{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi                          <br>Tarihi:31/10/2022 <br>Davanın Türü:Menfi Tespit/ İstirdat (Eser Sözleşmesi) <br>Karar Yazım T:22/05/2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında iki ayrı eser sözleşmesi bulunduğu ve birim fiyatlı sözleşmede hem iş detaylarının hem de bedele ilişkin detayların yazılı olduğu, iş tamamlanmadan davalının fatura keserek gönderdiğini, kendisinin de güvene dayalı olarak fatura karşılığı ödemeler yaptığı gibi ayrıca  çekler düzenleyip gönderdiğini, iş tesliminde yapılan kontrolde eksik ve ayıplı imalatlar olduğunu, bunun tespit raporu ile de ortaya konulduğunu, davalıya verilen çeklerin bu nedenle bedelsiz kaldığını ve bu çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.<br>Bir çek hariç ödenen çekler nedeni ile davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, taraflar arasında yazılı üç ayrı sözleşme olduğunu, ancak sözleşmelerin bazı maddelerin taraf iradelerini yansıtmadığı, acele imzalandığı, ayrıca sözleşmeler dışında sözlü olarak da farklı bir iş için sözleşmelerinin bulunduğu, KDV, SGK ve iş güvenliği ile ilgili sorumlulukların üç sözleşmede farklı farklı düzenlense de gerçeği yansıtmadığı, üç yazılı sözleşmenin 16 parseldeki inşaata ilişkin olduğu, ayrıca 15 parseldeki işler için de sözlü olarak anlaşıldığı, fazla ödeme yapılmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı hususunda anlaşmazlık olmadığı, buna göre yapılan işler için düzenlenecek KDV, SGK ve iş güvenliği bedellerinin  davacı iş sahibine ait olacağı, sorunun fiili olarak ne kadar iş yapıldığı, bu işe göre fazla ödeme olup olmadığı avans olarak verilen çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığıdır. Hüküm kurmaya elverişli görülen heyet raporuna göre yapılan işlerin bedeli 848.280,57 TL olarak hesaplanmıştır. Muhasebeci bilirkişi fazla ödenen bedeli 600.622,91 TL olarak hesaplamıştır. Fakat bu bedel içinden asıl iş bedelinin, ssk ve iş güvenliği bedellerinin KDV'si ile, ... ada ... parsel için yapılan ödeme mahsup edilmemiştir. Davalı vekili her ne kadar itirazındaki hesaplamasında ssk ile iş güvenliğine ilişkin asıl bedel + KDV olarak düşüm yapmış ise de bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ssk ve iş güvenliğine ilişkin asıl bedel zaten hesaplamadan mahsup edildiği, diğer yandan ... ada ... parsel için yapılan ödemeye ayrıca KDV eklenerek bir hesaplama yapılmasının mantığı olmadığı,  zira bu iş bu davanın konusu olmamakla birlikte yapılıp bitirildiğinin  anlaşıldığı, öyleyse ödenen bedel ödenmesi gereken bedelin - KDV dahil olarak - tamamı kabul edilmesi gerektiği, bu açıklamalar ışığında 1.448.903,48 TL toplam ödemeden düşülecek bedel 848.280,57 TL + KDV toplam 1.000.971,07 TL asıl iş bedeli 38.414,59 TL ... ada ... parsel için ödenen bedel ve ssk ile iş güvenliği bedelinin KDV'si olan (87.452,20 x%18) 15.741,40 TL olmak üzere toplam 1.055.127,06 TL olduğu, bu hesaba göre davacı toplam 393.776,42 TL fazla ödeme yapmış olduğundan avans olarak verilen 350.000,00 TL'lik çeklerin bedelsiz kaldığı davacının bunlardan borçlu olmadığı kabul edilmelidir. Bu sebeple davacının davasında haklı olduğu ödenmeyen çek yönünden menfi tespit, ödenen çekler yönünden istirdat davasının kabulü gerekmiş ve neticeten davanın KABULÜ ile; davacının ... bankası ... çek numaralı 30/10/2021 tarihli 50.000,00 TL bedelli çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, ...'a ait 30/10/2021 tarihli ... numaralı 40.000,00 TL bedelli, ...'a ait 30/11/2021 tarihli ... numaralı 70.000,00 TL bedelli, ...'a ait 30/12/2021 tarihli  ... numaralı 40.000,00 TL bedelli, ...'a ait 28/02/2022 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL bedelli, ...'a ait 30/03/2022 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL bedelli, ...'a ait 30/04/2022 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL bedelli çekler yönünden istirdat talebinin kabulü ile; 300.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, davanın kabulüne itirazlarının olmadığı, ancak gerekçede hatalı yazımlar olduğu, ... parselin dava konusunu oluşturduğu, mahkemenin ... parselden bahsettiği halde ... parsel yazarak gerekçede karışıklığa neden olduğu, ayrıca mahsup hesaplarının hatalı olduğu, fazla ödemenin mahsubunda hata yapıldığı, fazla ödeme miktarının daha fazla olduğunun raporlardan da anlaşıldığı, istirdat konusu alacağa faiz talep edildiği halde faize hükmedilmediği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Davalı vekili, taraflar arasında ikiden fazla sözleşme imzalandığı, davacının dilekçe ekinde sunduğu 2 adet sözleşmede, yalnızca KDV'nin davacıya ait olduğu ve diğer sair alacakların davalı yükleniciye ait olduğu şeklinde düzenlendiği, ancak cevap dilekçesi ekinde sunulan \"eser sözleşmesi\" başlıklı diğer 2 sözleşmede \"el işçilik malzemesi + sarf malzemesi + işçilik + konaklama + yemek dahil olup SGK ve KDV dahil değildir, taşeron yalnızca işçilik yapmakla mükelleftir. SGK ve iş güvenliği işverene aittir, işin bitiminde SGK ve iş güvenliği toplam bedeli üzerinden taşeron işverene artı KDV olarak fatura kesecektir, SGK ve iş güvenliği bedelleri ince işçiliğe dahil değildir şeklinde sözleşme maddeleri bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde tarih bulunmadığı, sözleşmelerin hangisinin önce hangisinin sonra imzalandığı sözleşme içeriğinden anlaşılamadığı, ancak davacının banka kanalı üzerinden davalıya havale-eft yapmış olduğu SGK ve SSK açıklamalı ödemelerinin ikrar olarak değerlendirilmesi gerektiği, tespit raporu, hakediş raporu ve ekindeki metrajlar ile mahkemenin aldığı raporların çeliştiği, ayrıca bilirkişilerin ölçüm dahi yapmadıkları halde icmallerden eksiltmeler yaptıkları ve dayanağının olmadığı, mahkemenin bilirkişi raporunu da hatalı yorumladığı ve sonuç kısmını yanlış değerlendirdiği,  yerel mahkeme delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe de olması gereken hesaplamayı \"Yapılan işler için düzenlenecek KDV, ssk ve iş güvenliği bedelleri  davacı iş sahibine aittir.\" şeklinde gerekçe ile açıklamış ancak hesap kısmında muhasebeci bilirkişi raporuna dayalı hesaplamada çelişki yarattığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.Davacı taraf açtığı menfi tespit ve istirdat davası ile iş sahibi olarak yükleniciye yaptığı ödemelerin yapılan işle oranlandığında fazla olduğu, eksik ve ayıplı işler bulunduğu ve inşaatın sözleşmeye uygun tamamlanmadığı, avans olarak verilen çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiş, dava sırasında ödenen çeklerin de bedelinin istirdadını talep etmiştir.<br>3.2.Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında Antalya/Döşemealtı ... ada ... parselde yapılacak inşaat  ile ilgili olarak; birisi kalıp, demir ve beton işleri, birisi de ince işçilik olmak üzere iki ayrı iş tanımlı sözleşme yapıldığı, ancak dosyaya taraflarca bu iki iş tanımına ait farklı sözleşme örneği sunulduğu, sözleşmelerin tarihsiz olduğu anlaşılmaktadır. Gerek kalıp, demir ve beton işlerine ilişkin iki farklı  sözleşmenin ve gerekse ince işçiliklere ilişkin iki farklı sözleşmenin  SGK, iş güvenliği, yemek, yatak gibi işçililerin iş hukukundan kaynaklı özlük haklarının ve KDV'nin birim fiyatlara dahil olup olmadığı, bunların kim tarafından ödeneceği konularında farklı düzenlemeleri getirdiği anlaşılmakta ve uyuşmazlığın önemli bir bölümü de farklı sözleşmelere dayanılmasından kaynaklandığından taraf iradelerinin işin yapımı ve ihtilafsız dönemde fiilen hangi sözleşmenin uygulandığının açıklığa kavuşturulması gerekir. Bununla ilgili olarak da davalı yüklenicinin sunduğu hakedişler ve eki icmaller incelenmeli, ödemelerin hakedişlere uygun yapılıp yapılmadığı denetlenmeli, tarafların yazışmaları da dahil olmak üzere tüm delilleri birlikte değerlendirilerek fiilen uygulanan sözleşme belirlenmeli, belirlenen sözleşmeye göre iddia ve savunma değerlendirilip, raporlar arasındaki çelişkiler de giderilerek neticesine göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir. <br>3.3.Davacı iş sahibi tarafından açılan ve iş bedeli iadesi ve tazminat taleplerini içerir davanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğu, aynı ticari ilişkiden kaynaklanan davanın  sonuçları birbirini etkileyecek oluşu, hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu dikkate alınarak usulen birleştirilmesi sağlanmalı ve deliller birlikte değerlendirilmelidir. <br>3.4.Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf  vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun  353/1-a/6 maddesi  uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 22/05/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01368337e6dd09c2","SID":"1edbf4c7e66f6c20"}}