{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/315 <br>KARAR NO\t: 2025/803<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/05/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/55 Esas,  2022/314 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine 17/12/2020 tarihinde Erzurum ... İcra Dairesi'nin 2020/...Esas sayılı dosyasında 17.000,00 TL asıl alacak miktarındaki ilamsız icra takibi nedeni ile düzenlenen ödeme emrine itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkili ile davalı arasında senetten kaynaklı ticari ilişki gereği borç ilişkisi olduğunu, davalı borçlunun müvekkilini tanımadığı iddialarının hiçbir surette yerinde olmadığını,  davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olarak takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu beyanla davalının icra takibine vaki itirazının iptaliyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu borcu kabul etmediğini, davacıyı tanımadığını, davacıdan ne mal ne de malzeme alımı yapmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince, \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili 17.000,00 TL bedelli senedin, davalı tarafından ticari alış veriş nedeniyle müvekkiline verildiğini ancak vadesi gelmesine rağmen davalının senedin bedelini ödemediğini beyan etmiştir. Davalı ise, davacıya böyle bir borcunun olmadığını davacının senedin aslını sunması gerektiğini beyan etmiştir. <br> Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 13.09.2011 düzenlenme, 20.06.2022 vade tarihli, 17.000,00 TL bedelli senedin ödenip ödenmediği hususunda toplanmaktadır. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre,  kambiyo senetleri illetten mücerret olup, soyut borç ilişkisi doğurduğundan, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığını iddia edenin bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu sabittir. Davalı taraf senedin aslının davacı tarafından sunulması gerektiğini ileri sürmüş ve davacı tarafından da senet aslı Mahkememiz'e sunulmuştur. Davalı senedi elinde bulundurana karşı borçlu olmadığını iddia ediyor ise, HMK'nin 200 ve 201.maddelerinde de belirtildiği üzere bu iddiasını yazılı delille ispat etmelidir. Davalı borçlu olmadığını soyut olarak ifade etmiş ve davanın reddini istemiştir. Davalı tarafından, bu senedin ödendiğine dair veya senedin geçerliliğini ortadan kaldıracak, yazılı bir delil sunulmadığından, yani ispat külfeti davalıda olduğundan ve davalı tarafından ispata dair herhangi bir belge sunulmadığı...\" gerekçesiyle <br>\"...Davanın kabulü ile;<br> Davalının Erzurum ... İcra Dairesinin 2020/...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle reddedilmesi gerekirken kabul edilmesinin kanuna aykırı olduğunu,  arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kendisinin hiçbir toplantıya çağrılmadığını, davacıyla aralarında geçerli bir borç ilişkisi olmadığını, davanın haksız bir şekilde ikame edildiğini, duruşma için mazeret isteminin haksız yere reddedildiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava; itirazın iptali davasıdır. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) Anayasa ve 6100 sayılı HMK hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararlarının içermesi gereken gerekçenin ilgili ve yeterli olması, çelişki, tereddüt ve şüphe içermemesi gerektiği açıktır. <br>Karar gerekçesinin, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.<br>Somut olayda ilk derece mahkemesince ihdas edilen karar gerekçesine bakıldığında; davanın \"senet dayanak yapılarak başlatılan icra takibine\" yapılan itirazın iptali davası olarak nitelendirildiği görülmektedir. Oysaki icra dosyası kapsamında ne takip talebinde ne de davalıya gönderilen ödeme emrinde alacağın neye dayandığı belli değildir. Ödeme emrinin ... no.lu bendinde yer alan \"senet ve tarihi ve senet yoksa borcun sebebi\" paragrafının karşısında da sadece \"asıl alacak 17.000,00 TL\" ibaresinin yazıldığı, bu alacağın neye istinaden olduğu açıklamasına yer verilmediği görülmektedir. <br>2-) 2004 sayılı İİK 58/5 bendi uyarınca; alacak belgeye dayanmakta ise belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.<br>İtirazın iptalini isteyen davacı alacağın dayanağının icra dosyasına konu edilmeyip dava dilekçesine eklenilen bono olduğu savını ileri sürmüştür. <br>İtirazın iptali davası takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılıdır ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığı asıldır. Takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebinin açıkça yazılmadığı dikkate alınarak usulüne uygun bir takip yapılmadığı ve bu nedenle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı niteliktedir. (emsal için bknz. Yargıtay 3. H.D. 2024/935 E. 2024/2653 K. Sayılı ilamı)<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesi kararının (2) no'lu bentte yapılan açıklama dahilinde kamu düzenine aykırılık nedeniyle  RESEN kaldırılmasına, kararın mahiyeti gereği davalı yanın istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekle HMK 353-(1)/a-4 maddesi delaletiyle HMK 353-(1)/b-2 maddesince yeniden hüküm tesis edilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>I-Davalı istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; <br>\"1-Davanın 6100 sayılı HMK 114-(2), 115-(2) maddelerince özel nitelikli dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 140,52-TL’nin mahsubu ile bakiye 474,88 TL’nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti 1.320,00-TL'nin 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,\" şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Davalıdan alınan istinaf karar peşin harcının davalıya iadesine,<br>IV-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan, 492,00-TL başvuru harcı, 300,00-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 792,00-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"009a73b99f723ecc","SID":"0058e2e75ed6a001"}}