{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1960 Esas  - 2025/461 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1960 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/461<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:18/07/2022<br>NUMARASI\t\t:2019/762 Esas 2022/628 Karar<br><br><br>DAVA\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>DAVA TARİHİ\t: 30/12/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/04/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının  davalı ... Şubesi'nden muhtelif tarihlerde ticari krediler kullandığını, kredileri veren davalı bankanın , bu kredilerden her seferinde \"Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti\" ve \"BSMV\" adı altında toplam 9.965,50 TL bedel kesintisi yaptığını, ancak yapılan kesintiye ait harcamalarını belgelerini davacıya vermediği gibi alınmış bedellerin müzakeresini de yapmadığını bildirerek  fazlaya ve sair konulara dair dava ve talep hakları  saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafından davacıya kullandırılan kredilerden dolayı farklı tarihlerde davacının hesaplarından Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti, Komisyon, Masraf ve BSMV adı altında kesilen toplam 9.965,50 TL’nin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davacıya verilmesine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı bankanın davacıdan almış olduğu ücretlerin  Türk Ticaret Kanunu hükümlerine, Bankacılık Kanunu hükümlerine ve davacı ile imzalanan sözleşme hükümlerine uygun olduğu için davacının davalı banka aleyhine açmış olduğu işbu davanın  tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, öncelikle davacının işbu dava ile talep etmekte olduğu tutarların bir kısmı tahsil tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını,  davacının talebinin, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan kesintilerin iadesine yönelik olduğu; bu bedellerin ve kesilme nedenlerinin dekontlarla sabit olduğunu bildirerek davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece;  davalı banka tarafından davacı müşteriye tahsis edilen kredi limitine ve her yıl için %2 oranına göre davalı bankanın müşteriden tahsil ettiği toplam komisyon tutarı olan 8.650,00 TL'sı (BSMV hariçtir) davalı bankanın mevzuata göre tahsil edebileceği tutardan daha az olduğundan, davacının iadesini talep edebileceği bir tutar bulunmadığı anlaşılmakla davanın  reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davadaki taleplerinin davalı bankaca kesilen komisyonlar değil, Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücretleri ve bunların BSMV'si olmak üzere toplam 9.965,50 TL bedel kesintilerinin iadesi olduğunu, 27/02/2022 tarihli bilirkişi ön raporuna karşı beyan dilekçesi ekinde sundukları ekstrede yıldızla işaretlenmiş kesinti kalemleri komisyon olmayıp Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücretleri (9.000,00 TL) ve bunların BSMV'si (450,00 TL) olduğunu, bankalar verdikleri ticari kredilerden elbetteki komisyon alacaklar olduğunu, ancak davalı banka, bu kredilerden her seferinde ayrıca \"Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti\" ve \"BSMV\" adı altında bedel kesintisi yaptığını, fakat yapılan komisyon dışı kesintilere ait bedellerin davalı ile müzakeresini yapmadığını, kredileri kullandıran banka, akdedilen sözleşmeyi sözleşme hürriyeti ilkesine aykırı olarak tek taraflı bir biçimde davacıya dikte ettiğini, yerel mahkemece \"Komisyon\" ile  \"Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti\" aynı olarak değerlendirildiğini, işbu davada talep ettikleri bedelin kesilen komisyonlar olduğu zannıyla hatalı bir şekilde hüküm tesis edildiğini bildirere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi nedeniyle davalı banka tarafından davacıdan kredi tahsis ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>Dosya kapsamında yer alan  bankacı hukukçu bilirkişi ... tanzim olunan 26/04/2020 tarihli kök raporda özetle; mahkemece gerek görülmesi halinde davacıdan tahsil edilen masrafların Türkiye'de faaliyet gösteren bankalarca aynı tür kredi işlemlerinde tahsil edilen ücret ve komisyonlara göre fahiş olup olmadığının mukayese edilebilmesi açısından diğer bankaların 2007-2015yılları arasında T.C.M. Bankasına bildirdiği “kredi değerlendirme tahsis ve değerlendirme” ücretlerinin T.C.M. Bankasından müzekkere ile istenmesi, davacı ...'tan tahsil edilen ilk ücretin 2007 yılına ait olduğu, ancak dava dosyasına 2009 ve 2018 tarihli ve eksik sayfalı kredi sözleşmelerinin örneğinin ibraz edildiği, ücretin tahsil edildiği dönemlerde yürürlükte olan sözleşmeye göre uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiğinden 2007 yılından bu güne kadar müşteri ile yapılan kredi sözleşmelerinin tüm sayfaları eksiksiz örneklerinin dosyaya ibrazı,  2007 yılından bu yana müşteriye tanınan kredi limitlerinin listesinin ibrazı, 2007 yılından bu yana müşteriye kullandırılan kredi tutarlarını gösteren listenin ibrazı, 2007-2010 -2011- 2012- 2013- 2014- 2015 yılları TCMB sına bildirilen masraf komisyon listesinin ibrazı halinde rapor düzenlenebileceğinin bildirildiği görülmüştür. <br>Davacı tarafça 2015 yılı sonrasına ilişkin talepte bulunmadığını beyan ederek rapora itiraz edildiği, bu bağlamda somut uyuşmalıktaki talebin davalı bankaca 2007-2015 yılları arasındaki döneme ait kesintilere ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamında yer alan bankacı hukukçu bilirkişi ... tanzim edilen 09/02/2022 tarihli ek raporda özetle;  davacı müşteriye tahsis edilen toplam  kredi limitine ve her yıl için %2 oranına göre davalı bankanın müşteriden tahsil ettiği toplam komisyon tutarı olan 8.650,00 TL' sı (BSMV hariçtir) davalı bankanın mevzuata göre tahsil edebileceği tutardan daha az olduğundan, davacının iadesini talep edebileceği bir tutar bulunmadığı sonucuna varıldığının bildirildiği görülmüştür. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ticari niteliktedir ve bu nedenle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında değerlendirme yapılması gereklidir. <br>\t6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun \"Ücret İsteme Hakkı\" başlıklı 20. Maddesinde; \"(1) Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.\" hükmü düzenlenmiştir. <br>\tBuna göre, tacir olan davalı bankanın ticari kredi sözleşmesi kapsamında kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerine vermiş olduğu iş ve hizmetler için uygun bir ücret isteyebileceği açıktır.<br>\tBakanlar Kurulu 16.10.2016 tarihli 2006/11188 sayılı Kararına istinaden 9 Aralık 2006 tarih ve 26371 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/1 sayılı Tebliği hükümleri finansal tüketicilerin hakları saklı kalmak kaydıyla,  kredilere uygulanacak azami faiz oranları ile faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların niteliklerinin ve azami sınırlarının serbestçe belirleneceği şeklindedir. (Bu Tebliğ 10/02/2020 tarihli ve 31035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/3 sayılı Tebliğ ile 01/03/2020 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.)<br>\tTaraflar arasında düzenlenen GKS'nin 12.3 maddesinde de, müşterinin işbu sözleşme uyarınca kullandığı veya kullanacağı krediler nedeniyle komisyon, Fon, ücret ve halen mevcut veya ileride kullanacak artılacak her türlü kaynak kullanımını destekleme Fon'u gibi sair teferruat ve ayrıca Yasalarca yetkilendirilmiş yetkilerce tayin edilen miktar ve oranlarda gider vergisi, sair vergi, resim ve harçları nakden veya hesaben ödemeyi taahhüt ettiği, bankanın müşteri için kredi değerlendirmesi yaparak gerekli araştırma ve incelemelerin yapılması  ve kredi limitinin tahsis edilerek hazır tutulması amacıyla kredi tahsis veya benzer bir isimle ücret talep etme hakkına sahip olduğu düzenlenmiş olmakla birlikte maddede kesintilere yönelik herhangi bir tutar, oran veya atıfta bulunulmamıştır. <br>Somut olayda, dava dilekçesinin ekindeki kredi tahsis değerlendirme kesintilerinde; davacıdan 20/03/2007 tarihinde 66772787 hesap numaralı hesaptan 200,00 TL kesildiği, BSMV'nin 10,00 TL olduğu, 31/10/2010 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 400,00 TL kesildiği, BSMV'nin 20,00 TL olduğu,  31/03/2011 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 400,00 TL kesildiği, BSMV'nin 20,00 TL olduğu,  29/03/2012 tarihinde 6677278 hesap numaralı hesaptan 350,00 TL kesildiği, BSMV'nin 17,50 TL olduğu, 28/06/2012 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 350,00 TL kesildiği, BSMV'nin 17,50 TL olduğu, 27/09/2012 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 350,00 TL kesildiği, BSMV'nin 17,50 TL olduğu, 28/12/2012 tarihinde 66772787 hesap numaralı hesaptan 350,00 TL kesildiği, BSMV'nin 17,50 TL olduğu,  26/03/2013 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 750,00 TL kesildiği, BSMV'nin 37,50 TL olduğu,  26/06/2013 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 750,00 TL kesildiği, BSMV'nin 37,50 TL olduğu, 30/12/2013 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 750,00 TL kesildiği, BSMV'nin 25,00 TL olduğu,  26/06/2014 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 550,00 TL kesildiği, BSMV'nin 27,50 TL olduğu,  29/09/2014 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 500,00 TL kesildiği, BSMV'nin 25,00 TL olduğu,  29/12/2014 tarihinde 66772787 hesap numaralı hesaptan 550,00 TL kesildiği, BSMV'nin 27,50 TL olduğu,  30/03/2015 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 500,00 TL kesildiği, BSMV'nin 25,00 TL olduğu,  26/06/2016 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 500,00 TL kesildiği, BSMV'nin 25,00 TL olduğu, 17/09/2015 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 750,00 TL kesildiği, BSMV'nin 37,50 TL olduğu, 30/09/2015 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 250,00 TL kesildiği, BSMV'nin 12,50 TL olduğu,  25/12/2015 tarihinde 82952165 hesap numaralı hesaptan 1.000,00 TL kesildiği, BSMV'nin 50,00 TL olduğu, <br>Davalı bankadan kullanılan tüm kredilere ilişkin  davalı bankaca sunulan cevabi yazı incelendiğinde;  davacı tarafa 30/04/2010 tarihinde 35.000,00 TL, 29/07/2010 tarihinde 30.000,00 TL, 07/01/2011 tarihinde 75.000,00 TL, 06/09/2011 tarihinde 25.000,00 TL, 03/08/2012 tarihinde 50.000,00 TL, 20/11/2015 tarihinde 1.330,00 TL kredilerin kullandırıldığının   bildirildiği,<br>Davaya konu edilen  66772787 hesap numaralı hesaptan 20/03/2007 tarihinde kesilen  200,00 TL ve  10,00 TL BSMV'nin talep tarihi olan 30/12/2018 tarihi itibariyle BK 125 madde (TBK 146 madde) uyarınca 10 yıllık süre içerisinde davalı bankadan talep edilebileceği, dava tarihi 30/12/2019 tarihi itibariyle iş bu alacağın zaman aşımına uğradığı, davalı bankanın usulüne uygun zaman aşımı itirazında da bulunduğu dikkate alındığında,  20/03/2007 tarihinde  yapılan 200,00 TL'lik kesinti ve 10,00 TL  BSMV'si yönünden davacının talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, <br>20/03/2007 tarihinden  sonra  yapılan kesintilerin ise  hangi kredilere ilişkin yapıldığı yönünde davalı bankaca dosya kapsamına bilgi ve belge sunulmadığı, davalı bankaca ancak kullandırılan krediden kredi tahsis ücreti tahsil edilebileceği,  kesilen tahsis ücreti ile tahsis edilen kredinin ilişkilendirilmediği, Dairemizce bankaca sunulan cevabi yazı ekindeki kullandırılan kredilere ilişkin belgeler esas alınmak suretiyle   tahsis edilen kredi tarihleri ile tahsilatın yapıldığı tarihlerin de karşılaştırıldığı ve  kredi tahsis edilen tarihler ile kesinti yapılan tarihlerin örtüşmediğinin tespit edildiği, buna göre; bankanın haklı ve makul olmayan, ayrıca belgelendirilemeyen dava konusu masraf kalemlerini talep etme hakkının bulunmadığı,  soyut olarak ücret alınmasının hukuka aykırı olduğu, mahkemece  genel kredi sözleşmesi üst limiti esas alınarak toplam yekün üzerinden dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde hesaplama yapılan ve  hüküm kurmaya elverişli olmayan   raporun hükme esas alınarak yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilin istinaf başvurusunun kısmen  kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen  kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine , davacının talebinin 20/03/2007 tarihinde yapılan 200,00 TL'lik kesinti ve 10,00 TL  BSMV'si yönünden zaman aşımı nedeniyle reddine,  bakiye 9.755,50 TL  yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,<br>\tAnkara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2022 tarih ve 2019/762 Esas 2022/628 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tB)1- Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,<br>\t2-Davacının 20/03/2007 tarihinde yapılan 200,00 TL'lik kesinti ve 10,00 TL  BSMV'si yönünden talebinin  zaman aşımı nedeniyle reddine, <br>\t3-Davacının talebinin 9.755,50 TL  yönünden kabulü ile, 9.755,50 TL'nin dava tarihi olan  30/12/2019  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t4-Alınması gereken 667,76 TL  karar ve ilam harcından peşin alınan 170,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 497,57  TL harcın davalı bankadan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 170,19 peşin harç, ile 44,40 TL başvuru harcı  olmak üzere toplam 214,59‬ TL harcının davalı bankadan  tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan 72,50 TL tebligat  ve posta giderinin davanın red/kabul oranına göre 70,97 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı tarafından yapılan  yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/(2) maddesine göre takdir ve tayin olunan  9.755,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/(2) maddesine  göre takdir ve tayin olunan 210,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t10-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya iadesine,<br>\tC)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 31,00 TL dosyanın istinafa gönderim gideri olmak üzere toplam 251,70 TL yargılama giderinin  davadaki haklılık payı gözetilerek 246,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2022/45212 Esas sayılı takip dosyasına davacı ... tarafından nakit olarak yatırılan 6.500,00 TL temiantın İİK'nun 36. maddesi uyarınca davacı borçlu ...'a iadesine,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 30/04/2025<br><br>Başkan-      Üye -                         Üye -                    Zabıt Katibi -<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5681d1f1277cb50f","SID":"7a29d834507fe51e"}}