fatura keşide edilerek davalıya gönderildiğini, bu çerçevede gerçekleştirilen sondaj ve enjeksiyon işlerine ilişkin olarak keşide edilen fatura içeriğinin ispatı amacı ile dava dilekçesi ekinde davalı firmanın imza ve kaşesini ve ayrıca ihale makamı DSİ 18. Bölge Müdürlüğü'nün yapı denetim görevlisi jeoteknik hizmetleri başmühendisinin imzasına havi karot ve enjeksiyon metaj tablosunun dava dosyasına ibraz edildiğini, mahkemece yargılamada yazılan müzekkereye istinaden ihale makamı DSİ 18. Bölge Müdürlüğünce verilen  11/06/2018 tarih ve 419897 sayılı yazı cevabı ile “İlgi yazınıza istinden onaylanmış olan 19 numaralı hakediş ve iş bitim sonu olarak imzalı olan 19 nolu hakedişe ek olarak kalan 243 metre enjeksiyon metraj tablosu ekte gönderilmiştir.” şeklinde bilgi verilmiş olup, müzekkere yanıtının ekinde yer alan enjeksiyon metraj tablosu itibariyle, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında; müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen enjeksiyon delgisi imalatları toplamının 1.006,00 metre; enjeksiyon basması imalâtları toplamının ise 1.409,016 m³ olduğunun aleniyet kazanarak, yazılı delille ispatlandığını, müvekkili tarafından keşide edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, keşide edilen faturalara konu sondaj ve enjeksiyon imalat miktarlarının ihale makamı idare tarafından verilen ve kabul edildiği bildirilen imalat miktarları ile birebir örtüştüğünü/ teyit edildiğini, davalının sözleşmeye aykırılık, ayıplı imalat savunmalarının gerçeğe aykırı olduğunu, sözleşme konusunun \"Afyonkarahisar Çay Karamık Göleti İkmal İnşaatı\" olarak tanımlanmadığı gibi, davalının idareden ihale ile aldığı için bütün olarak müvekkiline devredildiğine ilişkin hiçbir sözleşme maddesinin, ibarenin ve emarenin bulunmadığını, sözleşme içerisinde müvekkili şirketin yüklendiği edimin, sözleşmenin hiçbir yerinde Afyonkarahisar Çay Karamık Göleti Tabanının Su Tutmasını Sağlamak olarak tanımlanmadığını, davalının her ne kadar huzurdaki dava dosyasında; müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen imalatların ayıplı olduğunu, söz konusu imalatlara rağmen göletin su tutmadığını iddia etmiş ise de, mahkemece yargılamada yazılan müzekkereye istinaden DSİ 18. Bölge Müdürlüğü tarafından verilen cevap ile bu iddiaların da hukuken mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olduğunun ispatlandığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen sondaj ve imalatlarda hiçbir eksik/ kusur/ hata veyahut ayıp bulunmadığının sabit olduğunu, davalının Ankara 33. Noterliği'nin 06/02/2018 tarih ve 02519 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirket tarafından keşide edilen  25/01/2018 tarihli 419372 yevmiye numaralı ve KDV dahil 69.876,06 TL bedelli faturanın iade edildiğinin iddia edildiğini, mahkemece ticari defterler üzerinde gerçekleştirilen bilirkişi  inceleme neticesinde müvekkili şirket tarafından keşide edilen 25/01/2018 tarihli 419372 yevmiye numaralı ve KDV dahil 69.876,06 TL bedelli faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, tüm yargılama süresince davalının iddiaları kapsamında müvekkili şirkete fatura iadesi gerçekleştirildiğinin ispat edilmediğini, Ankara 33. Noterliği'nin 06/02/2018 tarih ve 02519 yevmiye numaralı ihtarnamesinin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini,  mahkemece ve  bilirkişi heyetince bu hususa dikkat edilmediğini,  davalının ancak  16/04/2018 tarihinde açılan davadan yaklaşık 5 yıl sonra 26/28/2022 tarihli dilekçeleri ile faturalara konu hizmetin verildiği ispatlandıktan sonra dava dosyasına bunu ibraz ettiğini, davalının fatura iadesi sebeplerinin haksız, mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olduğunu, yapılan yargılamada delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek davalının müvekkili şirkete elden yaptığını iddia ettiği ödemelerin hukuka aykırı şekilde kabul edilerek, müvekkili şirketin faturalardan kaynaklı alacağından mahsup edildiğini, davalının cevap dilekçesiyle birlikte müvekkili şirket yetkilisi olduğunu iddia ettiği ...'na elden 75.000 TL ödeme yapıldığı iddiası ile bir kısım ödeme makbuzlarının sunulduğunu, bahse konu ödemelerin usulüne uygun olmayıp, müvekkili şirket alacağından mahsup edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, ...'nun müvekkili şirketin eski ortağı olup, hiçbir zaman şirket yetkilisi olmadığı gibi müvekkili tarafından da ...'na şirket adına ödemeleri kabule dair herhangi bir vekaletname, yetki belgesi vs verilmediğini, bilirkişi raporlarında ticaret sicil kayıtlarına aykırı şekilde ...'nun müvekkilinin yetkilisi olduğu yönünde tespit yapıldığını oysa  dosyada mübrez Mersin Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 29/07/2019 tarihli yazı cevabı ile \"Aksi karar alınıncaya kadar Süleyman Kanşıray şirket müdürü olarak seçilmiştir. Münferiden temsil ve ilzama yetkilidir.\" şeklinde şirket yetkilisinin kim olduğunun açıkça belirtildiğini, bu nedenle ...'na yapıldığı iddia edilen ödemelerin müvekkiline istinaden yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını ve müvekkilinin ticare defter ve kayıtlarında da yer almadığını, davalının ticari defterlerinin kendi lehine ve müvekkili şirket aleyhine delil teşkil etmeyeceğini, davaya taraf şirketler arasında devam eden sözleşme ilişkisi dışında da çeşitli sebepler ile para alışverişi gerçekleştirilmiş ise de, bunun sebebinin müvekkili şirketin eski ortağı ... ile davalı şirket yetkilisi olan ... arasındaki yakınlıktan kaynaklandığını ve bu şahsi para alışverişlerinin müvekkili aleyhine kullanıldığını, mahkemece bu husus görmezden gelinerek ve dosyadaki başta müvekkili şirketin ticaret sicil kayıtları olmak üzere mevcut delil durumuna aykırı şekilde karar tesis edildiğini, kararda yer alan \"Davaya konu olayda geçici kabul yapılmadığından kesin hakedişin düzenlenmemiş olduğu, çalışma süresine göre tespit edilen delillere göre idarece tasdiklenmeyen, yapı denetim görevlisince imzalanmayan ve hakedişe girmeyen metrajlara itibar edilmemiş;...\" şeklindeki gerekçenin usule, yasaya ve hukuka uygun olmadığı gibi taraflar arasında akdolunan 09/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesine de aykırı mahiyette olduğunu, DSİ 18. Bölge Müdürlüğü tarafından geçici hakediş ve kesin kabul yapılmama sebebinin davalı müteahhit firmanın gövde dolgu imalatından kaynaklandığının açıkça bildirildiği gibi, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen sondaj ve enjeksiyon imalatlarına ilişkin olarak da kabul edilen miktarların eksiksiz olarak bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen enjeksiyon ve sondaj imalatlarına ilişkin olarak hiçbir kusur/ eksik/ hata veyahut ayıp bulunmadığının bildirildiğini, bu kapsamda mahkemece davalının kendi kusuruna dayalı olarak dava dışı idare tarafından geçici hakediş ve kesin kabul yapılmadığından \"idarece tasdiklenmeyen, yapı denetim görevlisince imzalanmayan ve hakedişe girmeyen metrajlara itibar edilmemiş\" şeklindeki gerekçesinin usule, yasaya hukuka ve esasen dosya muhteviyatına da aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen enjeksiyon delgisi imalatları toplamının 1.006,00 metre, enjeksiyon basması imalâtları toplamının ise 1.409,016 m³ olduğunun müzekkere cevabı ile dava dışı ihale makamı DSİ 18. Bölge Müdürlüğünün de kabulünde olduğunu, müvekkili şirketin alacağından teminat kesintisi adı altında  18.089,00 TL mahsup edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olup, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin hatalı yorumlandığını, taşeron sözleşmesinde ödemenin şeklinin 14.maddede “Hakedişler aylık düzenlenecek, taşeron hak edişinin düzenlendiği ay dikkate alınarak, hakedişin ödemesi 30 gün içerisinde yapılacaktır. %10 teminat kesintisi yapılacaktır.” şeklinde düzenlendiğini ve hakediş ödemelerinin idarenin kabul ve onayına bağlanmasına ilişkin hiçbir düzenleme ve ibarenin yer almadığı gibi, sözleşmenin hiçbir maddesinde de bu hususta bir düzenleme bulunmadığını,  14.maddesinde yer alan %10 teminat kesintisi düzenlemesinin de kesin teminat olmayıp; geçici teminat niteliğinde olduğunu, müvekkili firma tarafından yapılan imalatların tamamının iş sahibi idare tarafından ara hakedişler ile kabul edilmiş olup, bu hususun DSİ tarafından verilen müzekkere cevapları ile sabit olduğunu, 09/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna ilişkin ilave değerlendirme raporunda \"Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede idare geçici kabulü ödeme şartı olarak öngörülmemiş ayrıca yukarıdaki değerlendirmelerde de yer aldığı üzere geçici kabulün yapılmamasının nedenini davalı yüklenicinin inşa etmiş olduğu kil dolgudaki zafiyetlerden kaynaklı olması nedeni ile davacı taşerondan yapılan teminat kesintilerinin takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere iadesi gerektiği kanaatindeyim.\" şeklinde kanaat bildirildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yapılan imalatların tamamının idare tarafından kabul edildiğinden ve yine sözleşme ile kararlaştırılan teminat kesin teminat olmadığından, teminat bedelinin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini, mahkemece teminat kesintisine ilişkin olarak bu  değerlendirmeye neden itibar edilmediğinin karar gerekçesinde belirtilmediği  gibi, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen imalatların dava dışı ihale makamı tarafından da kabul edildiğini, kesin hakediş yapılmamasının sebebinin davalı müteahhidin kusurundan kaynaklı olduğu nazara alındığında, teminat kesintisi gerçekleştirilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece kabul edilen likit alacak yönünden icra inkar talebinin reddine karar verilmesinin de hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali davasında borçlunun inkâr tazminata mahkûm edilebilmesi için, öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edildiği üzere; alacağın likit olmasının, açılan itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiş olmasının gerektiğini, davaya konu alacağın faturalardan kaynaklandığı  ve likit olup, hesaplanabilir  nitelikte olduğundan, mahkemece icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında birden çok rapor alındığını, son raporda sunulan seçeneklerin birinde; müvekkilinin davacının faturasını kabul etmediğine dair ihtarnamenin tebliğ şerhinin sunulması halinde müvekkilinin davacıya olan borç miktarının 3.139,92 TL borçlu olacağının açıklandığını, bunun üzerine rapora itirazlarını içeren 24.08.2022 günlü dilekçe ekinde, bilirkişinin sözünü ettiği ihtarnamenin davacının hem ticaret sicilde kayıtlı hem de dilekçelerinde geçen adresine gönderilmiş olduğuna dair belgelerin sunulduğunu, bu durumda ihtarnamenin tebliğ edilmemesinin sorumluluğunun davacıda olduğunu, yine mahkeme kararında bilirkişi kurulunun dosyaya sunduğu raporlardan hangisini, neden denetime elverişli sayarak karara dayanak yapıldığı hususunda açıklama ve gerekçe bulunmadığını, mahkeme gerekçesinde, müvekkili şirket tarafından şirketin önceki ortağı olan ...’na yapılmış olan ödemelerin neden dikkate alınmadığına dair bir açıklamanın da yer almadığını, kararda dosyadaki cevap dilekçesi ve deliller arasında yer alan ödemeler ve ihtarname ile ilgili delillerin değerlendirilmediğini, sadece davacı delillerine dayanılarak hüküm tesis edildiğini, oysa dosya içeriğinden görüleceği üzere, davacıya hakedişlerin ödendiğini, eksik ve hatalı işlerin bedelinin düşüldüğünü, davacının ticaret sicilde kayıtlı olan ve tüm dilekçelerinde geçen adresine ihtarname gönderildiğini, davacı şirketin müvekkili şirkette herhangi bir alacağının kalmadığı halde, dosyada mevcut ve müvekkili tarafından dayanılan delillerin yok sayılarak, gerekçesi açıklanmayan raporlardan birindeki hesaplamaya göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin  tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. <br>\tDava dışı iş sahibi DSİ ve davalı arasında Afyon Çay Karamık Göleti İkmal İnşaatı'na yönelik sözleşme imzalandığı, davacı ile davalı arasında davaya konu sözleşmenin ise aynı barajın ikmal inşaatı muhtevasında tüm enjeksiyon işleri için gerekli sondaj makinesi ve enjeksiyon seti kiralanması ve sözleşme ile kararlaştırılan birim fiyat üzerinden sondaj ve enjeksiyon işlerinin yapımına ilişkin olduğu hususu taraflar arasında ihtilafsızdır. <br>\tYine, davacı tarafça sözleşmeye konu işe ilişkin olarak düzenlenen iki fatura nedeniyle toplam alacağın 284.971,89 TL olduğu, davalı tarafça banka havalesi ile 148.500 TL ödeme yapıldığı ve teminat bedeli olarak 18.089,00 TL kesinti olduğu hususunun tarafların kabulünde olduğu anlaşılmıştır.<br>\tUyuşmazlık, davacı tarafça sözleşme kapsamında ifa edilen  edimlerde ayıp bulunup bulunmadığı, para makbuzlarında ... adına yapıldığı belirtilen ödemelerin hakediş alacağından kesilip kesilmeyeceği ve teminat kesintisinin iade edilip edilmeyeceği noktasındadır. <br>\tDavalı, dava dışı DSİ ile gölet inşaatına ilişkin ikmal işini üstlenmiş olup, davanın tarafları arasındaki sözleşme ise sadece enjeksiyon işinin yapılması ve buna ilişkin makinelerin teminine ilişkin olup,  davalı tarafça iddia edilen su kaçağına ilişkin hususun dava dışı T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 18. Bölge Müdürlüğü'nün dosyaya kazandırılan 27.11.2017 tarihli yazısında belirtildiği üzere, davacı tarafından üstlenilen enjeksiyon işinden kaynaklanmadığının tespit edildiği, davalı tarafça ve dosya kapsamı itibariyle enjeksiyon işlemlerinde bir eksik ve ayıp olduğu hususunun yasal delillerle ispat edilemediği, davacı adına makbuzla yapılan ödemelerde davacı şirket kaşesinin ve imzasının bulunduğu, yine mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillerle banka yoluyla davacı şirkete yapılan ödemelerin ... adına havale edildiğinin belirlenmiş bulunmasına, bu nedenle para makbuzları ile yapılan ödemelerin de davacı hakediş alacağından mahsup edilmesinde, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. <br>\tUyuşmazlık konusu olan teminat kesintisinin davacı alacağına eklenmesi noktasındaki uyuşmazlıkta ise, davalı tarafça sözleşmenin feshedilerek sonlandırıldığı hususu Ankara  33. Noterliği'nin 06.02.2018 tarih ve 02519 yevmiye nolu ihtarnamesi ile belirtilmiş, bu ihtarın tebliği yok ise de, davalı tarafça cevap dilekçesinde sözleşmenin feshedildiği belirtildiğinden, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, davacı tarafça sözleşmede üstlenilen edimin ayıplı ifa edildiği noktasında iddiasını ispat edemediği, davalının üstlendiği gölet ikmal inşaatı işinde davacının sadece enjeksiyon işini üstlenmiş olması nedeniyle sözleşmenin tasfiyesinin gerekeceği, bu kapsamda da davacıdan kesilen teminat iadesinin davalının enjeksiyon işleri dışındaki işleri de üstlendiği gölet ikmal inşaatının geçici kabul ve kesin kabul işlemlerinin yapılmasına kadar ödenmesinin kabulü sözleşmeye ve Medeni Kanun'daki dürüstlük ilkesine aykırı olmakla, teminat alacağının davacı bakiye alacağına eklenmesi gerekirken, bu miktarın mahsubuyla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tBuna göre, dava faturalara dayalı bakiye hakkediş alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali olduğundan toplam hakediş alacağı  283.325,08 TL olup, bundan makbuz karşılığı yapılan 75.000,00 TL ödeme ve banka kanalıyla yapılan 123.500,00 TL olmak üzere toplam 198.500,00 TL ödemenin mahsubu ile bakiye 84.825,08 TL alacağın kaldığı anlaşıldığından, davacının talep edebileceği alacak miktarının 84.825,08 TL olarak kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. \t<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1758 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 84.825,08 TL asıl alacak üzerinden   takipteki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı ile şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalının bu talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, <br>\t2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, <br>\t3-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2022 tarih ve 2018/304 Esas- 2022/666 K<br>arar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, <br>\t4-Davanın kısmen kabulüne,<br>\ta-Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1758 sayılı icra dosyasında davalı borçlunun 84.825,08 TL asıl alacak yönünden itirazının iptaline, takibin bu miktar yönünden takipteki şartlarla devamına, <br>\tb-Alacak likit olmadığından ve yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>\tc-Davacı taraf icra takibinde kısmen de olsa haklı olduğundan yasal koşulları oluşmayan ve davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine,  <br>\t5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.794,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.695,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.099,14‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t6-Davacı tarafından yatırılan 2.695,26 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-Davalı kendini veikl ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t9-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 7.200,00 TL bilirkişi ücreti, 391,68 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 7591,68 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre takdiren 4.079,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t10-Davalı tarafından yapılan 157,80 TL tebligat giderinin davanın ret oranına göre takdiren 72,99 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t11-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>\t\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t12-İstinaf başvurusu nedeniyle;<br>\t   -Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t   -Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 4.671,23 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL + 1.088,11 TL olmak üzere toplam 1.168,81 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye  3.502,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t13-İstinaf talep eden;<br>\t    -Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 27,00 TL tebligat gideri ile 87,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 334,7‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t  -Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    \t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4730b110d4b9b0a","SID":"1dac669c65d671f2"}}