{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/557 - 2025/635<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/557 <br>KARAR NO\t: 2025/635<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.01.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/769 Esas 2023/29 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 09.05.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20.05.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.06.2021 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ... idaresindeki ... plakalı araçların kavşakta çarpışmaları sonucu savrulan ... plakalı aracın, kırmızı ışıkta bekleyen davacıya ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL değer kaybı ile 100,00 TL kazanç kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini değer kaybı için 11.486,84 TL'ye, araç mahrumiyet zararı için 6.243,12 TL 'ye yükseltmiştir. <br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde 01.09.2021 tarihinde yapılan 4.197,96 TL  ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, araçta oluşan hasar nedeniyle aracın kasko sigortacısı ... Sigorta AŞ'ne 33.264,12 Tl ödendiğini,  davacının aracında meydana geldiği öne sürülen değer kaybının poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan yönteme göre hesaplanmasının gerektiğini, aracın onarım süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklanan zarardan sorumluluklarının bulunmadığını, sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sorumluluklarının sigortalılarının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiğini, kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybının meydana gelmediğini, talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Diğer davalılar savunma yapmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ...’ın tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, raporda, davacının aracında meydana gelen değer kaybının ve onarım süresince davacının uğradığı araç mahrumiyet zararının hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davalılar ... ve ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 7.288,88 TL araç değer kaybı tazminatının, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 18.06.2021 tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden poliçe bakiye teminat limiti olan 5.537,92 TL ile sınırlı olmak kaydı ile eksik ödeme tarihi olan 01.09.2021 tarihinden, itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 2.412,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 18.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının zararından tüm davalıların müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davalı ... Sigorta AŞ lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere talepte bulunduklarını, davacının aracının 52 gün onarımda kaldığını, bu gün sayısına göre araç mahrumiyet zararının hesaplanması gerektiğini, aracın değer kaybının hatalı usullerle ve az hesaplandığını, aracın kaputunun değiştiğini, bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. <br>Mahkemece, davalılar ... ve ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>1-Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre, kaza sonucu araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde; kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, kilometresi, hasarın ağırlığı, yapılan onarım işlemleri, değişen ve boyanan parçaların özellikleri, daha önce kaza yapmış ise önceki hasarları gibi hususlar gözetilerek öncelikle aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el rayiç değerinin belirlenmesi, mevcut hasar durumuna göre tamirinin ekonomik olduğunun anlaşılması halinde, kazadan sonra onarılmış hali ile ikinci el piyasa rayiç değeri tespit edilerek aradaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekir. <br>Somut olayda, mahkemece, davacıya ait aracın değer kaybının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda; rapor tarihi itibariyle davacıya ait araç ile aynı özellikteki araçlara ilişkin internet satış ilanlarına bakılarak hasarsız araç ilanlarından beş adetinin belirlendiği, ilanlardaki satış fiyatlarının kaza tarihi olan 2021 yılına uyarlamak için bu ilanların satış bedellerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca 2022 yılı için belirlenen %36,20 yeniden değerleme oranı uygulandığı ve beş araç bedelinin aritmetik ortalaması esas alınarak davacı aracının kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa rayiç değerinin tespit edildiği, aynı şekilde hasarlı araçlara ilişkin beş adet satış ilanı belirlenerek aynı yöntemle kaza tarihi itibariyle onarılmış halinin tespit edildiği ve buna göre davacının aracında meydana gelen değer kaybının belirlendiği görülmüş olup bilirkişinin uyguladığı değer kaybını belirleme yönteminin yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olmadığı, raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı anlaşılmıştır.<br> Bu durumda mahkemece, davacıya ait aracın tüm özellikleri gözetilerek kaza tarihi itibariyle piyasa koşulları göre ikinci el piyasa rayiç değerinin belirlenmesi, dava konusu kazada meydana gelen hasarın ağırlığı, değişen veya boyanan parçaların özellikleri değerlendirilerek kaza tarihi itibariyle onarımı sonrası ikinci el piyasa rayiç değerinin tespit edilmesi ve bu şekilde araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesi yönünden konusunda uzman yeni bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>2-Kabul şekline göre; Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ile davalı sigorta şirketlerinin  poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasının talep edildiği, mahkemece davalı ... Sigorta AŞ'nin yapılan ödemelerden sonra kalan poliçe limiti ile sorumlu tutulduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi yönünden ıslah dilekçesindeki talep gözetildiğinde tam kabul edilmiş olup reddedilen miktar bulunmadığından davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,<br>5-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d467b3b99ae9aad","SID":"26517a892e1a0303"}}