{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1520 <br>KARAR NO\t\t: 2025/406<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/06/2018 (Dava) -  10/05/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2018/676 Esas - 2022/487 Karar <br>DAVA\t\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/03/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  10/05/2022 tarihli 2018/676 Esas ve 2022/487 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; kaza tarihindeki maliki ... olan ve kaza anında sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... aracın ... ili, ... ilçesi ... Cad No: ... karşısında tek taraflı trafik kazası geçirdiğini, ... plakalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, her ne kadar tutanakta müvekkili hatalı görünsede müvekkilinin kazanın oluşumunda alabileceği hiçbir tedbir olmaması nedeniyle kazada bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin kollukta alınan ifadesinde kazaya sebep olan davalı araç sürücüsünden şikayetçi olmadığını bu nedenle soruşturma dosyası açılmadığını, müvekkilinin kaza sonrası Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gördüğünü, pek çok cerrahi müdahale geçirdiğini ve halen tam olarak iyileşme sağlanamadığını, kalıcı suretle hareket kısıtlanması yaşadığını, kaza  sonrası kalıcı maluliyetinin meydana geldiğini, ayrıca cismani zararının yanı sıra kaza nedeniyle yaşadığı travma sonucu manevi olarak da yıprandığını ve kalıcı psikolojik travma etkileri meydana geldiğini, halen Karşıyaka Devlet Hastanesi Semt Polikliğinde bu hususta tedavi gördüğünü, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde uzun süre tedavi görmesi nedeniyle hem maddi hem manevi zarara uğradığını, müvekkilinin İzmir Nevvar Salih İşgören Eğitim Kampüsü Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencisi olduğunu, eğitim hayatı sonrasında mesleğini icra etmekte efor kaybı yaşayacağını, kaza nedeniyle yaşadığı ağır travma sonucu stres bozukluğunun halen devam ettiğini, gündelik hayatın önemli bir parçası olan sağ elini tam olarak kullanamadığını bu nedenle hayatını idame ettirmekte zorlandığını ve kendi başına bir yerden başka bir yere gideremediğini açıklanan bu nedenlerle belirsiz alacak davası niteliğindeki davanın şimdilik kaydıyla 300,00 TL maddi tazminatın davalıdan teminat limitleri dahilinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür. <br>Davacı vekili 08/03/2022 tarihli bedel arttırım  dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep ettikleri efor kaybı, sürekli iş gücü kaybından doğan maddi tazminatı  205.562,80 TL 'ye, geçici iş göremezlik maddi tazminatını  5.610,92 TL'ye, tedavi, iyileşme ve yol giderleri maddi tazminatını ise  2.934,25 TL 'ye yükselterek toplam 214.107,97 TL maddi tazminatın  davalıdan temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalıya dava dilekçesi, ekleri ve  duruşma günü  usulüne uygun olarak  tebliğ edildiği halde  yasal süresi içerisinde davaya cevap vermediği görülmüştür.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto, TRH 2010 Yaşam tablosu esasına dayalı) yöntemi ile yapılan hesaplamaya göre   205.562,80 TL, geçici iş göremezlik zararının  ise 5.610,92 TL olduğu,SGK sorumluluğunda olmayan 2.934,25 TL tedavi gideri zararının olduğu, davacının bedel arttırım   dilekçesiyle  geçici iş göremezlik bedelini 5.610,92 TL TL'ye, sürekli iş göremezlik zararını  ise 205.562,80  TL'ye,  SGK sorumluluğunda olmayan tedavi gideri zararını  2.934,25 TL'ye yükselttiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya  ödeme yapılmadığı, davalı sigorta şirketinin KTK.nın 85 ve  91. Maddeleri uyarınca meydana gelen geçici ve sürekli iş görmezlik maddi zararından ve SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinden  sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davacının bedel arttırım dilekçesiyle  geçici ve sürekli iş göremezlik  zarar miktarı ve SGK sorumluluğunda olmayan tedavi gideri isteminin  poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi  ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde  ödeme yükümlülüğü bulunduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 23.03.2018 tarihinde  başvurulduğu  ancak davacıya  ödeme yapılmadığından davalının 8 iş günü sonrası 05.04.2018 tarihinde  temerrüde düştüğü, ancak  davacının temerrüt tarihi olarak dava tarihinin esas alınmasını talep  ettiğinden  taleple bağlı kalındığı, davacının aracı kullanan ...'ın alkollü olduğunu bilerek araca binerek  yolculuk yaptığı ve  kendi yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın oluşunda  müterafik kusurunun  bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından %20 oranında tazminattan indirim yapılmış, davalı sigorta tarafından somut olayda hatır taşıması olduğu  savunulmuş ise de, hatır taşımasının defi olduğu ve cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, ancak davalı sigorta tarafından davaya cevap dilekçesi  sunulmadığından hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılmamış...'' gerekçesiyle; ''...Davacının  maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile,164.450,24 TL  sürekli  iş göremezlik bedeli, 4.488,73 TL geçici iş göremezlik bedeli ve 2.347,40 TL tedavi ve iyileşme gideri olmak üzere toplam 171.286,37 TL’nin  dava  tarihi olan  04.06.2018 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 28.02.2018 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkilinin yolcusu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasında bedeni olarak yaralandığını ve sürekli olarak malul kaldığını, bu nedenle davacının bedeni yaralanmasına bağlı; sürekli ve geçici iş göremezlik ile tedavi-bakıcı vs. giderlerine ilişkin tazminat istemli davada, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacının hesaplanan tazminat alacağından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, haksız fiil tazminatının borçlusu, fiili işleyen olmakla birlikte, fiile üçüncü kişiler tarafından katkıda bulunulması halinde tazminatın bu oranda indirilmesi gerektiğini ancak davacının bu fiile bir katkısı olmadığı gibi engelleyecek bir davranışta bulunmasının da mümkün olmadığını, sürücünün alkolüne izin vermek, bilerek onun kullandığı arabaya binmek ve kuralsız kullanımını engellememek gibi davranışları öngörmenin ancak farazi değerlendirmeler olacağını, alınan alkolün kazaya etkisinin de yani illiyet bağının da somut olarak ortada olması gerektiğini, kararda araç içerisinde bulunan davacı ...'a kaza anında alkollü araç kullandığını bildiği sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araca bilerek ve isteyerek binerek araç içerisinde yolculuk yaparak kendi yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın oluşmasında % 20 oranında kusur izafesi uygulandığını, ancak maddi olayda havanın yağışlı olması ve zeminin de ıslak ve kaygan olması sebebiyle araç sürücüsünün virajı alamadığını, kazanın meydana geldiğini, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi aşamasında verilen beyanlarda da belirtildiği üzere kazanın meydana geldiği gece ortamda toplam 3 bardak bira ve 1 bardak viski bulunmasına karşı, araç sürücüsünün araç kullanma ihtimalini de göz önünde bulundurarak sadece 33 cc'lik bir bira içtiğini ve bunu müvekkilinin de gördüğünü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı” başlıklı 48. Maddeye  göre , bir kimsenin hususi otomobilini kullanırken 0,50 promil üstünde (diğerleri bakımından 0,20 promil) alkollü olduğunun tespit edilmesi, tek başına TCK m.179/3’u gündeme getirmeyecek, kişiye sadece idari yaptırım uygulanacaktır, şeklinde olup bu maddeden bahisle araç sürücüleri için trafik alkol sınırı 0.5 promil, ticari araç sürücüleri için 0.2 promil sınırlaması bulunduğunu, alkol oranına göre promil hesaplamada ise %0,5 alkol oranlı 33′ lük 1 şişe bira 33 Promil  olup müvekkilinin de bunu göz önünde bulundurarak araç sürücüsünün sınırı geçmediğini düşünerek aynı araç içerisinde yolculuk yaptığını, dolayısıyla kusur oranının müvekkiline yüklenemeyeceğini, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiğinin benimsendiğini,  dava dosyası kapsamında hükme esas alınan tazminat aktüer raporunda ikili bir tazminat hesabına gidildiğini, ilk derece mahkemesinin bu seçeneklerden hatalı olan üzerinden hüküm tesis ettiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E., 2020/40 K. Sayılı kararında, KTK 'nın 90. maddesinin birinci cümlesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel sartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ibaresinin iptaline karar verildiğini, işbu kapsamda davalı sigorta şirketi yönünden de BK hükümlerinin uygulanacağı ve BK m.49 haksız fiil hükümlerine göre değerlendirme yapılarak gerçek zarardan sorumlu tutulması gerektiği tartışmasız olup Yargıtay 17. HD. nin yerleşik içtihatları kapsamında TRH tablosu esas alınarak rapor hazırlanması ve bu şekilde hüküm kurulması gerektiğini, ayrıca bu hususun henüz kesinleşmeyen davalarda uygulanması gerektiğini, bu nedenle hükme esas alınması gereken hesaplama 26.01.2022 tarihli aktüer raporundaki B kısmındaki değerlendirme ve hesaplama olup bu hesaplama esas alınarak hüküm tesisi gerektiğini, ayrıca davada somut olayın 28.2.2018 tarihli olması nedeniyle maluliyet belirlenmesinde uygulananan gereken mevzuatın da hem kaza tarihini hem de poliçe tarihini kapsamadığını, somut dava henüz kesinleşmediğinden iptal edilen genel şartlara göre maluliyet ve tazminat hesaplama yöntemi dayanak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu hususun Anaya Mahkemesi kararının geriye yürümezliği olarak değerlendirilemeyeceğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda noksanlıklar ve hukuki manada hatalı saptamalar mevcut olduğunu belirterek, kararının usule, yasalara, hukuka ve Yüksek Mahkeme içtihatlarına aykırı olması sebebiyle müvekkili lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasından kaynaklı daimi ve geçici iş gücü kaybı tazminatı ile tedavi gideri istemli maddi tazminat davasıdır. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak usulüne uygun olarak düzenlendiği; aktüer bilirkişinin tazminatı yerleşik yargıtay kararları gereği TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi ile hesaplandığı; olay sonrasında alınan araç sürücüsünün beyanı, diğer taraftan araçta yolcu olarak bulunan davacının emniyetteki 04/03/2018 tarihli beyanı ile birlikte araçta yolcu olarak bulunan tanıklar ... ile ...'nın beyanları dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, kaza öncesinde eğlence mekanında davacının araçta bulunan diğer arkadaşları ve araç sürücüsü ... ile birlikte alkol alarak kaza anında alkollü bir vaziyette, alkollü olarak araç kullandığını bildikleri dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki araca bilerek binmek sureti ile araç içerisinde yolculuk yaparken meydana gelen kaza sonucu yaralanmasında müterafik kusurunun bulunduğu, bu durumda mahkemece hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olduğu anlaşılmakla; Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 10/05/2022 tarihli 2018/676 Esas ve 2022/487 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85a0ee027a8d4d5c","SID":"780e40650a7ffbf2"}}