{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/173 <br>KARAR NO:2025/787<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:20.09.2021<br>NUMARASI:2016/221 Esas - 2021/763 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Rücu) <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Şti. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe ... Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı ... AŞ'ye ait 159 adet çamaşır makinesi emtiasının Türkiye'den Hindistan'a nakliyesi işlemini davalı ... AŞ'nin ve davalı ... Şti.'nin nakliyeci olarak üstlendiğini, emtianın nakliyeci ... A.Ş. sorumluluğunda ... Şti. tarafından gümrüklü bölgeye nakledilmek üzere .../ ... plakalı tıra yüklendiğini, kaza sonucu devrilen konteynerin yere düşmesi sonucu çamaşır makinelerinin şiddetli mekanik şoka maruz kalarak hasara uğradığını, ekspertiz sonucu belirlenen 27.163,95 Euro zararın müvekkilince sigortalıya ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalılara yapılan başvurudan sonuç alınmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, 27.163,95 Euro alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; hak düşürücü sürede ihbarda bulunulmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, emtianın hasarlı olduğuna ilişkin hak düşürücü süre içerisinde usulüne uygun ihbarda bulunduğunun kanıtlanması gerektiğini, zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla tespiti gerektiğini, oluşan zararda müvekkilinin bir kusurunun bulunup bulunmadığının açıklanmadığını, ekspertiz raporunda çelişkili tespitler bulunduğunu, taşımanın müvekkilince yapılmadığını, bu nedenle dava konusu hasardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, zarar iddiası ve miktarının ispata muhtaç olduğunu, davacının faize ilişkin isteminin hukuka aykırı olduğunu, davanın... AŞ'ye ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; olayın 03.07.2014 tarihinde meydana gelmesine rağmen davanın 02.03.2016 tarihinde açılması nedeniyle talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin olayın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, tek taraflı ve yanlı olarak tanzim edilen eksper raporuna istinaden müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, sigorta poliçesinde araç başına maksimum limitin 15.000,00 Euro olmasına rağmen davacı sigorta şirketinin 27.163,95 Euro ödeme yaptığını iddia ettiğini, tek yanlı ve soyut ekspertiz raporunun müvekkili şirket yönünden bağlayıcı olmadığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.İhbar olunan ... AŞ vekili, beyan dilekçesinde özetle; müvekkilinin...'ın işlemlerini 10.04.2014-10.04.2015 vadeli \"...\" özel şartları ile sigortaladığını, zamanaşımı süresi içinde başvuru yapılmadığını, taşımanın... Şirketince yapıldığını, sigortalı Borusan tarafından bir taşıma yapılmadığını, hasarın 7 günlük sürede taşıyıcıya ihbar edilmediğini, taşımada uygulanacak hukuk kurullarının belirlenmesi gerektiğini, sovtaj bedelini düşülerek ödeme yapılması gerektiğini, hasarlanan ürün bedelinin hatalı belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizce tüm deliller toplanmış dosya alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde dava dışı sigortalının ... 159 adet marka çamaşır makinelerinin tek taraflı kaza sonucu hasarlandığı, 32 adet makine sağlam olmakla zararın 127 adet makine üzerinde meydana geldiği, sovtaj değerinin hesaplanmasında eksper de her ne kadar verilen teklif ile davacının sovtaj değeri arasında açık fark bulunsada bilirkişi tarafından yapılan tespitte dava konusu ürünlerin sigortalı tarafından markasına zarar gelmemesi nedeniyle hasarlı makine satmak yerine tüm hasarlı ürünleri hurda etmeyi tercih ettiği, bu halde hurda değerinin kadri maruf olduğu, hasarlı çamaşır makinesi toplam değerinin 72.852,28-TL olduğu, hurda değerinin (sovtaj değeri) 3.175,00-TL olduğu, hurda değerinin düşümü ile 69.677,28-TL hasar bedelinin oluştuğu, navlun bedellerinin ve işçilik bedellerinin eklenmesi ile toplam zararın 74.375,69-TL olduğu, kaza nedeniyle sorumluluğu haksız fiil tarihinde doğmakla, kur olarak kaza tarihinin esas alındığı, kur tarihine ilişkin tarafların itirazı olmadığı, muafiyet bedemli olan 5.000,00-Euro'nun düşümünün gerektiği, muafiyet sonrası toplam rücu edilebilecek zararın 20.396,74-Euro olduğu, davalıların faize ilişkin itirazlarının yönünden ise mahkememizce Uyap üzerinden kamu bankalarının faiz oranlarının dosya içerisine alındığı, yukarıda açıklandığı üzere ödeme tarihinden takip tarihine kadar rücu alacaklısı davacının faiz talep edebileceği...\" gerekçesiyle davalı ...AŞ'ye yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara yönelik davanın kısmen kabulü davalıların ... sayılı dosyasına yönelik itirazın 20.396,97 Euro asıl alacak ve 253,48 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.650,35 Euro üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin isteminin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili, davalı ... Şti. vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı  ... Sigorta A.Ş. vekilince, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 03.07.2014 tarihinde meydana gelen olayla ilgili olarak, yükleme ve istifleme sorumluluğunun davacı sigortalısına ait olduğunu ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlanmadığını, konteyner içindeki malların sabitlenmemesinin zarara veya zararın artmasına bebiyet vereceğinden, sabitlemenin usulüne uygun olduğunun kanıtlanması gerektiğini, aksi halde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, eksperce yapılan incelemede sovtaj değeri dikkate alındığında ödenmesi gereken zararın 10.582. Euro olarak belirlenmesine karşın  20.396,97 Euro üzerinden hüküm kurulduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.Davalı ... Şirketi  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Zamanaşımı itirazının hukuka aykırı gerekçelerle reddedildiğini, TTK'nın 855.maddesine atıf yapılarak icra takibi ile zamanaşımının kesildiğinin belirtilmesine karşın, eldeki davanın rücu davası olduğunu, bu nedenle TTK'nın 855/3. maddesi hükmünün uygulandığını, davacı tarafça 20.01.2015 tarihinde hasar bedelini ödediğini ve 01.07.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığını, hasar ödemesi ile takip arasında yaklaşık altı aylık zaman bulunduğunu ve TTK'nın 885/3. maddesinde üç ayda talepte bulunulasının gerektiğini, Takibin başlatıldığı ... yetkisiz olması nedeniyle usulüne uygun bir takip bulunmadığını, mahkemece ihbar şartına ilişkin TTK'nın 889. maddesi hükmünün değerlendirilmediğini, faizin türü ve oranına ilişkin savunmaların değerlendirilmediğini, faiz oranının belirlenmesi için Devlet bankalarının yabancı paraya uyguladığı en yüksek faiz oranının sorulması gerektiğini, ancak mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadığını, müvekkilinin takip öncesi temerrüde düşürülmediğini, icra takibine esas alınan kur değeri 3,0081 olmasına rağmen takip tarihi itibariyle Euro kur değerinin 3,0081 olmadığını, kurun 2,97 ila 2,98 TL olduğunu, takip tarihi olan 01.07.2015 tarihli ... Bankası döviz kurlarının ibraz edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir. Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalının cevap dilekçesinde, bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi navlun faturasının kaza tarihinden sonra kesildiği ve hasara konu taşıma ile ilgili olmadığına ilişkin herhangi bir savunma bulunmadığını, hasar dosyasında yer alan navlun faturası dikkate alınarak bu davalıya husumet yöneltildiğini, navlun faturasının davalının taşıyıcı olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkilinin sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümleri uyarınca da talep hakkı bulunduğunu, deliller arasında ibraname mutabakatname ve tazminat makbuzuna göre talep hakkı bulunduğunu, yapılan ödemenin sigorta kapsamında olduğunu, müvekkilinin akdi ve kanuni halef olarak zarar sorumlularına karşı talepte bulunabileceğini, davalı ... şirketinin taşıma sözleşmesinin 9.maddesine göre oluşan zararı tam olarak üstlendiğini, alacağın tümünün kabulü gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ... Sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ile davalılar ... AŞ ve davalı ...Şti vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamındaki belgelerden ... AŞ ile davalı ... Şirketi arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir taşıma sözleşmesi ve ek protokoller bulunmaktadır. Dava konusu makinelerin bu kapsamda taşındığı anlaşılmaktadır.Taşınan emtianın 03.07.2014 tarihinde bu taşımacıya ait araçların yüklendiği ve aynı gün meydana gelen kazada emtianın hasarlandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki belgelerden davalı Borusan tarafından 13.08.2014 tarihli navlun faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır. ... faturası düzenlenmiş olması düzenleyen kişiyi akdî taşıyıcı olarak sorumlu kılar. Ancak düzenlenen fatura kaza tarihinden sonra düzenlenmiş olup, ikinci cevap dilekçesinde bu faturanın kazada hasarlanan emtiaların kaza yerinden taşınması amacıyla düzenlendiği savunulmuştur. Bu savunma kapsamında, mahkemece, faturanın kazalı emtiaların taşınmasına ilişkin olarak düzenlendiği belirlenmiştir.İkinci cevap dilekçesinde bu hususun savunulması, taşıma ve kazanın Temmuz ayında meydana gelmesine karşılık, bu navlun faturasının Ağustos ayında düzenlenmesi de davalı savunmasını ve mahkeme kabulünü doğrulamaktadır. Davalının sorumlu olmadığı bir zarardan, TTK'nın 1472. maddesindeki halefiyet ilkesine göre veya alacağın temliki hükümlerine göre sorumlu tutulması mümkün değildir. Zira öncelikle davalının, taşıyan olarak bu zarardan sorumlu olduğunun kabul edilmesi, ardından davacının rücu hakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Davalı... Şirketi'nin oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığı, bu davalının ödeme ve rücuya konu taşıma ilişkisinin tarafı olmadığı dikkate alınarak, bu davalı aleyhindeki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Davalılar vekilleri ile davacı vekilinin diğer istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde; davalı ... Şirketi taşıma ilişkisinde akdî ve fiili taşıyıcı olarak yer aldığından, kural olarak oluşan tüm zararlardan sorumludur. Davacı şirket, riziko sonucu 25.396,97 Euro tazminat ödeyerek sigortalısının haklarına halef olmuş ve alacağı devir (temlik) alarak da aktif dava ehliyetini kazanmıştır. Davalı ... Şirketi'nin taşımadan kaynaklı sorumlulukları davalı ... Sigorta tarafından sigorta örtüsü altına alınmıştır. Mahkemece yapılan incelemede, taşımacının oluşan zarardan sorumlu olduğu belirlenmiş ve belirlenen hasar miktarının taşımacı ile sigortacısından tahsiline karar verilmiştir. Dosyada bulunan 09.01.2014 başlangıç tarihli bir yıl vadeli Ticari/sınai İşletme Poliçesi ile davalı ... Şirketi'nin taşımadan kaynaklı rizikoları, davalı ... Şirketi tarafından teminat altına alınmıştır. Bu zararın nihai sorumlusu ... Şirketi olup, poliçe özel ve genel şartlarında sigorta şirketinin, sigortalısına rücu edebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.İlk derece mahkemesince yargılama yapılıp karar verildikten sonra, davalı ... Şirketi'nin, davacı şirketle birleşerek, davalı şirketin tasfiye edildiği 03.11.2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Anılan ilanın incelenmesinde, davalı ... Sigorta Şirketi'nin TTK'ya uygun şekilde birleşme nedeniyle infisah ettiği ve davacı şirket tarafından devir alındığı anlaşılmaktadır.Başka bir anlatımla, borcun nihai sorumlusu olan davalı sigorta şirketi, davacı şirket ile birleşmiş ve tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu durumda TBK'nın 135. maddesi gereğince alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiği gibi davalı sigorta şirketinin, davacı şirketle birleşmesi ile tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle, hukuken varolmayan davalı ... AŞ'nin birleşme nedeniyle taraf ehliyetinin kalmadığı anlaşılmıştır. Birleşme ile tüzel kişiliğin sona ermesi nedeniyle, anılan davalının taraf ehliyetinin sona erdiği ve bu durumun HMK'nın 114/1.d maddesi gereğince dava şartı olduğu, HMK'nın 115/1.maddesi gereğince dava şartının yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınabileceği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davalı ... Sigorta aleyhindeki davanın HMK'nın 114/1.d ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda belirtildiği üzere, davalı taşıyan ... Şirketi taşıma işlerinden kaynaklanan rizikoyu davalı ... Sigorta Şirketi'ne sigortalatmıştır. Dava konusu riziko poliçe kapsamında olup, zararın nihai sorumlusu sigorta şirketidir. Sigorta şirketinin, bu zararı kendi sigortalısına rücu edebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle anılan davalın, davacı ve davalı sigorta şirketinin birleştiği de dikkate alınarak, zarardan sorumlu tutulamayacaktır. Bu durumda, davacı şirket ile davalı sigorta şirketinin birleşmesi ile  davalı taşımacı ilk derece mahkemesi kararından sonra davacı şirketin sigortalısı olduğundan, ve poliçede sigortalıya rücu imkanı sağlayan bir hâl bulunmadığından, davalı taşıyan ... aleyhindeki davanın davanın konusuz kalması nedeniyle, bu davalı hakkındaki hükmün kaldırılarak, davanın esasıyla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ancak, bu şirket aleyhindeki açılan davanın başlangıçta haklı olduğu, davadan sonra sigortacının davacı şirket ile birleşmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla birlimte, bu davalının ...'ya rücu hakkı mevcut olup davacıyla birleştiği dikkate alınarak, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış, ayrıca davalı ... yararına avukatlık ücretine de hükmedilmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2. maddeleri uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmek üzere re'sen kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2. maddeleri uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın davalı ... AŞ aleyhindeki davanın pasif husumet okluğu nedeniyle reddine, 2-Davalı  ... Sigorta AŞ aleyhindeki davanın, daav şartlarından olan taraf ehliyetinin ortadan kalkması nedeniyle, HMK'nın 114/1-d ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, 3- Davalı ... Şirketine yönelik davanın konusuz kalması nedeniyle, bu davalı hakkındaki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40 TL harcın,  peşin alınan 990,05 TL'den mahsubu ile artan 374,65 TL harcın, talebi hâlinde, davacıya iadesine,5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine,7-Kararın mahiyetine göre ...Şti yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri bakımından; a-Taraflarca yapılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde,  ilk derece mahkemesince, yatıran taraflara iadesine,b-Taraflarca sarf edilen kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,11-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 08.02.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef5f737f53fc1f55","SID":"49c6f28475a09598"}}