{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1681 Esas<br>KARAR NO: 2025/728 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/02/2023<br>NUMARASI: 2021/338 E.  -  2023/96 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile icra takibi konusu bononun lehtarı olarak görünen ve davalı şirketin gayri resmi sahibi olan davalı ... arasında 29.03.2018 Basın, Prodüktör ve Menajerlik Sözleşmesi imzalandığını, yine ...'nın sahibi olduğu davalı şirketle aynı adreste bulunan diğer bir şirket olan ... Yapım Ltd. Şti. ile de 10.05.2019 tarihinde menajerlik ve yapımcılık sözleşmesi akdedildiğini, 29.03.2018 tarihinde imzalanan sözleşmede yazılı olan 250.000,00 $ cezai şart bedeline ilişkin 250.000,00 TL yazılı bir bononun ... tarafından müvekkilinden teminat olarak teslim alındığını, cezai şart bedeli her ne kadar sözleşmede 250.000,00 $ olarak yazılsa da, cezai şarta ilişkin olarak 250.000,00 TL'lik senedin teminat olarak teslim edildiğini, müvekkili ile yapılan tüm sözleşmeleri şirket yetkilisi olarak yine ...'nın imzaladığını, icra takibine konu bononun ... tarafından temelinde sahibi olduğu davalı şirkete ciro edilerek icra takibine konu edilmesinin bile tek başına müvekkilinin bonoya ilişkin borçlu olmadığını, davalıların iyiniyetli üçüncü şahıs iddiasında bulunabilmek adına kendi aralarında bonoyu ciro ettiklerini açık bir şekilde ortaya serdiğini, teminat olarak alınan ve herhangi bir şekilde icra takibine konu olmayacak şekilde teslim alınan iş bu bonoya ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirket ve davalı ...'nın sözleşmede açıkça belirtilen hiçbir taahhüdünü yerine getirmediğini, davalı şirketin müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı aldırdığını ve müvekkilin tüm banka hesaplarına ve tek malvarlığı olan aracına da haciz koydurduğunu, müvekkilinin tüm banka hesaplarının bloke edilmesi ve uzun süredir işsiz olması, müvekkilinin zor durumda bırakılması üzerine müvekkilinin davalı ... ile görüştüğünü ve hesaplarındaki blokenin kaldırılmasını istediğini, müvekkilinin ofiste görüşmeye yapılan tüm bu gayri yasal, suç teşkil eden eylemlere ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/22699 soruşturma numaralı dosyasından suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın derdest olarak devam ettiğini beyan ederek,  davanın kabulü ile müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline, takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabul görmemesi halinde İcra İflas Kanunu 72. maddesi gereğince icra dosyasına yatan bedelin davalı-alacaklı görünen şirkete ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haksız ve kötüniyetli olduğu hususu sabit olan davalıların %20'de az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ... Yapım Ltd. Şti.'nin 250.000 TL'lik senet alacağının tahsili amacıyla borçlu ve dosyada davacı konumda bulunan ... hakkında alınan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/648 D.İş 2020/642 Karar Sayılı 16.12.2020 tarihli ihtiyati haciz kararı gereği İstanbul ... İcra Daire Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra işlemlerine başlandığını, ...in aracına ihtiyati haciz konulduktan sonra ... Yapım Ltd. Şti.'nin Sahibi ...'ya ulaştığını, borçlu ...'in aracına satmak istediğini, aracını sattığında alacağı parayı getireceğini, icra dosyasına yatıracağını hem ...'ya, hem de Av. ...'a söylediğini, arabasını satamayan borçlu ...'in görüşme yapmak için ...'ya ofisine gelmek istediğini söylediğini, ... ve ...'in kendi aralarında konuştuklarını, ...'in 22.01.2021 tarihinde müvekkilinin ofisine geldiğini, ... ve avukatının, borçlu/davacı ... ve müvekkili ile borçlu/davacının ortak arkadaşları ...'un o sırada ofiste bulunduğunu, yapılan protokol neticesinde arabanın davacı ... tarafından ...'ya teslim edildikten sonra da tarafların sulh içinde görüşmelerini sürdürdüğünü, borçlu/davacı ...'in dava dilekçesindeki iddialarının  gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili ...’nın, davacı ...'e hem elden borç para verdiğini, hem de ...'in müzik piyasasındaki şirketlere ve şahıslara olan borcunu ödediğini, bunun üzerine taraflar arasında yapılan hesaplamada davacı ...'in, davalı ...'ya 350.000,00 TL borcu olduğunun ortaya çıktığını, ancak bu borcun 250.000,00 TL ödenmesi konusunda, tarafların ortak arkadaşı ...’un aracılık yaptığını savunarak, davanın reddine, davacı tarafın, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının İ.İ.K.m.72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2023 tarihli 2021/338E. - 2023/96K.sayılı kararıyla; \"... davacı yan, iddiasını ispat edemediğinden, davacı yanın bu haliyle borçlu olmadığını da belgeleyecek başkaca bir delili olmadığından ve dava dilekçesinde de yemin deliline dayanmamış olduğundan, yemin hakkı hatırlatılmayarak davanın reddi, davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlerine göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, dosyaya sunulan 29/03/2018 tarihli sözleşme örneği ve bu sözleşmenin 12/10/2020 tarihinde feshedildiği hususu sabit olduğundan, bononun bağımsızlığı ilkesinin ileri sürülemeyeceğini, Davalının müvekkiline borç verdiğini ve müzik piyasasındaki şirketlere olan borçlarını ödediğini savunmakla, bonoyu sebebe bağladığını, bu durumu ispat etmesi gerektiğini, Davalı ...'nın borca batık olması nedeniyle müvekkiline borç verdiği savunmasının doğru olmadığını, Davalının bu savunması ile bononun bağımsızlığını ortadan kaldırdığını, Mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, Davalının teminat senedini sebebe bağlamasından dolayı ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davalının müvekkiline verdiğini iddia ettiği borç paraları ve müvekkili adına yaptığı borç ödemelerini ispatlaması gerektiğini, Taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, davalının sözleşme gereklerinin hiç birini yerine getirmediği, davalının beyanı ile bononun sebebe bağlandığını, bononun bağımsızlığının ortadan kalktığını belirterek, açıklanan nedenler ve resen nazara alınacak nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğundan istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/02/2023 tarihli, 2021/338 Esas, 2023/96 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklısının davalı şirket, borçlusunun davacı ... olduğu, ... tarafından davalı şirkete ciro yoluyla devredilen, borçlusu ... olan 12.10.2020 tanzim tarihli, 12.12.2020 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bonodan dolayı 250.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 251.249,71 TL alacak için 17/12/2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği, takibin devamında yapılan ödemeler ile kapatıldığı anlaşılmıştır. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 12/10/2020 düzenleme, 12/12/2020 ödeme tarihli, 250.000,00 TL bedelli bono olduğu, borçlusunun ..., lehtarın ..., düzenleme yerinin İstanbul olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı, ... tarafından bononun diğer davalı şirkete ciro edildiği, davalı şirketin de bononun arkasında cirosu bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan 2903/2018 tarihli \"Basın, Prodüktör ve Menajerlik Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme örneği incelendiğinde; ... Ltd. Şirketi'nin \"Prodüktör\", davacı ...'in \"Sanatçı\" olarak sözleşmeyi imzaladıkları, prodüktörün 5 yıl boyunca sanatçının basın danışmanlığını, albüm yapımın, klip çekimini ve ayrıca 5 yıl boyunca menajerliğini yapacağı konusunda anlaştıkları, Sözleşmenin 7. maddesinde sanatçının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde 250.000,00 Dolar cezai şart ödeyeceğine yer verildiği tespit edilmiştir. Yine davacı tarafından dosyaya sunulan 10/05/2019 tarihli \"Menajerlik ve Yapımcılık Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme örneği incelendiğinde; ... Ltd. Şirketi'nin \"Yapımc\", ...'nın menajer ve davacı ...'in \"Sanatçı\" olarak sözleşmeyi imzaladıkları, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, süresinin 4 yıl olduğu, Sözleşmenin 7. maddesinde sanatçının sözleşmeyi haksız feshetmesi veya yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde 250.000,00 Dolar cezai şart ödeyeceğine yer verildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 10.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; somut ihtilafta öncelikle davacı nakden kaydı bulunan bononun teminat olarak verildiğini ileri sürdüğünden, bu durumda ispat yükünün bedel kaydını ilk talil eden borçluda olduğunu, dolayısıyla borçlunun bu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini, dosyaya mübrez senet fotokopisi de teminat amacıyla verildiğine ilişkin herhangi bir şerh yahut kayda rastlanılamadığını, hal böyle olunca bahse konu kıymetli evrakın teminat senedi niteliğinde olduğunun kabul edilmeyeceğini, kıymetli evrakın teminat senedi olarak verildiğinin ispatlanamaması halinde, kambiyo taahhüdünün bağımsızlığı ilkesi gereği senedin verilme nedeni olan temel ilişkiye olmadan senedi tanzim eden davacının borçlu olarak nitelendirilebileceğini, mali yönden yapılan tespitlerde davacı vekili Av. ... müvekkilinin şahıs olduğu için ticari defterleri olmadığını beyan ettiği ve defter sunmadığını, birinci davalı konumunda olan davalının incelenen 2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinde dava konusu 12.10.2020 düzenleme tarihli 12.12.2020 ödeme günlü 250.000,00 TL tutarlı senet ile ilgili olarak herhangi bir muhasebe kaydının olmadığını, ilgili yıllara ait ticari defterlerde davacı ... adına kayıtlı herhangi bir ödeme kaydının da olmadığını, bildirmiştir. İlk derece mahkemesince aynı heyetten alınan 27.07.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; ispat yükünün bedel kaydını ilk talil eden borçluda olduğunu, dolayısıyla borçlunun bu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini, senet fotokopisinde teminat amacıyla verildiğine ilişkin herhangi bir şerh yahut kayda rastlanılamadığından kıymetli evrakın teminat senedi niteliğinde olduğunun kabul edilmeyeceğini, kıymetli evrakın teminat senedi olarak verildiğinin ispatlanamaması halinde, kambiyo taahhüdünün bağımsızlığı ilkesi gereği senedin verilme nedeni olan temel ilişkiye bağlı olmadan senedi tanzim eden davacının borçlu olarak nitelendirilebileceğini, davacı vekili Av. ... müvekkilinin şahıs olduğu için ticari defterleri olmadığını beyan ettiği ve defter sunmadığını, birinci davalı konumunda olan davalının incelenen 2019-2020-2021- yılı ticari defterlerinde dava konusu 12.10.2020 düzenleme tarihli 12.12.2020 ödeme günlü 250.000,00 TL tutarlı senet ile ilgili olarak herhangi bir muhasebe kaydının olmadığını, ilgili yıllara ait ticari defterlerde davacı ... adına kayıtlı herhangi bir ödeme kaydının da olmadığını, bildirmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/22699 soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından müşteki sıfatıyla davalı ... aleyhinde bedelsiz senedin kullanımı kapsamında dolandırıcılık suçu ile başvuruda bulunulduğu, soruşturma sonucunda 06/04/2021 tarihinde suçun unsurları oluşmadığından bahisle  takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. <br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup, yargılama sırasında borç ödendiğinden istirdat davasına dönüşmüştür. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafça takibe konu olan bononun dosyaya sunulan sözleşme gereğince teminat olarak verildiği iddia edilmiş, davalı taraf ise davacıya verilen borç para ve davacının üçüncü şahıslara olan borçlarının ödenmesi nedeniyle bononun verildiğini savunmuşlardır.Kambiyo senedi olan bono, sebepten mücerret olup, teminat amacıyla verildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekir. Davacı buna ilişkin bir delil sunmadığı gibi, bono üzerinde de teminat amacıyla düzenlendiğine dair bir açıklama mevcut değildir. Bono karşılığının nakden ahzolunduğu yazılı olduğundan, davalıların davacıya verdikleri borç para ve davacının başkalarına olan borçlarını ödemeleri nedeniyle bononun düzenlendiğine ilişin savunmaları bononun ihdas nedeninin talili niteliğinde değildir. Bu nedenle ispat yükü yer değiştirmez. Taraflar arasına imzalanan sözleşmelerin feshedilmesi de, bononun sözleşmeler kapsamında teminat olarak verildiğini ispat için yeterli olmadığından ve davacı bononu teminat amacıyla düzenlendiği ve davalılara borçlu olmadığına dair iddiasını ispatlayamadığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin kararı usule ve hukuka uygun olmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/05/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a6c4834303fcff89","SID":"01a27b7d90d2dff3"}}