{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1685 Esas<br>KARAR NO: 2025/753<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/09/2023<br>NUMARASI: 2023/311Esas,  2023/671 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı  ...A.Ş  arasında 18.12.2015 başlangıç tarihli 20.000.000,00 TL azami hacimli faktoring sözleşmesi imzalandığını ve davalı şirket ... Holding A.Ş de iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu sözleşme gereği müvekkili şirketçe vadesi geçmiş ve tahsil edilememiş Mart-Haziran dönemine ilişkin faiz alacağı 157.296,54 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafın imzalamış oldukları 18.12.2015 başlangıç tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında, müvekkili şirket nezdinde bulunan hesaplar kat edildiğini ve bu doğrultuda hesap bakiye borçları muaccel hale geldiğini, Beyoğlu 17. Noterliğinden 04/07/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini,  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyası üzerinden davalı şirkete 157.296,54TL bedelli ilamsız icra takibinin başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, davalı borçlunun %20 ' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Holding A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesi' nin 2016/5027 D.iş sayılı dosyası ile kayyım heyetinin atandığını, taraflarına ilamsız takibin yapıldığını, alacaklı görünen tarafla hukuki ilişkilerinin ihtilaflı olup takibe dayanak borç için alacaklı görünen şirketle mutabakat sağlanamadığını, bu sebeple takibe dayanak borcun gerçek bir borç olup olmadığının şüphe oluşturduğunu, bununla birlikte alacaklı görünen tarafından iddia edilen borç şüpheli alacaklı durumunda olduğunu, müvekkili şirket TMSF'ye devredildiğinden TMSF incelemeleri dolayısıyla borcun likit olmadığını, davalı sadece faiz alacağını isteyerek kötü niyetli davranmakta olduğunu,  davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibinden dolayı %20' den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. -Davalı ... A.Ş' ye dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen bu davalı herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili duruşmalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN  İLK KARARI: İlk derece mahkemesinin 2017/854E, 2021/430 Karar sayılı, 07/12/2017 tarihli ilamında; \"... Davanın KABULÜ İLE davalılar tarafından İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın  İPTALİNE,TAKİBİN  DEVAMINA, İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 31.459,30TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacı yana ödenmesine,\" şeklinde karar vermiştir.<br>DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 19/04/2023 tarih ve 2021/1564 Esas, 2023/716 karar sayılı ilamı ile;  \"...Dava konusu takip; sözleşmeye konu faiz alacağının tahsili istemine yönelik olmakla davalının bu yöndeki istinaf istemi yönünden bilirkişi raporunun denetlenmesi gereklidir. Ancak dosyanın fiziken ve Uyap'tan incelenmesinde davacı yanca faktoring sözleşmesinin tamamının sunulmadığı, kefalet ve temerrüde ilişkin hükümlerin ve sözleşmenin son sayfalarının dosyada yer almadığı, yine davacı tarafça ihtarname sunulmuş ise de ihtarnamenin tebliğ şerhlerinin sunulmadığı, hesap katı ile birlikte başkaca ihtarname tebliğ edilip edilmediği de dosyadan anlaşılamamış olmakla bilirkişi raporu denetlememiştir. Bununla birlikte bilirkişinin kök ve ek raporunda da; hesaplamanın nasıl yapıldığına yer verilmediği gibi, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmediği, rapora dayanak herhangi bir evrak eklenmediği görülmektedir. Bu durumda mahkemece öncelikle davacı vekiline, faktoring sözleşmesinin tamamının tüm ekleri ile birlikte sunulması, yine tüm ihtarnamelerin ve tebliğ şerhlerinin sunulması için süre verilerek bu hususta belgelerin tetkiki ve ticari defter kayıtları ile karşılaştırılması sureti ile  faktoring alanında uzman bir bilirkişiden (talebe konu dönemle sınırlı olarak) davacının takipteki işlemiş faiz alacağı talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin denetime elverişli rapor alınması gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora göre itirazlar giderilmeden karar verilmesi yerinde görülmemiştir.\" gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA\" şeklinde karar verilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...-Davanın KABULÜ ile, davalılar tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, -İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 31.459,30TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini, davacı yan tarafından iddia edildiği üzere haklı bir feshin mevcut olmadığını, KHK'larda yer verilen kanun Maddeleri gereğince ödemeler ve işlemlerin askıya alındığını, bu durumun davacı haklı sebeple fesih yetkisi vermediğini,  davacı yanın davaya konu taleplerinin ve tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, şirketlerine doğrudan, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir  ve haciz işlemlerine yönelik takip iş ve işlemleri yapılamayacağını ve bu doğrultuda karar alınamayacağını, buna rağmen  mahkemenin ihtiyati tedbir kararının devamına karar verdiğini, Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerden 690 sayılı KHK’nun 73/6 . Maddesi  uyarınca müvekkil şirket açmış olduğu davalarda harçtan muaf olup taraflarından harç alınmaması gerektiğini, dilekçelerinde belirttikleri şirketlerinin hukuki yapısında dolayı işlemlerin yapılması için işler 3. Kişilere yapılması için devredildiğini, zira gerek KHK hükmü, gerekse Ticari İktisadi Bütünlük kararları doğrultusunda şirketleri TMSF tarafından hukuken korunmakta olduğunu, davacı yan tarafından kötü niyetli olarak  bu hukuki korumalar sözleşmenin feshi yöntemiyle bertaraf edilmeye çalışıldığını, Davacının faiz alacak talebinin haklı olmadığı gibi kendilerinin ticari defterlerinde de incelenmesi gerektiğini, Bu davada öncelikle kayyım atanan ilk şirkete başvuru ardından ... Halı üzerine başvuru yapılabilecek bir usule tabii iken her iki davalıya dava yöneltilmesi hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir şekilde temerrüde düşmediğini, aksine müvekkili açısından mücbir sebep meydana geldiğini, mücbir sebebin tüm borçların ödenmesinin durdurulabildiği ve mücbir sebep ortadan kalkana kadar borçluya ödemeden kanunen kaçınma yetkisi veren bir hukuki durum olduğunu, ortada sözleşmeler üstü bir durum söz konusu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına, davanın önce usulden ardından esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalılar vekili usule ilişkin istinaf istemleri Dairemizin önceki kararında incelenerek reddedilmiş olup 690 Sayılı KHK 73/6 maddesindeki haç muafiyeti bu şirketlerin açtığı davalar yönünden olduğundan davalı vekilinin usule ilişkin istinaf istemlerinin küllen reddi gerekmiştir. Davalılar vekilinin esasa ilişkin istinaf istemine gelince; Dairemiz kararından sonra dosyaya eklenen faktoring sözleşmesi ve alınan bilirkişi  raporuna göre davalılardan ...Şirketinin asıl borçlu, diğer davalı ...AŞ'nin müteselsil kefil olarak yer aldığı faktoring sözleşmesinden kaynaklanan faiz alacağının ödenmediği, davacı yanca hesabın kat edilerek davalılara ihtarnamenin tebliğ edildiği, raporların yeterli olduğu, kayyum tayininin mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 10.744,92TL harçtan, peşin alınan 2.686,23TL harcın mahsubu ile bakiye 8.058,69TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 40TL istinaf masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b00e6d20fd0187d3","SID":"99eddac56ccf740f"}}